Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/186 E. 2022/107 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/186
- Karar No
- 2022/107
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1220 KARAR NO:2025/44 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/04/2022 NUMARASI:2021/186 E. - 2022/107 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin... sayılı "..." ibareli markanın 01, 04, 07, 09, 16, 23, 24, 25, 26, 30, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, müvekkilinin 1999 yılından bu yana ... markası altında İstanbul ve Tekirdağ'da birçok şubesi bulunan ve özel öğretim kurumlarına uzun yıllar emek vererek saygınlık kazandığını, yapılan araştırma neticesinde, davalının müvekkili şirkete ait "..." markasındaki ayırt edici özellikteki "A" harfinin işaret ve rengini iltibas yaratacak şekilde "..." isimli işletme adı ve ticaret unvanında ana renk, şekil ve logo olarak kullandığını, davalının tüketici nezdinde karıştırmaya yol açan bu faaliyetinin müvekkilinin "A..." markasına zarar verdiğini ve davalının haksız kazanç sağlamasına yol açtığını, davalıya noter aracılığıyla tecavüz teşkil eden eylemlerini sonlandırmasını ihtiva eden ihtarname keşide ettiklerini, ancak davalının bu fiillere son vermediğini iddia ederek, müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, tecavüz oluşturan tabelaların kaldırılmasını, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... unvanı ile Büyükçekmece'de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, butik bir eğitim sunan müvekkilinin farklı bir şubesinin bulunmadığını, müvekkiline ait okula mensup öğrenci kayıtlarının Büyükçekmece bölgesinde olduğunu, bu nedenle davacı tarafın okullarının yer aldığı bölgeler düşünüldüğünde, müvekkilinin iltibas suretiyle haksız kazanç elde etme olanağının mümkün olmadığını, davacı markası olan "..." ile müvekkilinin unvanı "..." unvanlarının bir bütün olarak ele alındığında iki unvan arasında iltibasın varlığının düşünülemeyeceğini, unvanlar arasında ortak kelime dahi bulunmadığını ve davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı şirkete ait ... tabelası ve davalının web sitesinde kullandığı görseller ve okul tabelasına bakıldığında müvekkili şirkete ait ... markasını çağrıştıran ve bağlantılı ya da kardeş kurum gibi bir izlenim uyandırdığından davalıya ihtarname gönderildiğini, bilirkişi raporunun, eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkili şirketin ... markası ile davalı şirketin işletme adı olarak kullandığı ...kelimesi arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konmadığını, bu kullanım nedeniyle iltibasın olup olmadığının değerlendirilmediğini, Davalı şirkette yapılan keşif sonrasında çekilen resimlerden hareketle davalının kullandığı ... isminin müvekkili şirketin ... markası ile karıştırılmaya yol açtığını, müvekkili şirketin markasına yanaşmaya çalıştığını, her iki kullandımdaki ... kelimesinin fonetiği, harfların rengi, işaretleri, kullanıldığı zeminin rengine bakıldığında müvekkili şirketin kullandığı... markasının, davalı şirketin kullandığı ... kelimesindeki ... kelimesi ile anlam, yazı, karakter, şekil ve renk açısından yüzde yüze yakın bir benzerlik bulunduğunu, tüketici algısında tescilli ... markasından türetilmiş ve/veya bağlantılı ya da yan marka izlenimi verdiğini, Davalının da müvekkili şirketin özel okul alanındaki tanınmışlığından ve başarısından haksız kazanç elde etmek için birebir aynısı olmasa bile, müvekkiline ait ... markasının görsel ve fonetiğini ön plana çıkaran ... kelimesine ...kelimesini ilave ederek ... kelimesi kullanarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, Davalının "...." ünvanı ile müvekkiline ait "..." markası ile bu karşılaştırma yapıldığında iltibasın açık olduğunu, -Mahkeme gerekçesindeki tarafların farklı bölgelerde faaliyette bulunduklarından bahisle yanaşma iradesinin olmadığı tespitinin ise müvekkili şirketin bir çok yerde şubesi olması nedeniyle hatalı olduğunu, -davalının ... ile müvekkili şirketin ... arasında görsel ve sesçil ( fonetik ) yönden benzerlik bulunmasa, hatta genel görünüş ( umumi intiba ) açısından ayniyet veya benzerlik bulunmasa dahi, Yargıtay kararlarına göre ve bu konu ile igili doktrine göre halk bunlar arasında herhangi bir şekilde bir bağlantı kuruluyorsa karıştırılma ihtimalinin mevcudiyeti kabul olunacağını, karşılaştırmaya uygun görsellere bakıldığında ve Yargıtay kararlarındaki kriterlere göre bir değerlendirme yapıldığında davalı şirketin kullandığı ... ünvanındaki özellikle öne çıkan ... unsuru ile müvekkili şirketin ... markası arasındaki görsel, biçimsel, çağrışma, genel görünüm ölçütleri bakımından benzer olduğu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Türk Dil Kurum’'nda ... kelimesinin “ağabey” anlamına gelen tek bir karşılığı bulunduğunu, ... kelimesinin ise üç ayrı anlamı bulunduğunu; “yüksekokul”, “çıplak modelden yapılmış insan resmi” ve “bilginler sanatçılar yazarlar kurulu” olduğunu, Davacı iddiası gibi ... sözcüğünün –.. eki alarak türetilmiş bir kelime olmadığını, raporda ve Mahkemece 'de kavramsal açıdan fark olduğunun gerekçede açıkça belirtildiğini, ... sözcüğünün eğitim alanında özel ve kamu birçok eğitim kurumunda kullanıldığını, Marka Patent Kurumu ve internette yapılacak basit bir aramada dahi bu ünvanı tescilli veya tescilsiz olarak kullanan onlarca özel ve/veya kamu kurumu olduğunu, müvekkilinin eğitim öğretim faaliyeti yürüttüğünü, tüketicisinin öğrenciler ve dolayısıyla veliler olduğunu, bilinçli tüketici olduğunu. velilerin ünvanında yer alan “A” harfinin benzer olabileceğini düşünerek veya .... sözcüğünün türetilerek ... markası yaratılmak suretiyle kafa karışıklığına sebep olarak, veliler yönünden derhal bir karar verip çocuklarını bir eğitim kurumuna teslim etmelerini beklenemeyeceğini, Davacı markalarının tamamen siyah karakterle oluşturulduğunu, "..." ile turuncu ve gri renkten oluşturulduğunu, müvekkili kullanımında bulunan markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, ortak kullanımda olan ... ibaresinin ise bütün özel okullarca kullanıldığını, tali, tanımlayıcı ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilir nitelikte bir unsur olduğunu, davacı tarafın kendi okullarında markalarının tescil edildiği şekliyle bir kullanımı dahi bulunmadığını, her okulda farklı renk ve şekiller ile kullanımda bulunduğunu, harfleri oluşturan şekil, çizgiler ve renklerin açıkça farklı olduğunu, davacı tarafın ünvanında yer alan "A" harfi gri ton üzerinde klasik bir A harfinin sol alt köşeden başlayan yay şeklinde bir işaret ile birleşmesi ile oluşmakta, müvekkili ünvanında yer alan "A" harfi ise siyah ton karakter üzerinde A harfinin sağ çizgisinin dik bir şekilde aşağıya uzanması ve de diğer çizgisinin de 45 derecelik açı ile sol tarafa uzaması ile oluşmuş olup esasen “4” rakamını temsil ettiğini, harfi oluşturan orta çizgiler de iki adet farklı renkte çizgiden oluşmakta olup bu çizgiler ayrı ayrı eğitim ve öğretimi temsil etmek üzere tasarlandığını, butik bir eğitim sunan müvekkili okulun tüm öğrenci kayıtları Büyükçekmece bölgesinde olup, davacı tarafın okullarının yer aldığı bölgeler düşünüldüğünde, iltibas suretiyle haksız kazanç elde edilmesi mümkün olmadığını, ...markası tanınmış bir marka olmadığını, istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın, 01, 04, 07, 09, 16, 23, 24, 25, 26, 30, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 43, 44 ve 45. sınıflarda 16/07/2018 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 22/03/2022 tarihli Bilirkişi raporunda, Mevcut duruma göre, davalı kullanımının davacının marka haklarına SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince tecavüz teşkil etmeyeceği, Bağlantılı olarak davalının karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımının mevcut olmaması nedeniyle, TTK m. 55/1-a-4 kapsamında Haksız Rekabetin söz konusu olmayacağı tespit edilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.Davacı markası ile davalı markasının “...” ibaresini ortak şekilde içerdikleri ve A harfinin yazımı itibariyle işitsel ve görsel açıdan benzer olduğu, karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında ise, Davalı adına bir marka tescili olmadığı, davalı kullanımının “...”, “...” şeklinde olduğu, Davacı markalarında ise “...” ibaresinin esas ve ayırtedici unsur olduğu, ... ibaresinin tali unsur olduğu, ... ibaresinin bütün özel okullarca kullanıldığını, tali, tanımlayıcı ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilir nitelikte bir unsur olduğunu,davacı tarafın markasında yer alan "A" harfi gri ton üzerinde yay şeklinde bir işaret ile birleştiği, davalı tarafın "A" harfi ise orta çizgilerde iki adet farklı renkte çizgiden oluştuğu, kavramsal açıdan “...” ve “...” kelimelerinin farklı anlamlar içerdiği ve farklı marka algısı yarattığı, tarafların,Özel okul olmaları sebebiyle ortalama tüketici olarak değerlendirmeye alınacak kesimin, oldukça dikkatli ve seçici bir kesim olacağı ve dikkat seviyesinin yüksek olacağı, her 2 okulun birbirinden farklı olduğunu hemen algılayabileceği ve markalar arasında bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği, Mahkemece toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı kendi markasına davalının tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih ve 2021/186 E., 2022/107 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025