Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/350 E. 2021/252 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/350
- Karar No
- 2021/252
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/266 KARAR NO: 2024/1636 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 10/12/2021 NUMARASI: 2021/350 E. - 2021/252 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/350 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 10/12/2021 tarih ve 2021/252 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi.Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi ile, Müvekkili şirketin mobilya aksesuarları ve alüminyum sacları, malzemeleri ve aparatları alanında ticari faaliyet yürüten, sektöründe bilinen önde gelen firmalarla çalışan, saygın bir işletme olduğunu, sahibi olduğu TPE nezdinde ... tescil nolu “...” isimli olarak tescilli “kompozit aparatı” olarak faturalandırılan tasarım tescilinin, davalı firma tarafından taklit edilerek “küpeşte köşe aparatı” adıyla izinsiz ve haksız olarak taklit edilerek üretildiğinin, ekte sunulan alış faturası ile kendileri tarafından tespit edildiğini, bu satışta “... / ...” adına faturası düzenlenen 500 adet ürünün “... A.Ş” etiketi ile teslim edildiğini, bu ürünlerin ... marka ibareli davacı tescilli tasarımının birebir taklidi olduğunu, ilgili kanunlar kapsamında koruma altındaki tasarımın ihlali nedeniyle aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini iddia ederek, davalının müvekkilinin tescilli tasarımına yönelik tecavüzün tespitini, men ve ref'ini, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak imhasını, hüküm özetinin ilanını ve yargılama gideri, avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalının 556 sayılı KHK’ya dayandığını, yanlış mevzuat hükümlerine göre dava açıldığını, davacının tasarım hakkını tescil ettiğini iddia ettiği aparatların iddia olunan başvuru tarihi olan 01.03.2018'den çok öncesinden beri piyasada yaygın olarak kullanıldığı, dava konusu tasarımın 6769 sayılı Kanun kapsamında tescil başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış nitelikte olmaması sebebiyle, yeni olmadıkları, aynı zamanda tasarımın bilgilenmiş bir kullanıcı üzerinde bırakacağı genel izlenimin de davacının tasarım hakkını tescil için başvurduğunu iddia ettiği tarih olan 01.03.2018'den önce kamuya sunulmuş tasarımların aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin farklı olmadığı Dava konusu aparatın görünümünün uzun zamandır piyasada kullanılan aparatların görünümüne oldukça benzediği, yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı ve aparatların teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm sebepleriyle Kanun kapsamında korunmadığı, davalı şirketin somut olay konusu aparatları ... Ticaret A.Ş.'den, aparatlar üzerinde herhangi bir değişiklik yapmaksızın satın aldığını, müvekkilinin davacının tescilli tasarımına yönelik herhangi bir tecavüz eyleminde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait 2018/01419 tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz oluşturan davalı yana ait ve dosyada 26/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretimde kullanılan araçların şekillerinin değiştirilmesine, Hüküm özetinin, masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; somut olaya konu aparatların yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığından müvekkilinin bu aparatları piyasaya sunmasının tasarım hakkına tecavüz fiili oluşturmadığını, gerekçeli karar ve karara dayanak bilirkişi kök ve ek raporlarında somut veriler olmadığından denetime elverişsiz olduğunu, her iki raporda da dava konusu tasarımın 6769 sayılı SMK kapsamında yeni ve ayırt edici olup olmadığı ile tasarımın teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüme sahip olması hususunda herhangi bir inceleme ve tespite yer verilmediğini, hükme esas alınan ek raporda ifadelerin delil ve bilgiler ile desteklenmediğini, bu açıdan da hükmün denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak kurulduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usule uygun olduğunu, tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığına dair iddiaların gerçek dışı ve soyut olduğunu, söz konusu tasarımın ilk kez müvekkili şirket tarafından üretildiğini, TPE tarafından başvuruların yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususları değerlendirildikten sonra kabul edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının, ürünün piyasaya yaygın olarak kullanıldığını iddia ediyor ise somut delillerle ispatlaması gerektiğini ve başka firmalar bunu başvuru tarihinden önce satıyor olsaydı kendileri tescil edeceğini veya tescil kararları ilan edildikten sonra itirazda bulunabileceğini ancak böyle bir şey yapılmadığını, taklit tasarımların teknik kullanımının bu görünümü zorunlu kıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, tasarımının tescil belgesinde de açıkça görüleceği üzere hukuken korunduğunu, davalı şirketin dava konusu tasarımı ucuz ve kalitesiz malzemeler kullanarak satmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranarak yapması gereken araştırmaları yapmadığını, tescilli tasarım ile kompozit panelleri bağlamak için yüzlerce seçeneği olmasına rağmen tasarımları çok sevildiğinden müvekkilinin tasarımının aynısını faturalandırarak sattığını, kendilerini maddi ve manevi zarara soktuğunu belirterek davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacı adına tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüzünün tespiti , durdurulması, önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin sahibi olduğu ... tescil nolu “panel montaj aparatı” isimli “kompozit aparatı” olan tasarım tescilinin, davalı firma tarafından taklit edilerek “küpeşte köşe aparatı” adıyla izinsiz ve taklit edilerek üretildiğinin, “... A.Ş” etiketi ile satıldığını, tasarımın ihlali nedeniyle aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini iddiası ile eldeki davayı açmıştır. 26.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı tarafından 23.10.2020 tarihli fatura ile satışı gerçekleştirilen “Küpeşte Köşe Aparatı” tanımlı ürünün, davacı tarafa ait ... tescil nolu “Panel Montaj Aparatı” tasarımı ile karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede birebir benzer olduğu, davalı tarafından ... tescil nolu tasarımın taklit edilerek, ticari olarak satışının yapıldığı" belirtilmiştir. 05/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; " Davacıya ait tasarımın tescil tarihi itibariyle yenilik ve özgünlük kriterine sahip olduğu, davalı tarafından 23.10.2020 tarihli fatura ile satışı gerçekleştirilen “...”tanımlı ürünün, davacı tarafa ait ... tescil nolu “Panel Montaj Aparatı” tasarımı ile karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede birebir benzer olduğu, davalı tarafından ... tescil nolu tasarımın taklit edilerek, ticari olarak satışının yapıldığı, "... APARATI" isimli ürün bakımından çok dar alanda tasarlama faaliyetinin mümkün olabileceği, bu ürün bakımından seçenek özgürlüğünün daha kısıtlı olmakla birlikte en küçü tasarlama faaliyetinin dahi korunmaya değer olduğu, tecavüz fiilinin ortadan kalkması için ürün ya da üretim araçlarının şeklinin değiştirilmesinin mümkün olduğu" belirtilmiştir. Dava konusu, ... tescil nolu endüstriyel tasarım belgesinin panel montaj aparatı tasarımına ilişkin olduğu , 01.03.2018 tarihinde tescil edildiği ve koruma süresinin devam ettiği görülmektedir. SMK 59. Maddesi hükmüne göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak , tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Dava konusu davacı adına tesciili tasarımın panel montaj aparatı (bağlantı aparatı) tasarımı olduğu , davacıya ait 2018 /01419 tescil nolu tasarımın tescil tarihi itibariyle koruma altında olduğu bu nedenle davalı vekilinin ancak hükümsüzlük davasında ileri sürülebilecek olan davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı ve koruma kapsamında olmadığına ilişkin istinaf sebeplerinin sonuca etkisinin bulunmadığı, dava konusu tasarım ile davalıya ait ürün üzerinde teknik bilirkişi heyetince inceleme yapılmış olup, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları tespit edilmiştir. Bu durumda tasarım ile korunan ürünün görünümü olduğundan her ne kadar bilirkişi raporunda belirtildiği üzere montaj aparatı yönünden çok dar alanda tasarlama faaliyetinin mümkün olabileceği, bu ürün bakımından seçenek özgürlüğünün daha kısıtlı olduğu anlaşılıyorsa da , piyasada mevcut farklı tasarımlarla da görüldüğü üzere,seçenek özgürlüğünün kısıtlı da olsa mevcut olduğu, kesim modeli şekli ölçüleri ile küçük değişikliklerle ürününün tasarımında farklılık yaratma imkanı bulunduğu halde davalı ürününün davacı tasarımının uygulandığı ürününün bire bir taklidi olduğu, hiç bir ayırt edicilik katılmadan, tasarım farklılaştırılmadan davalı tarafından üretilip satışa sunulan ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları dolayısıyla tasarım sahibi davacının izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak şeklindeki davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/12/2021 tarih ve 2021/350 E., 2021/252 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024