Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/2133 E. 2022/11 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/2133
Karar No
2022/11
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/137 KARAR NO: 2025/267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/10/2021 NUMARASI: 2020/128 Esas - 2021/682 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2025 Mahkememizden verilen 13/01/2022 Tarih ve 2021/2133 Esas , 2022/11 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2024 Tarih ve 2024/6241 Esas , 2024/8220 Karar sayılı bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin tekstil işiyle iştigal ettiğini, yaptığı ticari faaliyet neticesinde borçlu tarafından, yetkilisi ve sahibi olduğu ...kaşesi üzerinde imza edilip ciro edilmek suretiyle müvekkile 67.800-EURO tutarlı 30/11/2015 keşide tarihli çek verdiğini, müvekkile verilen çekin karşılığının ödenmemesi üzerinde GOP ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ... Şti. İle keşideci yabancı şirket hakkında takibe girişildiğini, şirkete ... şirketine tebligat yapılamaması üzerine İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce verilen cevap ile şirketin tasfiyesiz infisah nedeniyle kapatıldığını ve 25/12/2013 tarihli birleşme sözleşmesi ile devrolan sıfatı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Dış Tic. Ltd....ile birleştirilmesine karar verildiği ve işbu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, anılan çekin müvekkil şirkete ciro ederek veren ... Şti. keşide tarihinden ve müvekkile ciro etmeden önce feshedildiğinden ve başka bir şirket ile birleşmiş olduğundan ve şirkete tebligat yapılamadığından girişlen takibin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine varolmayan şirketin kaşesi ile çeki cirolayarak müvekkile veren ... Şirketi yetkilileri ... ve ... hakkında resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından GOP CBS nezdinde yapılan soruşturma neticesinde fezleke düzenlenerek İstanbul CBS'na gönderildiği, İstanbul CBS tarafından düzenlenen iddianame ile İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/50 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda ...'in resmi evrakta sahtecilik sebebiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve ilgili çekin Ağır Ceza Mahkemesi içerisinde olduğunu, ...'in Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadeleri uyarınca 67.800-EURO çek bedeli ve 7.020,55-EURO işlemiş faizi olmak üzere toplam 74.820,55-EURO alacağın tahsili için GOP ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe girişildiğini, ancak 29/08/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe ve borca itiraz edildiğini, ancak Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadelerin tam aksi yönde bir itirazda bulunduğunu, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/127 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, Ağır Ceza Mahkemesindeki vermiş olduğu beyan ve mahkemece suça konu sahte olduğu tespit edilen 30/11/2015 keşide tarihli 67.800-EURO bedelli çek karşılığı müvekkile borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiğinden sebeple GOP ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın GOP ... İcra Müdürlüğünün ... Esas yalı dosyasında müvekkilin Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadelerinde geçen "sözle borç ikrarını" dayanak ettiğini, borçlu müvekkilin hiçbir şekilde şahsi olarak borç ilişkisi içerisinde olmadığını, davacı yanın aynı alacak iddiası ile mükerrer olarak birden fazla takibe giriştiğini, TTK 678 madde düzenlemesi temsil yetkisinin bulunmaması durumunu düzenlemiş olduğunu, dava konusu olayda bahsi geçen iki şirket birleştiğini, ortada kapatılan, feshedilen, tasfiye edilen , heleki malları kaçıran bir şirket olmadığını, borca dayanak çek üzerindeki kaşe ve imza sebebi ile alacaklı yanın kesinlikle zarara uğratılmadığı gibi yetkisiz temsillikte söz konusu olmadığını, alacaklı yanın ... Tekstile karşı icra takibi başlatmasına veya başkaca alacağa yönelik işlem yapmasına yasal hiçbir engel olmadığını, söz konusu cironun devralan ... Tekstil isimli şirketi bağlayacağının TTK hükümleri ile sabit olduğunu, ... Tekstil kaşesi üzerine atılan imza birleşme sonucu devralan şirketin sorumluluğu altında devam ettiğini, söz konusu çeki müvekkil henüz birleşme olmadan ciroladığını, keşide tarihi itibariyle de birleşmenin gerçekleşmiş olması karşısında müvekkilin hiçbir artniyetinin, yetkisiz temsilin söz konusu olmadığının aşikar olduğunu, müvekkilin hiçbir şekilde şahsen borçlu olduğunu beyan ve ikrar etmediğini, karşı yan ile hiçbir ticari ilişki içerisine girmediğini, açıklanan işbu sebeplerle davanın reddi ile davacı yanın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "hukuk hakimi ceza mahkemesince saptanan maddi olaylarla bağlı olup; davalının sicilden kaydı silinmiş şirket adına ciro ettiği çeki alışveriş yaptığı davalıya vermesi şeklindeki eylemin kesinleşen İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/50-2018/112 E/K. Sayılı 05.04.2018 tarihli ilamıyla resmi belgede sahtecilik olarak saptandığı, davacının çek bedelini tahsil için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğu, somut olayın ve yukarıda değinilen hukuksal durumun birlikte değerlendirilmesi sonucu davalının takibe konu çek bedelinden sorumlu olduğu ve itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşulları ile devamına, asıl alacak likit olduğundan takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi'nin 2020/1886 E - 2020/213 K sayılı ilam gerekçesinde davalı müvekkili ...'in şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğinin ifade edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen davanın kabulüne dair kararın yasaya ve usule açıkça aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin gerek ceza dosyası yargılama aşaması ve öncesinde gerekse de İlk Derece Mahkemesi aşamasının hiçbir safahatında şahsi olarak borç ikrarında bulunmadığını, çekin şirketler arası süregelen ilişkiler neticesinde şirket borcuna mahsuben verilen çek olduğunu, çekin müvekkilinin şahsı ile alakalı olmadığını, davacı yan şirket yetkisinin de söz konusu çekin ...nin borcuna karşılık cari hesaba işlendiğine/alındığına dair ikrarı ve alacak iddiası karşısında itirazın iptaline dair kararın yasaya, usule, fiili gerçekliğe ve dosya kapsamındaki delillere açıkça aykırı olduğunu, ... Tekstil ile ... Tekstil birleşmiş olup (devralan ... Tekstil), külli halefiyet gereği ... Tekstil'in bütün borçtan sorumlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu çeki henüz birleşme olmadan ciroladığını, çeki önce ... Kumaş-...’a verdiğini, sonra ... Tekstile bakiye borcunu ödeyebilmek için ticari ve bireysel ilişkilerinin daha pozitif olduğu ...’dan çeki geri alarak ... Tekstil’e verdiğini, ciro tarihinde/anında ... ile ... Tekstil'in henüz birleşmemiş olduklarını, ancak çeki ... Tekstile teslim ederken birleşme gerçekleşmiş olmasına rağmen sadece çekin ciro zincirinde kopukluk olmaması için yeniden ... Tekstil'in cirosunun atılmadığını, söz konusu çekin bilerek, görülerek ... Tekstil tarafından teslim alındığını, çekin ... Tekstil'e teslim edilirken ...'nin borcu olduğu ve ...'nin borcu sebebi ile teslim edildiğinin dosya kapsamı, taraf ikrarları ve mübrez faturalar ile sabit olduğunu, müvekkili davalı ...'in hiçbir şekilde şahsen borçlu olduğunu beyan ve ikrar etmediğini, alacaklı şirketin alacak dayanağının ... Teksil’e kestiği faturalar olduğunu, alacağı şirketten olup, müvekkilinden herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, ceza dosyasına davacı yanca sunulan 24/10/2017 havale tarihli beyan dilekçesinde/yazısında; “...suça konu çekin, ... tarafından muhasebe birimimize ödeme amacıyla teslim edilmiş olup, ...'nin cari hesap borcuna mahsuben 8.10.2015 tarihinde, muavin defterinde cari hesap kayıtlarımıza işlenmiştir'' ifadesi ile borçlunun şirket olduğunun, ... ile alakası olmadığının açıkça belirtildiğini, davacı yanın beyan ve iddialarının aksine huzurdaki yargılaması yapılan davada müvekkili davalı ...'in şahsi olarak borçlu olmasını gerektirir maddi vakıa ve hukuki dayanak bulunmadığını, gerek ceza yargılaması aşamasında (hem soruşturma hem kovuşturma) gerekse de işbu dava aşamasında müvekkili davalının karşı yan davacı ile şahsi olarak ticari alışverişe girdiğine, şahsi olarak borçlandığına ve borç ikrarına yönelik hiçbir beyan, ifade, delil olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, mahkeme huzurunda borç ikrarı ve temsile yetkili olmaması nedeniyle çeke imzasını koyma nedenine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının dava konusu çekten dolayı sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Dava dosyasında bir örneği bulunan çek 30.11.2015 tarihinde ... tarafından ... Tekstil lehine 67.800.00 Euro bedelli olarak keşide edilmiş ve sırasıyla ... Tekstil ve ... Tekstil tarafından ciro edilmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, ... Ltd. Şti. Ve davalı takip borçlusu ... hakkında Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, “ ...’in İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/50 esas 2018/112 karar sayılı dosyası ile görülen davada mahkeme huzurunda ki borç kabul beyanı ve buna ilişkin kesinleşmiş ilam” sebebine dayalı olarak 67.800,00 Euro asıl alacak ve 7.020,55 Euro işlemiş faizinin tahsili istemiyle 26/08/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış ve takip borçlularının itirazı üzerine icra takibi durmuştur.Davacı tarafından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca ... yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "somut olayın ve yukarıda değinilen hukuksal durumun birlikte değerlendirilmesi sonucu davalının takibe konu çek bedelinden sorumlu olduğu ve itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşulları ile devamına, asıl alacak likit olduğundan takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/01/2022 Tarih ve 2021/2133 E. - 2022/11 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; Davalı ...'in savunmasının bütünü ve katılan şirket yetkilisi ...'ın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2018/1858 Esas ve 2019/89 Karar sayılı ilamına da geçen beyanı ile 25/10/2017 tarihli belge birlikte değerlendirildiğinde iddiaya konu sanık savunması ikrar ve kabul mahiyetinde olmadığı, bu nedenle davalının ceza mahkemesindeki savunmaları nedeniyle borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, takibin çekin cirolanması sırasında yetkisiz temsilcinin imza koyması ve/veya haksız fiil sebebine dayalı olmaması nedeniyle, takip talebinde dayanılmayan bu sebeplere itirazın iptali davasında dayanılması ve yargılamaya konu edilmesi mümkün olmadığından mahkemece takip talebinde dayanılmayan bir sebepten dolayı ve ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hakkında hükmün açıklanmasına karar verilip maddi anlamda kesinleşmemiş olması karşısında, davalının sicilden kaydı silinmiş şirket adına ciro ettiği çeki alışveriş yaptığı davalıya vermesi şeklinde kesinleşen ceza mahkemesi kararı bulunduğundan bahisle davalının takip konusu borçtan sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2023 Tarih ve 2022/1691 E. - 2023/3934 K. sayılı bozma ilamı ile; dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde borcun sebebi "... mahkeme huzurundaki borç kabul beyanı ve buna ilişkin kesinleşmiş ilâm" olarak gösterilmiş, bizatihi kendisi bir borç sebebi ve dayanağı olan çeke dayanılmamış ise de borcun sebebi olarak gösterilen ceza mahkemesindeki yargılamanın da esasen işbu davaya konu çeke ilişkin olduğu, davalı ...'in çeki ... Tekstil Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti kaşesi ile imzaladığını ve mal karşılığı kendi rızasıyla ciro yoluyla davacıya temlik ettiğini beyan ettiği, ciro tarihinde ... Tekstil Ürünleri San. Tic. Ltd. ...nin dava dışı şirketle birleşerek infisah etmiş olduğu ve ayakta olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, 6102 sayılı Kanun'un 678 inci maddesinin "Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur." hükmü de gözetilerek taraf delilleri toplanarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçelere yazılı şekilde hükmü kurulması doğru görülmemiş ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bunun üzerine ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılarak 27/06/2024 Tarih ve 2023/711 E. - 2024/444 K. Sayılı karar ile, davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2024 Tarih ve 2024/6241 E. - 2024/8220 K. sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesinin 27/06/2014 tarihli kararının yok hükmünde olduğunun gözetilerek ortadan kaldırılmasına, Dairenin 21.06.2023 Tarih ve 2022/1691 E. - 2023/3934 K. Sayılı kararının "VI.KARAR" başlıklı hüküm kısmında yer alan 1'inci ve 2'nci bentlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA" ibaresinin eklenmesine karar verilmiştir. Dairemizce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2024 Tarih ve 2024/6241 E. - 2024/8220 K. sayılı kararı ile tashih ettiği 21.06.2023 Tarih ve 2022/1691 E. - 2023/3934 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Dava konusu çekte cirosu bulunan ... San ve Tic Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, 25/12/2013 tarihli birleşme sözleşmesi ile ... San ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile devralan sıfatı ile birleşmesine karar verilmiş ve bu karar 09/01/2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Davalı ... ise birleşme yoluyla devrolunan şirketin münferiden imza yetkili müdürüdür. Davalı ..., dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından yargılandığı İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/50 Esas sayılı dosyasında 23/11/2017 tarihinde verdiği savunmasında, “... Tekstil'den kumaş aldım bunun karşılığında bu çeki verdim, miktarı 67.800 Euro'dur, şu ana kadar hiçbir şekilde ödeme yapmadım zarar gideriminde bulunmadım, aracılar ile ödeme yapmak istedim ancak iletişim kuramadık…” şeklinde beyanda bulunmuştur. Buna karşın davalı ..., ikrarda bulunduğu iddia edilen bahsi geçen Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında şikayete konu çekten dolayı 23/11/2017 tarihindeki savunmasında, ikrar iddiasına konu beyandan önce çekten sorumlu olmadığını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra ceza mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin 2018/1858 Esas ve 2019/89 Karar sayılı ilamında "...katılan şirket yetkilisi ...'ın beyanı, suça konu çekin cari hesaba mahsuben verildiği yönündeki cevabi yazı ..." değerlendirilerek dolandırıcılık suçunun oluşmadığı ve ceza mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmiş bulunmaktadır. Çekte cirosu bulunan ... Tekstil San ve Tic Ltd. Şti.'nin Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, 25/12/2013 tarihli birleşme sözleşmesi ile ... Ticaret Ltd. Şti. ile devralan sıfatı ile birleşmesine karar verilmiş ve bu karar 09/01/2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. davalı ...'in ise birleşme yoluyla devrolunan şirketin münferiden imza yetkili müdürüdür. Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 678/1. maddesine göre temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2023 Tarih ve 2022/1691 E. - 2023/3934 K. sayılı ilamında, "davalı ...'in çeki ... San. Tic. Ltd. Şti kaşesi ile imzaladığını ve mal karşılığı kendi rızasıyla ciro yoluyla davacıya temlik ettiğini beyan ettiği, ciro tarihinde ... San. Tic. Ltd. ...nin dava dışı şirketle birleşerek infisah etmiş olduğu ve ayakta olmadığının anlaşıldığı" kabul edilmiş olup, buna göre davalı ... ciro tarihinde infisah etmiş şirket adına yetkisi olmamasına rağmen ciro işlemi yaptığından bu imzasından ve dolayısıyla çekten TTK'nın 678. Maddesi uyarınca davacıya karşı şahsen sorumludur. İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, yargılama konusunun çeke ilişkin olduğu Yargıtay tarafından kabul edildiğinden söz konusu alacak likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Takibin yabancı para cinsinden açılmış olması nedeni ile icra inkar tazminatının takibe konu asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden değeri üzerinden belirlenmesi gerekir. Buna göre takip tarihi olan 26/08/2019 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası kayıtlarına göre 1 Euro'nun Türk Lirası cinsinden efektif satış değerinin 6,4745 TL olup, davacının ilk derece mahkemesinin ilk kararını istinaf etmediği de nazara alınarak davaya konu asıl alacak 67.800,00 Euro'nun takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı 438.971,10 TL üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekir. Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde; davalının yetkisiz imzaladığı çekten dolayı sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı-takip borçlusunun, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlar ile aynen devamına, 3-Kabulüne karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki Türk Lirası cinsinden değeri 438.971,10 TL'nin %20'si olan 87.794,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Başlangıçta peşin olarak alınan 5.987,12 TL harcın alınması gerekli olan 33,636,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.649,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,6-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 54,40 TL, peşin harç 5.987,12 TL ile birlikte posta ve tebligat gideri 304,50 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL, olmak üzere toplam 7.346,02 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 77.862,47 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-İstinaf ve Temyiz Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.409,25 TL harcın, alınması gerekli olan 33.636,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.168,42‬‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 105,5‬0 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemsine,10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/2133, K. 2022/11, T. 21.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-2133-e-2022-11-k-b07a858788ef