Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/507 E. 2024/18 K.

Konu: Çek İstirdadı

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/507
Karar No
2024/18
Karar Tarihi
Konu
Çek İstirdadı

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/507

KARAR NO: 2024/18

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/12/2020

NUMARASI: 2018/1006 E. - 2020/662 K.

DAVANIN KONUSU: Çek istirdadı

Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... Bankası AŞ'nin Bahçelievler/İstanbul Şubesine ait 30.000,00TL bedelli, ... çek numaralı ve 20.09.2018 vade tarihli çekin müvekkili tarafından ticari ilşkisi olduğu ... AŞ'ye göndermek üzere diğer başka çeklerle birlikte ... kargoya teslim edildiğini, kurye ... kendisine zimmetli 79 adet çeki çaldırdığını, kuryenin şikayetçi olduğunu, kuryenin derhal Küçükyalı-Maltepe Polis Merkez Amirliğine giderek durumu anlatıp şikayetçi olduğunu, çek iptali için müvekkilince Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/513 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, dava devam ederken çekin davalı tarafından ... Bankası AŞ'nin Çağlayan/İstanbul şubesine 01.10.2018 tarihinde ibraz edildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine eldeki davanın açıldığını, dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiğini ileri sürerek, söz konusu çekin istirdadına ve davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı müvekkilinin çekin meşru ve iyi niyetli hamili olduğunu, çekin basit bir şekilde incelenmesi ile dahi davalının çeki ciroladıktan sonra çeke ödeme yasağının işlendiğinin ve davalının bahsi geçen olaydan haberdar olmasının mümkün olmadığının anlaşılacağını, davalının çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırma gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı gibi çeklerin çalıntı olduğu gibi bir durumu bilebilecek durumda da olmadığını, davacı tarafından davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunun ispatı gerektiğini, bu ispatlanmadan davalının çeki geri verme yükümlülüğünün söz konusu olmayacağını, davalının çeki düzgün ciro zinciri ve teslim yoluyla aldığını, davacının def'ilerinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının iyi niyetli meşru hamil sıfatına haiz olduğunu, kıymetli evrakın mücerret olduğunu, bu ilke gereğince davalının çeki edinme sebebini dahi ispat yükümlülüğü bulunmadığını, davacının, davalının kusurunu veya kötüniyetini gösterir bir belgeyi hiçbir surette sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, davacının meşru hamili olduğu ileri sürülen çekin rızası dışında davacının elinden çıktığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Dava konusu çek aslının incelenmesinde, ... Bankası A.Ş Bahçelievler/İstanbul Şubesine ait 30.000,00TL bedelli ... çek numaralı 20/09/2018 vade tarihli çekin ciro silsilesi ile en son cirantanın davalı olduğu, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine dava; davacının elinden rızası dışında çıkan çek nedeniyle çekin istirdadı istemine ilişkindir. TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda, bilirkişi incelemesi yapılmış olup davacının keşideci ile ticari ilişkisinin bulunduğu, diğer cirantalarla ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Büyükçekmece C. Başsavcılığının 2018/57352 soruşturma nolu dosyasında davalı hakkında takipsizlik kararı verildiği, istirdat davası yönünden imzaların istiklali ilkesi gereği TTK'nun 677. Maddesi gereğince davalının kötüniyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, çeki iktisap sebebini ticari işle izah ettiğini, delil listesinde ticari defterlere dayandığını, ancak ticari defterlerini arz etmeyerek gerçek bir ticari münasebet neticesi çeki iktisap etmediğinin ve kötü niyetli olduğunun sübut bulduğunu, çekteki sahte ciro silsilesine bakıldığında müvekkilinden sonra çeki sözde beyaz ciroyla müteveffa ... /... Ticaretin (Erzurum) aldığını, akabinde... (İstanbul), ... (..), ... (İstanbul) ve ... - ...'un sözde hamil göründüğünü, ... isimli cirantanın Savcılık soruşturmasında vefat etmiş olduğunu, keza diğer cirantaların farklı farklı şehirlerde olduğunu, keza bu kadar kısa sürede çekin bu şehirler arasında nasıl tedavüle girdiği hususunun ciro silsilesinin sahte olduğuna delalet ettiğini, davacı yanca suç duyurusunda bulunulmasının ardından davalının Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğüne verdiği ifadede dava konusu çeki, yaptığı iş karşılığında faturasını da keşide ederek ... Ticaret'ten ciro yoluyla iktisap ettiği beyanında bulunduğunu, fakat 23.01.2019 tarihinde davaya cevap dilekçesinde mezkur husustan hiç bahsetmediğini, ticari defter deliline dayandığını, fakat ticari defterlerini arz etmek gibi bir yükümlülüğü olmadığını beyan ederek açık çelişkiye düştüğünü, faturanın her zaman sahte olarak tanzim edilebilen bir evrak olması ve ancak ticari defterlerle mukayeseli tetkik edilerek fatura verilmesini gerektiren hukuki sebebin tahkik edilmesinin huzurdaki davada zaruret kesbettiği aşikar olduğu halde kötü niyetli olarak çeki iktisap e eden davalının itirazları mesmu olmadığı halde davanın reddinin hatalı olduğunu, her ne kadar davalının çeki iktisap sebebini açıklamak külfeti olmamasına karşın Savcılık soruşturmasında çeki bir evvelki cirantadan ticari iş neticesi teslim ettiği mal muakabilinde almış olduğunu beyan etmiş olması ve keza delil bahsinde ticari defterlerine dayanmış olması zımnında ticari defterlerini bilirkişi incelemesine arz etmiş olması gerektiği halde bundan imtina etmesinin çek iktisabında kötü niyetli olduğuna delalet ettiğini, davacının ispat külfetini yerine getirdiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/57352 soruşturma sayılı dosyasında yapmış oldukları suç duyurusunda bu tür alacak ihtilafına dayalı suç soruşturmalarında HMK'nın ispat kurallarının Ceza Muhakemesi işlemlerinde de nazara alınacağına dair Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararına aykırı bir şekilde takipsizlik kararı verildiğini, mezkur kararın henüz kendilerine tebliğ edilmediğini, mahkemenin, Ceza Muhakemesinin Hukuk Muhakemesindeki ispat kaidelerine yaklaşması gerektiği somut ihtilafta salt Savcılığın hukuka aykırı takipsizlik kararına dayanarak davanın reddedilmesinin müstakilen kararın kaldırma sebebi olduğunu, savcılığın, davalının yetkili hamil olup olmadığı hususunda tahkik etmesi ve hasıl olacak neticeye göre iddianame düzenlemesi gerekirken davalı hakkında takipsizlik kararı vermesinin mahkemeyi de yanılttığını, davalının ticari defter deliline dayandığı halde HMK'nın 222. maddesi gereği yetkili hamil olduğunu delillendiremediği zımnında davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarıncan çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ... Bankası AŞ'nin Bahçelievler/İstanbul Şubesine ait 30.000,00TL bedelli, ... numaralı ve 20.09.2018 tarihli çeki, ticari ilişkisi olduğu ... AŞ'ye göndermek üzere diğer başka çeklerle birlikte kargoya teslim edildiğini, ancak çekin çalındığını, kuryenin derhal şikayetçi olduğunu belirtmiş, çekin istirdadını istemiş; davalı ise iyiniyetli hamil olduğunu, ciro silsilesinde kopuluk olmadığını savunmuştur. TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Dava konusu ... Bankası AŞ'nin Bahçelievler/İstanbul Şubesine ait 30.000,00TL bedelli, ... numaralı ve 20.09.2018 tarihli çekin keşidecisinin ''...'' olduğu, lehdarının ... Ltd. Şti.olduğu, davacının birinci ciranta olduğu, çekin ardından ..., ..., ..., ..., ... yani davalıya ciro edildiği, davalının da 01.10.2018'de çeki ibraz ettiği, ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığı, ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, davacının, lehtar ile arasında ticari ilişki bulunduğu, çekle ilgili defterlerde kaydın bulunmadığı, davacının diğer cirantalarla bir ticari ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirket yetkilinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada Büyükçekmece CBS'nın 2018/57352 sayılı soruşturma dosyasında 05.03.2020 tarihinde cirantalar ile davalı hakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, davacının ticari defterlerine göre diğer cirantalarla ticari ilişkisinin bulunmaması, cirantaların farklı şehirlerde olması, davalının, karakolda kendisinden önceki cirantayla ticari ilişkisine istinaden çeki iktisap ettiğini belirtip cevap dilekçesinde bundan bahsetmemesi ve davalının defterlerini ibraz etmemiş olması, yine davacının davalı ve diğer cirantalar hakkında savcılığa şikayette bulunması davalı tarafın çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki, yukarıda da belirtildiği üzere soruşturma dosyasında da takipsizlik kararı verildiği görülmektedir. Bu nedenle, davacı vekilinin, davalının ticari defterlerinde inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği, iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil sunamamış, bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.24.01.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/507, K. 2024/18, T. 24.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2021-507-e-2024-18-k-3675994bbe02