Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/341 E. 2022/283 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/341
Karar No
2022/283
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2068 - 2025/137 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2068 KARAR NO : 2025/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2022 NUMARASI : 2021/341 E. - 2022/283 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2021/341 E. - 2022/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/04646 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." "... ..." "... ..." markaları ile iltibas bulunduğu gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun tescili istenen 3 ve 5 sınıf mallar yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marklar arasında iltibas bulunmadığını, markaların faaliyet alanlarının ve hitap ettikleri tüketici kesiminin birbirinden farklı olduğunu, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin sıfır anlamına geldiğini ve kimsenin tekeline bırakılamayacak kadar yaygın kullanımı olduğunu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, uyuşamazlık konusu sınıflarda tescilli "..." ibareli birçok markanın bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-8993 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun 3 ve 5 sınıf mallar yönünden de tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, hem dava konusu hizmetlerin tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe söz konusu markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece ve bilirkişi raporunda iltibas değerlendirmesinin markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresi ile sınırlı olarak değerlendirildiğini, oysa markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmadığını, müvekkilinin başvurusunun bir bütün olarak redde mesnet markalardan farklı olduğunu, marklarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğin zayıf olduğunu, redde mesnet markalarının müvekkilinin faaliyet olanı olan zayıflama ürünleri ile ilgili bulunmadığını, markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen mallar yönünden tescili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvurunun reddedildiği 3 ve 5 sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, diğer taraftan markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 3 ve 5 sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceği, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin olmadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu itibarla davacı vekilinin mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/341, K. 2022/283, T. 08.06.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-341-e-2022-283-k-b5105f378b6d