Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/41 E. 2024/176 K.

Konu: İpoteğin Fekki

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/41
Karar No
2024/176
Karar Tarihi
Konu
İpoteğin Fekki

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/41

KARAR NO: 2024/176

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 24.09.2019

NUMARASI: 2016/109 Esas - 2019/891 Karar

DAVA: İpotek (Terkin İstemli)

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili ve katılma yoluyla da davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ün yetkilisi bulunduğu diğer davacı ... İhracat ve Tic. Ltd. Şirketi lehine davalı Banka tarafından açılmış ve açılacak krediler vs.nin teminatı olarak müvekkili ...'ün maliki bulunduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Sokak ... pafta, ... parseldeki ... nolu bağımsız bölüm üzerine taşınmaza 80.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, müvekkili şirketin davalı bankaya herhangi bir borcu olmamasına rağmen davalı bankanın ipoteği kaldırmadığını belirterek Kadıköy ilçesi, ... Sk. ... pafta ... ada ... parsel .. bağımsız bölüm nolu taşınmaza 28/04/1999 tarihinde 80.000,00 TL tutarlı ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ...'ün sahip ve maliki olduğu Kadıköy ilçesi, ... Mah, ... Sk. ... pafta ... ada, ... parselde bulunan ... numaralı daire vasfındaki taşınmazına davacı şirketin tüm borçlarına karşılık Kadıköy Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 28/04/1999 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet akit tablosu ile teminat 80.000,00 TL 'ye kadar ipoteği tesis edildiğini, müvekkili banka tarafından davacıya teslim edilen çek karnelerinden 22 adet çekin kaydının açık olduğunu, yasal yükümlülük tutarlarının toplamı olan 15.400,00 TL 'nin nakden depo edilmesi halinde ipoteğin fek edileceğini davacı tarafa bildirildiğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Her ne kadar davacı taraf mahkememizde davalı banka ile olan bankacılık işlemleri nedeni ile davacı ... adına kayıtlı taşınmazı üzerine konulan 80.000 TL bedelli ipoteğin terkinini talep etmiş ise de davalı banka tarafından davacılara bankacılık işlemleri nedeni ile verilen eski çek karnesinin davalı bankaya teslim edilmediği, davalı bankanın 5941 sayılı Çek kanununun geçici 1. Maddesinin 3. Fıkrası 'bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır' şeklinde, Geçici 3. Maddenin 3. Fıkrası 'Bu kanunun bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümleri ile mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukuki geçerliliği devam eder.' şeklinde, Geçici 3. Maddenin 4. Fıkrası bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer" şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu mevzuatta açıkça düzenlendiği üzere 5941 sayılı (yeni) Çek Kanunu kapsamına girmeyen eski çek kanunları kapsamında verilen çekler nedeniyle davalı bankanın gayrinakdi riski bulunduğu... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak; HMK'nın 186.maddesinde tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılamaya yönelik davet yapmadan HMK'nın 27.madde hükmüne göre hukuki dinlenilme hakları ihlal ederek karar verdiğinden kararın kaldırılarak dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesini istemiş, Esasa ilişkin olarak ise; ilk derece mahkemesince davaya konu ipotek 28/04/1999 tarihinde tesis edildiğini, davalı bankaya müvekkillinin borcu bulunmadığından ipoteği kaldırmasını talep ettiğinde dosyaya sunulan 21.09.1993 tarihli çek listesini sunarak 25 adet çek kaydının açık olduğunu ve çeklerin iade edilmediği bu nedenle ipoteğin kaldırılamayacağını bildirdiğini, dava konusu ipoteğin iş bu çeklerin teminatı olarak verilmediğini, davaya konu çeklerin 3167 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu zamanki eski çek defterleri ile ilgili olduğunu, daha sonra çekle ilgili 5941 ,6273 sayılı kanunlar gibi yasalarla muhtelif tarihlerde değişiklik yapıldığını, yapılan tüm yasa değişikliklerinin son maddesinde “bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” ibaresi ile yürürlük tarihi belirlendiğini, dolayısıyla yürürlükteki yasa hükümlerinin somut olaya uygulanmasının hukuki olmadığını, Davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet verdiğini, davalı banka savunmasında Beyoğlu ...noterliği 22.01.2015 tarih ... yev.no.lu tebliğ şerhli müvekkilince keşide edilen ihtarnameye Beyoğlu .... Noterliği ... yev.no.lu 20.04.2015 tarihli ihtarname ile cevap verdiklerini beyan ettiklerini ancak bu ihtarname davacılara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, dolayısıyla davanı bankanın kusurlu hareket ederek basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, Çek yasasının yürürlük tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğunu, kredinin gayri nakdi kredi sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bankanın ödeme yükümlülüğünün de bu sözleşmeden kaynaklandığını, hal böyle olunca muhatap bankanın ödeme yükümlülüğünün zaman aşımı süresinin BK'nın 125.maddesi uyarınca genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl olduğunu, davaya konu olayda zamanaşımı süresinin de dolmuş olup, bankanın sorumlu olduğu bir tutar söz konusu olmadığını ( y.19.h.d. 2010/8683 e. 2011/4601 k. 7.4.2011 t.li , 2010/8499 e. 2010/13369 k. 25.11.2010 t.li k.), genel kredi sözleşmesinde çekle ilgili ibare bulunmadığını, İlk derece mahkemesinin, sözlü duruşmaya davet etmeden karar vererek hukuki dinlenilme haklarını ihlal etmesinin, delilleri tam olarak toplamadan, davalı bankanın savunması ile yetinerek terkini talep edilen ipoteğin davacı şirketin bankaya borcu olup olmadığını, uygulanacak yasaları dikkate almadan, zamanaşımı sürecini gözetmeden, banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi yapmadan ve dava açılmasına davalı bankanın sebebiyet verip vermediğine ilişkin inceleme yapmadan karar vermesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Banka vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Açık kanun ve tarife hükmüne göre konusu para veya para ile değerlendirilebilen huzurdaki davada davacı tarafın gerek deliller arasında arz ettiği ipotek akit tablosunda ipotek değeri gerekse de dava dilekçesinde belirttiği 80.000 TL harca esas değer baz alındığında avukatlık ücreti yukarıda arz ettikleri madde gereği nispi avukatlık ücreti olarak hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın sadece bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğini, davacıların istinaf sebeplerinin yerinde olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı şirket ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında diğer davacı gerçek kişiye ait taşınmaz üzerine davalı banka lehine konulan ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf, davalı banka vekilince katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, davalı lehine davacı gerçek kişi taşınmazına konulan ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davalı kredi sözleşmesi uyarınca davacı şirkete verilen ve iade edilmeyen çekler nedeniyle yasal sorumluluğun devam ettiği savunularak davanın reddi talep edilmiştir. İlk derce mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin yargılama sürecinde davalı bankanın 15.05.2019 tarihli müzekkere cevabı ile kaldırıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Davadaki istemin ipoteğin fekki olduğu ve yargılama sürecinde hükümden önce kaldırıldığı belirtilmekle, gerekirse tapudan ipoteğin fek edilip edilmediği de sorularak, dava konusu ipoteğin karardan önce yargılama aşamasında fek edildiğinin anlaşılması durumunda davanın konusuz kalacağı düşünülmelidir. HMK'nın 331. maddesinde, esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği belirtilmiştir. Buna göre davanın konusuz kaldığı sonucuna varılması halinde ise yargılama giderlerinin HMK'nın 331 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, tarafların esasa ilişkin istinaf nedenleri incelemeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.02.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/41, K. 2024/176, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2021-41-e-2024-176-k-2fc1b0454aa4