Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1369 E. 2022/1034 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1369
- Karar No
- 2022/1034
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/452 KARAR NO : 2024/971 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2022 NUMARASI : 2022/432 Esas - 2022/1024 Karar DAVACI : ... (T.C ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1-... (T.C ...) - ... 2-... (T.C ...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... 3-... - ... DAVA TÜRÜ : Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 15/05/2020 KARAR TARİHİ : 31/05/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 10/06/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar ... ve ..., Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, 15/02/2017 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile ...'dan Toplantı Başkanı/Devir Eden Ortak sıfatıyla Gebze 3. Noterliğinin 08/03/2017 tarihli ve ... yevmiye numara ile hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, işbu yapılan hisse devir sözleşmesi neticesinde Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklık yapısını; ...- 200 Pay Adedi- 5.000,00 TL Sermaye Miktarı, ...- 100 Pay Adedi- 2.500,00 TL Sermaye Miktarı, ... -100 Pay Adedi- 2.500,00-TL gibi oluştuğunu, TTSG'da ilan edildiğini, davacı ...'in; Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 hisse ile ortağı olduğunu, şirketin üç ortaklı bir şirket olduğunu, Öncül Turizm şirketinin resmi merkezi olarak Kocaeli içerisinde Gebze’de faaliyet gösterdiğini, davaya konu hususun, davacı tarafından defalarca genel kurulu bir araya getirmek suretiyle, kira alacağının tahsili için icra takibi yapmak, şirketin fiili faaliyet ve işleyişi hakkında karara varmak istemişse de bu girişimlerinin davalı ... ile ... kaynaklı olarak hiçbir şekilde gerçekleştirilemediğini, davalıların bu tutumu ile şirketin uzun zaman önce faaliyetine fiilen son veriliğini, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin haklı nedenle feshine sebep oluşturmakta olduğunu, ekte sunulan Ticaret Sicili gazetesinden de görüleceği üzere şirket ortaklarından ... 100 Pay karşılığı 2.500,00 TL'sini, oğlu ...'a, 100 pay karşılığı 2.500,00 TL'sini de ...'e devrettiğini, ortaklık yapısının yukarıda belirtiği gibi oluştuğunu, imza sirkülerinden de görüleceği üzere şirket müdürü seçilen davacı ve ...'ın şirket kaşesi altında ahzu kabz yetkisi ile atacakları müşterek imzası imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmalarına oy birliği ile karar verildiğini, davacının ortak olduğu Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına, ... adresi- ... .... Bölge ... ... ada, ... parsel 1929 m²'lik bir taşınmaz kaydı bulunmakta olup şirketin başkaca malvarlığı olmadığını, Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, ... adresi,... .... Bölge ... ... ada, ... parsel 1929 m²'lik tapu da kayıtlı Fabrika binasının davalı Öncül şirketin ortaklarından olan ... ...'ın annesi ...'ın sahibi olduğu Yeni Madeni Yağlar ve Kim. Ür. İnş. Gıda Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kiraya verildiğini, kira sözleşmesinde aylık kira miktarının yazmakta olduğunu, bir kaç ay ödenen kiranın sonraki aylarda ödenmediğini, davacının bir çok kez kiranın ödenmesi konusunda görüşmüşse de ödeme yapılmadığını, şu an fabrika binasının tamamen davalı ...'ın babası ... tarafından kullanılmakta olduğunu, fabrika binasına kimseyi yaklaştırmadıklarını, davacı tarafından kiracı şirkete, kira takibi yapılmak istenmişse de şirketi temsil yetkisi müşterek imza ile olması sebebi ile davalılar tarafından ... verilmediği için ve kiracı şirketin ortağının davalı ...'ın annesi ... olması ve fabrika binasının babası ... tarafından kullanılması nedeni ile davacıya hiç bir şekilde hukuki yollara başvurma şirketi temsil etme ... ve yetkisi verilmediğini, davalı ortakların şirketi müşterek temsil ile yetkili kılınma koşulunu kötüye kullanarak davacının mağduriyetine sebep oldukları gibi müvekkilinin davalılara güveni de kalmadığını, davacının tüm iyiniyetli yaklaşımlarına rağmen bugüne kadar bir sonuç alınamadığı gibi tesadüfen yapılan bir araştırma sonucunda davalı Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinde kayıtlı olan adresinin bulunduğu fabrika binasına gidildiğinde fabrika binasının adres gösterilerek, Astro Kimya Endüstriyel Dış Tic. Ltd. Şti adlı bir şirketin söz konusu fabrika binasının olduğu adreste görüldüğünü, yapılan araştırmada Astro Kimya Endüstriyel Dış Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili ve ortaklarının davalı ...'ın babası ... ve diğer ortak ... olduğunun görüldüğünü, davalıların istedikleri gibi fabrika binasını kullanmakta ve müşterek imza ile temsil söz konusu olduğu için müvekkilinin herhangi bir işlem yapmasına müsade etmediklerini, davalı ...'ın babası olan ...'ın fabrika binasını istediği gibi kullandığını ve hatta çevrede bu fabrika benim diyerek, iş yapmak için yeni ortaklar aradığını söylediğini, müvekkili açısından güven ilişkisi zedelendiğini, biraraya gelip müşterek imzayla şirketin varlığının devam ettirmelerinin mümkün olmadığını, fiilen devam eden bir şirket bulunmamakta olup sadece kağıt üzerinde şirketin isim ve adresi yazdığını, şirketin herhangi bir faaliyeti olmadığını, 3 ortağın bir araya gelemediğini, şirketin değerlemesi yapılarak tasfiye edilip ortaklık paylarının ödenmesi gerektiğini, davacının ortaklık ilişkisinden kurtulabilmesi amacıyla öncelikle haklı sebeple fesih hükümlerinin uygulanmasını, davalı ... ile ...'in bu denli tutum ve davranışları ile ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışlar ile ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesinin çekilmez hal aldığını beyanla, öncelikle Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin mal varlığının teminat altına alınması amacıyla davalı ... ile ...'in şirket tüzel kişiliği adına hak ve yetkilerinin dondurularak tasarruf yetkilerinin askıya alınmasına karar verilmesini, haklı davalarının kabulüne, 6102 sayılı TTK. m. 636/2-3 gereğince şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini, davacının payının belirlenerek ödenmesini, 6102 sayılı TTK. m. 636/2-3 gereğince şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini, yerinde görülmediği takdirde aynı Yasa'nın TTK 638/2 ve ilgili diğer hükümler gereği davacının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasına ve hissesi oranında çıkma payının davacıya verilmesi kararı verilmesini, aynı maddenin devamınca hüküm altına alındığı üzere, karar kesinleşinceye kadar davacının ortaklıktan doğan sermaye koyma borcunun dondurulmasına ve ilgili tedbirlerin alınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar Yönetim Kurulu'nun mevcut olmadığından bahisle dava açmış ise de Öncül Turizm Ltd. Şti.'nin 23.03.2017 tarihinde ..., ... ve ...'den oluşan yönetim kurulunun süresiz olarak yetkilendirildiğini, söz konusu durumda yönetimsel bir problemin olmadığı görüldüğünü, davacı ...'in ayrıca müdürler kurulu başkanı olduğunu, dolayısıyla şirket üzerinde yönetim kurulu anlamında bir organın olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu hususun iddia edilerek şirketin feshi veya çıkma konusu yapılamayacağını, davacı her ne kadar genel kurul yapılamadığını iddia etmiş ise de şirketin 23.03.2017 tarihinde genel kurulunu gerçekleştirdiğini, genel kurul yapılmadığından bahisle şirketin fesih talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'in müdürler kurulu başkanı olması dolayısıyla genel kurul organizasyonu yapmanın şahsının asli görevi olduğunu, söz konusu yükümlülüğü kendisinin 3 yıl kadar süre içerisinde gerçekleştirmeyerek şirketin feshini talep etmesinin kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini, genel kurul toplanması için çağrı yapmasının kanuni anlamda kendisine verilen bir görev olduğunu, ayrıca davacı tarafından genel kurul yapılması çağrısında bulunulmadığını, müvekkillerine yazılı olarak herhangi bir çağrı kağıdı ulaşmadığını, dolayısıyla davacının kanunen görevlerini yerine getirmediğini, davacının babası ... ile davalı ...'ın babası ...'ın Yeni Madeni Yağlar Ltd. Şti.'nin eski ortakları olup yıllarca bir arada çalıştıklarını, Öncül Turizm Ltd. Şti'.nin malvarlığına özgülenen ... .... Bölge ... Mevkii ... Ada ... Parsel üzerinde bulunan taşınmazın birlikte alındığını, söz konusu şahısların şirketi altsoylarına devrettiğini ve işbu taşınmazdan gayrimenkul kira getirisi elde etmek üzere bir düzen kurduklarını, bu hususta tarafların bir araya gelmelerine engel bir durum bulunmadığını, şahısların birbirlerinden habersiz hareket etme durumlarının hem hukuken hem de fiilen mümkün olmadığını, davalının üstsoyu ...'ın kullanımı neticesinde davacı ...'e düzenli kira ödemesi yapıldığını, şirketin 3 yıldır bu sistemle ortaklarına düzenli olarak kira geliri elde ettiğini, şirketin aktif şekilde faaliyetlerde bulunduğuna dair iddialarının taraflara ait banka kayıtları incelendiğinde ispatlanacağını, taraflar arasında güven duygusunun bulunmadığı iddiasını da davacıların ispatla mükellef olduğunu, davacı ...'in, Öncül Turizm Ltd. Şti.'ne ait gayrimenkul nedeniyle düzenli kira geliri elde ettiğini, dolayısıyla şirket henüz amacını gerçekleştirmediğinden feshedilmesinde hukuki bir yarar olmadığı gibi davacının haklı sebebe dayanarak çıkma hakkının kullanılmasını gösterecek bir delil sunmadığını beyanla, dava şartları oluşmadığından davanın doğrudan reddin, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 2180 sicil numarasında kayıtlı olan davalı ....'nin FESİH ve TASFİYESİNE, 3-Tasfiye memuru olarak mali müşavir ....'ın atanmasına ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı bir kısım davalılar vekili Av. ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Bir kısım davalılar vekili Av. ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; fesih kararının son çare olma ilkesi uygulanmadığını, alternatif çözümler tercih edilmeksizin fesih kararı verildiğini, şirketlerin devamlılıklarının esas olması nedeniyle alternatif seçenekler mahkemece değerlendirilmediğini, Öncül Turizm Ltd. Şti. için fesih şartlarının oluşmadığı iddiasının mahkemece dikkate alınmadığını, davacı çıkma gerekçesini ispatlayan makul bir sebep dahi sunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu alternatif yolların denenmesi şeklindeki açıklamaları kabul edilemeyeceğini, tarafların arasında husumet olduğu davalıların şirketin fabrikasını kendi fabrikası gibi işletip aile bireylerine kiraladığı aile bireyleri olduğu için kira alınamadığı ve aile bireylerine icra takibi yapılmasına izin verilmediği, genel kurulun yapılamadığı, usulüne uygun karar alınamadığı, yıllardır tarafların bir araya gelmediği, organların kurulamadığı, davalıların Mahkeme huzurunda ki beyanları ve tüm dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını beyan ile; davalıların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 Tarih -2022/432 Esas - 2022/1024 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DAVA; şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma ve çıkma payı talebi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Davacı ...'in 200 pay ve 5.000,00-TL sermaye, davalı ...'ın 100 pay ve 2.500,00-TL sermaye ve ...'in 100 pay ve 2.500,00-TL sermaye ile davalı Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları oldukları, davacı vekilinin eldeki dava ile; davalı şirketin Gebze’de faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından defalarca genel kurulu bir araya getirmek suretiyle kira alacağının tahsili için icra takibi yapmak, şirketin fiili faaliyet ve işleyişi hakkında karara varmak istendiğini, davalı ... ile ...'in bu isteği yerine getirmediğini, bu nedenle şirketin uzun zaman önce faaliyetine fiilen son veriliğini, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin haklı nedenle feshine sebep oluşturduğunu, şirketin davacı ... ve ...'ın şirket kaşesi altında ahzu kabz yetkisi ile atacakları müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili olduklarını, davacının ortak olduğu Öncül Turizm Nakliyat İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adına, ... adresi - ... ... ... ... ada, ... parsel 1929 m²'lik bir taşınmazı dışında başkaca malvarlığı olmadığını, bu taşınmazda bulunan fabrika binasının şirket ortaklarından ...'ın annesi ...'ın sahibi olduğu Yeni Madeni Yağlar ve Kim. Ür. İnş. Gıda Mak. San. Tic. Ltd. Şti'ne kiraya verildiğini, bir kaç ay ödenen kiranın sonraki aylarda ödenmediğini, fabrika binasının tamamen davalı ...'ın babası ... tarafından kullanılmakta olduğunu, fabrika binasına kimseyi yaklaştırmadıklarını, davacı tarafından kiracı şirkete, kira takibi yapılmak istenmişse de şirketi temsil yetkisi müşterek imza ile olması sebebi ile davalılar tarafından ... verilmediği için hukuki yollara başvurulamadığını, fabrika binasında Astro Kimya Endüstriyel Dış Tic. Ltd. Şti. adlı bir şirketin faaliyet gösterdiğini ve bu şirketin yetkili ve ortaklarının davalı ...'ın babası ... ve diğer ortak ... olduğunu, davalı şirkete ait taşınmazın davalılara ait şirketler tarafından kullanıldığını, davacı açısından güven ilişkisi zedelendiğini, bir araya gelip müşterek imzayla şirketin varlığının devam ettirmelerinin mümkün olmadığını, 6102 sayılı TTK'nın madde 636/2-3 gereğince şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini, davacının payının belirlenerek ödenmesini, 6102 sayılı TTK'nın madde 636/2-3 gereğince şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini, yerinde görülmediği takdirde aynı Yasa'nın TTK'nın 638/2 ve ilgili diğer hükümler gereği davacının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasına ve hissesi oranında çıkma payının davacıya verilmesi kararı verilmesini, talep ettiği; davalılar vekilinin, şirketin 23/03/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda ..., ... ve ...'den oluşan yönetim kurulunun süresiz olarak yetkilendirildiğini, davacı ...'in ayrıca müdürler kurulu başkanı olduğunu, şirket üzerinde yönetim kurulu anlamında bir organın olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ...'in müdürler kurulu başkanı olması dolayısıyla genel kurul organizasyonu yapmanın şahsının asli görevi olduğunu, söz konusu yükümlülüğü kendisinin 3 yıl kadar süre içerisinde gerçekleştirmeyerek şirketin feshini talep etmesinin kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini, davacı ...'in, Öncül Turizm Ltd. Şti.'ne ait gayrimenkul nedeniyle düzenli kira geliri elde ettiğini belirterek davanın reddini istedikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince 08/04/2021 tarih, 2020/270 Esas - 2021/319 Karar sayılı karar ile davanın davalı ortaklar yönünden usulden reddine, şirket yönünden kabulü ile şirketin feshine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemiz'in 16/05/2022 tarih, 2021/1369 E., 2022/1034 K. Sayılı ilamı ile; " ...Yukarıdaki açıklamalar, yasal düzenleme ve emsal nitelikteki Yargıtay İçtihatları da dikkate alınarak somut olayda; mahkemece TTK'nın 636. maddesi hükümlerine uygun inceleme yapılmamış, madde 636 f. 2 uyarınca şirket müdürleri olan davalı ortaklar dinlenmemiş,şirketin, durumunun Kanuna uygun hâle getirmesi ve bu doğrultuda Genel Kurulun yapılması için Şirket müdürlerine süre verilmek yerine, 21.12.2020 tarihli celsede taraf vekillerine kesin süre verilmiş, ayrıca; şirketin feshinin son çare olduğu gözönünde bulundurulmaksızın davacı ortağa payının karar tarihine en yakın tarih itibariyle şirketin mal varlığının gerçek değeri saptanarak gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılması veya makul ve kabul edilebilir başka bir çözüm yolu bulunup bulunmadığı üzerinde yeterince durulmamıştır. Mahkemece şirket hakkında tespit edilen olgular ile birlikte, davalı şirketin gerçek mal varlığı değerinin tespiti bakımından şirket değerleme konusunda uzman bir bilirkişinin de içinde bulunduğu bilirkişi heyetinden, şirketin borca batık olup olmadığı, kaydı ve rayiç bilanço verileri üzerinden, davacı şirket ortağı için alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesini de sağlayan tespitleri içeren rapor alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma sonrasında, ilk derece mahkemesince davanın tarafları olan şirket müdürleri duruşmada dinlenildiği, taraflara 6102 sayılı TTK'nın 636-(2) maddesi uyarınca şirketin durumun kanuna uygun hale getirilmesi için süre verildiği, süresi içerisinde genel kurul yapılıp yönetim kurulu seçilmediği ve anılan hükmün gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın davalı ortaklar yönünden usulden reddine, davalı şirket yönünden kabulü ile şirketin feshine karar verildiği karara karşı bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 636-(2)-3) maddeleri uyarınca şirketin feshi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6102 sayılı TTK'nın 636-(2) maddesinde sayılı fesih nedenleri, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamamasıdır. Aynı maddenin 3. Fıkrasındaki fesih nedeni ile "haklı neden"dir. Eldeki uyuşmazlıkta, davacı vekili talep sonucunda her iki fesih nedenine dayanarak şirketin feshini talep etmiştir. Dairemiz kaldırma kararında da; anılan hükmün 2. fıkrası yönünden hükümde belirtilen usulün tam olarak uygulanması, bu hüküm uyarınca taraflarca şirketin durumunun kanuna uygun hale getirmesi halinde de bu kez anılan hükmün 3. fıkrasına göre yargılama yapılarak bu fıkranın 2. bendi uyarınca "davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılması veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme" karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Taraflar kabul edildiği ve ticaret sicili kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirketin son genel kurulunu 23/03/2017 tarihinde yaptığı görülmektedir. Anılan bu genel kurulda, davacının müdürlük görevinin aksi karar alınıncaya kadar devamına, davalıların aksi karar alınıncaya kadar müdür olarak seçilmesine ve yine davacının müdürler kurulu başkanı olarak seçilmesine karar verildiği görülmektedir. Limited Şirketlerde; 6102 sayılı TTK'nın 624-(2) maddesi uyarınca " Başkan olan müdür veya tek müdürün bulunması halinde bu kişi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında olduğu gibi, genel kurul başka yönde bir karar almadığı ya da şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme öngörülmediği takdirde, tüm açıklamaları ve ilanları yapmaya da yetkilidir." Eldeki uyuşmazlıkta, davalı şirketin son yapılan genel kurulu 23/03/2017 tarihinden sonra davanın açıldığı tarihe kadar her hesap dönemi için bir kez olağan olmak üzere yapılması gereken genel kurula (m.617) ilişkin gerekli çağrı işlemlerinin davacı tarafından yapılmadığı, ayrıca dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince verilen yeterli süre içerisinde de davacının genel kurul çağrısına ilişkin hiç bir işlemi (gündem belirleme, çağrı ilanı vs.) yapmadığı görülmektedir. Bu durumda, şirketin feshi nedenlerinden olan genel kurulun uzun süreden beri toplanamaması (m. 636/2) durumunun davacının müdürler kurulu başkanlığından kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığı, bu durumda 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereğince davacının görevini yerine getirmemesi ile oluşturduğu fiili durumdan kendi lehine hak çıkarmasının mümkün olmadığı görülmekle 6102 sayılı TTK'nın 636-(2) maddesinde düzenlenen fesih koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, haklı nedenle fesih 6102 sayılı TTK'nın 636-(3) maddesinde düzenlenmiştir. Davacının, şirket taşınmazının davalı ortaklarla ilgili dava dışı şirketler tarafından kiralandığı ancak davalı şirketin kira geliri elde edemediği, davalı ortakların kira alacağının tahsili için icra takibi yapılması, dava açılması gibi işlemlere engel olduğu, şirkettin zarara uğratıldığı gibi iddiaların 6102 sayılı TTK'nın 636-(3) maddesi kapsamında haklı neden olup olmadığının belirlenmesi, bu kapsamda yargılama yapılması gerekmektedir. Diğer yandan; davalı şirketin genel kurulunun toplanmadığı maddi vakıa olarak sabittir. Taraflar 10/03/2021 tarihli genel kurul tutanağı sunulmuşsa da, toplantı öncesinde çağrı yapılmamış olmakla çağrısız genel kurul yapıldığı kabul edilse bile toplantı da her hangi bir karar alınmadığı, oylama yapılmadığı görülmektedir. Yine davacının şirkette %50 pay, diğer ortakların da %25'er pay sahibi oldukları, davalıların birlikte hareket ettikleri iddiası nedeniyle yapılacak oylamada oyların eşit olma ve karar alınamama ihtimali bulunmaktadır. Bu duruma doktrinde "şirketin pat olması" "kitlenmesi" denilmektedir. İşte limited şirketin genel kurulunda veya birden fazla müdürün varlığı halinde müdürler kurulunda karar alma sürecinde tıkanıklık yaşanması doktrin ve uygulamada “kilitlenme” (deadlock, Pattsituaition) olarak ifade edilmektedir. Karar mekanizmalarındaki bu tıkanıklık durumu, toplantıda sunulan öneri lehine ve aleyhine olan oyların eşitliği nedeniyle karar alınamaması şeklinde ortaya çıkabilir. Bu eşitlik hali aynı zamanda “pat durumu” olarak ifade edilmektedir (İki Ortaklı Limited Şirketlerde Kilitlenme (Pat) Durumu , Mustafa İsmail ÇALIŞ, Yüksek Lisans Tezi, İzmir-2022 s. 11). Kitlenmenin ortaya çıkması için bu durumun belli bir dönem için süreklilik arz etmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar uyarınca, eldeki davada şirketin kitlenmesi durumunun oluşup oluşmadığı ile şirketin kitlenmesi durumunun varlığı belirlenir ise bu durumun 6102 sayılı TTK'nın 636-(3) maddesi uyarınca haklı neden sayılıp sayılamayacağının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalıların şirketin devamını istediği de dikkate alındığında ilk derece mahkemesince bu hüküm uyarıca yargılama yapılarak gerekirse alternatif çözümlere, bu kapsamda davacının yahut davalıların ayrılma akçesi alarak şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesinin düşünülmesi ve son çare olarak şirketin feshine gidilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince bu kapsamda yargılamaya devam edilmesi gerekirken şirketin feshine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2022 Tarih -2022/432 Esas - 2022/1024 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar harçlarının, talepleri halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 3-İstinaf edenler tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/05/2024 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*