Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/286 E. 2023/1535 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/286
- Karar No
- 2023/1535
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : ... KARAR TARİHİ : 22/09/2020
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2023
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında sağlık hizmetleri malzemesi alım satım sözleşmesinin olduğunu, davalı tarafından ödenmeyen faturalar için ... 5. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin ... ... International Hospital ünvanı ile SGK ile anlaşmalı olarak sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, kurum sigortalısı hastaların sağlık hizmeti ve tıbbi malzeme bedellerini kuruma fatura ettiğini, vermiş olduğu hizmetin karşılığını SGK’dan tahsil ettiğini, davacının ise medikal malzeme temin ve satışı işi ile iştigal ettiğini, davacının konsinye malzeme sözleşmesi ile müvekkili şirkete konsinye tıbbi malzeme temin ve satışını taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin bahse konu sözleşme kapsamında davacıdan tıbbi malzeme satın aldığını ve hastanede tedavi gören hastalara kullanarak dava dışı anlaşmalı olduğu SGK’ya fatura ettiğini ancak sözleşme çerçevesinde müvekkil şirket tarafından davacıdan satın alınan ve SGK’ya fatura edilen tıbbi malzemelerden SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki ödeme kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle müvekkili şirket hak edişlerinden toplam 44.407,76 TL kesinti yapıldığını, taraflar arasındaki bahse konu konsinye malzeme sözleşmesi’nin 4.maddesinde “SGK’ya faturalama sonrası malzemenin SGK tarafından ödenmemesi üzerine kesinti yapılması ve/veya ceza tahakkuk ettirilmesi halinde işbu bedel ya da cezalar için yansıtma faturası düzenlenebilir. Ya da alacaklardan mahsup edilebilir” hükmünün düzenlendiğini, bu bağlamda davacı yanın, müvekkili hastaneye kullandırılan malzemeler ile ilgili dava dışı SGK tarafından müvekkili şirket alacaklarından yapılacak her türlü kesintiyi ve ceza ile ilgili sorumluluğun kendisine ait olduğunu ve böyle bir durum söz konusu olması halinde alacaklarından mahsup edilmesini kabul ve taahhüt ettiğini, bu çerçevede SGK tarafından davacının temin ve satışını yapmış olduğu tıbbi malzemeler ile ilgili olarak müvekkili şirket aleyhine uygulanan kesinti tutarı için taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davacıya 30/05/2018 tarih ve ... seri nolu 23.139,02 TL bedelli ve 30/05/2018 tarih ve ... seri nolu 21.268,74 TL bedelli yansıtma faturası tanzim edildiğini ve ... 23.Noterliği’nin 04/06/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde davacı vekiline gönderildiğini, davacı vekili tarafından işbu ihtarnameye cevaben ... 10.Noterliği’nin 11/06/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile faturaların davacı şirket muhasebe kayıtlarının güncellenmesi için davacı adresine gönderilmesinin talep edildiğini, bu doğrultuda bahse konu faturaların müvekkilince ... 23. Noterliği’nin 25/06/2018 tarih ve ...73 yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde davacı asile gönderilmiş olup bu güne kadar iade edilmediği gibi herhangi bir itiraz da söz konusu olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.maddesi ile “konsinye veren tarafından kullandırılan tıbbi malzemelerin faturanın kesildiği ayın bitiminden itibaren 180 günlük vade ile ödeneceği” kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin işbu takip dosyasına ilişkin bahse konu fatura bedellerine ilişkin olarak alacaklı yana herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava konusu faturalardaki malzemelerin davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı ancak sözkonusu malzemelerin davalı tarafından hastalara kullanıldığı, kullanılan malzemelerin SGK'ya fatura edildiği, ancak SGK'nın düzenlenen bazı faturalardaki tıbbi malzemelerin SUT'a uygun olmadığı gerekçesiyle davalı hak edişlerinden kesinti yapıldığı, davalının da kesinti nedeniyle yansıma faturası tanzim ettiği, eksik ödemeler nedeniyle davacının davalı hakkında ... 5.İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, taraflar arasında imzalanan Konsinye Malzeme Sözleşmesinin 4. maddesinde "SGK ya faturalama sonrası malzemenin SGK tarafından ödenmemesi üzerine kesinti yapılması ve/veya ceza tahakkuk ettirilmesi halinde işbu bedel ya da cezalar için yansıtma faturası düzenlenebilir" hükmünün yer aldığı, bu nedenle davalı tarafından 44.407,77 TL yansıtma faturası düzenlemesinin hukuka uygun olduğu, bunun dışında davalı ticari defterlerine göre davacıya 11.234,62 TL borçlu göründüğü, davalının icra dosyasına 2.049,22 TL ödediği ve bakiye alacak miktarının 9.185,40 TL olduğu gerekçesiyle, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 1.837,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının reddedilen kısım yönünden kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, bilirkişi ek raporunda takip konusu olan faturalardan en yeni tarihliden geriye doğru olan 05/05/2018 tarih ve ... no'lu 2.435,40 TL bedelli, 16/04/2018 tarih ve ... no'lu 1.420,00 TL bedelli, 02/03/2018 tarih ve ... no'lu 2.548,80 TL bedelli, 05/12/2017 tarih ve ... no'lu 1.927,80 TL bedelli olmak üzere toplam 8.332,00 TL tutarındaki fatura için takip tarihi itibari ile henüz ödeme vadesi gelmediği için faiz talep edilemeyeceği ancak sözleşme gereği davacıya 180 günlük çek teslim edilmediği için icra takibine konu edilebileceğinin kabul edildiği, mahkemece de bu görüşe itibar edilerek bu tutar düşülmeksizin takibin 9.185,40 TL üzerinden devamına karar verildiğini ancak işbu bilirkişi değerlendirmesi ve işbu rapora istinaden tesis edilen hükmün hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5. maddesi ile “konsinye veren tarafından kullandırılan tıbbi malzemelerin faturanın kesildiği ayın bitiminden itibaren 180 günlük vade ile ödeneceğinin” kabul edildiğini, çekin bir ödeme aracı olup yasal düzenleme uyarınca çekte vade bulunmadığını, çekin keşide tarihinden önce tahsili mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de satın alınan malzemeler için 180 günlük ödeme vadesi kabul edilmiş olup bu ödemenin 180 günün sonuna keşide edilmiş çek ile yapılacağı kararlaştırıldığını, henüz ödeme vadesi gelmeyen bir borç ile ilgili olarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılması yerinde olmadığını, bu nedenle vadesi gelmemiş faturalar ile ilgili olarak takip başlatılamayacağından icra dosyasına yaptıkları itirazın haklı olup 9.185,40 TL - 8.332,00 TL = 853,40 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığını, infaz işlemleri sırasında hatalı işleme mahal verilmemesi adına kararın düzeltilerek davacı yanın faiz talebi olmadığından gerek takip öncesi gerek ise takip sonrası faiz talebinin reddine dair hüküm fırkası eklenmesi gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, sözleşme maddesi ile davacı tarafça kabul edilen kesinti işleminin davacı yana noter aracılığı ile bildirildiği halde davacının müvekkili şirket aleyhine bu tutar kadar kötü niyetli olarak icra takibi başlattığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İtirazın iptaline konu ... 5. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine faturalara istinaden 55.815,18 TL asıl alacak, 3.019,60 TL işlemiş faiz ve 139,03 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 58.973,81 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 2.049,22 TL tutarındaki fatura alacağını ödeyerek bakiye alacağa ferileriyle birlikte itirazı üzerin takibin durdurulduğu, hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında alınan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ticari defterlerine göre takip tarihi (11/06/2018) itibariyle davacının davalıdan 55.642,38 TL alacaklı olduğu, buna karşılık davalının ticari defter ve belgelerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 11.234,62 TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerine göre 05/05/2018 tarihine kadar davacının davalıdan 55.642,38 TL alacaklı olduğu konusunda mutabık oldukları, 11/06/2018 takip tarihi itibari ile borç/alacak bakiyelerindeki mutabakatsızlığın, davalının, 30.05.2018 tarih ve ... seri nolu 23.139,02 TL bedelli ve 30.05.2018 tarih ve ... seri nolu 21.268,74 TL bedelli yansıtma faturalarından kaynaklandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4. maddesi gereğince davacı tarafından davalıya satılan ancak SGK tarafından ödemeleri yapılmayarak davalı alacaklarından kesilen 44.407,77 TL’nin davalı tarafından davacıya yansıtılmasının hukuka uygun olduğu, bu sebeple davalı ticari defterlerinde gözüken ancak davacı kayıtlarında gözükmeyen iki adet fatura gereğince taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, davalının sözleşmenin 4.4. maddesine uygun olarak tanzim ettiği iki adet yansıtma faturası gereğince davalının davacıya takip tarihi itibariyle 11.234,62 TL borçlu olduğu, davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının ise toplam 11,75 TL olduğu, ihtarname masrafına (139,03 TL’lik makbuz ) ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Alınan 19/12/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının icra dosyasına kısmi itirazı esnasında kabul ettiği ve ödediği 2.049,22 TL'nin icra dosyasının infazı aşamasında değil hüküm aşamasında asıl alacak yönünden dikkate alınması gerekmesi durumunda bakiye alacak miktarının 11,234,62 TL - 2.049,22 TL = 9.185,40 TL olacağı bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı tarafından takibe konu edilen 05/05/2018 tarih ve ... no'lu 2.435,40 TL bedelli, 16/04/2018 tarih ve ... no'lu 1.420,00 TL bedelli, 02/03/2018 tarih ve ... no'lu 2.548,80 TL bedelli, 05/12/2017 tarih ve ... no'lu 1.927,80 TL bedelli olmak üzere toplam 8.332,00 TL tutarındaki faturalardaki alacağın muaccel olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeni 5.maddesinde "Konsinye veren tarafından bırakılan konsinye ürünlerin kullanımından sonra kesilen faturalar, faturanın kesildiği ayın bitiminden itibaren konsinye verene 180 günlük evrak ile ödeme yapılacaktır. Çek/senet takip eden ayın 25'ine kadar konsinye veren firmaya verilecektir." hükmü yer almaktadır. Davalı taraf söz konusu hükme istinaden davacı tarafça 11/06/2018 tarihinde başlatılan icra takibinde takip konusu yapılan 05/05/2018 tarih ve ... no'lu 2.435,40 TL bedelli, 16/04/2018 tarih ve ... no'lu 1.420,00 TL bedelli, 02/03/2018 tarih ve ... no'lu 2.548,80 TL bedelli, 05/12/2017 tarih ve ... no'lu 1.927,80 TL bedelli faturaların takip tarihinde henüz muaccel olmadığını ileri sürmekte ise de; takibe konu faturalarda vade öngörülmediği gibi taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının, davacı tarafça kesilen faturalara istinaden takip eden ayın 25'inde davacıya çek vermesi gerektiği halde bilirkişi tarafından yapılan incelemede davalı tarafça söz konusu faturalara ilişkin çek tesliminin gerçekleşmediği bu nedenle davacının alacağını takip ile birlikte isteyebileceği belirtilmiş olup mahkemece de usul ve yasaya uygun olarak bu yönde hüküm kurulmuştur. Zira, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.maddesi uyarınca, vadenin söz konusu olabilmesi için sözleşmede ön şart öngörülmüş olup fatura kesildikten sonra verilecek çek/senedin takip eden ayın 25'ine kadar davacıya teslim edilmiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda ise dava konusu faturalara ilişkin çek tesliminin gerçekleşmediği nazara alındığında davacının alacağının muaccel olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı taraf itirazın iptalini asıl alacak miktarına yönelik talepte bulunmuş olup mahkemece kurulan hükümde de takibin asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi fazlaya ilişkin istemin reddine de karar verilmiş ve davacı tarafça ödeme emrinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz talep edilmiş olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın m. 67/2 hükmü uyarınca, alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekmekte olup alacaklı takibinde haksız ise de icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu borçlu tarafından kanıtlanamamış olduğundan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi faturaya dayanan takibe konu alacağın likit ve itirazın haksız olduğu dikkate alındığında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kamu düzeni uyarınca yapılan inceleme neticesinde ise; davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13, 18/14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle eldeki dava yönünden arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davalıdan davanın kabul ve ret oranına göre tahsiline karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle HMK'nın 355. maddesi gereği kaldırılması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 9.185,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-)Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 1.837,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Davacının reddedilen kısım yönünden kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-) Harçlar yasası gereği alınması gereken 627,45 TL harçtan peşin alınan 623,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,13 TL harcın davalıdan tahsiline, 5-) Davacı tarafından yapılan 1.452,00 TL yargılama gideri üzerinden kabul ret oranına gör hesaplanan 248,06 TL yargılama gideri ile peşin alınan 623,32 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-) Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğimden 6.595,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-) Arabulucuk ücreti olarak harcanan 1.320,00 TL yargılama gideri üzerinden kabul ret oranına göre hesaplanan 225,50 TL'sinin davalıdan, 1.094,49 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince icrasına, 9-) Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davalıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, III-) İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kararın kaldırma nedenine göre davalı üzerinde bırakılmasına, IV-) Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 16/10/2023
... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza
AZLIK OYU Sözleşmenin 5.maddesinde fatura tarihinden itibaren 180 günlük vade belirlenmiştir. Bu husus verilecek çeklerin keşide tarihlerinin 180 günlük olması şeklinde düzenlenmiştir. Çeklerin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi vadeyi ortadan kaldırmaz. Bu nedenle muaccel olmayan bir alacağın tahsili şeklinde erken açılmış bir takip söz konusu olduğundan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Başkan
¸e-imzalıdır