Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/305 E. 2022/868 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/305
Karar No
2022/868
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/362 Esas KARAR NO:2024/1537 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:30/11/2022 NUMARASI:2021/305Esas, 2022/868 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:09/10/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine ... sayılı kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak senet üzerindeki imza müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin, davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davacı ...'nun davalıya .... sayılı takibe konu 07.01.2016 tarihli ve 20.000-TL bedelli senet yönünden borçlu olmadığının tespiti ile .... sayılı takibin davacı yönünden iptalini, davalının davaya konu senet yönünden icra takibini kötüniyetli olarak devam ettirmesi nedeniyle takibe konu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı/borçlu iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davanın reddinin talep olunduğunu, müvekkili davalı/alacaklı ile davacı/borçlu eşi arasında .... bayilik ilişkisi kurulduğunu, bu kapsamda.., tüp ve nakit kredi verildiğini, verilen emtia ve krediler ile devam eden ticari ilişkiden doğacak borçlara karşılık ipotek alındığını, bir süre devam eden ticari ilişki sonrası emtia alımı yapılmaması ve satış taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeni ile Beyoğlu .... Noterliğinin 19.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile bayilik sözleşmesi feshedildiğini ve o dönem itibari ile 89.909,38-TL olan ana para borcunun ödenmesi talep edildiğini, borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine; alacakların tahsili amacı ile davacı tarafından zikredilen iki takip dosyası ile birlikte ... İle cari hesap alacağının,.... ile çekten doğan alacağın tahsili için takip başlatıldığını, ...'nun toplam borcu ihtarname tarihi itibari ile 89.909,38-TL olduğu ve tahsili amacı ile 4 ayrı takip yapıldığını, İpotek dosyası dışında yapılmış bir ödeme bulunmamakta olup, davalı/alacaklı müvekkilin bakiye alacağının mevcut olduğunu, sözleşmeden kaynaklı diğer alacak haklarının da saklı olduğunu beyan ederek haksız ve kötüniyetli davanın reddini, davacı/borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve 2021/305 Esas - 2022/868 Karar sayılı kararıyla; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu bonodaki avalist imzasının bonoda aval veren olarak görünen davacıya ait olup olmadığı ve davacının bu bonodan dolayı davalıya karşı sorumlu ve borçlu olup olmadığı noktasındadır.Dava konusu ....olan, davacının aval veren olarak göründüğü, lehtarının davalı şirket olduğu, 07/01/2016 düzenleme tarihli 07/04/2018 ödeme tarihli, 20.000,00.-TL bedelli bono üzerindeki imzanın davacının el ürünü olmadığının Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği, 13/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun mukayese belgeler açısından teknik açıdan yeterli incelemeyi içerdiği ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, imza sahteliğinin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği, davacının dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığı Mahkememizce sabit görülmüş olmakla davanın kabulüne .... sayılı icra takibi ve takibe konu olan 07/04/2018 ödeme tarihli 20.000,00- TL bedelli senette davacı adına atılan avalist imzasının davacıya ait olmadığından davacının bu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacının avalist, davalının ise lehtar konumunda olması nedeniyle bonodaki imzaların davalının huzurunda atılması gerektiği, kaldı ki davalı vekilince cevap dilekçesinde, davacı tarafından atılan imzanın davalı şirketin ortağı huzurunda atıldığının beyan edildiği, avalist imzasının davacıya ait olmaması nedeniyle, avalist imzasının davacının eli ürünü olmadığının bilmesi gerekmesine rağmen bonoyu icra takibine koyan lehtar davalının kötüniyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalının % 20 oranında (4.000,00 -TL) kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu senet; Müvekkili şirket yetkilisi, şirket çalışanı, davacı eşi ....'nun ve davacı ...'nun da bulunduğu ortamda; bayilik ilişkisinin teminatı olan ipoteğin tesis edildiği aynı gün düzenlendiği ve şirkete teslim edildiği teslim edilen senette davacıya ait imza gerçek değil ise davacının eşi ... tarafından şirket yetkilisinin dikkatinden kaçırılarak eşi davacı yerine atılmış olacağı Davalı Delil Listesi 8 de davacı eşi ...'ya ait imza örneklerinin de celbi talep edildiği bu hususta davacı imza örneklerinin incelenmesinden sonra karar vereceğini beyan etmesine rağmen hiçbir değerlendirme yapmadığı yemin deliline başvurulmuş iken bu hususta hiçbir işlem yapılmadığ borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine; alacakların tahsili amacı ile 4 ayrı takip yapıldığı dava tamamen kötniyetli olarak açıldığı davacı tarafından senetteki imzadan dolayı yapılmış bir şikayet bulunmadığı İcra Mahkemesi nezdinde aynı amaçla yapmış oldukları aynı talepleri de reddedildiğini menfi tespit davasında borçlu olmadığını ispat yükü borçluya ait olduğunu dosya kapsamında imza incelemesi için iki ayrı rapor alındığı baştan savma ve özensiz düzenlendiği ek rapor da eksik incelmeye tabi, karar vermeye elverişli olmadığından, değerlendirme kısmında yer verilen ifadelerin gerçekliğinin de tarafımızca test edilip belirlenme imkanı bulunmadığından, Adli Tıp Kurumundan yeniden imza incelemesi yapılması talep edildiği Ancak Mahkeme tarafından kabul edilmediğini İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/305 E. Sayılı dosyası ile 30/11/2022 tarih ve 2022/868 K. Sayılı davanın kabulüne dair kararının ‘kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak KARARIN KESİNLEŞMESİNE KADAR İCRANIN GERİ BIRAKILMASI KARARI verilmesi ve davanın reddine’ karar verilmesi Davacının kötü niyetli olarak itiraz ettiği açık olduğundan takip tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili dilekçesinde; Davalının iddiasının gerçek olduğu kabul edilerek imzanın ... tarafından taklit edildiği kabul edilse dahi bu durumda dava dışı bir kişi tarafından Davacının imzasının taklit edildiği ortaya çıkağı ancak menfi tespit davasının kabulü kararına hiçbir etkisi olmayacağı imzanın kim tarafından taklit edildiği dava konusu olmadığ Yemin deliline dair davalı hiçbir celsede talepte bulunmadığı İcra Mahkemesi nezdinde yapılan İmzaya İtiraz talebimiz esastan değil, süre yönünden reddediği davacının imza örneklerinin yanı sıra yazı örneklerinin de incelemeye alınması talebi yerinde olmadığı Senet metninin davacının, davalının veya üçüncü bir kişinin yazısı olması aval imzasının sahte olması karşısında hiçbir sonuç doğurmayacağı davalı senetteki aval imzasının gerçek olup olmadığını bilmesi gerekmektiği sahte imzalı senedi takibe koymakta kötüniyetli olan davalının kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetli olduğundan istinaf talebinin reddi istenmiştir DELİLLER:İlk derece mahkemesince alınan 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/305 esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle olup, beyaz işık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu senetteki ...'ya atfen atılmış imzalar ile ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlanpıç hareketlerinde kısmi benzerlikler, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarda farklılıklar görüldüğünü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde, inceleme konusu senetteki imzaların ...'nun eli ürünü olmadığı" yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 13/10/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda ve özetle; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/305 esas sayılı istemi ile gönderilen dosya ile ilgili olarak bilirkişi seçilmekle olup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (...) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu senetteki ...’ya atfen atılmış imzalar ile ...’ya ait yukarıda belirtilen mukayese imzaları da incelenerek yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde kısmi benzerlikler, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarda farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu senetteki imzaların ...’nun eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. GEREKÇE:Davacı, takibe konu 20.000,00TL bedelli 07.01.2016 tarihli bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza defi mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece alınan grofolog raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu görülmekle davalı vekilinin rapora ilişkin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Davalı vekili istinafında imzanın davacıya ait olmaması durumunda davalı şirket yetkilisinin dikkatinden kaçırılarak davacı yerine eşi ... tarafından atılmış olacağı eşinin imza ve yazı örneklerinin alınması gerektiği belirtilmiş ise davalının bonodaki lehtar konumu ile keşideci ve avalist imzasını kendisinin huzuru ile alması gerektiği bu sebeple dava dişi kişi yönünden imza incelemesi yapılmaması ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 226. maddesi uyarınca yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacağı vakıalar hakkında yemin de teklif edilemeyeceğinden Mahkemece yapılan yargılamada usule ve hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.366,20-TL harçtan, peşin alınan (161,65 TL nispi+179,90-TL maktu) olmak üzere toplam 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/305, K. 2022/868, T. 07.01.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-305-e-2022-868-k-787da222c0da