Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/361 E. 2023/804 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/361
- Karar No
- 2023/804
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1690 Esas KARAR NO: 2025/114 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI: 2021/361 E. - 2023/804 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının başlatmış olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen çekin arkasında bulunan cirodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde davacının haklılığının ortaya çıkacağını belirterek, bu kapsamda müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davacı ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu ... olarak bilinen ... şirketi ile yapmış olduğu ticaret gereği satmış olduğu sebze-meyve karşılığında, davalı ...'a davacı ... tarafından ciro edilen .. Bankası Avcılar Şubesi’ne ait ... numaralı 20.08.2013 tarihli 60.000,00 TL tutarında çek verildiğini, çekin 20.08.2013 tarihinde müvekkili tarafından bankaya ibraz edildiğini, ancak söz konusu çekin karşılığı olmadığından banka tarafından kendisine ödeme yapılamadığını, müvekkilinin karşılıksız çıkan çek neticesinde borçlu ... ve ortağı olduğu ...Tar. Gıda Hay. Ltd. Şti. ile borcun ödenmesi adına birçok görüşme yaptığını, ancak kendisine yapılacağı söylenen ödemenin yapılmaması üzerine 11.11.2013 tarihinde davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının hakkında başlatılan icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, davacının davaya konu çekin sahibi ... şirketinin ortağı olduğunu, söz konusu çekin müvekkiline bizzat davacı tarafından verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte çekte yer alan imza davacı ...'e ait değilse de, müvekkilinin bunu bilebilmesine hiçbir suretle imkan bulunmadığı gibi bilmesinin de gerekmediğini, davacı ...'in çekin verildiği tarihte çek sahibi şirketin ortağı ve yetkilisi olup olmadığının ilgili ticaret sicil müdürlüğünden sorulmasını, söz konusu şirketi fiilen kendisinin yönettiğine dair tanıklarının dinlenmesini talep ettiklerini, davacı ve kardeşi ...’in danışıklı şekilde hareket ederek dolandırıcılık yaptıklarını, davacının icra takibi yapılana kadar çekteki imzanın kendisine ait olmadığına dair bir itirazda bulunmadığını, yasal yollara başvurmadığını, ilgili şirket tarafından kesilen ve piyasada dolaşan çeklerin birçoğunda ...'e ve ...'e ait imzaların aynı kişi tarafından atıldığının görüleceğini, zira İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. numaralı dosyası ile davacı ve davacının yetkilisi olduğu ... şirketine karşı başlatılan icra takibinin ... ve ... tarafından ciro edilerek davalıya verilen ... nolu 20.000,00 TL ve ... nolu ... bankasına ait 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000 TL tutarında ekte sundukları çekler neticesinde kapatıldığını ve haricen tahsil edildiğini savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14.12.2017 tarihli 2014/575 E. - 2017/1509 K. sayılı kararıyla; "... davanın kabulü ile, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı icra takibini başlatmakta kötüniyetli kabul edildiğinden İİK 72/5 maddesi uyarınca 13.611,60 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. KALDIRMA KARARI: Dairemizin 26.04.2021 tarihli 2018/2802 E. - 2021/911 K.sayılı kararıyla; "...Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince davalının Mernis adresine doğrudan doğruya TK 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması Yasa'ya aykırı olup dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilerek davalıya cevap dilekçesi ve delillerini sunmak üzere süre verilmeden esas hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayacağından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerindedir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne,HMK 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına.." karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.12.2023 tarihli 2021/361E. - 2023/804 K sayılı kararıyla; "...Davalının usulüne uygun tebliğ edilen dava dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde özetle icra takibine konu çekteki imzanın davacının kardeşi olan dava dışı ...'e ait olduğunu bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmişse de ...'in çekteki keşideci olarak gözüken ... Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunun iddia edildiği, bu şirkete atfen atılmış imzaya yönelik bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından bu husustaki talebin dosyaya yansıyan bir katkısı olmayacağı kanaatine varılmıştır. Sahtelik iddiası senet metninden anlaşılan mutlak nitelikli def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/12994 E. 2017/7340 K. sayılı ilamı ) Davacının da çekteki imzası kendinden sadır sayılamayacağından çek borçlusu sıfatıyla sorumlu tutulmasına da imkan yoktur. Bu sebep dahilinde davanın kabulü ile davacının dava konusu ... Bankası Avcılar şubesine ait ... numaralı 20/08/2013 tarihli 60.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. Bunun yanında çek üzerinde davacı lehdar ile davalı cirantanın ciroları arasında başka bir cironun bulunmadığı, bu meyanda davalının; lehdar ve kendinden önceki ciranta konumundaki davacının imzasının kendisine ait olup olmadığını bilebilecek konumda olduğu takdir edilmekle icra takibini başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek 2004 Sayılı İİK 72/5 maddesi uyarınca takip konusu alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 13.611,60 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını ve savunmalarını tekrar ederek, Mahkemeden gerek söz konusu çeklerin ...'a bizzat ... tarafından verildiğine dair tanıklarını bildirmek üzere süre talep ettiklerini, ...'in çekin verildiği tarihte çek sahibi şirketin ortağı ve yetkilisi olup olmadığının ilgili ticaret sicil müdürlüğünden sorulmasını, söz konusu şirketi fiilen kendisinin yönettiğine dair tanıklarının dinlenmesine karar verilmesini talep ettikleri halde, bu taleplerinin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Çek üzerinde yapılan inceleme neticesinde çeki keşide eden ile çekin arkasındaki ciroda yer alan yazı ve imzaların birbirinin aynısı olduğunun görüleceğini, ilgili şirket tarafından kesilen ve piyasada dolaşan çeklerin birçoğunda ...'e ve ...'e ait imzaların aynı kişi tarafından atıldığını, zira İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. numaralı dosyası ile davacı ve davacının yetkilisi olduğu ... şirketine karşı başlatılan icra takibinin ... ve ... tarafından ciro edilerek davalıya verilen ... nolu 20.000,00 TL ve ... nolu ... bankasına ait 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 40,000 TL tutarında dosyaya sundukları çekler neticesinde kapatıldığını ve haricen tahsil olunduğunu, Davacı ... ile kardeşi ...'in kötü niyetli olarak, (kabul anlamına gelmemekle birlikte) şayet imza kendisinin değilse bile alacaklı üçüncü kişileri zarara uğratmak adına danışıklı olarak birbirlerinin yerine imza attıklarının açık olduğunu, bu durumun gerek davaya konu 60.000,00 TL tutarındaki çek, gerekse istinaf dilekçesinin ekinde sunmuş oldukları ... ile ...nolu çeklerdeki ...'e ait ciroda bulunan yazı ve imza ile ...'e ait ciroda yer alan yazı ve imza karşılaştırıldığında açık bir biçimde görüleceğini, bu nedenle öncelikle söz konusu çeklerin asıllarının ilgili bankalardan temini ile dosyanın bilirkişiye tevdi edilmeden karar verilmesi nedenleri ile verilen kararın bozulması ile son tahlilde haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, 60.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 68.056,03 TL alacak için 11/11/2013 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 20/08/2013 tanzim tarihli, 60.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, borçlu ...'in İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesine borca ve imzaya itiraz ederek, borçlu olmadığına dair itiraz ve şikayet davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda 11/12/2013 tarihli, 2013/1212 Esas, 2013/1143 Karar sayılı kararla süresinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir. Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası Avcılar Şubesi'ne ait ... seri numaralı 20/08/2013 keşide tarihli, 60.000,00 TL bedelli çek olduğu, lehtarının ..., borçlunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla davacı ... ile davalı ...'ın cirolarının bulunduğu, çekin 09/09/2013 tarihinde bankaya ibraz edildiği, hesapta para bulunmadığından ödeme yapılamadığının çek arkasına yazıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 28/02/2017 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çek arka yüzünde ...'e atfen atılı 1. ciro imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava; icra takibinden sonra açılan imza inkarına dayanan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı ile birlikte hareket ettiğini iddia ettiği ...’e ait olduğu konusunda inceleme yapılmadığından ve tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğinden istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosya incelendiğinde gerek davalının, gerekse dava dışı ...’in çeki keşide eden ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin yetkilileri ve ortakları olmadıkları, davaya konu çek üzerindeki yazı ve imzaların dava dışı ...’e ait olup olmadığının tespitinin davanın sonucunu etkilemeyeceği, davaya konu çek bedeli 60.000,00 TL olduğundan, HMK’nun 201/1. maddesi uyarınca davacının davalıya borçlu olduğunu ispatlamak için davalı tarafın tanık dinletemeyeceği, davacı ile davalının arasında başkaca ciranta bulunmadığından, davalının davacaı tarafından hataya düşürüldüğü de kabul edilemeyeceğinden ve Adli Tıp Kurumu raporu ile çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.649,04 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.162,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.4386,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/01/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.