Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/232 E. 2021/241 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/232
- Karar No
- 2021/241
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2021 NUMARASI :.... DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/06/2021 tarih ve 2020/232 E. - 2021/241 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2015/50547 sayılı ... markasının tescil ettirilmesi sebebiyle müvekkilinin 2020/06767 sayılı ... ibareli marka başvurusu kapsamından 41. sınıfın 3. alt grubundaki hizmetlerin çıkarıldığını, yapılan itirazların reddedildiğini, oysa .... 2014’ten beri ... Lig ve 1. Lig’de yer alan 36 takımın bilet/kombine, 2019 yılından itibaren ise etkinlik dünyasına giriş yaparak konser, tiyatro, basketbol, atölye vb. etkinliklerin bilet satışlarını gerçekleştiren ve Türkiye’nin en çok bilet hasılatı gerçekleştiren biletleme platformu olduğunu, 2014 yılı itibariyle uygulanmaya başlanan yeni yasal düzenlemeyle birlikte kâğıt biletlerin yerini ... kartlarına bıraktığını, bu kartların aynı zamanda para kart olarak da kullanıldığını, bilet satışlarının Türkiye’nin en çok ziyaret edilen e-ticaret web sitelerinden www.....com.tr üzerinden, 4 milyon üzerinde kullanıcısı olan ... mobil uygulaması ve Ülkemizin tüm bölgelerinde yer alan ... bilet satış gişeleri üzerinden yaptığını, kısmi yayına gerekçe olarak gösterilen markalar ile davacı markaları arasında ayniyet derecesinde bir benzerlik bulunmadığını, aynı durumu içeren tescil edilmiş pek çok marka bulunduğunu, ... ibareli marka ile davacının tescilli markaları olan ... ibareli markaların aynı olduğunu ileri sürerek 2020-M-5341 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, marka hukukunda başvuru ve tescilde öncelik ilkesinin geçerli olduğunu, Kurum tarafından incelemeye alınan işaretlerin aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olması ve aynı/aynı tür emtiayı kapsaması durumunda Kurumun tescil talebini m.5/1-ç gereğince reddetme yükümü olduğunu, dava konusu markaların da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusundan SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca davalı Kurum tarafından re'sen çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).", redde mesnet alınan 2015/50547 sayılı marka kapsamındaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." ile aynı olduğu, dava konusu 2020/06767 sayılı marka başvurusu incelendiğinde, büyük, kalın, kırmızı harflerle yazılmış ... ibaresinden oluştuğu, redde mesnet 2015/50547 sayılı marka incelendiğinde, büyük, kalın, lacivert renklerle yazılmış ... ibaresi ile ‘O’ harfinin üstünden devam eden küçük, ince, siyah harflerle yazılmış 'tour‘ kelimesi, ‘S ve O’ harflerinin alt hizasındaki ‘...’ alan adı, ‘O’harfinin içinde sarı sarmal, ikinci ‘S’ harfinin içinde bir uçak ve ... ibaresi boyunca mavi dalgalı bir şekilden oluştuğu,"..." ibaresinin müşterek bulunmasından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunsa da, karşılaştırılan markaların tıpa tıp aynı olmadığı, redde mesnet marka kelime ve şekil unsurlarından oluşan karma marka iken, dava konusu marka başvurusu ise salt kelime markası niteliğini haiz bulunduğu, kelime ibaresinden kaynaklı benzerliğin ilgili tüketiciler nezdinde bağlantı kurma ihtimali dahil karıştırılma tehlikesine yol açabileceği düşünülse bile, bu hususun SMK m.6/1 hükmü bağlamında ancak nispi tescil engeli oluşturabileceği, SMK'nin AB mevzuatıyla uyumunun arttırılmasına ilişkin Kanun Koyucunun amacı doğrultusunda SMK m.5/1-ç bendinin dar yorumlanmasının, Kanun Koyucunun amacına uygun olduğu, ilk bakışta ve hemen markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadıkları, markalar arasında bulunan ve yukarıda açıklanan farklılıkların, marka başvurusunun yayıma çıkartılmasını zaruri kıldığı, davalının tarafça SMK m.5/1-ç bendi dayanak gösterilerek yapılan değerlendirmenin belirtilen gerekçelerle hatalı olduğu, Yargıtay 11. HD.’nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547E., 2008/10251K. sayılı “... / ... ...” kararına göre, müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması, dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması gerektiği, davacının 2009/38538 sayılı ... markasının sahibi olup, 2010-2012 yıllarında ... markasının başına getirdiği UNI ibaresi ile 5 adet marka tescil ettirdiği, 2013 yılından günümüze kadar ise ... markasını son ekler ile tescil ettirdiği çok sayıda markanın sahibi olduğu, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan hizmetleri kapsayan önceki tarihli davacı markalarının; 2013/88851 sayılı "...", 2014/108030 sayılı "..." ve 2018/64931 sayılı "... ..." markası olduğu, dava konusu marka ise ... ibaresinden oluştuğu, davacının 2018/64931 sayılı ... ... ve 2014/108030 sayılı ... markalarının dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle tescil tarihleri üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, dava konusu marka başvuru tarihinde halen hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu, dolayısıyla bu markaların taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, şu halde müktesep hak iddiası bakımından sadece 2013/88851 sayılı ... markası dikkate alınabileceği, bu işaret ... ve ... kelimelerinden oluşurken ilk bakışta ... ve ... olarak da algılandığı, dava konusu marka ise tek başına ... ibaresi olup önceki markadan farklı olarak asli unsurlardan sadece ... ön plana çıkarıldığı, dava konusu marka başvurusu, önceki tarihli ... markasının asli unsuru korunarak oluşturulmadığından, davacının bu markasının da müktesep hakka mesnet teşkil etmeyeceği, dava konusu marka başvurusu bakımından davacı tarafın müktesep hak iddiası yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 2020-M-5341 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinafa konu mahkeme kararının aksine kısmen reddedilen mal/hizmetler açısından başvuru konusu marka ile redde mesnet alınan markalar arasında 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvuru markası ile redde gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, anlamsal yönden ve bütünüyle bıraktıkları izlenimin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvuru konusu marka ile kısmi redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanunun 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olup iş bu davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davacının dava konusu başvurunun ... ibaresinden oluştuğu, redde mesnet markanın ise "... .. ..." ibaresinden meydana geldiği, başvuru kapsamındaki hizmetlerin, itiraza dayanak marka kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, ancak markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunmasına rağmen, markaların tıpa tıp aynı olmadığı, şekil unsurunun, yazım karakterlerinin, renk ve kombinasyon ile ilave kelimelerin başvuru konusu markaya görsel ve işitsel olarak ayırt edicilik kattığı, markalar arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısandan emsal alınabilecek nitelikteki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/190 Esas, 2022/3946 Karar ve 24/05/2022 Tarihli, "...+şekil" - ...+şekil" ibareli markalara yönelik verdiği kararında, şekil unsurları bakımından yaratılan farklılığın SMK'nın 5/1-ç maddesinin uygulanmasını engelleyeceği sonucuna varıldığı, başvuru markasında ve redde mesnet alınan markada yer alan farklı şekil unsurları nedeniyle her iki markanın SMK'nın 5/1-ç maddesi bağlamında benzer kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.