Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4894 E. 2021/10580 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/4894
Karar No
2021/10580
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/3571 KARAR NO: 2024/3450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/10/2024 NUMARASI: 2022/653 Esas DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Birleştirilerek yürütülen menfi tesbit ve itirazın iptali davasında; Alacaklı ve itirazın iptali davalarında davacı menfi tespit davalarında davalı ... yargılama sırasında mahkeme dosyasında gelen 29/08/2024 günlü bilirkişi raporuna dayanarak ,menfi tespit davaları yönünden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ya da teminatın tüm icra dosya borcunu kapatır şekilde artırılması, daha önce reddedilen itirazınn iptali davasına yönelik ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, Mahkemece 30/10/2024 tarihli ara karar ile ; alacaklı ... tuttuğu tutanakların kaçak ve usulsüz elektrik kullanımına ilişkin haksız fiil niteliğindeki eyleme dayalı tutanağa dayanılarak tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden kaynaklı davalı ...'ın elektrik kesim ve kaçak elektrik bedelinin tahsili için fatura tahakkuk ettirmiş olup dosyamızda alınan bilirkişi raporu ile ... tarafından tanzim edilen tutanakların yaklaşık olarak doğruluğa yönelik tespitler içermiş ise de menfi tespit davasının davacısı ve faturanın borçlusu ... Ltd. Şti. Tarafından işbu rapora detaylı olarak itiraz edildiği ve mahkememizce sunulan 19 ATM 2022/710 Esas sayılı dosyasında rapor kapsamı kısmen dosyamızın konusu olan tutanaklara yönelik olduğu ve alacağın yaklaşık 1/10 civarında hesaplandığı (607.952,12-TL) böylece hesaplama yöntemi ve alacak miktarı bakımından çelişki olup hangi yöntem ve mevzuata dayalı olarak hesaplanmasının doğru olduğu, rapordaki tespit ve itirazlar değerlendirilerek öncelikle dosyamız heyetinden ek rapor alınmasının gerektiği, bu durum karşısında henüz kesinleşmiş tarafları bağlayan bir rapor bulunmadığından mevcut durumda değişiklik olmadığı gerekçesiyle; 1-Davalı birleşen davalarda ...'ın ; a-İİK 257 ve devamı maddesi gereğince ihtiyati haciz talep etmişse de her bir dosyada daha önce talebin reddedildiği ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı mevcut durumda değişikliğin bulunmadığı dikkate alınarak İİK 257 maddesi gereğince her bir dosya yönünden REDDİNE, b-İhtiyati tedbir kaldırılması talebinin mevcut dosya kapmasına göre ihtiyati tedbir koşullarında değişiklik oluşmadığı dikkate alınarak ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına yönelik istem de teminatın artırılmasına yönelik taleplerin daha önce de reddedildiği göz önünde bulundurularak İİK 72 ve HMKnın 389 ve devamı maddeleri gereğince REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı -davalı ... vekili istinaf etmiştir. Davacı-davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleştirilmiş olup, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı borçlunun, ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediği, alacağın muaccel olup; rehin ile de temin edilmediği, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceği, davalının kullanımında bulunan tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkili saha ekipleri tarafından yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesinin üzerine yerel mahkemeye sunulan kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlenerek,akabinde kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı adına işbu zabıtlara istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak faturaları tahakkuk edildiği, müvekkili Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları ve bu tutanaklara istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturalarında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığı, Kesinlikle rapor içeriğindeki aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihtiyati haciz talebinin, bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerektiği, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun İhtiyati hacizi düzenleyen 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denildiği, dosyada mübrez benzer dava dosyalarında verilen emsal ihtiyati haciz kararları doğrultusunda, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair hükmedilen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İstinaf incelemesi yapılarak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/653 sayılı dosyasına ilişkin 30/10/2024 tarihli kararının sadece ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen karar yönünden kaldırılmasına karar verilmesi istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; davalar , itirazın iptali ve menfi tesbit talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;Mahkemece birleştirilerek yürütülen davada bilirkişi raporu alındığı, Davacı ... Ltd. Şti'nin alınan rapora itiraz ettiği, asıl davada dava konusu olan 29/09/2022 gün ve ... barkod nolu ... tarafından tutulan elektrik kullanım kaçak kullanım tespit tutağı ve sonrasında elektrik hizmeti kesme tutanağı tanzim edilen 30/09/2022 tarihli 3 adet toplamda 5.073.752,72-TL üzerinden menfi tespit davası açıldığı, İstanbul 2 ATM 2023/124 Esas , İstanbul 6 ATM 2023/466 Menfi tespit davaları ve sonrasında davalı ...'ın davacı aleyhine açtığı İstanbul 6 ATM 2023/167 , 2023/164 Esas sayılı ve İstanbul 10 ATM 2023/775 Esas sayılı itirazın iptali davalarının açıldığı,bu dava dosyası ile birleştiği,asıl ve birleşen dosyalard menfi tespit davası yönünden elektriğin kesilmemesi ve faturaların icra takibine konu edilmesinin İİK 72 gereğince önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı ...'ın ihtiyati haciz talebinin reddedildiği, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczin reddine ilişkin kararlara yönelik ... itirazlarının reddine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasından geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede; mahkemece alınan bilirkişi raporunun itiraza uğradığğı, asıl davanın menfi tesbit talebine ilişkin bulunduğu,mevcut dosya kapsamına göre ve yargılamanın bulunduğu aşama itibarıyla ; bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ,bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından birleşen dosya davacısı ...'ın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Birleşen dosya Davacısının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/4894, K. 2021/10580, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-4894-e-2021-10580-k-3da1a17b81f3