Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/342 E. 2022/225 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/342
- Karar No
- 2022/225
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1131 KARAR NO:2025/73 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/03/2022 NUMARASI:2021/342 E. - 2022/225 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... sayılı dosyasında müvekkili aleyhime kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip işlemi başlatıldığını, müvekkili tarafından borca ve imzaya itiraz edilmişse de süre yönünden reddedildiğini, takibe konu olan senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,... takip yapılan ... sayılı dosyada bulunan senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ve bu nedenle işbu dosya gereği davalıya borçlu olmadığının tespitine, başlatılan takibin iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında vuku bulan ticari ilişkinin neticesinde ... Şirketi'nin müvekkili şirkete borçları bulunduğunu, davacı takibe konu senetteki imzanın tarafına ait olmadığını iddia etmekte ise de iddiaların gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, davacı kendisi ile birlikte senet borçlusu olan ... Şti.'nin yetkilisi olup davalı firmaya olan borcuna istinaden kendisinde avali bulunan çok sayıda senet verdiğini, davaya konu senetler 18.02.2016 tarihli 'Çek Senet Alındı' tutanağı ile davalı şirket çalışanı önünde ... tarafından düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiğini, imzaların ...' e ait çıkmaması halinde kendisi ile ilgili nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulacağını, zira kendisi şirket yetkilisi olup ticari ilişkinin tümünde kendisi ile iletişim kurulmuş, davaya konu senetleri de kendi imzalamış gibi hareket etmek sureti ile müvekkili şirket çalışanına bizzat teslim ettiğini,Ticaret Sicil Gazetesinden anlaşılacağı üzere Davacı ..., süresiz olarak şirket müdürlüğüne atanmış olup, atacağı münferit imza ile de şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, davacının şirket ortağı da olduğunu beyanla davanın reddine , %20 'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " 1-Davanın KABULÜ ile, ... sayılı takip dosyasında takibe konu edilen bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine 2-Davalının kötüniyeti tespit olunamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme rapora itirazlarını ve bekletici mesele taleplerini değerlendirmeden, eksik inceleme ile alenen hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki davanın kabulüne karar verdiğini, davacının kendi eli ile teslim ettiği senetlerdeki imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmesinin dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini gösterdiğini, davacı hakkında dolandırıcılık şikayetinde bulunduklarını, Savcılık soruşturması sonucu ulaşılacak gerçeklerin yargılamanın seyrini değiştireceğinden, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, şirket kaşesi altında aynı imza bulunan senetlere ilişkin ... 'in şirket yetkilisi olduğu halde, şirket adına herhangi bir itirazda bulunmaması davacının ne kadar kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, senetler şirket yetkilisi ... tarafından düzenlenerek teslim edildiğini, senetlerdeki imzanın da ... e ait olduğunu, davalı şirket adına icra takibine geçildiğini, davacının 4 yıl sonra imzaya itiraz etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, ... bir takım icra dosyalarına ödeme yaptığı halde takip tarihinden yıllar sonra dava açmasının kötü niyetli olduğunu, davaya müvekkilinin sebebiyet vermediğini, müvekkilinin haklı ve iyi niyetli bir şekilde takibe geçtiğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı veya yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının ve yetkilisi bulunduğu firmanın, müvekkili şirkete davaya konu icra takibi ve senetlerden,senetlerin dayanağı dosyaya sunulan faturalar ve cari hesaptan kaynaklı borçlu olduğunun dosyadaki tüm belgeler ile sabit olduğunu, hatalı gerekçe ve eksik incelemeye ve hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayalı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı davaya konu senetlerin bizzat müvekkili tarafından teslim edildiğini iddia etmekteyse de gerçeği yansıtmayan bu iddiasını ispatlayamadığını, müvekkilinin şirket adına da değil de sadece kendi adına menfi tespit talebinde bulunmuş olmasının da menfi bir yoruma tabi tutulmasının bir izahı bulunmadığını, davalı benzer senetlerin itiraza tabi tutulmadan ödendiği hususunu ifade etmişse de bu senetlerin icra tehdidi altında ödendiğini , buna ilişkin istirdat davası açacaklarını, davaya konu senetlerde yer alan yazı ve imza örneklerinin müvekkiline ait olmadığı hususunun bilirkişi raporuyla ispatlandığını beyanla davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, ... sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu olan senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dosya gereği davalıya borçlu olmadığının tespitine, başlatılan takibin iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir... sayılı takip dosyasında, davalı tarafından 4 adet senede dayalı 37.500,00-TL asıl alacak, 1.146,63-TL işlemiş faiz, 112,50-TL %0,30 komisyon, 508,10-TL protesto olmak üzere toplam 39.267,23-TL için ... Şti ve ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, takibin dayanağı yapılan senetlerin ; keşidecisi ... Şti, lehdarı ... olan 18.02.2016 tanzim tarihli , 30/04/2017 vadeli 7.500,00-TL tutarlı, 30/05/2017 vadeli 10.000,00-TL tutarlı, 30/06/2017 vadeli 10.000,00-TL tutarlı , 30/07/2017 vadeli 10.000,00-TL tutarlı dört adet bono olduğu, borçlu şirket kaşesi dışında, keşideci tarafından ikinci bir imzanın bulunduğu görülmüştür.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Bu kapsamda senet metnindeki imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır ve kural olarak, davacının bu iddiası tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'i niteliğindedir.Grafoloji uzmanı bilirkişinin 24/02/2022 tarihli raporunda özetle; inceleme konusu 30/04/2017 tediye tarihli 7.500 TL tutarında, 30/05/2017 tediye tarihli 10.000 TL tutarında, 30/06/2017 tediye tarihli 10.000 TL tutarında ve 30/07/2017 tediye tarihli 10.000 TL tutarında senet asıllarında bulunan yazı, rakam ve imzalar ile karşılaştırma belgelerindeki ...'e ait yazı, rakam ve imza örnekleri kıyasla; ...'in eli ürünü olmadığının bildirildiği görülmüştür.Bir kambiyo senedi düzenlendiği zaman lehtar ile keşideci arasında kural olarak bir temel ilişki ve kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır.Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu bonolara dayalı takip yapıldığı, ancak takip dayanağı bonoların keşidecisi olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin tek yetkilisi olan davacının eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda bonoların keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup, menfi tespit talebi yukarıda değinildiği üzere kambiyo hukukundan kaynaklanan kambiyo ilişkisinin sahtelik nedeniyle hükümsüzlüğü iddiasına dayalı olarak taraflar arasındaki temel ilişkiden (asıl alacak borç ilişkisi) bağımsız olarak incelendiğinden davalının temel ilişkide alacaklı olup olmadığı gibi savunma sebeplerinin temel ilişkiden bağımsız ele alınması gerekli kambiyo ilişkisi yönünden sonucu değiştirmeyeceği , davacının hakkında avalist olduğu iddiasıyla takip yapılmış olması nedeniyle imza inkarına dayalı menfi tespit talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu ve bu davayı açmasına yasal bir engelin söz konusu olmadığı, davanın kabul kararının dava konusu senetlere dayalı yürütülen icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında temel ilişki nedeniyle alacak borç ilişkisinin tespitine ilişkin olmadığı tüm bu nedenlerle mahkemece davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davanın davalı tarafından başlatılan takip sonrası açılan menfi tespit davası olduğu ve yargılama sonunda davanın kabul edildiği, bu nedenlerle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının usule uygun olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih ve 2021/342 E., 2022/225 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.682,34 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 671,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.011,34 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025