Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/19 E. 2022/164 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/19
Karar No
2022/164

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/709 - 2025/950 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/709 KARAR NO : 2025/950 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2022 NUMARASI : 2021/19 E. - 2022/164 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2022 tarih ve 2021/19 E. - 2022/164 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin "..." ibareli marka ve tasarım başvuruları/tescillerinin bulunduğunu, tanıtılması hususunda büyük emek ve sermaye harcandığını ve tüketiciler nezdinde oldukça tanınır hale geldiğini, söz konusu ibare üzerinde müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markası ile oluşturduğu tasarımlarında ambalajın büyük bir kısmını kapsayan marka ibaresinin seri marka oluşturma kastında önemli bir yer edindiğini, müvekkili şirket adına 2019/08770/9 başvuru numarası ile kayıtlı tasarım tescili için başvurulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, söz konusu kararın Kurulun daha önce vermiş olduğu emsal kararlar ile çeliştiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesi gerekirken YİDK tarafından bu hususta hataya düşüldüğünü, ürünlerin birbirinden farklı fotoğraflarda benzeşen, benzer ürün olmadan kaynaklı nitelikleri dışında ambalaj üzerindeki yerleşim, tasarım ve ürün görsellerinin birbirinden farklı olduğunu, ürün görsellerinde renk bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin, yan üründe teknik zorunluluğun getirdiği benzerliği azaltmak amacıyla tasarımın rengini ve markasının büyük puntolarla yerleştirilmiş görselini kullandığını, müvekkili tasarımını gören tüketicinin öncelikle "... ..." ibareli marka görseline dikkat edeceğini ve bu nedenle de tasarım ile davalı markası arasında benzerlik ilişkisi kurmayacağını, tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesifik desenler içerdiği birbirleri ile bağlantı kurulabilecek tek unsurlarının ürün çeşitleri ve görselleri olduğununun görüleceğini, müvekkili tasarımının önceki tasarımı ile benzer olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşıdığını, davalı markası ile sadece ürünün yuvarlak olmasından dolayı teknik zorunluluk gereği benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-T-778 sayılı kararının iptaline, müvekkili tasarım tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu tasarım ile redde mesnet tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle yüksek oranda benzer bulunduğunu, ayrıca dava konusu tasarımda, 2005/17042 sayılı markanın benzerinin kullanıldığını, bu nedenle davacının söz konusu tasarımının ayırt edici olmama ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçeleri ile reddinin yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, davaya konu tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, müvekkili ambalajı ile davaya konu ambalaj tasarımı arasındaki tek farkın, söz konusu tasarımda bulunan "..." gibi ibareler olduğunu, bu farkın ilgili tasarımı müvekkilinin tescilli markalarından ve kullanımlarından farklılaştırmaya yetecek nitelikte olmadığını, davaya konu çoklu tasarımın, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarının izinsiz kullanımını içerdiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında süregelmiş pek çok uyuşmazlık bulunduğu göz önüne alındığında davacı yanın, kendisine ait başvuru tarihinden çok daha önce Türkiye’de ve dünya çapında piyasaya sürülmüş olan ve dünya çapında tanınmışlığı bulunan ürünlerden haberdar olmadığı ve/veya bunların ilk kez kendisi tarafından yaratılıp kamuya sunulmuş olduğunu iddia edebilecek konumda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarımın, redde mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davacının dava konusu tasarımında, ambalajdaki pencereden görünecek şekilde davalının 2005/17042 sayılı markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanıldığı ve marka bütünü içinde bu işaretin vurgulu ve ön planda olduğu, ayrıca davalının 2005/17042 sayılı markasının üzerindeki beyaz rozete benzer bir rozetin de davacının ambalaj deseni üzerinde yer aldığı, dolayısıyla davacı tasarımında, davalının tescilli markasının izni olmadan kullanıldığı, dava konusu tescilin SMK'nın 67/2 maddesi kapsamında bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme tarafından denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, müvekkili tasarımında önceki tasarımından farklı olarak ambalaj içindeki ve ambalaja açılan pencereden görülen çikolata kabının renginin farklı olduğunu, bunun yanında ambalajın üzerinde ürünün içi görünecek şekilde görselinin bulunduğunu, ilk tasarımda bu şekilde bir görselin olmadığını, ambalajlar üzerinde benzer olarak algılanabilecek tek unsurun, müvekkilinin tescilli "..." ibareli markası olduğunu, bunun yanında müvekkilinin dava konusu tasarımında, itiraza mesnet gösterilen tasarımdan farklı olarak 2017/75682 başvuru numaralı şekil markasının kullanıldığını, ambalajın büyük bölümünü şekil markası kapladığını, müvekkili tasarımınd,a tescilli şekil markasının kullanıldığını, bu sebeple ne önceki tasarımla benzerlikten ne de davalı markası ile benzerlikten söz edilebileceğini, ilk derece mahkemesi kararının aksine dava konusu tasarım ile davalı markasının birbirlerine benzemediğini, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığını, tasarımda kullanılan müvekkil markasının tanınırlığının da ilk derece mahkemesince esas alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığının açıklandığı, söz konusu raporun ayrıntılı ve gerekçeli olup, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı, ayrıca davalı Şirkete ait 2005/17042 sayılı markasının da yetkisiz kullanımının söz konusu olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/19, K. 2022/164, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-19-e-2022-164-k-a1ce0ddc8b8e