Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/24 E. 2022/769 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/24
Karar No
2022/769
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/1677 KARAR NO: 2024/3005 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2024 NUMARASI: 2023/640 E - 2024/223 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 12/11/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sanayi Sitesi ... Blok No.. Sultangazi/İstanbul adresinde Oto Tamirhanesi işlettiğini, davalının müvekkili tarafından aracına sunulan tamir hizmetinin ayıplı olduğundan bahisle Gaziosmanpaşa 4. Sulh hukuk Mahkemesi'ne baş vurduğunu ve 2019/22 Değişik sayılı dosya üzerinden delil tespiti yaptırdığını, söz konusu dosyaya bilirkişi tarafından ibraz olunan rapora dayanarak "ayıplı hizmet nedeniyle alınan ve kullanılmaz hale gelen parçaların toplam maliyeti, yargılama giderleri, çekici masrafı, aracın kullanılamadığı zaman için kiralanan yeni araç için kira masrafı vs"den ibaret alacağın tahsili talebiyle Gaziosmapaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe giriştiğini ve takibin kesinleştiğini, ancak davalıya ait ... Plakalı aracın 2018 yılı içinde çekici ile müvekkilinin iş yerine getirildiğini, araçtaki arızanın tespit edildiğini, davalının burada araç tamiri yaptırmayıp aracını götürdüğünü, sonrasında aynı aracın 15.01.2019 tarihinde yeniden müvekkiline ait tamirhaneye getirildiğini, motor montajının tamamlandığını, davalının henüz müvekkiline ödeme yapmadan yakıt almak üzere aracı alıp gittiğini, söz konusu araçtaki motor arızasına ait parçaların davalı tarafından alındığını, motor revizyon ve rektefiye işlemi bizzat davalı şirket tarafından ...Motor Yenileme ve Rektefiye/ ... adlı şirkete yaptırıldığını,müvekkilinin sadece rektefiye yapılan parçaların montaj işlemini yaptığını, ayrıca yağ pompasının da davalı tarafından alındığını ve takıldığını, pompanın arızalı olması nedeniyle davalı tarafından değiştirildiğini, yağ soğutucusu takıldığını, sorunun müvekkilinin işçiliğinden değil davalının satın aldığı parçaların arızalı olmasından kaynaklandığını, işçilikte hata olması halinde aracın 15 dakika çalışıp sonrasında araç yağlamayı keseceğini ve stop edeceğini, ancak böyle bir durumun söz konusu olma- dığını, aracın davacının tamirhanesinden çalışır vaziyette götürüldüğünü, davacı tarafından ayıplı hiz- met sunulmadığını beyanla, davacının takip konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, davalının % 20'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2018 tarihinde, ...Plakalı ... marka model aracı tamir ettirmek amacıyla ... Otomotiv sahibi ...’a götürdüğünü, söz konusu aracın davalı tarafından yapılan işlemden sonra hasar gördüğünü, mevcut zararın Gaziosmanpaşa 4 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/22 D İş sayılı dosyası üzerinden tespit edildiğini ve bu tespit raporuna dayalı olarak Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 01.10.2018 tarihinde aracın moto- rundan ses gelmesi nedeniyle davacıya ait tamir atolyesine götürüldüğünü, davacı tarafça "motorun yatak sardığı ve tamir edilmesinin gerektiği"nin belirtildiğini, çekici ile ... Otomotive götürülüp motor söküldüğünde parça tamiri yapılamadığından müvekkil aracı çekici üzerinde aracı geri götürdüğünü, 30.12.2018 tarihinde çekici ile ... Otomotiv’e götürdüğünü, müvekkilinin davacının yönlen- dirmesi ile, aracın tamiri için tüm parçaları ... Parçacısı’dan 20.06.2019 keşide tarihli 16.000,00 TL (...) çeki karşılığı ödeme ile aldığını, parça tamiri için 16.000,00 TL ödeme yapıl- dığını, işçilik ücreti olarak davacıya 3.500,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bu araç ile servis işi yaptığını, araç tamirhaneden çıkmadan tekrar yatak sardığını ve motorun sökülüp davacının tanıdığı bir rektefiyeciye götürüldüğünü, Gaziosmanpaşa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/22 D İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacının kusurlu olduğunun açıkça belirtildiğini, raporda motorda meydana gelen hasarın tamamen rektefiye ve mekanik işçilik kusurları ile meydana geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 1.İlk Derece Mahkemesi'nce 2021/24 E. 2022/769 K. Nolu 04.11.2022 tar. ilam ile ; davacı Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında borcu ödemiş olmakla davaya istirdat davası olarak devam edilmek sureti ile davacının davasının kısmen kabulü ile 69.688,79‬ TL'nin 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalının istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2023/218 E., 2023/2562 K. Nolu 19.09.2023 tarihli ilamda; "Dava; İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davalıya ait ... plakalı aracın arıza nedeniyle davacıya ait iş yerine getirildiği, davacı tarafça yapılan inceleme sonucu motor kısmında arıza tespit edildiği, yapılan tamir işleminden sonra motorun yeniden arızalandığı, söz konusu arızanın ayıplı tamir işleminden kaynaklandığı iddiası üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi'nce delil tespiti yapıldığı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanılarak icra takibine girişildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 1-Arabuluculuk ile ilgili olarak; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi “(1) ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk süresine aşağıdaki hükümler uygulanır.” Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan; TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari da- valardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir. 05/04/2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, taz- minat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir. Netice itibariyle eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğuna dair yasal bir düzenleme de bulunmadığından menfi tespit talebi yönünden TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartı aranmayacaktır. İstirdat talebi ise bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olup arabuluculuk dava şartına tabidir. Dava dilekçesine ekli tutanağın tetkikinden davacının iş bu davadan önce dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak GOP Arabuluculuk Bürosunun ... Büro, ... nolu dosyası üzerinden ara buluculuğa başvurduğunu, 05/02/2020 tarihinde sürecin anlaşmazlık ile sonuçlanmış olup bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 2- Dosyaya ibraz olunan 23/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının dava konusu aracı tamir etme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmeyerek ilave hasarların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği, bu bakımdan 14.000,00 TL ilave onarım bedeli + 1.200,00 TL onarım süresince aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar + 723,35 TL işlemiş zarardan ibaret toplam 15.923,35 TL zarardan sorumlu olacağı, davacı tarafından icra müdürlüğüne 15/02/2021 tarihinde 85.612,14 TL ödendiği" belirtilmiştir.Mahkeme kararında bilirkişi raporu esas alınarak ; icra dosyasına yapılan toplam 85.612,14 TL ödeme tutarından , davacının sorumlu olduğu 15.923,35 TL zarar bedelinin mahsubu sonucu 69.688,79 TL tutarında fazla ödemenin bulunduğu sonucuna varılmış ise de, davacının sorumlu olduğu 15.923,35 TL tutarındaki zarara isabet eden tahsil harcı, icra masrafı , vekalet ücreti vs hesaplamada dikkate alınmamıştır. Ayrıca , davacının dava konusu ettiği ve harçlandırdığı dava değeri 63.846,41 TL olmasına rağmen mahkemece talep aşılmak suretiyle 69.688,79 TL üzerinden istirdat hükmü kurulması HMK 26. Md. Hükmüne aykırı bulunmuştur. Buna göre mahkemece davacının sorumlu olduğu onarım bedeli, araç mahrumiyet zararı vs alacağa isabet eden tahsil harcı, icra masrafı , vekalet ücreti vs hesabı yönünden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." denilerek davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce 2023/640 E., 2024/223 K. Nolu 29.03.2024 tarihli ilam ile; "Asıl ve Islahla açılan davanın KISMEN KABULÜNE; 64.000,34 TL'nin 12/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İstirdat talebinin ara buluculuğa tabi olduğunu ve eldeki davada davacının arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açtığını, davanın dava şartından yoksun olduğunu, Gaziosmanpaşa 4. SHM 'nin 2019/22 D. İş sayılı dosyasına sunulan rapor ile eldeki dava dosyasına sunulan raporun uyumsuz olduğunu, itirazlarına rağmen çelişkilerin giderilmediğini, salt hesaplama ile yetinildiğini, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu belirtilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu,davacının arabulucuya başvurduğu hususunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre tahsili gerekirken tamamının müvekkilinden tahsilinin gerektiğini, müvekkili lehine hükme- dilecek vekalet ücretinin maktu ücret olan 9.200,00 TL'den az olmaması gerekirken müvekkili lehine 5.688,45 TL ücrete hükmedildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; 1.Arabuluculuk yönünden;05.04.2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Orman kanunu ve bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesi gereğince "6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi, alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat,itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat dava- larında" şeklinde değiştirilmiş aynı yasanın geçici 1.maddesinde "bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 7036 sayılı kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır" denilmiştir. Eldeki dava İİK 72. Maddesi gereğince menfi tespit davası olarak açılmış ve yargılama sırasında 12.02.2021 tarihinde kapak hesabındaki 85.612,14 TL'nin tamamı takip borçlusu duru- mundaki davacı tarafından ödenmekle İİK 72/6 md gereğince dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Önceki kararımızda belirtildiği üzere, dava açıldığı tarih itibariyle arabulucuya başvuru şartına tabi olmayıp davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Bilirkişi raporu ile ilgili olarak; Davacının delil olarak dayandığı Gaziosmanpa 4. SHM'nin 2019/22 D.iş sayılı dosyasında; a.) Makine Mühendisi ... tarafından ibraz olunan 02.06.2019 tarihli raporda; " meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir hasar niteliğinde olduğu, söz konusu aracın motor aksamının çalışmadığı, bu nedenle motorunun sökülerek tekrar rektifiye edilmesi gerektiği, mevcut hali ile aracın motorunun yatak sarmış olma ihtimalinin yüksek olduğu, motor aksamındaki hasarın ve ayıplı işlerin kalem kalem tespiti için motorun komple sökülmesi ve aracın motorunun çalışmamasının ayıplı hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği, talep edilen tamir için alınan parçalardan zarar görenlerin tespit edilmesinin mümkün olmadığı" , b.)Aynı dosyaya Makine Mühendisi ... tarafından ibraz olunan 04.08.2019 tarihli raporda; 23.07.2019 tarihinde demonte vaziyetteki motor parçaları üzerinde yapılan teknik incelemede; motorda çalışan parçaların yağsız kalması neticesinde motorun yatak sarmış olduğu, ana yataklarda ve krank- ta hasar oluştuğu, piston ve sekmanların krepaj (Yağsız kalan bölgelerde piston, silindir gömleği ve segman- ların kuru olarak birbirine sürtünmesi) yapmış olduğu, motordaki yağlama zaafiyeti nedeniyle eksantrik mille- rinin yağsız kuru sürtünmeye bağlı ısıl ve mekanik deformasyona uğramış oldukları, demonte durumdaki motor parçalarında paslanma bölgelerinin oluşmaya başladığı tespitleri yapılmış, fotoğrafları çekilerek inceleme çalışması sonlandırılmıştır. ANALİZ:Teknik inceleme sırasında yapılan tespitler neticesinde motorda gelişen hasarın yağ- lama zaafiyeti, nedeniyle meydana geldiği tespit edilmiştir. Dava dosyasına sunulan yedek parça listesi kalem- lerinden anlaşıldığı üzere motorun revizyonu sırasında yağ pompası ve yağ soğutucusu yeni olarak takılmıştır. Yapılan değerlendirmede; Motor revizyonunda yedekparça bakımından bir kısıtlama söz konusu olmayıp normal koşullar altında rektifiye ve montaj işçiliklerinin doğru yapılmış olması halinde böyle bir hadisenin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Motorun demonte durumda olduğu halde incelenmiştir. Tespit edilen fiili teknik sonuçlar itibari ile meydana gelen hasar ile doğrudan illiyet bağı olabilecek işçilik kusurları şöyledir; Rektifiye İşçilik kusuru; Ölçüsel hatalar, boşluk töleranslarındaki imalat kusurları nedeniyle yatakların krankı sıkması ve bu nedenle yataklarla karank arasındaki yağ filmi tabakasının oluşamaması, çalışma sırasında yağ filmi tabakasının yırtılması veya yeterli seviyede oluşamaması türünden uygunsuzluklar nedeniyle yukarıda tespit edilen türden deformasyonların ortaya çıkmıştır. Yatakların kazınması ile karterde metal talaşının birikmesi, devamında biriken metal talaşlarının yağ süzgecini tıkaması veya motor yağlama kanallarını tıkaması neticesinde motorda çalışan parçalarda yağsızlığa bağlı aşınma ve hararet hasarlarının ortaya çıkması neticesini doğurmuştur. Mekanik Montaj İşçilik kusuru; Motorun toplanması sırasında yapılabilecek bir çok kusur bulunmakla birlikte incelenen hasarlı parçalardan ve motorda oluşan hasarın boyutu bakımından yapılan analizde, ana yatakların montajında bir terslik olduğu değerlendirilmiştir. Bahse konu yatakların üzerinde yağlama delikleri olup, bu deliklerin motor bloğu üzerindeki yağlama kanal çıkışı delikleri ile eşleştirilmesi gerekmektedir. Olası bir dikkatsizlik neticesinde yapılan yanlış montajın meydana getireceği yağsızlık ve kuru sürtünme neticesindeki metal talaşı oluşumu ile yukarıda detayları verildiği şekilde bir yağlama zaafiyetinin ve diğer bileşenler üzerinde zincirleme hasarlanmaya sebep olduğu kanaatine varılmıştır. Tespit isteyen talep dilekçesinde aracın ilk onarımdan sonra servisten teslim alınmadan önce tekrar yatak sardığı ve motorun sökülerek revizyona tabi tutulduğu beyan edilmiştir. Bu işlem sırasında yağ pompası, yağ soğutucusu, yatakların tekrar değiştirilmesi gerekmekte idi, bahse konu revizyon tekrarının hangi şartlarda gerçekleştirildiğine dair hiç bir bilgi ve belge mevcut değildir. Netice itibari ile; ... plaka sayılı ... aracın motorunun yağsız kalmaya bağlı gelişen mekanik ve ısıl deformasyona uğramış olduğu, piyasada tabir edildiği şekli ile yatak sarmış olduğu, Motorda meydana gelen hasarın tamamen rektifiye ve mekanik işçilik kusurları nedeniyle meydana geldiği, verilen hizmetin ayıplı olduğu, aracın tekrar çalışır hale gelebilmesi için motorun komple revizyon edilmesi gerektiği, yeniden gerçekleştirilecek motor revizyonunda; Piston, gömlek, sekman seti, ana ve kol yatak setleri, eksantrik milleri, yağ soğutucusu, yağ pompası, krank (rektifiye sırasında yapılacak ölçümlerde verilecek karar sonrası eğer gerekiyorsa), motor yağı, yağ filtresi ve conta setinin değiştirilmesi gerektiği, motor revizyonunda rektifiye, enjektör bakım ve mekanik montaj işçiliklerinin yapılması gerektiği, piyasada yapılan araştırmalar ile elde edilen veriler altında yapılan hesap ve değerlendirmede aracın tekrar çalışır duruma getirilebilmesi için gereken onarım bedelinin yedekparça ve işçilikler dahil takribi 18.000,00 TL (KDV dahil) olduğu,takribi onarım süresinin 1 hafta olacağı " yönünde görüş bildirilmiştir. c.) Eldeki davada ise, 23.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının dava konusu aracı tamir etme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmeyerek ilave hasarların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği, bu bakımdan 14.000,00 TL ilave onarım bedeli + 1.200,00 TL onarım süresince aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar +723,35 TL işlemiş zarardan ibaret toplam 15.923,35 TL zarardan sorumlu olacağı belirtilmiştir. Davalının aracındaki arıza nedeniyle oluşan zarar teknik bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmiş olup dosya kapsamındaki raporun hükme elverişli olduğu değerlendirilmiştir. 3.Talep artırımı;dairemizin önceki kararında, dava dilekçesinde harca esas dava değeri 63.846,41 TL olmasına rağmen mahkemece bu talebi aşacak ve HMK 26. Md hükmünü ihlal eder şekilde 69.688,79 TL üzerinden istirdat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilmiştir. Davacı vekili 19.12.2023 tarihli dilekçesi ile , istirdat talebine konu dava değerini 69.688,79 TL'ye çıkarmış ve aynı tarihte eksik harcı tamamlamıştır. 4. Menfi tespite konu miktarın tespiti ile ilgili olarak; Kaldırma kararımız sonrasında mahkemece hesap uzmanı ve e.icra müdürü bilirkişilerden alınan 23.02.2024 tarihli raporda ; " (asıl alacağın) teknik bilirkişi (makine mühendisi ) tarafından 15.923,35 TL olarak tespit edildiğinden hareketle , davacının takip alacaklısı durumundaki davalıya karşı 15.923,35 TL'lik asıl alacak ve bu alacağa isabet eden 1.449,02 TL tahsil harcı+ 2.388,51 TL icra vekalet ücreti + 145,60 TL icra harç ve masrafları ile birlikte top- lam 21.611,80 TL tutardan sorumlu olacağı, davacının takip dosyasına 12.02.2021 tarihinde toplam 85.612,14 TL ödeme yaptığı ,iş bu ödemenin 85.612,14 TL - 21.611,80 TL = 64.000,34 TL 'lik kısmından davacı sorumlu olmadığından bu miktarın istirdatının gerektiği" tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu gerekçesi ve tekniği itibariyle hükme elverişli olup davacının borçlu olmadığı 64.000,34 TL üzerinden KISMEN KABUL hükmü kurulması yerindedir. 5. Arabuluculuk ücreti:Somut olayda, davacının dava konusu iş bu davaya konu menfi tespit ve istirdat talepleri yönünden arabuluculuk başvurusu bulunmayıp dosya içinde mübrez Gaziosmanpa Arabuluculuk Bürosu'nun ... nolu Arabuluculuk Son Tutanağı davalının yapmış olduğu takibin itiraza uğraması akabinde, itirazın iptali davasına esas olmak üzere yaptığı arabuluculuk başvurusu ile ilgilidir. Buna göre , hükmün 2. Nolu fıkrasında yer alan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline dair hüküm fıkrasının hükümden çıkarılması gerekmektedir. 6. Vekalet ücreti; davacının hüküm altına alınmasını istediği dava değeri 69.688,79 TL, mahkemece hüküm altına alınan 64.000,34 TL, red olunan 5.684,45 TL'dir. AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden red olunan dava değerine göre davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti 5.684,45 TL 'dir. Mahkeme kararında davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti 5.688,45 TL olarak yazılmış olup 4,00 TL daha fazlaya hükmedilmiş ise de,davacının istinaf başvurusunun bulunmadığı, istinafa gelen davalı aleyhine de hüküm kurulamayacağı gözetilerek bu hususta eleştiri ile yetinmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak hükmün 2. nolu fıkrasından arabuluculuk ücretinin hükümden çıkarılması gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Asıl ve Islahla açılan davanın KISMEN KABULÜNE; -64.000,34-TL' nin 12/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.371,86TL'den yatırılan 1.090,34-TL peşin ve 102,50-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.179,02-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan 1.090,34-TL peşin ve 102,50-TL tamamlama harcının ıslah harcı olmak üzere toplam 1.192,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan toplam 5.190,00TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap edilen 4.766,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına 5- Davalı tarafından yapılan toplam 145,00 yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap edilen 11,84 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince red olunan dava değerine göre takdir olunan 5.688,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan artan gider ve delil avansından arta kalan kısım var ise yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 300,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 12.11.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/24, K. 2022/769, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-24-e-2022-769-k-f925890d439a