Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/229 E. 2021/23 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/229
Karar No
2021/23
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/523 Esas KARAR NO: 2024/517 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 19/02/2021 NUMARASI: 2021/229 E. - 2021/23 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın ... kod numaralı markayı tescil ettirmesinin müvekkili olan firmanın koruma altında alınan haklarına aykırılık oluşturduğunu, davalı yanın ... başvuru numaralı "..." ibareli markasının 26/01/2015 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili şirkete ait ... markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak tespit edildiğini, davalı yanın markasını müvekkili olan şirketle aynı sınıflar olan 21.sınıfta tescil ettirdiğini, davalı yanın kötüniyetli olarak müvekkili olan şirketin tanınırlığından faydalanmakta olduğunu, davalı yan markası ile müvekkili şirkete ait marka arasında iltibas teşkil edecek derecede benzerlik olduğunu, yüksek mahkemenin müvekkili olan şirkete ait ... markası ile davalı yana ait marka arasında iltibas oluşup oluşmadığına yönelik huzurdaki davayı aydınlatacak emsal kararların mevcut olduğunu ve söz konusu kararların var olduğunu beyan ederek davalı yana ait dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın ayakkabı ve benzeri ürünlerin imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkili olan şirketin temizlik gereçleri ürünleri imalatı, satımı ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, ... ve ... markalarını kullandığını, müvekkili eylemlerinin marka hakkı ihlali veya başkaca hukuka aykırılık ve haksız rekabet teşkil etmediğini, taraflara ait markaların bütünsel olarak genel izlenimleri ve şekilleri itibariyle görsel ve işitsel olarak birbirinden farklı olduğunu, markaların farklı sektörlerde olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların haksız, dayanaksız olduğunu ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, davacı yan markasının müvekkili şirket markasının tescilinden sonra tanınmış marka olarak tescil edildiği için davacı yanın markasının tanınmışlığından faydalanmasının mümkün olmadığını, davacı markasına yönelik daha önce TPMK nezdinde itirazda bulunduklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 20/03/2020 tarihli ara kararı ile; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin dava dilekçesi ile, davalı adına kayıtlı ... tescil nolu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, davada davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü de talep edildiği hususu da nazara alınarak, dava dilekçesi ve ekli belgelere göre, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri ile SMK'nın 159. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile,davaya konu ... sayılı marka tescil belgesi davalı adına kayıtlı ise, 3. kişilere devrinin önlenmesi açısından takdiren teminatsız olarak TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı şirketle davacı şirketin faaliyet alanları ve mal/hizmet grupları birbirinden tamamen farklı olup; hiçbir zaman ve hiçbir şekilde aynı veya benzer mal/hizmet gruplarında faaliyet göstermediklerini, "..." markasını zaten 2003 yılından beri kesintisiz olarak ve tescilli şekilde kullanan davalı şirketin, markasını 2012 yılında tanınmış marka olarak tescil ettiren davacı şirketin markasının tanınmışlığından faydalanma ihtimalinden bahsedilmesi mümkün olmadığını, HMK m. 389 vd düzenlemeler uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık olarak ispat koşulu oluşmadığından, itirazın kabulü ile 03.02.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Dairemizin 2020/1986 Esas 2020/113 Karar sayılı kararı ile; İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; HMK.m.353/1-a/6 maddesi gereğince, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/03/2020 tarihli ihtiyati tedbir itirazının reddi kararı ile 03/02/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının KALDIRILMASINA, karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " Dosyaya sunulan tüm deliller ışığında davalının davaya konu olmayan ... tescil numaralı "..." markasının da sahibi olduğu, davaya konu edilen markayı tescil ettirmek için 26/01/2013 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davalının bu başvuruya 03/03/2014 tarihinde itiraz ettiği, itiraz üzerine yapılan inceleme ile itirazın kısmen kabul, kısmen reddi ile 26/01/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya davalı tarafça sunulan ticari evraklar, kataloglar, fuar görüntüleri ve davalının birbirine benzer mahiyette olan markaları 2001 yılından itibaren tescillerine konu etmiş olması karşısında, davalının uzun yıllardır birbirine benzer markalara yatırım yaptığı ve davaya konu edilen markasını da tescil tarihinden önce kullanmaya başladığı, davacının bu kullanımdan ve markadan habersiz olduğunun başvuruya 2014 tarihinde yapmış olduğu itiraz nedeni ile düşünülemeyeceği, işbu davanın ise beş yıllık sürenin dolmasına iki gün kala ikame edildiği; bu hali ile davacının uzun süre sessiz kalarak davalının yatırım yapmasına, ticari işletmesini söz konusu marka çevresinde şekillendirmesine sebep olduğu ve M.K.md.2 çerçevesinde hükümsüzlük talebinin hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirmesi gerektiği hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı yan kötüniyetli tescil iddiasında bulunmuşsa da başlı başına davacı markalarının tanınmış olmasının kötüniyet için yeterli kabul edilemeyeceği, kötüniyetli tescili tevsike yarar başkaca bir delil bulunmadığı anlaşıldığından kötüniyet iddiasının sübut bulmadığı," gerekçeleriyle, Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin "...", "... ", " ...", "... ayakkabımı seviyorum! Şekil", "..." ve benzeri ibareli markaların sahibi olduğunu, Türkiye genelinde 500'ü aşkın "..." markası adı altında mağaza işlettiğini, 2001 yılında kurulan "..." Türkiye'de, Ayakkabı Marketi Sisteminin öncülüğünü de yapan bir mağazalar zinciri olduğunu, "..." mağazalarında; "..." markası adı altında ayakkabı, bot, çizme terlikler, patikler, kemer, çanta ve benzeri birçok ürün satıldığını, müvekkilinin Türkiye Genelinde "..." markası ile tanınmış olduğu gibi dünya çapında 33 ülkeye de ihracat yaptığını, "..." markası, TPE nezdinde 02, 03, 04, O5, 06, O7, O8, O9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 35. sınıflarda tescilli olduğunu, TPE nezdinde "TANINMIŞ MARKA" (MARUF MARKA) olarak tespit edildiğini, tanınmış markalar sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, davalı ... Tic. Ltd. Şti., Türk Patent Enstitüsü'ne 26.01.2013 tarihinde ... başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu ve 26.01.2015 tarihinde "..." markasını 21. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazlarının kısmen reddedilip davalının “..." markası 26.01.2015 tarihinde 21. sınıfta tescil edilen markasının hükümsüz kılınması ve sicilden terkin edilmesi talepli davanın taraflarınca açıldığını, mahkemece reddedilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hakkın kötüye kullanıldığı ve 5 yıllık sürenin dolmasına 2 gün kaldığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun kabul edildiğini, karıştırılma tehlikesi ve iltibas açıkça ortadayken, davalının haksız bir şekilde müvekkil şirkete ait markanın tüketici nezdinde kazanmış olduğu güvenden yararlanma kastı söz konusuyken, davasının reddedilmesinin usulsüz olduğundan istinaf isteminin kabulü ile verilen kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına tescilli ... tescil nolu "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasıdır.TPMK kaydına göre, ... tescil nolu ... markasının davalı adına 21.sınıfta 26/01/2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle tescil edildiği, davacı adına ..., ..., ..., ... tescil nolu markaların mevcut bulunduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 15/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "davalı yana ait davaya konu markanın davacı yana ait dayanak markalar ile benzer olduğu, davalı yana ait markanını gerek SMK 6/1.madde hükmü gerekse de SMK 6/5.madde hükmü çerçevesinde hükümsüzlüğünün koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, davalı yanın müktesap hak iddialarına dayanak olarak göstermekte olduğu markasının müktesap hak iddialarına dayanak teşkil etmeyeceği ancak davalı yanın dosya arasına sunduğu cd içerisinde davalı yanın ... görselini çok uzun süredir kullandığına ilişkin verilerin olması (2004 yılına dayanan) ve davacı yan ile davalı yan arasında TPMK nezdinde dava konusu marka bakımından 2013 yılında yaşanmış ihtilaf göz önünde bulundurulduğundan davacı yanın ilgili hükümsüzlük talebi bakımından uzun süre sessiz kalması sebebiyle hak kaybına uğradığının değerlendirilebileceği, ilgili cd içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin doğruluğu ve geçerliliğinin yalnızca mahkemenin takdirinde olduğu, cd içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin doğruluğuna kanaat getirilir ise dava konusu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesine göre, Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Mahkemece davacının uzun süre sessiz kaldığı, davalıya ait markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmasına 2 gün kala dava açılmasının kötü niyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.6769 sayılı SMK 25/6 bendine göre, marka sahibi sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu durumu birbirini izleyen 5 yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça markasının hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülemez.Somut olayda hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... tescil nolu markanın 26/01/2015 tarihinde tescil edildiği, davanın bu 5 yıllık süre dolmadan öncesinde 24/01/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davacının kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.Davacının elektrikli temizlik gereçleri ve elektrikli mutfak aletleri konusunda 21. sınıfta tescilinin bulunduğu, ... markasının tanınmış marka olduğu, davalının flosoft ibareli 21.sınıfta elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri sınıfında tescilli marka ile iltibas yaratma, davacı markası serisi olarak algılanma ve tüketici nezdinde sunulan mal ve hizmetinden işletmesinden geldiği yönünde işletmesel bağlantı ihtimali bulunduğundan markanın hükümsüzlüğü koşulları gerçekleşmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/02/2021 tarih, 2021/229 E., 2021/23 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/07778 tescil nolu "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 136,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.253,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 93,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 255,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/229, K. 2021/23, T. 26.01.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-229-e-2021-23-k-0471d33f2f19