Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/346 E. 2024/57 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/346
- Karar No
- 2024/57
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/881 Esas KARAR NO: 2025/610 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2024 NUMARASI: 2021/346 E. - 2024/57 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 6769 Sayılı kanunun tanım ve koruma ifade edilen hükümler çerçevesinde ayırt edicilik niteliklerine haiz 25.sınıfta ... tescil numaralı ... markası, 25 ve 35. sınıfta ... tescil numaralı ... ibareli markaların sahibi olduğunu, 25. sınıfta ... numaralı ... markanın da tescile bağlandığını, bu markalarla tekstil giyim ürünleri, çorap, iç çamaşır ürettiği ve sattığını, 2004 yılında çok sayıda ülkede tescil edildiğini, ... markasının 2001 yılından beri müvekkili şirket tarafından kullanıldığını ve belli bir tanınmışlığa kavuştuğunu, markanın şirket iş yeri tabelası, ürünleri, broşürleri, ambalajları, basını evrakları, faturalarında kullandığı, davalı tarafın müvekkili şirket gibi Laleli semtinde çorap ve çamaşır üreterek sattığını, müvekkiline ait ... markasını taklit ederek ... markasına TPMK nezdinde müracaat ettiklerini, müvekkilinin itirazı ile iptal ettirdiğini, akabinde önceki verilen kararın onandığını, davalı tarafın ret olan marka için tekrar müracaat ettiğini, bu markayı müvekkili tarafından yapılan müracaatın kısmen kabul edildiğini, 25 ve 35 sınıfta ortak olan mal ve hizmetlerin davalının başvurusundan çıkartıldığını, bu karara rağmen davalının markayı kullanmaya devam ettiğini, ... ibareli markalı çorap çamaşır gibi ürünleri satarak haksız kazanç elde edildiğini, davalının suç oluşturan eylemleri nedeniyle İstanbul CBS nın 2020/19438 numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın delil tespitinden bir süre sonra sadece tabelasını ... şeklinde değiştirdiği ve bu markanın tescili almak için 25. sınıfta ... sayılı başvuruyu yaptığı müvekkilinin haklı itirazına rağmen başvurunun tescile bağladığını, davalı tarafın iki defa reddedilen başvurusu sonuna "..." harfini eklemekle tescil ettirdiği ve markaların görünüm telaffuz ses itibari ile neredeyse aynı olmasıyla hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının son 4 yıllık defterlerinin ve tüm mali kayıtlarının mali bilirkişi tarafından incelenmesini, yoksun kalınan kazanç ile ilgili sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın 151/2-b maddesine göre hesaplanmasını, açıkladıkları nedenlerle; davalının eyleminin müvekkilinin tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; İstanbul 1 FSHHM'nin 2019/314 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitine ve tek taraflı delil ve iddialar üzerinden hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, davacının salt İstanbul 1 FSHHM'nin 2019/314 D.İş sayılı dosyası bilirkişi raporuna dayalı olarak tecavüz iddiasını ispatlaması mümkün olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini markasını kullanmaya başladığı tarihte, davacının "..." ibareli herhangi bir tescilli markası mevcut olmadığını, bu sebeple müvekkilinin ... numaralı "..." markasının tescili için müracaatta bulunduğunu, davacı tarafın da bu markaya ... numaralı "..." markasını gerekçe göstererek itirazda bulunduğunu, maalesef TPMK tarafından hatalı bir karar verilerek, "..." ibaresi ile "..." arasında benzerlik bulunduğundan bahisle, müvekkilinin ... numaralı “...” markasının tescil müracaatının reddedildiğini, TPMK kararının müvekkili açısından hukuki bir bağlayıcılığının bulunmaması, ihtilafın derinleştirilmemesi için müvekkilinin ... numaralı “...” markası ile ilgili verilen YİDK kararının iptali için dava açmadığını, marka tescil sürecinde davacıdan ve "..." ibareli markasından bihaber olan müvekkilinin, ... numaralı "..." markasının marka bülteninde yayını ile söz konusu markayı kullanım hakkına sahip olduğundan, iyi niyetli biçimde ... numaralı "..." markasına yatırım yapmaya devam ettiğini, TPMK kararı ile tescil müracaatının reddedilmesinin ardından ... numaralı "..." markasının tescili için müracaat yaptığını ve bu markaya geçiş yaptığını, ... numaralı markanın gelinen aşmada tescil edilmiş olduğu ancak geçiş sürecinde müvekkilinin elinde, "..." ibareli cüzi bir miktar mal kaldığını, müvekkilinin elinde kalan bu malları iyi niyetle elinden çıkarmakta olduğu esnada, davacının haksız ve kötü niyetli delil tescili müracaatına maruz kaldığını, 2003 ve 2008 tarihinde yaptığı "..." marka tescillerinde muvaffak olamayan, bu sebeple söz konusu markayı tescilsiz olarak kullandığını ispatlaması durumunda dahi kötü niyeti sebebi ile tescilsiz kullanım ile gerçek hak sahipliği iddiasında bulunamayacak olan davacının, müvekkilinin ... numaralı "..." başvurusunu ... numaralı "..." markasını mesnet kılarak yaptığı itiraz neticesinde iptal ettirdikten sonra, 2018 yılına gelindiğinde ... "..." markası, ... "..." markalarının takipsizlikten yenilenmemesi ve ... markasının sahibi ...'a kayyım atanması ve bu sebeple hukuki işlere gerekli ehemmiyetin verilmemesini fırsat bildiğini, 2003 yılından beri birden fazla kez müracaat edip de tescil ettiremediği "..." ibaresini, ... numarası ile kötü niyetli biçimde kendi adına tescil ettirmeyi başardığını, somut olayda davacının ... numaralı "..." markası ile müvekkilinin "..." ibaresini kullanması sebebi ile oluşan bir iltibas ve marka tecavüzü mevcut bulunmadığını, müvekkilinin markasal kullanımının 2015-2016 tarihine kadar geriye gittiğini iddia eden, müvekkilinin ticari faaliyetlerinden ve markasal kullanımlarından aynı semtte aynı işi yapmaları sebebi ile haberdar olan, müvekkilinin "..." markasına yatırım yapmasına sessiz kalan davacının, müvekkilinin marka tescil başvurusuna kadar ki yaklaşık 1,5-2 sene ve her halükarda delil tespitine kadar 4 yıl süre ile sessiz kalarak, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, davacıya ait ... numaralı "..." markası ile ... sayılı "..." markalarının, müvekkiline ait "..." kullanımı ve müvekkilinin ... numaralı "..." tescilli markası ile kıyaslandığında iltibasa sebebiyet verecek herhangi bir görsel, fonetik ve anlamsal benzerliği bulunmadığını, açıkladıkları nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile davacı/karşı davalıya ait ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markaları üzerine dava sonuna kadar devredilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne ve TPMK sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM'NİN 2022/66 E. SAYILI DAVASINDA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tekstil giyim ürünleri, çorap, iç çamaşır ürettiğini ve sattığını, markanın Madrid Protokolüne göre 2004 yılında çok sayıda ülkede tescil edildiğini, ... markasının müvekkili tarfından 2001 yılından bu yana kullanıldığını, bellir dir düzeyde tanınmışlığa kavuştuğunu, müvekkilinin işyeri tabelasında, ürünlerde, broşürlerde, ambalajlarda, basılı evraklarında ve faturalarında da kullandığını, davalının müvekkili gibi Laleli semtinde çorap ve çamaşır üretip sattığını, davalı tarafın müvekkili firmanın ... markasını taklit ettiğini 13/09/2017 tarihinde ... nolu ... markasına müracat ettiğini ve müvekkili firmanın itiraz ederek müracatı iptal ettirdiğini ve akabinde karara itiraz edildiğini ve Türk Patent ve Marka Kurumu YIDK kurulunda önceki verilen kararın onandığını, davalının 30/04/2019 tarih ve ... tescil numarası ile tekrar red olan markasına müracat ettiğini, bu markaya müvekkili tarafından yapılan itirazın kısmen kabul edildiğini, 25. ve 35. Sınıfta ortak olan mal ve hizmetler karşı tarafın başvurusundan çıkartıldığını, kararın kesinleştiğini, davalı tarafın müvekili ile aynı semtte ... ibareli markallı çorap, çamaşır gibi ürünleri yine bu tabela altında satarak haksız kazanç elde ettiğini, açıkladıkları ve resen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK 166.maddesi uyarınca bu davanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/346 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, davalı adına TPMK nezdinden tescilli ... numaralı markanın devrinin önlenmesi hususunda teminatsız olarak ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıf içerisinde yer alan 25.sınıf ("Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalan, kasketler, bereler, takkeler, kepler.") yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.324,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine, KARŞI DAVANIN REDDİNE BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "...l" ibareli markanın 35.sınıf içerisinde yer alan 25.sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Asıl ve birleşen dava davalı, karşı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın tümden reddine, birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu durum dikkate alınmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporuna yönelik beyan ve itirazları dikkate alınmaksızın oluşturulan kararın hukuka aykırı olduğunu, hükümsüzlük davaları yönünden davacının kötü niyetli marka tescilini, tanınmış ... markası ile iltibasını açıkça ortaya koymuş olmalarına rağmen iddialarına kanıt olacak delil sunulmadığından bahisle mütalaa verilmesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu, kök rapora itiraz dilekçelerinde ve birleşen ya cevaplarında öncelikle ... numaralı "..." markası ile ... sayılı "..." markalarının hükümsüzlüğü koşullarının bulunup bulunmadığı hususunun tartışılması, bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi talepleri dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mutlak ret sebepleri ve kötü niyetli tescilin re'sen dikkate alınması gereken ve kamu düzeninden olan hususlar olduğunu, müvekkilinin huzurdaki davada ... markasının sahibi olmasa dahi mutlak ret sebepleri ve kötü niyetli tescil gerekçesiyle davacı-karşı davalının markalarının hükümsüzlüğünü talep edebileceğini, bilirkişi raporunda bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmişse de ek raporda ... markasının tanınmış bir marka olduğunun gözetilmediğini, bu marka ile davalının ... numaralı "..." markası ile ... sayılı "..." markalarının kıyaslanmadığını, davacı-karşıd avalının sürekli "..." yahut "..." ibareli tescilli başvurularının "..." markası sebebiyle reddedilmesine rağmen yapılmaya devam etmesinin kötü niyetli olduğunu, kötü niyetli marka tescilinin tek başına bir hükümsüzlük sebebi olduğu göz ardı edilerek ek rapor tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, markalar arasında tek harf haricinde bir farklılık olmadığını, bu konuda verilen mütalaanın hukuka aykırı ve çelişkili olduğunu, "..." ibaresi ile davalıya ait "..." markası, "..." markası ile "..." markaları kıyaslanırken markanın tanınmış olduğu, markaların aynı sınıfta tescilli olduklarının bilirkişi heyeti tarafından gözden kaçırıldığını, bilirkişi raporunda "..." ibaresinin Google arama motorunda aranması halinde ekrana "..." ile ilgili sonuçlar geldiğinin açıkça ortada iken fiilen iltibasın gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı yönünde varılan sonucun raporun içeriği ile de dahi çelişkiliyken çelişki dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ... numaralı "..." ... numaralı "..." ibareli marka tescil müracaatının reddinin, davacının kötü niyetli marka tescili yaptığını ve olayda SMK 5/1-Ç koşulları bulunduğunu ortaya koyduğunu, ek raporda asıl ve birleşen dava yönünden markanın bütünselliği ilkesi çerçevesinde inceleme yapılmadığını, birleşen dava yönünden yapılan incelemeler ile çelişki oluşturacak biçimde mütalaa vermeye devam edildiğini, müvekkilinin hiçbir zaman davacı ile iltibas oluşturmaya yönelik marka kullanımında yahut tescil başvurusunda bulunmadığını, asıl olanın iyi niyet olduğunu, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin "..." ibareli ... numaralı marka tescil müracaatını yaptığını, davacı-karşı davalının markalar dairesine ve sonra da YDİK'ye huzurdaki dava ile aynı hukuki sebeplerle itirazda bulunduğunu, YDİK tarafından davacının itirazının reddi ile müvekkiline markanın tescilinin yapıldığını, müvekkilinin markasal kullanımının tescilsiz kullanımdan kaynaklanan haklarına ve her halükarda “...” ibareli ... numaralı marka tesciline dayanması sebebi ile tecavüz ve buna bağlı müdahalenin meni talebinin hukuki mesnetten yoksun olduğunun sübuta erdiğini, YDİK kararına rağmen asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma yolu ile hak kaybı için 5 yıllık süre ön görüldüğüne yönelik bilirkişi görüşünün hukuka aykırı olduğunu, somut olaydaki gibi tescilsiz marka kullanımı ile iligli görülen davalarda 5 yıllık sürenin uygulanmayacağını, her olayın somut özelliğine göre sessiz kalınan sürenin değerlendirileceğini, huzurdaki davada sessiz kalma yolu ile hak kaybı savunmasının müvekkiline karşı açılan hükümsüzlük davası yönünden değil, müvekkili tarafından "..." ibaresinin tescilsiz kullanımının tecavüz oluşturduğu iddiası yönünden yapıldığının açık olduğunu, asıl davada dava dilekçesinde müvekkilinin 4 yıldır tecavüzde bulunduğu iddiası ile müvekkiline ait 4 yıllık defterlerin ve mali kayıtların incelenmesi talebinde bulunduğunu, tarafların birbirlerinden haberdar olduğunu beyan ettiğini, buna rağmen 4 yıl boyunca sessiz kaldığını, müvekkilinin ticari yatırımlar yapmasını beklediğini, ardından tecavüz iddiasıyla TMK 2'ye aykırı biçimde hukuki işlemlere girişerek müvekkili üzerinde haksız bir baskı kurmak istediğini, müvekkilinin ... markasına yatırım yapmasına sessiz kalan davacının 4 yıl süre ile sessiz kalmasının ardından marka tecavüzü iddiası ile dava açamayacağını, buna karşılık bilirkişi heyetinin olayın somut koşullarını ve 5 yıllık sürenin geçmediğini ifade ederek, davacı tarafın sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı halde asıl dava yönünden müvekkil aleyhine mütalaa vermelerinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı-karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının istinaf dilekçesindeki taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme kararının usulüne uygun olduğunu, davalının müvekkili ile aynı semtte çorap ve çamaşır üreterek sattığını, müvekkili markasını taklit ederek marka müracaatı yaptığını, müvekkilinin marka müracaatlarını iptal ettirdiğini, davalı tarafın daha önce iki kez reddedilen ... ibareli markanın sonuna ... harfini eklediğini, markaların görünüm, telaffuz, ses itibariyle neredeyse aynı olduğunu, yerel mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının ... markasının 25.sınıf yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiğini, mahkemece davalı-karşı davacının asıl davadaki rapora itirazlarının dikkate alındığını ve itirazların değerlendirilmesi, birleşen dosyadaki dava ve cevap dilekçeleri de incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verildiğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin maddi-manevi zarar gördüğünü, davalı-karşı davacının istinaf dilekçesinde müvekkilinin markaları ile dava dışı ... markasının iltibasını ortaya koyduğunu iddia etse de bu iddiasının yerinde olmadığını, bu iddianın yerel mahkemece değerlendirilmiş olduğunu, davalı-karşı davacının tamamen kötü niyetli olarak tam sözlü yargılama aşamasına geçilecekken davayı uzatmaya ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik ihbar talepleri olduğunu ancak bu hususun değerlendirilmediğini öne sürdüğünü, davalı-karşı davacının beyanlarının aksine böyle bir ihbar taleplerinin olmadığının dosya kapsamından sabit olduğunu, davalı-karşı davacı hakkında devam eden ve işbu dosyanın sonuçlanmasını bekleyen ceza davasının sonuçlanmasını engellemeye çalıştığını, mahkeme kararının isabetli ve yerinde olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu; davalının eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsili talebidir. Karşı Davanın konusu; davacı/karşı davalıya ait ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğü ve TPMK sicilinden terkini talebidir. Birleşen davanın konusu; davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıf içerisinde yer alan 25.sınıf ("Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalan, kasketler, bereler, takkeler, kepler.") yönünden kısmen hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK kaydına göre, ... numaralı "..." markasının 25. sınıfta, ... numaralı "..." markasının 25. ve 35. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 25. sınıfta ... adına tescilli olduğu, TPMK kaydına göre; ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.14/03/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle:" Davacı/karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı, davacı/karşı davalının ... başvuru numaralı "..." ve ... başvuru numaralı "..." markalarının ortalama tüketicinin gözünde kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, davalı-karşı davacı tarafından "..." ibaresiyle birlikte "..." ibaresinin kullanımlarının bir çok markanın alt segment veya üst segment marka yaratmak üzere çeşitli eklerle kullandığı gibi işaretlerin idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları nedeniyle karıştırılma ihtimalinin olduğu, davalı/karşı davacının bu tüketiciyi aldatıcı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğu, davalı/karşı davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı /karşı davalı adına tescilli ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... sayılı "..." ibareli markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; işe başlama tarihi 27.09.2017 ve iş konusu; iç giyim eşyalarının toptan ticareti (slip, külot, gömlek, tişört, sabahlık, pijama, korse, bornoz, çorap vb.) olan davalı firmanın, yıllık net satış hasılatı bir milyon Türk Lirasını aşmayan mikro işletme statüsünde olduğu, 2017 yılı son üç ayı ile 2018 yılını az da olsa kar ile sonuçlandırdığı, 2019 ve 2020 yıllarında zarar ettiği ve 2020/3. dönemde zararda olduğu, başvurusu reddedilmiş olmasına rağmen, "..." ibareli markasını kullanmaya devam ettiği, davalının "..." markasının 13.09.2017 başvuru tarihi ile 12.10.2020 dava tarihi arasında, 2017 yıl sonunda 1.277,44 TL kar ve 2018 yılında 14.533,29 TL kar olmak üzere, toplam 15.810,73 TL kar elde ettiği, 2019 yılında 16.691,43 TL zarar ettiği, 2020/3. dönemde de 24.670,80 TL zararda olduğu, dolayısıyla 13.09.2017 - 12.10.2020 tarihleri arasında 25.551,50 TL zarar ettiğinden, davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak seçimlik hakkını kullandığı SMK 151/2-b maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." hükmüne göre, talep edebileceği maddi tazminat bulunmadığı, ancak, davalının zarar ettiği 2019 yılı ve zararda olduğu 2020/3.dönem hariç tutulacak olursa, 13.09.2017 - 31.12.2018 tarihleri arasındaki karının toplam 15.810,73 TL olduğu, çeşitli kriterlerin dikkate alınması ile, "..." ibareli markanın kara etkisinin %40 olabileceği öngörüsü ve varsayımı ile, davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak seçimlik hakkını kullandığı SMK 151/2-b maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." hükmüne göre, talep edebileceği, maddi tazminat miktarının 6.324,00 TL olarak hesap edildiği, manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir. 19/12/2022 tarihli bilirkişi kurulu Ek raporunda özetle:" Kök rapordaki kanaatlerin aynen korunduğu, birleşen davada, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıf içerisinde yer alan 25. sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, asıl davada taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının irdelenmesi neticesinde; SMK 151 maddesi çerçevesinde mali inceleme yapıldığı ve bu incelemenin sonucunda, ileri sürülen tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir. İstanbul 1 FSHHM’ nin 2019/314 D. İş. sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde davalı/karşı davacının bu markanın tescil edilmiş halinden farklı olarak ... şeklinde tabela ürün ve kartvizitlerde kullandığı, işyerinde ... ibaresi bulunan yaklaşık 250 adet erkek iç çamaşırı ile 1000 adet çorapların raflarda sergilendiği tespit edilmiştir. -SMK mad.25/6 uyarınca marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Somut olayda, davalının işe başlama tarihinin 27/09/2017 tarihli olduğu, davanın 27/11/2020 tarihinde açıldığı, 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın kullanımlarının davacının markalarının tescilli olduğu 25. ve 35. Sınıfta iç çamaşırı ve çoraplar ile bu ürünlerin satışına yönelik tabela kartvizit vb. alanlarda kullanıldığı, hitap edilen ortalama tüketicinin özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu olmadığı, ortalama tüketicinin dikkate alınması gerektiği, ortalama tüketiciye göre davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Asıl davada davalı/karşı davacı adına kayıtlı .. numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü davasında yapılan incelemede, davalı markasının davacı markalarından farklılığının son kısma eklenen "..." ibaresi olduğu, ... ibaresinin ... ibaresinin baş harflerinden oluştuğu, markaların tescilli olduğu sınıflarda, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesine göre bu eklentinin ayırt edicilik vasfı kazandırmadığı, görsel ve sesçil olarak yüksek oranda benzer olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğü ile, dosya kapsamında bulunan D.İş dosyasındaki tespitlerden markaya tecavüz ve tazminat koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Karşı dava; davacı/karşı davalıya ait ... numaralı "...", ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğü ve TPMK sicilinden terkini talebi olduğu, davacı markalarının tescil tarihinin davalı markasından önce olduğu, tescil ve kullanımla öncelik hakkının davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, davalı/karşı davacı vekilinin ... markasının dava dışı ... Anonim Şirketi’ne ait olduğu, TPMK nezinde ... no ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, dava dışı şirketin TPMK nezdinde ... ibareli seri markaları bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça kendisine ait olmayan markalara dayanılarak davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davacı/karşı davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğinden, davalı vekilinin aksi yöndeki savunması ve istinaf sebebine itibar edilmemiş ( bkz. Yargıtay 11. HD nin 2017/3235 Esas, 2019/679 Karar sayılı Kararında da belirtildiği üzere; kötüniyet iddiasına dayalı olarak dava açma hakkı , gerçek marka sahibine aittir.) ancak, mahkemenin karşı davada, koşulları oluşmadığından hükümsüzlük davasının reddine karar vermesi yerinde ise de, üçüncü kişinin markası nedeniyle kötüniyetli tescile yönelik gerekçesi düzeltildiğinden, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir. Birleşen davada, dosya kapsamında bulunan tescil kayıtları ile, bilirkişi ek raporundan; davalı adına tescilli ... numaralı ".." ibareli markanın 35. sınıf içerisinde yer alan 25. sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, birleşen davada verilen kısmen hükümsüzlük kararının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacının istinaf başvurusunun Karşı dava yönünden 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, (karşı dava yönünden) düzeltilmiş gerekçe ile aynı hükmün kurulmasına, Asıl ve Birleşen davada -Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve Birleşen davada Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf isteminin Kısmen KABULÜNE, Asıl ve Birleşen davada -Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun REDDİNE, 2- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/03/2024 tarih, 2021/346 E., 2024/57 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile; 3- ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE -Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -Maddi tazminat talebinin kabulüne; 6.324,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmekişlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine, KARŞI DAVANIN REDDİNE, BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜNE -TPMK nezdinde davalı ... adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın 35.sınıf içerisinde yer alan 25.sınıf (koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler) yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesine müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'ya gönderilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; Asıl dava yönünden; 4/a-Alınması gereken 841,85 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 696,53 TL harcın davalı ...'den tahsiline, 4/b-Davacı tarafın yaptığı 54,40 TL başvuru harcı, 54,40 TL peşin harç, 90,92 TL ıslah harcı, 423,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.123,22 TL yargılama giderinden; davanın kısmen kabul - kısmen reddi nedeniyle 2.398,52 TL' nin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/ç-Markanın Hükümsüzlüğü talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.324,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/eManevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/f-Reddedilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'nden alınarak davalı ...' ye verilmesine, Karşı dava yönünden; 4/g-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 561,00 TL harcın davacı ...' den tahsiline, 4/ğ-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4/h-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4/ı-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...' den alınarak, davalı ...'ne verilmesine, Birleşen dava yönünden; 4/i-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davalı ...' den tahsiline, 4/j-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere 161,40 TL harcın davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 4/k-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı tarafça yatırılan karşı dava yönünden 427,60 TL istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı tarafından yapılan karşı dava yönünden 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının asıl ve birleşen davada davacı, karşı davada davalıdan tahsiliyle asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacıya verilmesine, 5/c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 841,85 TL birleşen dava yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 1.269,45 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 414,25 TL harcın asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025