İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/169 E. 2023/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/169
Karar No
2023/630
Karar Tarihi

T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/169 Esas - 2023/630 Karar T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/169 KARAR NO : 2023/630

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2020 KARAR TARİHİ : 31/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2023

Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davalı şirketin ... adresinde bulunan ofisinin karo halı, linoleum, pvc, profil ve self levelling dolgu işlerinin davacı tarafından yapılmasına ilişkin olarak icap - kabul işlemleri sonucunda sözleşme kurduklarını, sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirdiğini ve işin teslim edildiğini, işin yerine getirilmesine rağmen düzenlenen faturanın davalı tarafından ödenmediğini belirterek davalı tarafından yapılan 3.100,00 TL ödeme sonrasında bakiye kalan 132.710,74 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, taraflar arasında icap kabul usulü ile davalıya ait bir takım işlerin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin kurulması sırasında davacı tarafından fiyat, teslim süresi ve metraj konularının yanlış bildirildiğini, sözleşme kapsamında davacının yüklenmiş olduğu işlerin bir kısmının ayıplı olarak yerine getirdiğini, sözleşme nedeniyle 3.100,00 TL ödeme yapıldığını, yer kaplama zemini için usulüne uygun olarak işlemlerin yapılmaması nedeniyle hatalar olduğunu, malzemenin kötü olması nedeniyle gözle görülür şekilde kir ve leke tuttuğunu, sözleşmenin TL olarak kararlaştırıldığını, işin gereği gibi yapılmadığını, teslim edilmediğini, kabule engel ayıplarının söz konusu olduğunu, süresi içerisinde ayıp ihbarının yapıldığını, usulüne uygun şekilde temerrüt ihtarının bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında sözlü olarak kurulan eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedelinin ödenmesine ilişkin alacak talebine yöneliktir. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/09/2021 tarih, 2020/197 esas, 2021/593 karar sayılı kararının ...Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 14/02/2023 tarih, 2021/946 esas, 2023/166 karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmekle, dosya yazılı esas sırasına kayıt edilerek yargılamasına devam olunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Eser Sözleşmesi başlıklı 470/1. maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü, Hükümleri - Yüklenicinin borçları başlıklı 471/1. maddesi "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır." hükmünü, 471/2. maddesi "Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır." hükmünü, Eserin kabulü başlıklı 477/1. maddesi "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder." hükmünü, 477/2. maddesi "İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü, 477/3. maddesi "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü, İşsahibinin borçları - Bedelin muacceliyeti başlıklı 479/1. maddesi "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü, Değere göre bedel başlıklı 481/1. maddesi "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." hükmünü içermektedir. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde yer alan anlatımlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında davalıya ait dilekçelerde yazılı adreste yer alan ve davalı tarafından iş yeri olarak kullanılmakta olan yerin bir kısım işlerinin yapılması hususunda sözlü olarak eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, kurulan sözleşme ilişkisi kapsamında davacının yüklenici, davalının ise iş veren olduğu, davacı tarafından sözleşme konusu işlerin yapıldığı belirterek ödenmesi amacıyla fatura düzenlendiği ve davalıya gönderildiği, fatura içeriğinin ödenmediği, sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya 3.100,00 TL avans mahiyetinde ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce inşaat mühendisi bilirkişi ile birlikte sözleşmeye konu işlerin yapıldığı belirtilen adreste keşif yapılmış, keşif sırasında davacı ve davalı şirket yetkililerinin hazır olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak beyanları alınmış, sözleşmeye konu işlerin yapılması kararlaştırılan yerin davalı tarafından iş yeri olarak kullanıldığı tespit edilmiş, şirket yetkilerinin dava ile ilgili beyanları sonrasında taraf vekillerinin tanıklarının dinlenmesine yönelik taleplerinden vazgeçmeleri nedeniyle tanıklar dinlenilmemiş, şirket yetkililerinin beyanlarında yapılan işin bir kısmının iş veren tarafından beğenilmemesi üzerine yüklenici tarafından yenisi ile değiştirildiği, diğer kısımlar yönünden ise bu yönde bir talebin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi imzalandığı, ancak davalı vekilinin cevap dilekçesi içeriğinde ve aşamalarda sunmuş olduğu dilekçelerinde belirttiği üzere sözleşmenin kurulmasından sonra taraflar arasında işe ilişkin olarak her bir kalem yönünden birim fiyat belirlemesinin yapıldığı, bu hali ile de taraflar arasında imzalanan sözlü eser sözleşmesi kapsamında bedele yönelik olarak uyuşmazlığın bulunmadığı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 481/1. maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, işin bedeline yönelik hesaplamada işin yapıldığı yıla ilişkin KDV eklenmeksizin belirlenen piyasa rayicinin uygulanamayacağı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve aşamalarda yapmış olduğu kabul dikkate alınarak birim bedelin belirlenmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ve tarafların rapora karşı itirazlarını da karşılar şekilde düzenlenen bilirkişi ek raporu ile, davacının taraf şirket yetkililerinin beyanları da dikkate alındığında ve yapılan ölçümler sonucunda faturaya konu imalatları yerine getirdiği, faturada yer alan KDV oranlarının ek raporda belirtilen oranlar şeklinde olduğu, bu hali ile davacının talep edebileceği iş bedelinin (maddi hata ile eklenmeyen onbirinci sıradaki iş kalemi bedeli olmaksızın) 90.721,80 TL, yapılan ödemenin düşülmesi neticesinde ise bakiye alacak miktarının 87.621,80 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun düzenlenmesi sırasında faturada ve iş kalemleri arasında onbirinci sırada yer alan iş kaleminin iş bedeli toplamında gösterilmediği ve bu suretle matematiksel hata ile iş bedelinin eksik olarak hesaplandığı anlaşılmış, yeniden hesaplama yapılması yönünden ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davanın kurulan sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında yapılan işe yönelik olması nedeniyle davalı vekilinin polimer/malzeme mühendisi bilirkişiden rapor alınması yönündeki talebi taraflar arasında kullanılacak malzemeye ilişkin yazılı sözleşme bulunmaması ve davanın işin yapılmasına yönelik olması nedeniyle mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davacı vekili taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında düzenlenen faturada yazılı bedelin ödenmesini talep etmiş, faturada yazılı bulunan işler dışında ve fazladan iş yapıldığına ilişkin bir iddia ve talebe ilişkin bir açıklaması olmamıştır. Mahkememizce davacı tarafından düzenlenen fatura, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunulan dilekçelerde kabul edilen birim fiyat, mahallinde yapılan keşif, keşif nedeniyle düzenlenen bilirkişi raporu ve raporda tespit edilen iş miktarlarının karşılaştırması aşağıdaki şeklide yapılmıştır. Karşılaştırma yapılması sırasında davacının fazlaya ilişkin iş bedeli talebi olmaması nedeniyle bilirkişi tarafından yapılan ölçüm ile tespit edilen miktar ile davacı tarafından düzenlenen faturada yazılı miktardan az olan miktar yapılan iş miktarı olarak kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunmuş olduğu dilekçelerde kabul etmiş olduğu birim fiyat miktarı aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Miktar Oran KDV'li miktar 1) Balsan Karo Halı - 960 Kod (Broker Odası) 115,50 % 8 124,74 2) Balsan Karo Halı - 244 Kod (Orta Yeşil Alan) 154,00 % 8 166,32 3) Balsan Karo Halı - 910 Kod (Dış Cephe Gri) 165,00 % 8 178,20 4) Balsan Karo Halı - 910 HD (Dış Cephe Gri) 165,00 % 8 178,20 5) Balsan Stonage (Yeşil Halılar) 115,50 % 8 124,74 6) Karo Halı İşçilik 13,75 % 18 16,23 7) DLW Linoleum (Turuncu, Gri, Kırmızı, Pembe) 66,00 % 18 77,88 8) DLW Marmorette - DLW Acoustik (Zemin Kaplama) 33,00 % 18 38,94 9) PVC Creation 740 (Parke zemin) 93,50 % 18 110,33 10) İşçilik PVC ve Linoleum 19,80 % 18 23,37 11) Self Levelling Dolgu (1 m, 3 kg - 916 m) 3,85 % 18 4,55 12) Profil 16,50 % 18 19,47 Yukarıda yapılan belirlemeler dikkate alındığında, davacı tarafından düzenlenen faturada yer alan birim fiyatlar ile davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunmuş olduğu dilekçelerde yer alan birim fiyat miktarlarının aynı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından düzenlenen faturada yer alan iş miktarı ile bilirkişi tarafından yerinde yapılan ölçümle tespit edilen iş miktarına ilişkin bilgiler aşağıda yer almaktadır. Fatura Bilirkişi 1) Balsan Karo Halı - 960 Kod (Broker Odası) 25,00 19,53 2) Balsan Karo Halı - 244 Kod (Orta Yeşil Alan) 20,00 20,09 3) Balsan Karo Halı - 910 Kod (Dış Cephe Gri) 48,00 38,60 4) Balsan Karo Halı - 910 HD (Dış Cephe Gri) 36,00 27,50 5) Balsan Stonage (Yeşil Halılar) 15,00 11,00 6) Karo Halı İşçilik 144,00 116,73 7) DLW Linoleum (Turuncu, Gri, Kırmızı, Pembe) 160,00 155,82 8) DLW Marmorette - DLW Acoustik (Zemin Kaplama) 902,00 873,71 9) PVC Creation 740 (Parke zemin) 56,68 42,31 10) İşçilik PVC ve Linoleum 1.126,00 1.071,84 11) Self Levelling Dolgu (1 m, 3 kg - 916 m) 2.704,00 2.748,00 12) Profil 240,00 154,80

Davacı vekilinin faturada yazılı bulunan miktarlara göre bedel talebinde bulunması, fazlaya yada fazla iş yapılması nedeniyle fazla bedele ilişkin bir talebinin olmaması hususları dikkate alındığında bilirkişi raporu ile faturada yer alan miktarlardan düşük olan iş miktarının esas alınması ve davalı vekili tarafından aşamalarda kabul edilen ve davacı tarafından düzenlenen faturada yer alan birim fiyatların aynı olması nedeniyle yapılan iş bedelinin tespiti aşağıda yer almaktadır. Miktar Fiyat Toplam 1) Balsan Karo Halı - 960 Kod (Broker Odası) 19,53 124,74 2.436,17 2) Balsan Karo Halı - 244 Kod (Orta Yeşil Alan) 20,00 166,32 3.326,40 3) Balsan Karo Halı - 910 Kod (Dış Cephe Gri) 38,60 178,20 6.878,52 4) Balsan Karo Halı - 910 HD (Dış Cephe Gri) 27,50 124,74 3.430,35 5) Balsan Stonage (Yeşil Halılar) 11,00 124,74 1.372,14 6) Karo Halı İşçilik 116,73 16,23 1.893,94 7) DLW Linoleum (Turuncu, Gri, Kırmızı, Pembe) 155,82 77,88 12.135,26 8) DLW Marmorette - DLW Acoustik (Zemin Kaplama) 873,71 38,94 34.022,27 9) PVC Creation 740 (Parke zemin) 42,31 110,33 4.668,06 10) İşçilik PVC ve Linoleum (% 30 nefaset kesintisi) 1.071,84 23,36 17.529,73 11) Self Levelling Dolgu (% 15 nefaset kesintisi) 2.704,00 5,03 11.553,60 12) Profil 154,80 19,47 3.013,96 Toplam (TL) 102.260,40 ...Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin mahkememiz kararının kaldırılmasına ilişkin kararı uyarınca bilirkişiden ek rapor alınmış, davacı vekilinin dava konusu iş yerinin davacı tarafından tahliye edilmiş olduğuna ve mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olmadıklarına dair beyanı dikkate alınarak ise yeniden keşif yapılmasına gereksinim duyulmamıştır. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında davacının yüklenici, davalının ise iş veren olduğu, davalıya ait iş yerinin bir kısım işlerinin yapılması hususunda sözlü olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi içeriği ile aşamalarda sunmuş olduğu dilekçe içerikleri dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olarak kurulmuş olmasına rağmen işin yapımı sırasında işe ilişkin olarak iş bedelinin her iş kalemi için ayrı ayrı olmak üzere birim fiyat olacak şekilde belirlendiği, davacı tarafından düzenlenen faturada yer alan birim fiyatların davalı vekili tarafından kabul edilen birim fiyatlar ile aynı olduğu, bu hali ile sözlü olarak kurulan eser sözleşmelerinde kural olarak uygulanması gereken işin yapıldığı tarihte geçerli rayiç değerin birim fiyat olarak alınmasına ilişkin 6098 sayılı TBK'nin 481/1. maddesinde yazılı kuralın uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme bedeli yönünden sözleşmenin birim fiyatlı eser sözleşmesi olarak kabul edilmesinin gerektiği, yapılan keşif sırasında dinlenilen taraf şirket yetkilisi beyanları ile davacı tarafından düzenlenen faturada yazılı işlerin davacı şirket tarafından yerine getirildiği, davalı şirket yetkilisi tarafından işin davacı şirket tarafından ayıplı olarak yapıldığı yönünde beyanda bulunulduğu, işin davacı tarafından yapıldığı hususunda bu nedenle uyuşmazlığın kalmadığı, davalı şirket yetkilisinin keşif sırasında alınan beyanında da belirtildiği üzere davacı tarafından yapılan işin bir kısmının davalı tarafından beğenilmemesi nedeniyle beğenilmeyen ve ayıplı olan kısmın daha sonrasında davacı tarafından yeniden yapıldığı, yeniden yapılan bu kısma ilişkin taraflar arasında bedel veya sair yönlerden uyuşmazlığın bulunmadığı ve dava konusu yapılmadığı, bilirkişi raporu ile ise davacı tarafından yapılan işte yer alan ayıpların niteliği itibari ile kabule engel nitelikte bulunmadığı ve yerine getirilen işlerin bir kısmı yönünden nefaset kesintisi yapılmasının gerektiğinin belirtildiği, yapılan işin niteliği ve miktarı dikkate alındığında bilirkişi tarafından tespit edilen nefaset kesintisi oran ve miktarının yerinde olduğu, keşif sırasında yapılan incelemede davalı tarafından taraflar arasında kurulan sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında yapılan işlerin kullanılmaya başlanıldığının tespit edildiği, taraflar arasında işe ilişkin teslim belgesinin düzenlenmemiş olmasına rağmen davalı tarafından kullanılmaya başlanılmış olması dikkate alındığında davacının taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiği, ancak davalı iş sahibinin davacının edimlerine karşılık olarak ödemeye ilişkin edimini yerine getirmediği, dava öncesinde usulüne uygun olarak teslim hususunun ispat edilemediği ve davalı yönünden dava öncesinde temerrüt koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamına sunulan uzman görüşü içeriğinde yapılan tespitlerde imalatların kullanım nedeniyle deforme olup olmayacağı yönünde bir değerlendirmenin bulunmadığı, uzman görüşünün hazırlandığı tarih dikkate alındığında işin yada malzemenin ayıplı olup olmadığı hususunda da bir değerlendirme yapılmadığı, genel olarak mevcut durumun tespitine yönelik olarak ve teknik hususlardan ve uzmanlık gerektiren görüşlerden ziyade sonuca etkili olmayacak şekilde uzmanın kendi görüşlerini ve mevcut durumun tespitini yapar şekilde düzenlendiği, dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen hususların aksini ortaya koyacak nitelikte bulunmadığı, davalı vekili tarafından da davaya konu imalatların yapıldığı iş yerinin davalı tarafından tahliye edildiğinin ve hali hazır durumu hakkında bilgilerinin bulunmadığının beyan edildiği, bu hali ile uzman görüşünün teknik hususları içermemesi, dava konusu işin yapıldığı yerin davalı tarafından tahliye edilmiş olması, hali hazır durumunun tespitinin davayı çözebilecek nitelikte bulunmaması nedeniyle uzman görüşüne karşı değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, dosya kapsamında kaldırma kararı öncesinde yapılan keşif, keşif sırasında dinlenilen taraf şirket yetkili beyanları, mahkememiz gözlemi ve keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu ile uzman görüşünde belirtilen hususların da değerlendirildiği, bu hali ile yerinde keşif yapılması imkanının kalmaması nedeniyle davanın çözümünde yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak rapor alınmasının sonuca etkili olmayacağı, uzman görüşünde yer alan tespitlere ilişkin olarak kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporunda gerekli değerlendirmelerin yapıldığı ve nefaset kesintisinin uygulandığı anlaşıldığından bilirkişi raporundaki maddi hataların yukarıda açıklanan şekilde düzeltilmesine ilişkin yapılan açıklamalar ve avans ödemesi olarak yapılan ödeme de dikkate alınmak suretiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 481/1. maddesi hükümlerinin uygulanma imkanı olmadığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1) Davanın KISMEN KABULÜ ile 99.160,40 TL alacağın dava tarihi olan 15/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek AVANS FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.773,65 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.666,37 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 4.107,28 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 333,71 TL'sinin DAVACIDAN; 986,29 TL'sinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacının yargılama sırasında kaldırılan karardan önce yapmış olduğu 54,40 TL başvurma harcı, 38,50 TL tebligat ücreti, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 384,90 TL keşif harcı, 350,00 TL keşif araç ücreti, 1,75 TL dosya kapağı ile kaldırılan karardan sonra yapmış olduğu 62,00 TL tebligat ücreti, 1,25 TL posta ücreti, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 3.654,90 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.730,91 TL'si ile dava açılışında alınan 2.666,37 TL peşin harç toplamından oluşan 5.397,28 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/10/2023

e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/169, K. 2023/630, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-169-e-2023-630-k-c0659016e477