Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1582 E. 2023/1345 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1582
Karar No
2023/1345
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 7. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : ..... KARAR NO : .....

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ..... KARAR NO : ..... KARAR TARİHİ : 31/01/2019 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 27/03/2019 DAVACI : ... - -... ... VEKİLİ : Av. ... -..... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ........ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali B.A.M. KARAR TARİHİ : 05/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2023 Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari iş nedeniyle 29/03/2017 tarihinde 5.649,84-TL, 29/03/2017 tarihinde 14.750,00-TL tutarlı iki adet fatura düzenlendiğini, peyderpey 15.573,48-TL ödeme yapıldığını, faturaya itiraz edilmediğini, ödenmeyen 4.826,36-TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca yapılan ve teslim olunan radar sensörünün bozuk olduğunu, imalatın durduğunu, ayıpların tespiti halinde seçimlik haklarını saklı tuttuklarını beyanla açılan davanın reddine alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatının alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, hükme esas alınan rapora göre seviye ölçüm sensörünün sağlıklı çalışmadığı, tank doluluğunun sağlıklı ölçülemediği, yarı mamul ham maddenin otomasyon sistemine bağlı otomatik dolumunu buna bağlı olarak gerçekleştiremediği ve davalının bakiye 4.826,35-TL ödeme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişinin teknik veriye dayanmadan değerlendirme yaptığını, açıkça belli olan ayıpların iki gün içinde bildirilmesi gerektiğini, tacirin sekiz gün içinde malı inceleme, incelettirme yükümlülüğü bulunduğunu, itiraz dilekçesini tekrarla bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, sensör parçasının iadesine ilişkin hüküm kurulmadığını, ekonomik değeri olduğunu, işlev görür nitelikte bulunduğunu, davalının halen makinadan faydalandığını, dava reddedilecekse bile parçanın iadesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne aksi halde parçanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, 1 yıl garanti süresi bulunduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda verilen karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemidir. 6098 sayılı TBK’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Eser sözleşmelerinde, işin sözleşme hükümlerine, fen ve tekniğe uygun olarak yapılıp ayıpsız ve süresinde teslim edildiğini yüklenici, yapılan imalatın ayıplı veya eksik olduğunu, bedelin ödendiğini ispat yükümü ise iş sahibine aittir. Eserin ayıplı olması halinde 475 madde de yüklenicinin ayıptan doğan sorumluluğu ve iş sahibinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. İş sahibinin 475 madde de belirtilen seçimlik haklarını kullanması için yüklenicinin eseri teslim etmesi, iş sahibinin ise muayene ve ihbar külfetini yerine getirmesi gerekir. Ayıp bildirimi, sadece eserin ayıplı olduğuna ilişkin bir tasavvur açıklaması olmayıp, iş sahibinin eseri kabul etmeyerek yükleniciyi sorumlu tutacağını bildirir bir irade beyanıdır. Ayıp bildiriminin geçerliliği herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığından sözlü olarak da yapılabilir. Kural olarak ayıp ihbarının varlığı şekil koşuluna bağlı olmadığından her türlü delille ve tanık ifadesiyle kanıtlanabilir. Taraflar arasında ayıp bildirimi ile ilgili çıkan bir uyuşmazlıkta ayıp bildiriminin yapıldığını iş sahibi, süresinde yapılmadığını ise yüklenicinin ispatlaması gerekir. Ayıbın varlığı, ihbarı, ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı mahkemece kendiliğinden gözetilecek bir husus olmadığından, taraflarca usulüne uygun ve süresinde ileri sürülmesi halinde bu hususlarla ilgili değerlendirme yapılabilir. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 474/1 ve 478 maddelerinde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir. Ayrıca taraflarının tacir olduğu ticari nitelikteki eser sözleşmelerinde de, ayıp bildiriminin yapılması herhangi bir şekil şartına bağlanmamıştır. TTK’nun 23. maddesinde düzenlenen ayıp bildirimi ile ilgili şekil şartı tacirler arası satış ve mal değişimi sözleşmeleri ile ilgili olduğundan eser sözleşmelerinde uygulanmaz ( Y.15. HD. 24.2.2013 T, 2012/5185-2013/343 ve aynı dairenin 5.5.2016 T, 2015/4343-2016/2603 sy. kararları). Somut olayda taraflar arasında sensör yapımına ilişkin sözleşme TBK’nun 470 maddesinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı iş bedelinin eksik ödendiğini iddia etmiş, davalı ise teslim edilen işin ayıplı olduğunu savunmuştur. Davacı vekili ayıp ihbarının 6102 sayılı TTK’nun 23 maddesinde belirtilen sürede yapılmadığını istinaf getirmiş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere TTK’nun 23 maddesindeki iki ve sekiz günlük süreler ticari satış ve mal değişim sözleşmelerinde uygulanacak olup, uyuşmazlığın konusu eser sözleşmesi olduğundan bu süreler uygulanamayacağı gibi davacının gönderdiği ihtarnamede makinenin tesliminden sonra 3-4 sefer kalibre edildiğini, revize işlemleri yapıldığını kabul ettiği, tanıkların kalibrasyon yapıldığını, standarda uygun hale getirilemediği beyan ettikleri dikkate alındığında, sözleşme konusu malın tesliminden sonra ortaya çıkan arızaların davacıya bildirildiği, davacı tarafından tamir edildiği ve ayar yapıldığı sabit olduğundan bu istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı sensor parçasının ekonomik değeri olduğunu, işlev görür nitelikte bulunduğunu, davalının makineden faydalandığını, dava reddedilecekse bile parçanın iadesi gerektiğini istinafa getirmiştir. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile malın ayıplı olduğunun kesinleştiği, sözleşmenin feshedilerek davalı tarafından iş bedelinde indirime gidildiğine göre fatura konusu olan ve davalının kullanımında bulunan radar seviye sensörünün davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğinden kararda bu hususun eksik bırakılması usul ve yasaya uygun olmayıp bu istinaf nedeni yerindedir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/01/2019 tarih ...../.....-...../..... sayılı kararının karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 2-Davanın REDDİNE, A)Dava konusu 29.03.2017 tarihli 056341 numaralı 5.649,84.-TL bedelli faturaya konu edilen "..... ..... ..... Sensörü"'nün davalıdan alınarak davacıya TESLİMİNE, b)Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, c)Alınması gereken 269,80.-TL maktu harcın, peşin alınan 82,43.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 38,03.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 2.725,00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)Davalı tarafça yapıldığı anlaşılan 900,00.-TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, g)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 3-İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında alınan istinaf karar harcının talep halinde ilgililerine iadesine, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yaptığı 147,93.-TL, istinaf giderinin ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tebliğ ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 05/10/2023 tarihinde karar verildi.

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1582, K. 2023/1345, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1582-e-2023-1345-k-72a6df916616