Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/214 E. 2022/82 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/214
Karar No
2022/82

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/778 - 2024/1023 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/778 KARAR NO : 2024/1023 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2022 NUMARASI : 2021/214 E. - 2022/82 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/03/2022 tarih ve 2021/214 E. - 2022/82 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2012 110386 ve 2020 14724 sayıları ile tescilli “...” markalarının sahibi olduğunu, davalı şahsın dosyaladığı 2020/15980 sayılı markanın “...” ibaresini içermesi ve müvekkilinin tescilli markaları ile benzer emtiada tescil edilmek istenmesi nedeniyle müvekkilinin bu markanın tesciline karşı dosyaladığı itirazların Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen, davalı şahsın itirazları üzerine YİDK’nın davalının markasının 35 ve 43. Sınıflara giren hizmetlerde tescili yönünde vermiş olduğu nihai kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, müvekkilinin “...”lu markaların uzun zamandır sahibi olduğunu, aktif bir şekilde faaliyette bulunduğunu, birbirlerinden farklı iki işletmenin “...” markası altında aynı şehirde aynı gıda ürünlerini satışa sunmasının tüketici nezdinde iltibas yaratacağını, davalı şahsın müvekkili şirketin yetkilisinin kuzeni olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-4383 sayılı YİDK kararının iptalini, 2020/15980 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, zira tarafların markalarında kullanılmış olan kelime ve şekil unsurlarının markaların genel görünümlerini farklı kılmaya yettiğini, davacının kötüniyet iddiasını da destekleyebilecek nitelikte elle tutulur, somut ve yeterli delilleri marka işlem dosyasına sunamamış olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili, dava konusu markada müvekkilinin adını ve yaptığı işi birleştirerek özgün bir işaret yarattığını, markanın içinden sadece “...” kelimesinin seçilerek davacının markalarına benzediğini söylemenin mümkün olmadığını, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markaların sadece 30. Sınıfta tescilli olduğunu, halbuki müvekkilinin markasının 35. ve 43. Sınıflara giren hizmetler için tescili başvurusunun yapılmış olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan düşük de olsa bir benzerlik olduğundan, somut olayda emtia benzerliği/türdeşliği şartının kısmen gerçekleşmiş olduğu, 30. Sınıfa giren emtianın 35. Sınıf altında toptan/perakende satışı hizmetleri ile 43.01. sınıfa giren “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden, markaların karıştırılma ihtimalinin kısmen bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2021/M-4383 sayılı kararının 35. Sınıf müşterilerin malları el verişli bir şeklide görmesi ve satın alması için (30. Sınıfa giren) malların bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ve 43. Sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından iptaline, belirtilen hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, ayırt ediciliğin tespitinde bütüncül izlenimin dikkate alınması gerektiğini, iki marka karşılaştırılırken parça parça değil bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, birinci derece mahkemesinin müvekkilinin markasının esas unsurunun "... ..." ibaresi olduğunu belirlenmesine rağmen sonuç bölümünde müvekkilinin markasının esas unsurunu parçalayarak, her iki markada ortak olarak "..." ibaresinin bulunmasını gerekçe göstererek, düşük seviyede benzerliğinin bulunduğunu kabul etmesinin zorlama bir yaklaşım olduğunu, dava konusu markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, tarafların markalarının kapsamlarının benzer olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu markanın yayınından sonra davacı tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesince kısmen kabul edilerek tescil kapsamında bulunan 30., 35. ve 43. Sınıflardaki bazı mal/hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, diğer davalının YİDK ya yapmış olduğu itirazda taraf markalarının mal/hizmet listesi tekrar incelenerek davacının itiraza mesnet markalarında başvuru kapsamında bulunan ve çıkarılan 35. ve 43. Sınıflardaki hizmetlerin bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle başvuru kapsamına tekrar alınmasına karar verildiğini, mahkemece itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 30. Sınıftaki emtia ile başvuru konusu markanın kapsamındaki 35. Sınıf müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (30. Sınıfa giren) malların bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ve 43. Sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından benzerlik görülmüş ise de bu mal ve hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanakları bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan davacının itirazına mesnet markaların kapsamında bulunan 30. Sınıf emtia ile davalının başvurusunun kapsamında bulunan "35. Sınıf müşterilerin malları el verişli bir şeklide görmesi ve satın alması için (30. Sınıfa giren) malların bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ve 43. Sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"nin benzer olduğu, zira karşılaştırılan mal ve hizmetlerin dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şahıs ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şahıstan ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şahıs ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı şahıstan ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/214, K. 2022/82, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-214-e-2022-82-k-8e525dce88ee