Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/158 E. 2022/864 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/158
- Karar No
- 2022/864
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1809 KARAR NO: 2025/623 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/09/2022 NUMARASI: 2021/158 E. - 2022/864 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin murisi ... aleyhine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, takibin dayanağının 570.000 TL bedelli, 21/08/2015 vadeli, keşidecisi ..., lehdarı ... olan kambiyo senedi olduğunu; murisin 2016 yılı Ağustos ayında vefat ettiğini, yurtdışında bulunduğu sırada tebligatın muhtara yapılmak suretiyle kesinleştirildiğini, takip kesinleştirildikten sonra uzun süre işlem yapılmadığını, murisin vefatından sonra takibin mirasçılara yöneltildiğini ve haciz işlemlerine başlandığını, oysa tüm tebligatların murisin yurtdışında olduğu döneme denk geldiğini ve TK 21/2’ye aykırı biçimde yapıldığını, müvekkillerinin, Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1046 Esas sayılı dosyasıyla borca ve imzaya itiraz davası açtığını, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/1241 Esas sayılı dosyasıyla ödeme emrinin iptali için açılan davanın kabul edildiğini, ayrıca imzanın murise ait olmadığının tespitiyle açılan diğer davanın da ilk etapta kabul edildiğini, fakat istinaf sürecinde bu kararların kaldırıldığını ve halen dosyaların istinaf aşamasında olduğunu, davalı hakkında 2018’de yapılan suç duyurusunda takipsizlik kararı verildiğini, bu karara yapılan itirazın da reddedildiğini, fakat müvekkillerince kanun yararına bozma talebinde bulunulduğunu, dava dışı ...’nun, murisin her işini yapan kişi olup emekli emniyet mensubu olduğunu beyan ederek güven kazandığını, murisin okuma yazma bilmemesi ve güven ilişkisi nedeniyle birçok evrakı imzaladığını, bu sırada senedin de hileyle imzalatılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, senedin sahte olduğunu, davalı beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek; ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptalini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca, davacıların murisi ... aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, takibin dayanağının, 570.000 TL bedelli, 21/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ...olan kambiyo senedi olduğunu, iş bu takipte ödeme emrin borçlu tarafa 10/09/2015 tarihinde tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini, yapılan tebliğin usulüne uygun olduğunu, davacılar tarafından dava dilekçesinde belirttiği gibi davacılar Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1046 Esas sayılı dosyasıyla borca ve imzaya itiraz davası açtığını ve iş bu dosya kapsamında 2 adet bilirkişi raporu ve 1 adet atk raporu alındığını ve 3 raporda da imzaların borçlu ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını, davacıların istinaf etmesi üzerine iş bu dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2021/127 E. sayılı dosyaya kaydı yapılarak tekrardan ATK'ya gönderildiğini ve ATK'dan gelen cevap yazısında da daha önce defalarca inceleme yapıldığını ve sonucun değişmediğini ve bu sebeple aynı ekip tarafından inceleme yapılmasınında hukuki menfaat bulunmadığının beyan edildiğini, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarihli 2021/158 E. 2022/864 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "Davanın reddine, "karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imza müvekkillerin murisine ait olmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bono üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini, takibe konu senetteki lehtar ile müvekkiller ve murisi arasında bononun düzenlenmesi için sebep oluşturacak herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu senedin sonradan metin ve imzanın eklenmesi suretiyle oluşturulduğu ve fahiş bir miktar ile takibe girildiğini, davalı taraf dolandırıcılık kastı ile hareket etmekte olduğunu, müvekkillerin murisini de dolandırdığını ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilleri davalıyı tanımadıkları gibi, davalıdan alacaklı da olmadığını, takibe konu senetteki lehtar ile müvekkillerin murisi arasında ve müvekkilleri arasında bononun düzenlenmesi için sebep oluşturacak herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalı tarafından yapılan sonradan oluşturma imza ile yapılmış birçok sahtecilik işi mevcut olup birçok insan mağdur edildiğini, senetteki imzanın müvekkile ait çıkması durumunda takibe konu senede sonradan doldurma imza ile bono vasfı kazandırıldığı hususu açıkça ortaya çıkacağını, sahte bir senet nedeniyle müvekkiller son derece ekonomik sıkıntı çektikleri ve planlanmış dolandırıcılık nedeniyle davalı taraf haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, yerel mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek tüm hakları saklı kalmak kaydı ile İstinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, davacı müvekkillerinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine dava konusu kambiyo senedinin iptaline, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesin talep etmiştir. GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibin dayanağının 570.000 TL bedelli, 21/08/2015 vade tarihli kambiyo senedinin keşidecisinin ..., lehdarının ise ... olduğunu muris ...’in 2016 yılı Ağustos ayında vefat ettiğini, icra takibinin muhtara tebliğ yoluyla kesinleştirildiğini, ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, senedin sahte olduğunu, murisin okuma yazma bilmediğini ve senedin hile ile imzalatılmış olabileceğini beyanla menfi tespit talep etmiştir. Davalı vekili, takibin usulüne uygun kesinleştiğini , borca ve imzaya itiraz davası kapsamında alınan üç ayrı bilirkişi raporunda senetteki imzaların ...’in el ürünü olduğunun tespit edildiğini, borcun geçerli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davacılar murisi ... aleyhinde davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, takibin dayanağının, 570.000 TL bedelli, 21/08/2015 vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ... olan kambiyo senedi olduğunu görülmektedir. Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/351 Esas 2020/489 karar sayılı dosyasında imzaya itiraz nedeniyle takibin iptali davası sonunda 22/10/2020 tarihinde "davanın reddine" karar verildiği, İstanbul BAM 22. H.D. Tarafından bilirkişi heyetinden imza incelemesine esas rapor alındığı ve davanın reddine karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine , Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2022/970 Esas 2022/7262 Karar sayılı 15/06/2022 tarihli kararı ile "Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA" dair karar verilmesi üzerine hükmün 15/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1046 Esas sayılı dosyasında, alınan 31/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senedin ön yüzünde keşideciye atfen atılmış imzanın ...'in eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Aynı dosyada bilirkişi heyetinden alınan 31/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davaya konu senedin ön yüzündeki keşideci imzasının ...'in eli ürünü olduğu belirtilmiş, son olarak Adli Tıp Kurumundan alınan 04/11/2019 tarihli raporda, "İnceleme konusu senette ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu" tespit edilmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Ancak borçlu senedin bedelsiz olduğunu, irade sakatlığı sebebiyle geçersiz olduğu gibi iddialar ileri sürüyorsa bu iddiaların ispat yükü davacı üzerindedir. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında, iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması, senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe konu senette keşideciye atfen atılan imzanın davacılar murisi ...'e ait olduğu, senedin sahte olduğuna dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararının Bakırköy 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/1409 D.iş kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği, imzanın hile ile murisin iradesi sakatlanarak alındığı iddiasının ispatlanamadığı, yine senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatına elverişli yazılı ve kesin delil sunulmadığı, bu nedenlerle mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde ve davada tedbir kararı verilmiş olup alacaklı lehine tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/158 E. 2022/864 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025