Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/226 E. 2023/2055 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/226
Karar No
2023/2055
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2020 NUMARASI : DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/02/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2020 tarih, ...sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 06/06/2017 tanzim, 10/10/2017 vadeli, 15.000 TL bedelli senet ile ilgili icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilince takibe konu bono üzerindeki imzanın da tanınmadığını, takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını belirterek, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına, kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın takibe konu bonoyu, TTK. 594 ve devamı hükümleri gereğince ciro yolu ile ...Gıda San. Tic.'den iktisap ettiğini, iş bu bononun iyi niyetli ve meşru hamili olduğunu, müvekkilinin bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, ciro silsilesi içerisinde davacı ile davalı firma arasında borçlu ...'ın imzası bulunduğunu, davalı firmanın o şirkete faturalı olarak sattığı mallar dolayısıyla oluşan alacağına karşılık bu bononun verilmiş olduğunu, sonuç olarak takibe konu bonoyu elinde bulunduran ve yetkili hamil konumunda olan alacaklı müvekkilinin iş bu bonodan kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla icra takibi yapmasında hukuka ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, Kambiyo senetlerinde TTK 589. maddesinde açıkça belirtildiği üzere imzaların bağımsızlığı ilkesinin geçerli olduğunu, dolayısıyla davacının takibe konu bonoya imzaya yönelik itirazının iş bu bononun kambiyo vasfına ve diğer borçluların sorumluluğuna bir etkisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Senet asılları celp edilip, davacının mukayeseye elverişli imzalarının toplanarak, huzurda yazı ve imza örnekleri alındıktan sonra yaptırılan imza incelemesi neticesinde düzenlenen 23/03/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre alacaklısı "... "Borçlusu Pelerin Tekstil - ... olan 06.06.2017 düzenleme ve 10.10.2017 ödeme tarihli "15.000" TL değerinde, (1) adet senet aslının ön yüzü "ödeyecek" bölümünde atılı bulunan mevcut imzaların davacı ürünü olmadığının tespit edildiği belirtilerek "Davanın kabulü ile, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında davacı ...'ün borçlu olmadığının tespitine, Davacı yönünden İcra takibinin durdurulmasına, Asıl alacağın 15.000,00TL'nin %20'si tutarındaki kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; Dava konusu bononun keşidecisi ile müvekkili arasında doğrudan ticari ilişki bulunmadığını, lehtar... San. Tic. tarafından senedin müvekkiline cirolandığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olup, bonodoki imzanın davacıya ait olup olmadığının müvekkili tarafından bilinemeyeceğini, gerekçe gösterilmeksizin müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, uyuşmazlık konusu hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mukayeseye konu belgelerin takibe konu bononun tanziminden sonra düzenlenmiş evraklar olduğunu, uzman üç kişilik heyet tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, davacının takibe konu bonoya imzaya yönelik itirazının iş bu bononun kambiyo vasfına ve diğer borçluların sorumluluğuna etkisinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti talebine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Somut uyuşmazlıkta; davalı alacaklı tarafından davalı borçlu ve dava dışı .... San. Tic. aleyhine, 06/06/2017 tanzim tarihli 10/10/2017 ödeme tarihli ... lehine, ...Tekstil ... tarafından düzenlenen bono ile ilgili olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacı tarafça senet üzerindeki imzanın eli ürünü olmadığı belirtilerek bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır. 1-Mahkemece aldırılan Adli Belge İnceleme Uzmanı tarafından düzenlenen raporda; Tetkik konusu senet belgenin ön yüzü "ödeyecek" bölümünde atılı bulunan mevcut imzalar ile ...'ün samimi ve huzurda alınmış mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırma neicesinde: 1-İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi, 2-İmzaların başlangıç ve bitim el hareketlerinin yapılışı ve açısal özelliği, 3-İmzalar içerisindeki el hareketlerinin yapılışı, 4-Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, tetkik konusu senet belgenin ön yüzü "ödeyecek" bölümünde atılı bulunan mevcut imzaların, mevcut mukayese imzalarına istinaden ... eli ürünü olmadığının değerlendirildiği belirtilmiş. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; mahkemece davacıdan huzurda imza örnekleri alınarak, 2018 tarihli seçmen listesi ve 2016 tarihli nüfus cizdanı talep formundaki mukayeseye elverişli imzaları da dikkate alınarak laboratuvar ortamında, optik aletlerle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı tarafça aleyhlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur. İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilme için Borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötü niyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. Somut olayda; davaya konu bonoya dayalı olarak takibe girişen davalının bonoya ciro yoluyla hamil olup, davacı keşideci ile aralarında temel ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle, sahte imzalı bonoya dayalı takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından yasal koşulları oluşmadığı halde davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kötü niyet tazminatı bakımından kabulü ile belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf edenin sıfatı, kazanılmış haklar dikkate alınarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın esası hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, B-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2020 tarih,... sayılı kararının 6100 sayılı 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına; Buna göre; 1-Davanın kabulü ile, 2-Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında davacı ...'ün borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3-Davacı yönünden İcra takibinin DURDURULMASINA, 4-Şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.024,65 TL harçtan başlangıçta alınan 256,17 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 768,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 305,07 TL harç ve 773,70-TL yargılama gideri toplamı 1.078,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.400- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflar tarafından yatırılan kullanılmayan artan gider avanslarının yatıran tarafa iadesine, C-İstinaf incelemesi yönünden; 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine, 2-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.

... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza

Atıf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/226, K. 2023/2055, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-bolge-adliye-mahkemesi-5-hukuk-dairesi-2021-226-e-2023-2055-k-bb5825437c46