Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/141 E. 2022/117 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/141
Karar No
2022/117
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/79 KARAR NO: 2025/688 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 29/09/2022 NUMARASI: 2021/141 E. - 2022/117 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tescil numaralı ve 26/06/2007 tescil tarihli “...” markası ile ... tescil numaralı, 23/12/2015 tescil tarihli “...” markalarının davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. adına tescilli olduklarını, davacıların mağazalarda ve https://www...com.tr alan adlı internet sitesinde yurt içi ve yurt dışına özellikle ev ve yatak ürünlerinin satışı yaptıklarını, marka ve ürün kalitesinin bilinirlik kazandığını, davalının “...” isimli İnstagram hesabında ve www...net alan adlı internet sitesinde “...” markasını taşıyan veya karıştırılmaya neden olacak derecede benzer markalı ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığını tespit ettiklerini, İstanbul 2. FSHHM’nin 2021/140 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını ve ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının Kuzguncuk ve Nişantaşı şubelerinde inceleme yapıldığını, davalının marka kullanımının SMK ve TTK’nun hükümlerine aykırı olduğunu, davacıları maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalının davacıya ait “...” markasının aynısını veya iltibasa neden olacak derecede benzerini ürettiği ürünler üzerinde kullanmasının SMK’nun 9. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, bu ürünlerin davacılar tarafından üretildiği veya davalı şirket ile davacılar arasında bağlantı olduğunun düşünülmesi tehlikesinin mevcut olduğunu belirterek, maddi ve manevi tazminat talep etme hakları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli ... numaralı ve “...' ibareli markası ile ... numaralı ve “...” ibareli markasının birebir aynısının/ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin, davalı tarafça imal, satış ve pazarlaması yapılan ürünlerde izinsiz olarak kullanılması nedeniyle; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile hükmün ilanına, müvekkilin marka haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve tecavüzün kaldırılmasına, tecavüz mahsulü ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ve internet satış ortamıyla Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması, toplatılması ve bunların imha edilmesine, tecavüz mahsulü ürünlerin reklamlarının durdurulması, ürünlerin reklamlarını içerir katalogların/tanıtım evraklarının toplatılması ve imha edilmesine, tecavüz mahsulü ürünlerin üretiminin, ithalat ve ihracatının durdurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davalı tarafından "..." ibaresinin marka olarak değil, ürün adı olarak kullanıldığını, "..." markasının davalının tescilli markası olduğunu, davalı şirketin satışa sürdüğü ürünler incelendiğinde görüleceği üzere, bu ürünlerin üzerinde büyük harflerle davalının tescilli markası olan “...“ yazdığını, “..." kelimesinin ise sadece ürün adı olarak ve müvekkilin tescilli markasının altında "...", "...", "...", "...", "...", "..." şeklinde geçtiğini, çakra yağının bir ürün olup, bu ürünün tek bir ismi bulunduğunu, bu ürünlerin piyasada başka başka markalarca satışa arz edildiğini, nitekim internet siteleri incelendiğinde başka başka markalar adı altında satılan yüzlerce çakra yağı çeşidi bulunduğunu, davalının da kendi markası "..." markası altında çakra yağı ürünü sattığını, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin; insan vücudundaki çakraları dengeleme işlevi gören vücut yağları olduğunu, davacı şirketlerin "..." markası ile piyasaya sürdükleri ürünlerin vücut losyonu, deodorant niteliğindeki ürünler olduğunu, tarafların sattığı ürünlerin tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacı ürünleri ve davalının ürünlerinin bir arada da satılmadığını, ... yazdığı için yağ ile deodorantı/vücut losyonunu birbirine karıştırma olanağı olmadığını, davacı yanın tescilli markaları incelendiğinde görüleceği üzere, bu markaların yeşil renkli bir zemin üzerinde kaligrafik beyaz harflerle ve bütününde bir sembol olarak tescil ettirildiğini, davalının sattığı ürünlerde ise sadece beyaz zemin üzerine siyah küçük düz harflerle "..." yazdığını, tarafların ürünlerinde kullanılan yazı tipi, kullanılan zemin ve zemin rengi, kullanılan harfler ve sembollerin hiçbir şekilde benzerlik göstermediğini, davalı şirketin ürünlerinde küçük ve düz harflerle yazılan "..." yazısının, davacıların sembol niteliği taşıyan markası ile iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, "..." kelimesinin, Sanskritçe’den geldiğini, vücuttaki farklı enerji merkezlerini temsil ettiğini, "..." sisteminin M.Ö. 1500-500 yılları arasında Hindistan’da ortaya çıktığını ve görüldüğü üzere "..." nın, M.Ö. 1500-500 yıllarından beri kullanılan ve vücudun diğer uzuvları gibi vücutla bağlantılı bir sistemi ifade eden genel ve topluma mal olmuş bir ibare olduğunu ve hiçbir ayırt edici özelliği bulunmadığını, diğer yandan "..." ibaresinin SMK'nda açıkça belirtildiği üzere; ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kullanım amacı, mal ve da hizmetin özellikleri, malın doğası gereği ortaya çıkan şekli yönünden kullanılması zorunlu olan bir ibare olup, davalının çakra yağı ürününün üzerine çakra yağı yazmak zorunda olduğunu, tanımlayıcı bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davacı şirketler tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul 2.Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/140 D.İş sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını ve bu dosyadan alınan 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda bu hususların dikkate alınmadığını, raporu kabul etmediklerini, bu nedenle davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarihli 2021/141 E. 2022/117 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "Davanın KABULÜNE, Davalının davacıların hak sahibi oldukları ... tescil numaralı "..." markasının 03. sınıfta tescilli olduğu " parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler( insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil), sabunlar " emtiası kapsamında kalan ve kişisel bakım amaçlı kullanılan ürünleri üzerinde " ..." ibaresini markasal olarak kullanmasının davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, Davacıların marka haklarına tecavüz teşkil eden davalı tarafın fiillerinin ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA ve TECAVÜZÜN KALDIRILMASINA, Tecavüz oluşturulan ürünlerin üretilmesinin, internet ortamında dahil her türlü mecrada tanıtımının ve satışının ithalat ve ihracatının YASAKLANMASINA, Tecavüz oluşturan ürünlere, ürünlerin reklamlarını içerir kataloglara/tanıtım evraklarına, internet satış ortamıyla Türkiye sınırları içerisinde ve Gümrük ve Serbest Liman veya Bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konularak TOPLATILMALARINA, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle ürünler üzerinden "..." ibaresinin SİLİNMESİNE, bu mümkün değilse ürünlerin ve tanıtım evrakının İMHA EDİLMELERİNE, Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye' de yayın yapan günlük bir gazetede 1 kez ilanına, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... yağını sadece ürün adı olarak kullandığı ve ... yağı sattığını, davacı yanın ise ... yağı adı altında sattığı bir ürünü olmadığını, dolayısıyla tarafların tüketici tarafından karıştırılacak ortak bir ürünü dahi bulunmadığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin var olduğu kanaati ile hüküm tesis edildiği görüldüğünü, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunu incelediğinde, davacının ... Markası görsel olarak bir ibare şeklinde alınmış, müvekkilin kendi ... markası adı altında sattığı çakra yağı ürünü ile karşılaştırılma neticesinde, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin var olduğu yönünde görüş bildirildiğini, marka hakkına tecavüz yahut haksız rekabetten bahsedebilmesi için öncelikle her iki şirketinde benzer markalar adı altında çakra yağı satması, tüketicinin yanılgıya düşerek davacının çakra yağı ürününü alacakken müvekkilinin sattığı çakra yağı ürününü alması gerektiğini, müvekkili şirket çakra ibaresini marka ismi olarak da kullanmamakta sadece ürün adı olarak kullandığını, dava dosyasında mübrez tüm beyan dilekçeleri de defalarca belirttiği üzere; müvekkili şirket ... ibaresini marka ismi olarak kullanmadığı sadece ürün adı olarak kullandığını, müvekkili şirketin sattığı ürün ambalajları ve şişelerinin üstünde ... yazdığın ve altında da ürünün hangi ürün olduğunu belirtmek için ... yazdığını, müvekkili şirketin tescilli markası ... markası olduğunu, müvekkili şirketin tescilli markasında ... ibaresi yer aldığını, marka olarak tescil ettirenler ise aynı işaretlerin farklı bazı unsurlarla birlikte tesciline karşı çıkamayacaklarını ve bu durumu baştan öngörülemeyeceğini, “ ... “ kelimesi vücuttaki farklı enerji merkezlerini temsil eden MÖ. 1500-500 yıllarına dayanan, genel ve topluma mal olmuş bir kelime olduğunu beyan ederek, İstinaf talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/141 Esas 2022/117 Karar sayılı ve 29.09.2022 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına tescilli “...” isimli markanın kullanımı münhasıran müvekkili şirkete ait olduğu tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafından bu isim altında ürünlerin satılması müvekkili şirketin itibarını zedelemekle beraber müvekkili şirketin satışlarını da etkilediğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 55. Maddesinde düzenlenen hükümler çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet veren taraf olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirketler arasında bağlantı olduğunun düşünülmesi tehlikesinin mevcut olduğu, davalı şirketin kullanımının iltibasa neden olduğu ayrıca davalı şirketin kullanımının, müvekkili şirketin ayrıt edicilik kazandırarak sektörde tanınmış hale getirmiş olduğu markasının itibarından dolayı haksız bir yarar elde ettiğini, tescilli markanın itibarına zarar verecek ve tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte olduğu bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararı ile sabit hale geldiğini, netice itibariyle davalı şirketin, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiilleri nedeniyle verilen yerel mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/141 E.-2022/117 K. sayılı kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ... şirketinin ... tescil numaralı “...” markası ile ... tescil numaralı “...” markasının tescilli olduğunu, müvekkilinin mağazalar ve https://www...com.tr internet sitesi üzerinden yurt içi ve yurt dışına özellikle ev ve yatak ürünleri satışı yaptığını ve markanın piyasada tanınırlık kazandığını , davalının “...” adlı Instagram hesabında ve www...net internet sitesinde, “...” markasını taşıyan veya karıştırılmaya neden olacak derecede benzer markalı ürünleri sattığını ve tanıttığını, davalının marka kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla davalının marka ihlali ve haksız rekabetinin tespitini ,durdurmasını, önlenmesini ve ortadan kaldırmasını talep etmiştir. -04/07/2006 başvuru, 26/06/2007 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” markasının 09, 11, 14, 20, 21 ve 34. Sınıflarda, 13/04/2015 başvuru, 23/12/2015 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” markasının 03, 21, 24, 25 ve 27. sınıflarda davalı ... şirketi adına tescil olduğu görülmektedir. - İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/140 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti sonucu düzenlenen 07/07/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı tarafça dilekçede ifade edilen www...com ve "..." isimli Instagram hesabının incelendiği ve "..." markasının üretilen uçucu yağlarda kullanıldığı, www...com adresli internet sitesinin alan adı sahibi bilgisinin gizli olduğu, "..." isimli Instagram hesabının sahibinin ... olduğu, işletmenin 4 ayrı şubesinin bulunduğu, davacıya ait "..." ve "..." markalarının TPMK nezdinde tescilli marka olarak koruma altında olduğu, davalı tarafa ait "..." ve "...", "..." markalarının TPMK nezdinde tescilli marka olarak koruma altında olduğu, davalıya ait "... Mah. ... Cad. ... Sok. No:... Üsküdar / İstanbul" ve "... Cad. No:... Topağacı / İstanbul" adreslerindeki iş yerlerinde ve ürünlerinde kendi tescilli markalarının kullanıldığı, sadece aromatik yağ ürünlerinin ön yüzünde "..., "..." markasının altında şişenin orta kısmında "..." ibaresinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 rakamları ile birlikte kullanıldığı, söz konusu rakamlarla birlikte kullanılan "..." ibaresinin davacı tarafın tescilli "..." markaları ile benzer olduğu ve iltibas yarattığı, şişenin alt bölümünde daha küçük puntolarla "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." şeklinde ibarelerin kullanıldığı, söz konusu kullanımların markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının "..." markaları ile benzerlik ve iltibas oluşturmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. - 25/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... instagram hesabı üzerinde yapılan incelemede; firma adının “...” olduğu, firma adresinin “Kuzguncuk/Nişantaşı/Kanyon-İstanbul ve Alsancak/İzmir” olduğu, hesap açıklamasında “...-...” yazdığı, firma email adresinin info@...com olduğu, firma web sitesinin www...net olduğu, hesaptan 4.065 adet paylaşım yapıldığı, hesabın takipçi sayısının 242 kişi olduğu, hesabın 23/02/2013 tarihi itibariyle aktif olarak kullanıldığı, söz konusu hesapta 15/10/2013 tarihi itibariyle üzerinde “...” ibaresinin yer aldığı ürünlerin paylaşıldığı, https://www...net/ alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; site tescil bilgilerinde; alan adının ... Ltd. firması tarafından ...San.Tic.Ltd.Şti. adına kaydedildiği, ... Tic.Ltd.Şti. firma bilgilerinde; firma adresinin “... Cd.No:... K:... ... Eyüp”, firma iletişim numarasının ..., firma email adresinin ...@...com olduğu, alan adının 09/04/2012 tarihinde kayıt ettirildiği ve 09/04/2023 tarihine kadar kayıtlı olduğu, sitede yer alan “Hakkımızda” menüsüne tıklandığında https://www...com/ alan adlı siteye yönlendirildiği, işbu sitede ürünler sayfasına tıklandığında bu sefer https://www...net/ alan adlı siteye yönlendirildiği, site içeriğinde bazı bağlantılarda iki web sitesi arasında yönlendirme yapıldığı, hakkımızda menüsünde, firmanın “2012 yılında kurulduğu, aroma terapi ürünlerinin satışının yapıldığı laboratuvar ve dükkanlardan oluştuğunun belirtildiği, söz konusu sitede üzerinde “...” ibaresinin yer aldığı 7 adet ... ürün satışının yapıldığı, firma iletişim bilgilerinde; ... Laboratuvar-Ofis; adresinin “... Sk.No:... Üsküdar/İstanbul”, iletişim numarasının ..., ... Dükkan; adresinin “... Cd.No:... Kuzguncul/İstanbul”, iletişim numarasının ..., Nişantaşı Dükkan; adresinin “... Sk.No:... Topağacı/Nişantaşı/İstanbul”, iletişim numarasının ..., ... Dükkan; adresinin “... Cd.No:... K:... ... Levent/İstanbul”, iletişim numarasının ..., İzmir-Alsancak Dükkan; adresinin “... Sk.No:... Alsancak/İzmir”, iletişim numarasının ..., ... Atölye ve Eğitim Alanı; adresinin “... Cd.No:... Kuzguncuk/İstanbul”, iletişim numarasının ... olduğu, https://www...com/ alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; söz konusu site içeriğinin https://www...net/ alan adlı site içeriği ile benzer olduğu ve site içeriğinde bazı bağlantılarda (ürünler vb.) iki web site arasında yönlendirme yapıldığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... Ltd. firması tarafından ... San.Tic.Ltd.Şti. adına kaydedildiği, ... Tic.Ltd.Şti. firma bilgilerinde; firma adresinin “... Cd.No:... K:... ... Eyüp”, firma iletişim numarasının ..., firma email adresinin ...@...com olduğu, alan adının 09/04/2012 tarihinde kayıt ettirildiği ve 09/04/2023 tarihine kadar kayıtlı olduğu, davacının ... no ile tescilli "..." markasının 03. sınıfta yer alan emtialar için Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, "..." veya "..." ibaresinin 03. sınıfta yer alan “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar.” malları için zayıf bir marka olmadığı, davalının kullanımlarının SMK hükümlerine aykırı olarak marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının kullanımlarının TTK hükümlerine aykırı olarak haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, ... tescil numaralı “...” markasının ise 09, 11, 14, 20, 21 ve 34. Sınıflarda, ... tescil numaralı "..." markasının ise 03. sınıfta "parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil), sabunlar " emtiası için davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. Adına tescilli olduğu, diğer davacı şirketin "..." markasını marka sahibinin izni ile kullandığı, ihlal davasında marka sahibi ve diğer davacının dava açma hakkına sahip olduğu, davalının kendi adına tescilli "..." markası ile birlikte bir çeşit vücut yağı olan ürünler üzerinde "..." ibaresini kullandığı gibi bazı ürünler üzerinde doğrudan ... gibi bu ibareyi tek başına kullandığı, bu nedenle davaya dayanak 03. sınıfta tescilli ... tescil numaralı "..." markasının tescil kapsamında bir kullanım olduğu, ... ibaresinin , "enerji merkezi" anlamına gelen günümüzde insan bedenindeki enerji merkezlerini ifade eden bir kelime olduğu, 03. Sınıfta ... ibaresinin her hangi bir ürünü işaret eden, vasıf bildiren tanımlayıcı bir ibare olmadığı, bu sınıftaki ürünler yönünden ayırt edici bir ibare olduğu, bu nedenle zayıf ibare olarak nitelendirilemeyeceği, davalının "..." ibaresini ürün adı olarak kullandığı savunmasının yerinde olmadığı, davalının aynı sınıftaki emtia üzerinde davacı yanın hak sahibi olduğu ... ibaresinin aynen markasal olarak kullanılmasının ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağı iltibasa neden olacağı bu nedenle davalı kullanımlarının SMK 7 ve 29.maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenen, ticari dürüstlük kurallarına aykırı haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulü yönünde kurulan hükmün dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ve 2021/141 E. 2022/117 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/141, K. 2022/117, T. 29.09.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-141-e-2022-117-k-a8ff52f84b5d