Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/483 E. 2023/1743 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/483
- Karar No
- 2023/1743
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO :... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2020 NUMARASI : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... BİRLEŞEN MAHKEMENİN ... E. SAYILI DOSYASINDA DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2023 Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 3. Sınıf erkek berberi olan ... ... isimli iş yerinin bulunduğu sokakta iş yerinin camında ve içinde saç traşının 10,00 TL'ye sakal traşının 5,00 TL'ye yapıldığı yönünde reklam lehvaları olduğunun tespit edildiğini, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları konfederasyonu tarafından yayınlanan 2018 yılı fiyat tarifesinde ise 3. Sınıf berber salonları için en yüksek saç traşı fiyatının 30,00 TL sakal traşı fiyatının ise 15,00 TL olabileceğinin belirtildiğini, bu fiyatların henüz yayınlanmayan 2019 yılı tarifesinde daha fazla olacağını saç kesme, yıkama, sakal tıraşı gibi hizmetlerin eski tarifeye göre dahi yaklaşık %66 gibi indirimli bir fiyatla verildiğini, ticari yaşamdaki iskonto oranlarının genellikle %10, %15 şeklinde olduğunu buna göre indirimlerin olağan dışı olduğunu, TTK'nun 55/6. Maddesinde belirtildiği üzere normalin çok üstünde olan indirimlerin ve bunların reklamının özellikle vurgulanmasının iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı, davalının davacı meslek örgütünün belirlediği hizmet ücret tarifesinin altındaki fiyatlarla berberlik faaliyetinde bulunduğu ve böylece TTK'nun 55/1-a/6 maddesinde belirtilen hükümleri ihlal ettiğinin açık olduğundan ,davalı tarafın fiyat, pankart, etiket, basılı reklam ürünlerinin ve levhaların haksız rekabete dayalı olarak haksız fiil teşkil ettiğinin tespiti ile menine, karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ...E. Sayılı Dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının hakkında Bursa 2. asliye ticaret mahkemesi'nin ... E. Numaralı dosyası ile dava devam ederken, müvekkili odanın denetim sırasında yapılan tespitlere göre davalının hukuka aykırı eylemlerini ... Erkek Kuaför Salonu isimli iş yerinin ... Giriş Kat'da açmış olduğu 2. Şubesinde de devam ettirdiğini, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından yayınlanan 2019 yılı fiyat tarifesinde ise 3. sınıf berber salonları için en yüksek saç traşı fiyatının 30,00 TL, sakal traşı fiyatının 15,00 TL, saç yıkama- fönün ise 15 TL olabileceği belirtildiğini, Oda tarafından düzenlenen fiyat tarifesinde 3. sınıf berberler için düzenlenen saç kesme, yıkama, sakal tıraşı gibi hizmetlerin eski tarifeye göre dahi yaklaşık % 60-70 gibi indirimli bir fiyatla verildiğinin görüldüğünü, iş bu davanın Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. numaralı dava dosyası ile birleştirilmesine, ve davalının ... Osmangazi/BURSA ve ... Osmangazi/BURSA adreslerinde bulunan ...Erkek Kuaför Salonu isimli iş yerlerinin içinde, camında, girişinde yol üzerinde bulunan fiyat, pankart, etiket, basılı reklam ürünlerinin, etiket, tabela ve levhaların haksız rekabete dayalı olarak haksız fiil teşkil ettiğinin tespiti ile menine, karar verilmesini etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalının haksız rekabet oluşturacak herhangi bir fiil içerisinde olmadığını, müvekkilinin Bursa Ticaret Sanayi Odası üyesi olduğunu ve odanın belirlediği fiyatların azami fiyatlar olduğunu ,Tedarik fiyatlarının altına düşülmediği sürece bu tarifenin altında hizmet verilmesinin yasaya uygun olduğunu, kâr oranını belirleme noktasında müvekkilin serbestiyetinin bulunduğunu, müvekkilinin hizmet bedeli olarak sunduğu rakamların esasen tedarik fiyatının çok üstünde olduğunu, Yine gerek ticari teamüller gerekse iyi niyet kuralları esas alındığında, davacı tarafça belirlenen fiyat tarifesinin homojen olmadığını, nüfus yoğunluğu, müşterilerin sosyal ve ekonomik durumlarının göz ardı edilerek hazırlandığını, müvekkili ve emsal durumdaki esnafın buna uymasını beklemenin iyi niyete uygun olmayacağını, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "açılan dava ve birleşen davanın; TTK'nın 55. Maddesine ve 56. Maddesine dayalı olarak açılan haksız rekabete dayalı haksız fiilin tespiti ve haksız fiilin men'ine ilişkin olduğu, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi kurul raporunda da belirtildiği üzere ; ücret tarifesinde belirlenen ücretlerin kabul edilebilir ve homojen olduğu, tedarik fiyatlarının çok üstünde bulunmadığı, davalının uyguladığı saç tıraşının 10 TL, sakal tıraşının 5 TL ye yapılmasının tedarik fiyatları altında olduğunun bildirildiği, raporda davaya konu edilen hususların bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklandığı, raporun hükme esas alınmaya yeterli olduğu ve davalının rekabet koşullarına uygun hareket etmediği kanaatine varıldığı belirtilerek ; asıl ve birleşen 2020/83 esas sayılı davanın kabulüne, davalının Bursa Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın belirlediği fiyatlara aykırı hareket ederek haksız rekabete sebep olduğunun TTK’nın 56. maddesi uyarınca tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, davalının işyerinde mevcut haksız rekabet yaratan fiyat tabelalarının kaldırılmasına şeklinde karar verilmiştir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesi'nde ''Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.'' hükmünün yer aldığı, mahkemece yapılan inceleme neticesinde 05/10/2020 tarihli duruşmada sehven mahkemenin birleşen... Esas sayılı dosyasına ilişkin hükmün açıkça yazılmadığının tespit edilmesiyle birlikte nihai karar yazılmadan önce bu hususun tespit edilmiş olunması,usul ekonomisi, HMK'nın 305/A maddesi de dikkate alınarak mahkemece birleşen ... Esas sayılı davasının da kabulüne, asıl davada davacının davada kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından AAÜT'nin 13/2. Maddesi dikkate alınarak 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, birleşen davada davacının davada kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından AAÜT'nin 13/2. Maddesi dikkate alınarak 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekilinin 16/12/2020 tarihli dilekçesi ile vekalet ücretinin maktu olarak tespiti gerektiği halde 100 'er TL olarak tespitinin açık hata kabul edilmesi ve HMK 304.madde gereğince tashihinin talep edildiği, Mahkemece 29/12/2020 tarihli tavzih/tashih kararı ile vekalet ücretinin tavzih yada tashih ile değiştirilemeyeceği belirtilerek davacının vekilinin tahsis talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl ve birleşen dava için 100'er TL nisbi vekalet ücreti taktir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız rekabetin önlenmesi davalarında vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuş, Ayrıca davalı tarafın istinaf talebinin reddini talep ettiklerini, Davalı ve davalı gibi yıkıcı fiyat politikası sergileyen kişilerin her türlü hijyen kuralına ve mesleki standartlara uyan, vergi, kira ve Bağkur prim borcu gibi borçlarını ödeyip kendisini ve ailesini geçindirecek kadar para kazanmaya çalışan berber esnafının mahfına neden olduğunu belirterek , Kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı lehine AAÜT'nin 2. Bölüm ve 2. Kısmına göre vekalet ücreti taktirine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin meslek birliği olarak Bursa Ticaret Sanayi Odası üyesi olduğunu ve odanın belirlediği fiyatların azami fiyatlar olduğunu, tedarik fiyatlarının altına düşülmediği sürece bu tarifenin altında hizmet verilmesinin yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin hizmet bedeli olarak sunduğu rakamların tedarik fiyatının çok üstünde olduğunu, mahkemece yerel manada bir araştırma yapılmadığını ve Ankara ilinde yaşayan her iki bilirkişinin vasıflarının dosyada bilirkişi olmaya uygun olmadığını, müvekkilinin maliyetinin belirlenip kendi emsallerine göre alınan ücretin hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ,Bunun için Bursa'da alanında uzman bir hesap bilirkişisinin müvekkilin bir saç kesimi ve sakal traşı için yaptığı masrafın belirlenmesi ve buna göre kıyasın yapılması gerektiği halde bu ilkelerin dışına çıkan rapora itibar edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, haksız rekabetin tespiti ile men'i istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili ve vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece kısa hükümde "Davanın kabulüne, davalının Bursa Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın belirlediği fiyatlara aykırı hareket ederek haksız rekabete sebep olduğunun TTK’nın 56. maddesi uyarınca tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, davalının işyerinde mevcut haksız rekabet yaratan fiyat tabelalarının kaldırılmasına," karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda hüküm kısmında ; "davanın kabulüne ve mahkememizin birleşen ... Karar sayılı dosyasının kabulüne, davalının Bursa Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın belirlediği fiyatlara aykırı hareket ederek haksız rekabete sebep olduğunun TTK’nın 56. maddesi uyarınca tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, davalının işyerinde mevcut haksız rekabet yaratan fiyat tabelalarının kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiştir. Bu haliyle birleşen dosya yönünden kısa kararda kurulmayan hükmün HMK.nın 305/A maddesi gereğince "birleşen ... Esas sayılı dosyaya ilişkin hükmün açıkça yazılmadığı" belirtilerek birleşen dava hakkında hükmün tamamlanması yolu ile karar verildiği görülmüştür. 7251 sayılı Kanunun 27’nci maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “hükmün tamamlanması” yolu ile taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Tarafların kimi taleplerinin hükme yansımadığı, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekalet ücreti gibi mahkemenin kendiliğinden karar vermesi gereken hususlarda hükümde eksiklikler bulunduğu görülebilmektedir. Bu tür eksikliklerin giderilmesi ve hükme geçmesi gereken hususların hükme eklenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 7251 sayılı Kanun ile eklenmiş bulunan “hükmün tamamlanması” kurumuyla mümkün hale getirilmiştir. HMK’nın 305/A-1 maddesine göre taraflar, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme inceleme sonucunda hükümde tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlar bulunduğu kanısına varırda hükmü tamamlayıcı ek karar verir ve bu hususu mahkemece bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına yazar. Tamamlayıcı karar asıl kararın parçası olduğundan, tamamlayıcı kararın esas numarası asıl kararın esas numarası ile aynı olmalıdır. Tamamlayıcı karara karşı asıl karardan bağımsız olarak kanun yoluna başvurulabilir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/1554 E- 2022/2060 K) Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin süresi içinde 20/10/2020 tarihli dilekçe sunduğu, mahkemece gerekçeli karar yazılırken yukarıdaki gibi hüküm kısmında birleşen dosya yönünden de hüküm kurulduğu, bu suretle mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305/A maddesi uyarınca ek bir karar verilmeksizin gerekçeli kararda birleşen dava hakkında hükmün tamamlanması yolu ile karar verildiği görülmüştür. Bu husus, istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafça istinaf sebebi yapılmamış ise de; HMK.nun355. Maddesi gereğince davalı tarafın istinaf talebinin de bulunduğu gözetilerek kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; her ne kadar davacı tarafından davalının şubesi olarak gösterilen... açmış olduğu işyeri " ile ilgili davalının 2. Şubesi olduğu iddia edilerek dava açılmış ise de; davalının gerçek kişi olup, şube olarak gösterilen yerin şube anlamında değerlendirilemeyeceği, davalının işletmesinin tek iktisadi bütünlüğü içinde, farklı adreslerde aynı faaliyetin gösterilmesinin tek eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği, buna göre iki haksız rekabet varmış gibi dava açılması usule uygun olmayıp , birleşen dosyada dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk dava da istenilen hukuki yarar elde edilmiş olup, birleşen dosyada kamu düzeni yönünden hukuki menfaat bulunmadığından dava şartı yokluğundan birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Asıl Dosya yönünden ise ;Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; davalının asıl dosyadaki işyerinde ve birleştirilen dosyada belirtilen ... İşhanı Giriş Kat'da açmış olduğu işyerinde berberlik yaptığı ve saç ve sakal tıraşı gibi hizmetlerin ilan edilen fiyatlarının Berberler Odası tarafından düzenlenen fiyat tarifesinde 3. sınıf berberler için düzenlenen fiyat tarifesinden % 70 oranında iskonto yapılarak belirlendiği bu haliyle fiyat tarifesinin çok altında kaldığı, her ne kadar davacı ... Odasına kayıtlı değil ise de TTK'nın 55/1-e maddesinde iş şartlarına uyulmamasının haksız rekabet hali olarak düzenlendiği, mezkur maddeye göre özellikle kanun veya sözleşmelerle rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanların dürüstlüğe aykırı davranmış olacağının belirtildiği, yasa hükmü ile rakiplerin yasa, sözleşme veya ticari örf ve adet ile belirlenmiş olan iş şartlarına uymamak suretiyle haksız bir avantaj sağlamalarının engellenmek istendiği, davacının meslek odası tarafından belirlenen tarifenin çok altında fiyat uyguladığı, fiyatları gösteren tabela asarak tedarik fiyatının altında satış yapmasının ticari örf ve adete aykırı olup rakiplerine karşı haksız bir avantaj sağlaması nedeni ile eylemin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla; mahkemece asıl davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı , talimat yolu ile aldırılan bilirkişi rapourunun hüküm kurmaya elverişli olduğu nazara alınarak davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede ise; Her ne kadar mahkemece asıl dosyada ve birleşen dosyada davacı lehine 100'er TL vekalet ücretine hükmetmiş ise de; haksız rekabetin önlenmesi davalarında vekalet ücreti maktu olarak belirleneceğinden davacı vekilinin istinaf talebinin asıl dava yönünden kabulüne, AAÜT'nin 2. Bölüm ve 2. Kısmına göre karar vermek gerekmiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmekle kabulüne, ancak belirtilen yanılgının giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddine, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı lehine AAÜT'nin 2. bölüm ve 2. kısmına göre yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile; 2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİNE, Buna göre; Asıl dava yönünden, A-Davanın KABULÜNE, davalının Bursa Berberler Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın belirlediği fiyatlara aykırı hareket ederek haksız rekabete sebep olduğunun TTK’nın 56. maddesi uyarınca TESPİTİ İLE HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE, davalının işyerinde mevcut haksız rekabet yaratan fiyat tabelalarının KALDIRILMASINA, B-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, C-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 3.155,60 TL yargılama gideri, 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı toplamı olan 3.244,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, D-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, F-Artan gider avanslarının HMK'nın 333.maddesi uyarınca talep halinde iadesine, Birleşen 2020/83 E. sayılı dava yönünden, A-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, B-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, C-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacının üzerinde bırakılmasına, D-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, F-Artan gider avanslarının HMK'nın 333.maddesi uyarınca talep halinde iadesine, İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden; 1-İstinaf karar harcının istek halinde taraflara iadesine, 2-İstinaf incelemesi sırasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin dairemiz tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2023
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır