Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/132 E. 2022/292 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/132
- Karar No
- 2022/292
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2092 - 2025/261 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2092 KARAR NO : 2025/261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2022 NUMARASI : 2021/132 E. - 2022/292 K. DAVACILAR : VEKİLİ DAVALILAR DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2022 tarih ve 2021/132 E. - 2022/292 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin 2020/00574 sayılı tasarım tesciline sahip olduğunu, karşı tarafın bu tasarım tescilli ürünlerinde yer alan toplamda 1 adet ürünü tasarım tescilinden doğan haklar kapsamında tecavüz niteliğinde ürettiğini ve satışa sunduğunu öğrendiklerini, davalı tarafın Instagram isimli sosyal medya sitesinde “...” kullanıcı ismiyle müvekkilleri adına tescilli ürünleri ürettiğini, satışa sunduğunu, sattığını ve paylaştığını, bu durumun Ankara 63. Noterliğinin 00297 yevmiye nolu belgeleri ile e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ayrıca İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/3 (daha sonra 31/05/2021 tarihli dilekçede 2021/5 olarak düzeltildiği) sayılı değişik iş dosyasına istinaden ... adresine tespit için gidildiğini, mağazada yer alan 1 ürünün müvekkillerinin tasarımıyla birebir aynı olduğunu ileri sürerek 6769 sayılı SMK’nın 150, 151/1 ve 151/2-b maddeleri uyarınca “Hak sahibinin uğradığı fiili kayıp ile sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın TBK 50/2. maddesi uyarınca tespiti ile” fazlaya ilişkin bütün yasal hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00.-TL manevi tazminat ile 10.000,00.-TL maddi tazminat ile müvekkillerinin tasarım tescilli ürünlerine karşı yapılan tecavüzün önlenmesi için 6769 sayılı yasanın 149/1-f maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini ve davalı yana ait adreste tespit edilen ürünlerin toplatılmasına ve davalı yana ait “...” kullanıcı isimli ... adresine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafça aynı sebeplere dayanılarak İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/4 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğunu, 21.01.2021 tarihine müvekkillerinin ... adresinde bulunan adresinde keşif yapıldığını, bilirkişiler nezdinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan 21.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, ürünlerin benzer olmadığının ve karıştırılma ihtimali olmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki üründe oturma grubu mobilyalarından 3’lü kanepe/koltuk olarak tasarlandığı, ilk bakışta ürünlerin farklı olduğu, ancak yan kolçaklarda kullanılan tasarım öğeleri ve prensiplerinin bilinçli kullanıcının algısına yön vermekte olup algıda karışıklık oluşturduğu, diğer taraftan tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alındığında kolçaklarda/yanlara kullanılan tasarım öğe ve prensiplerinin tesadüfi olmadığı izlenimi verdiği, koltuklarda temel dikkat çekici çizgiselliğin kolçaklar/yanlar üzerinde vurgulandığı, tasarım tescilli ürün kolçağının alın ve yan kısmında, mesnet ürünün ise alın kısmında kullanılan geometrik oluşum ile farklılık oluşturulmaya çalışıldığı ancak temelde ki tasarım fikri ya da görsel algıyı değiştirmediği, her iki üründe de benzer nitelikte olduğu, ürünlerdeki temel vurgunun kolçaklarda kullanıldığı, bu bölümde oluşturulan görselliğin bilinçli kullanıcı algısında anlamlı olduğu, kullanıcının dikkatini bu bölgeye çektiği, zihninin karıştığı ve ürünlerin yeni ve ayırt edici olmadığı, sonucunda tasarımcının birden çok seçenek özgürlüğü, tasarım öğeleri ve prensiplerinin kullanımı ve dağılımı dikkate alındığında ürünlerin benzer oldukları, davacı adına tasarım tescilli 2020/00574 Koltuk/kanepe tasarımı ile mesnet ürünün bilgilenmiş kullanıcı algısında genel izlenim itibariyle benzer olduğu, bilinçli kullanıcı algısında yeni ve farklılık oluşturmadığı, tasarıma tecavüz oluşturduğu, tecavüzün niteliği ve miktarı dikkate alınarak 10.000,00.-TL manevi tazminat ile maddi tazminatın defter ve belgelerden hesaplanamaması dikkate alınarak TBK'nın 50. maddesi gereğince 20.000,00.-TL maddi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı tasarımına yaptığı tecavüzün tespiti ile 20.000,00.-TL maddi tazminatın 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 10.000,00.-TL manevi tazminatın 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile davacı adına tescilli 2020/00574 sırasında yer alan tasarıma tecavüz oluşturan davalı ürünleri ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimin engellemeyecek şekilde el konulmasına ve "..." isimli ... adresine erişimin engellenmesine, masrafı tecavüz edene ait olmak üzere mahkeme kararının ilanına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli karara hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davalı yanın somut tasarıma tecavüz eylemleri sebebiyle müvekkilinin yeni tasarım yapma istek ve hevesinin zedelendiğini, yasal koşulların oluştuğu kanaatiyle 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, ancak mahkeme tarafından talebin kısmen kabul edilerek 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının, tecavüzün niteliği, müvekkili firmanın sektördeki yeri ve bu tecavüz eylemi nedeniyle gördüğü zarara göre oldukça yetersiz kaldığını, kararın emsallere uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, ürünler arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacı tarafça İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/4 Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulması üzerine, mahallinde delil tespiti yapıldığını, 21.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, hem keşif mahallinde hem de https://....com/... isimli sosyal medya hesabında "..." olarak adlandırılan ürünlerin, tespit talep eden adına tescilli (2020 / 00574 - 7) numaralı tasarıma genel görünüm itibariyle ayniyet derecesinde benzer olmadığının, farklı görsel öğelerin mevcut olduğunun, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açmayacağının tespit edildiğini, ürünlere bakıldığında dahi ürünlerin birbirinden farklı olduğunu, bilirkişi raporlarının objektif ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin talep konusu ... hesabı ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, davacı vekilinin 24.03.2022 tarihli celsede "Biz dava dilekçemizi ıslah ediyoruz lisans bedeline göre hesaplama yapılmasını talep ediyoruz ve örnek sözleşme de ibraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmasına karşın, 31.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde taleplerini TBK madde 50/2 kapsamında ıslah ettiğini, mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, tespit edilen 5 ürün için 20.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tasarım tescilli tasarım ile dava konusu ürünün bilgilenmiş kullanıcı algısında genel izlenim itibariyle benzer olduğunun, bilinçli kullanıcı algısında yeni ve farklılık oluşturmadığının dosya kapsamında belirlendiği, davalının bu eyleminin tasarıma tecavüz oluşturduğu, TBK'nın 50. maddesi gereğince maddi tazminat takdirinin dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre hakkaniyete uygun olduğu, zira Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesine göre, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği, somut olayda da gerçek zararın tespitinin hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın belirlenmesinin mümkün olamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2015/4580 Esas, 2016/2044 Karar ve 25.02.2016 Tarihli kararının da buna işaret ettiği, takdir edilen manevi tazminatın da dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu, vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL ve 431,63 TL olmak üzere toplam 512,33 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.