Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/307 E. 2022/115 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/307
Karar No
2022/115
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1452 KARAR NO: 2025/242 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 28/04/2022 NUMARASI: 2021/307 E. - 2022/115 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin araç jantı, araç lastiği ve aküsü imal, ihraç ve ithal işleriyle iştigal ettiğini, davalının gerek sosyal medya hesaplarında yaptığı açıklama ve gerekse bazı yurt içi jant üreticilerine gönderdiği ihbarnameler ile jant tasarımı yaptığını ve bu tasarımlardan ikisine Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... ve ... sayılar ile tasarım tescil belgesi aldığını ifade ettiğini ve ilgili ürünlerin imal, ithal ve saire işlemlerinin yapılmamasını istediğini duyurduğunu, davalının TPMK tarafından yenilik ve ayırt edicilik araştırması yapılmamasından faydalanarak müracaat gerçekleştirdiğini ve belirtilen tasarımları tescil ettirildiğini ancak davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilikten uzak olduğunu, bu ürünlerin uzun yıllardır piyasada bulunduğunu, bu şirket tarafından müvekkiline numuneler gönderildiğini, davalının başkasına ait olan ve ticari hayatta yaygın olarak kullanılan bir tasarımı kendi malıymış gibi davranarak kendisi adına tescil ettirdiğini, bu hususu davalıya sözlü olarak intikal ettirdiklerini ve bir sonuç alamayınca davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının cevaben ihtarnamedeki talepleri kabul etmediğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkiline ait .... sayı ile tescilli jant tasarımının TPMK nezdinde tescilli olduğunu ve tescil için gerekli şartları taşıdığını, müvekkili tarafından dava dışı ... Tic.ve San.A.Ş.'ye ihbarname gönderilerek, jant tasarımlarına ilişkin yasal hakların müvekkiline ait olduğunun ve işbu tasarımların yalnızca müvekkili tarafından üretilebileceğinin, aksi halde yasal hakların kullanılacağının ihtar edildiğini, ancak dava dışı üçüncü şahıs tarafından müvekkiline gönderilen herhangi bir cevabi yazı olmadığı gibi, davacı tarafından müvekkiline ihtarname çekildiğini, davacı ve üçüncü şahsın birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin ... sayı ile tescilli tasarımına ilişkin tescil başvurusunun reddedildiğini, tescil edilmeyen bir tasarımın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, davaya konu edilen tasarım ile müvekkiline ait tasarım arasında çeşitli farklılıkların bulunduğunu, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının sunduğu bilgi ve belgelerin tamamen gerçek dışı olduğunu, ayrıca davacı tarafından “dış görünüm tasarım patenti” adı altında belgeye ilişkin WIPO web sitesinde yapılan aramada gerek başvuru ve kayıt numaralarıyla gerek tarih ve şirket adıyla gerekse dizayn eden şahsa ait herhangi bir jant tasarım/patent tesciline ulaşılamadığını, davacının iddialarını haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... (1), (2), (3), (4) ve (5) çoklu endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafından davalı müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarası ile tescil edilen ve ... numarası ile tescil edildiği iddia edilen Jant tasarımlarına ilişkin işbu iki tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep ve dava edildiğini ancak ... başvuru numaralı tasarıma ilişkin tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedildiğini,... başvuru numaralı tasarım için herhangi bir hüküm kurulmadığından başta reddedilen kısım yönünden lehlerine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti açısından büyük bir eksiklik olduğunu, gerekçeli kararda davacı tarafından ... başvuru numaralı tasarım için istenilen hükümsüzlük ve iptal taleplerinin değerlendirilmeden, hatalı ve hukuka aykırı olacak şekilde davanın kabulüne dair karar verildiğini, tescilli olmayan bir tasarım hakkında hükümsüzlük kararı verilemeyeceğinden davacının hukuki yararı ve dayanağı bulunmayan taleplerinin reddi gerektiğini ve bu tasarım yönünden vekalet ücretine hak kazandıklarını, -24/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda, yenilik incelemesinde değerlendirilmesi gereken kriterlerin yeterince irdelenmediğini, müvekkilince tescile konu edilen tasarımların yeni bir tasarım vasfına haiz olduklarının açık olduğunu, SMK m.56/f.4 gereği, SMK m. 55’ gereği yeterli inceleme yapılmadığını, EUIPO’nun ... sayılı kararında, yenilik şartının anlamı yitirmemesi için “önemsiz detay” kavramının dar ve katı yorumlanması gerektiği belirtildiğini, genel düzenlemeler üzerinden yapılan açıklamalar ve uluslararası uygulamalardan verilen örnekler karşısında somut olaya/dava konusu tasarımlara ilişkin yenilik unsuruna dair incelemenin yetersiz kaldığı görüldüğünü, benzerliği aşan bir ayniyetin gerekli olmasına rağmen, dava konusu tasarımların ilk bakışta dahi görünüm olarak birbirlerinden önemli derece farklı olduğunu, iki tasarım arasında detaya girilmeden dahi görsel olarak farklı bir izlenim yaratıldığını, bilirkişinin, müvekkilinin tasarımlarındaki yenilik katan unsurları açıkça ortaya koymaması, bu tasarımlara yönelik yapılacak ayırt edicilik incelemesinin de sıhhatine olumsuz etki ettiğini, yenilik katan unsurlar açıkça ifade edilmediğinden; bu unsurların ayırt ediciliğe olan etkisinin değerlendirilmesi de doğru bir şekilde yapılamadığını, -Yerel Mahkeme kararının aksine, müvekkili şirkete ait dava konusu tasarımların, gerek eksik tanzim edilen bilirkişi raporunda tespit edilen ve gerekse de yeterli inceleme yapılmadığı için gözardı edilen davacının tasarımlarından ayrılan farkları, tasarımları "ayırt edici nitelikte" kıldığını, tasarımın ayırt edici olup olmadığının SMK m. 56/f.5 gereği, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bırakılan genel izlenime göre değerlendirileceğini, mahkemelerin, dosyayı bilirkişiye tevdi ederken, uzmanlardan tasarımı, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile incelemelerini istemediğini, raporda bu değerlendirmelerin yapılması aranmadığını, tayin edilen bilirkişilerin de alanında uzman kişiler olmakla birlikte, bu kişilerin konuya ilişkin söz konusu düzenlemeden uzak olmaları, tasarımı, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile değil uzman gözü ile değerlendirmelerine yol açtığını, bu nedenle hükümsüzlük veya tecavüzün önlenmesi davasında hem yenilik hem ayırt edicilik incelemesi yapılacaksa bilirkişi heyetinde, bir tasarımcı, bir hukukçu ve ilgili sektörden bir bilgilenmiş kullanıcı mutlaka bulundurulması gerektiğini, ayırt ediciliğin en önemli tespit noktası "bilgilenmiş kullanıcı" değerlendirmeleri iken, endüstri tasarımları alanında uzman bir bilirkişinin tespitlerine itibar edilerek ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığına kanaat getirmenin hatalı olacağını, tasarımları kıyaslarken bilgilenmiş kullanıcın her iki tasarım hakkında edindiği genel izlenimler arasında belirgin bir farklılık aranacağını, genel izlenimden kasıt, insana ilk bakışta etki eden intiba olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının kıyaslamayı yaparken tasarıma bir bütün olarak yaklaşacak, ayrıntılarda boğulmayacağını, somut olayda açık biçimde farklı olduğu vurgulanan ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan görseller netice itibari ile sırf her ikisi de jant tasarımına ilişkin olduğundan bilirkişice yeterince incelenmediğini, farklılıkların tümü göz ardı edildiğini, ancak sayılan bu farklılıkların, önemsenmeyecek derecede küçük detaylar niteliğinde olmadığını, bilirkişice tüm bu farklılıkların göz ardı edilerek yalnızca her iki tasarımın da jant tasarımına ilişkin olması sebebiyle tasarımda ayırt edicilik bulunmadığına kanaat getirilmesinin, bilgilenmiş kullanıcı değerlendirmesinin hiç dikkate alınmadığını gösterdiğini, -Ürünlerin ayırt edici özellikleri ile tasarımcının tasarımı geliştirirken sahip olduğu seçenek özgürlüğünün sınırı göz önüne alındığında, tasarımın korunma şartlarının da gerçekleşmediğini, tasarımcının seçenek özgürlüğü ve ilgili üründeki zaruri hususlar, yapılan değerlendirmede dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu tasarımlar değerlendirilirken özellikle "kolların biçimleri" ve "oranları" üzerinde yüzeysel olarak durulduğunu ve bu nedenle tasarımlar arasında benzerlik olduğu kabul edildiğini, her iki tasarımının da endüstriyel jant tasarımına ait olması bu iki tasarımı birbirlerine benzer kılmadığını, bu konsept içinde, tasarımcının, tasarım özgürlüğü olduğunu, Jant tasarımlarında sırf bu şekil veya ölçülerin yakınlığının her iki tasarımın benzer olduğu anlamına katiyen gelmeyeceğini, seçenek özgürlüğünün değerlendirilmesi gerektiğini, -iki tasarım arasında ki farklar bariz bir şekilde ortaya konulmuş olsa da gerek bilirkişi raporunda ve gerekse Yerel Mahkeme kararında işbu farklılıklara hiç değinilmediğini, kıyaslanan ... ile ... tasarımları arasında; jant çanak yapılarının birbirlerinden farklı, çanak yapılarının yanı sıra çanaklar arasında düz ve damarlı olacak şekilde yapısal farklılıklar da bulunduğunu, Bijonlar arasında tamamen farklı geometriler kullanıldığını, Bijon deliklerinin bulunduğu bölgelerdeki kesimler birbirinden farklı olup, bir tasarımda "yarım daire" oluşturulmuşken diğer tasarımda "dikdörtgen" şekil oluşturulduğunu, kesim kol yapıları birbirlerinden tümüyle farklı olduğunu, farklı kol yapıları farklı yapıdaki çanaklara farklı şekilde bağlandığını, tasarım kol yapısı farklı geometriye ve farklı kalınlığa sahip olduğunu, Lip olarak adlandırılan bölgenin yüzeyle bağlantısının farklı olduğunu, kol içinde ... olarak adlandırılan kısımlarda farklılıklar bulunduğunu, ... tasarımında kol içlerinde diğer tasarımda bulunan milling bulunmadığını, -... tasarım farklılıklarının, ikinci kademe kol ile kolun çanak ile birleştiği yüzey ve şekiller farklı, kolların jantın lip kısımlarıyla birleştiği bölge farklı olduğunu, bir tasarımda oval şekilde bulunan tasarımlar diğer jantta köşeli şekilde tasarlandığını, kol kalınlıkları ve draft açıları farklı olup, açılar arasında kalınlık ve büyüklük farklılıkları olduğunu, -... tescil numaralı tasarım ile ... arasında, Jantlar arasında genişlik ve darlık tasarımlar arasında farklılığa yol açtığını, Bijon deliklerinin bulunduğu bölgenin kesimleri arasında farklılıklar olduğunu, Jantlar arasında belirli bölgelerde özellikle daha büyük açılı ve farklı geometriyle kesimden kaynaklı farklılık olduğunu, Lip bölgelerinde birleşim ve tasarımsal farklar olduğunu, bu farklılar dikkate alınmadan bilirkişi raporundan yola çıkılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hiç bir üretimi olmayan davalı yanın daha önce başka ülkelerde kullanılan ürünleri ülkemizde haksız şekilde tescil ettirerek gerçek ticaret yapanları zorda bırakmaya çalıştığını, davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı yana ait ... (1), (2), (3), (4) ve (5) tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... (1), (2), (3), (4) ve (5) tescil numaralı "Jant" ürün adlı tasarım tescil belgesinin, 09/10/2020 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle, davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 25/03/2022 havale tarihli raporunda, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, hükümsüzlüğü talep edilen 09/10/2020 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile resen incelemeler sonucu elde edilen 13/04/2019 tarihli görseller arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izleminde, belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, bu itibarla ... (1), (2), (3), (4) ve (5) numaralı tasarım tescillerinin, başvuru tarihi olan 09.10.2020 tarihi itibarıyla koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı belirtilmiştir. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın, kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Somut olayda; dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “...” tasarımı olduğu, bu tip ürünlerde sıklıkla tercih edilen daire / silindir biçiminde yapı içinde yer alan ve merkezden dışa doğru ilerleyen kollardan oluşmakta olup, bu kolların biçimleri, oranları, yüzey özellikleri sayesinde farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazandığı, ...9- 1, 2 ve 3 nolu tasarım tescilleri incelendiğinde, merkezden dışa doğru ilerleyen ve radyal bir patern oluşturan iki adet kol yapısı görüldüğü ve “...” biçiminde olup, dışa doğru daralan yapıda uzayan kollara sahip olduğu, farkların küçük ayrıntılarda olduğu, ... - 4 no.lu tasarım tescili incelendiğinde, merkezden dışa doğru ilerleyen ve radyal bir patern oluşturan beşli kol yapısında olduğu ve “...” biçiminde olup, dışa doğru hafif daralan yapıda uzayan kollara sahip olduğu, farkların küçük ayrıntılarda olduğu,... - 5 no.lu tasarım tescili incelendiğinde, merkezden dışa doğru ilerleyen ve radyal bir patern oluşturan beşli kol yapısında olduğu, kol yapıları “...” biçiminde olup, dışa doğru hafif daralan yapıda uzayan kollara sahip olduğu, farkların küçük ayrıntılarda olduğu, yenilik ve ayırt edicilik incelemesi, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiği, başka bir deyişle yenilik ve ayırt edicilik unsurunun incelemesi genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan bir durum olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunun tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten alındığı, gerekçeli ve denetime elverişli hükme esas alınabilir nitelikte olduğu davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı tarafça ... başvuru numaralı tasarım için herhangi bir hüküm kurulmadığı ileri sürülmüş ise de, ön inceleme duruşmasında sadece 2020/07319 nolu tasarım için uyuşmazlık tespitinin yapıldığı, uyuşmazlık tespitine ilişkin davalının itirazının bulunmadığı anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek davalı vekilinin istinaf isteminin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih ve 2021/307 E., 2022/115 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/307, K. 2022/115, T. 09.10.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-307-e-2022-115-k-caff68d8e733