Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/120 E. 2024/1054 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/120
Karar No
2024/1054
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/120 KARAR NO : 2024/1054 KARAR TARİHİ : 16/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2020 NUMARASI : 2018/444 Esas 2020/434 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 16/05/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil şirket ve distrübütör arasında 01/12/2017 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzaladığını, davalının sözleşme yürürlükte iken taahhütlerini yerine getirmeyip en geç 02/04/2018 tarihine kadar TAPDK süre uzatım işleminin yapılması gerekirken 2018 süre uzatımını yapmadığının tespit edildiğini, davalının TAPDK satış belgesi yenileme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, belgesinin faal olmaması, ürün alım satımı yapmaması nedeniyle sözleşmenin 2,3,9,10,19 ve sair maddelerini ihlal ettiğini, sözleşmenin 19.20 ve 21 maddesinde davalının sözleşme maddelerinden herhangi birini ihlal etmesi vs.gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde müvekkil şirkete sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkı ile birlikte varsa cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, İzmir 20.Noterliği'nin 07/08/2018 tarihli ve 13023 yevmiye nolu Feshi İhbar-İhtarnamesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, İzmir 21.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11655 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli borca ve yetkiye itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını belirtip öncelikle teminatsız veya uygun görülecek miktar karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir/haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. MAHKEMECE: "...,Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Tarafların ticaret siciline kayıtlı tacir oldukları, 01/12/2017 tarihinde ... AŞ'nin şirket olarak, ...'nin işletici olarak ve ...AŞ'nin bayi ve distribütör olarak yer aldığı sözleşme tanzim edildiği, sözleşme kapsamında davacının KDV dahil 135.000 TL tutarındaki "İşletme Katkı Payı" bedelini davadışı distribütör ... firmasına ödediği, davadışı ... firmasının davalıya 150.000 TL ödeme yaptığı, davalıya 15.000 TL fazla ödemede bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği bu nedenle davacının davalıya ödediği 135.000 TL tutarındaki katkı payı bedelini istemekte haklı olduğu Mahkememizce kabul edilerek açılan davanın kısmen kabulü ile İzmir 21.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11655 E sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 135.000 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile, "Açılan davanın kısmen kabulü ile izmir 21.İcra Müdürlüğü'nün 2018/11655 E sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 135.000 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,"şeklinde karar verilmiştir, Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkil şirket ve distribütör ile 01.12.2017 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzaladığını ve sözleşme kapsamında davalıya 150.000,00 TL tutarında nakit katkı aktarıldığını, sözleşmenin 20.maddesi gereğince, davalı işletici sözleşmenin ihlali halinde müvekkili şirketten veya distribütörden almış olduğu mali katkı ve yardımın tümünü müvekkili şirkete ve/veya bayi/distribütöre geri ödemekle yükümlü olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin 20.maddesinin açık olup "davalının sözleşme maddelerinden her hangi birini ihlal etmesi halinde müvekkili şirket ve/veya bayi tarafından davalıya işleticiye yapılan yatırımın tamamının müvekkil şirket tarafından talep edilebileceğinin davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini, bayi ve müvekkili şirket arasındaki uygulamaya göre bölgede yapılan yatırımların bir kısmının bayi tarafından karşılandığını, bu sebeple bayi ... A.Ş'nin 150.000,00 TL'lik yatırımın 135.000,00 TL'lik kısmını müvekkili şirkete fatura ettiğini, ancak bu durumun, müvekkili şirket ile bayi arasındaki iç ilişki olup dava konusunun olmadığını, davalıya yapılan yatırım bedelinin 150.000,00 TL olduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda net olarak tespit edildiğini, sözleşmenin 20.maddesinde sözleşmenin ihlali halinde şirket ve/veya bayi tarafından davalı işleticiye yapılan yatırımın iadesinin düzenlendiğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından bayiye ne ödendiği değil davalının ne aldığının önemli olup taleplerinin davalının aldığı 150.000,00 TL'nin iadesi olduğunu, tüm dosya kapsamı ile davalıya 150.000,00 TL katkı verildiği sabit olmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple hatalı değerlendirme sonucu verilen davanın kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava satış noktası sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile ödenen katkı payının iadesi kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacı taraf, davalı şirket ile müvekkil şirket ve distrübütör arasında 01/12/2017 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzaladığını, davalının sözleşme yürürlükte iken taahhütlerini yerine getirmeyip en geç 02/04/2018 tarihine kadar TAPDK süre uzatım işleminin yapılması gerekirken 2018 süre uzatımını yapmadığının tespit edildiğini, davalının TAPDK satış belgesi yenileme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, belgesinin faal olmaması, ürün alım satımı yapmaması nedeniyle sözleşmenin 2,3,9,10,19 ve sair maddelerini ihlal ettiğini, fesih ihtarnamesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2018/11655 sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği iddiasıyla dava açmış, davalı cevap sunmayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20.maddesinde davalının; " sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi halinde, şirket ve/veya bayi/distribütör'den almış olduğu mali yardım, katkıların tümünü şirket ve/veya bayi/distribütör'e " ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Davalı, sözleşmeye aykırı davranışta bulunarak sözleşmenin feshine tamamıyla kusurlu olarak neden olduğundan davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerekmektedir. Davacı tarafça sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan sözleşme gereğince davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla sözleşmenin başlangıcında davalıya ödendiği sabit olan katkı payını talep edebileceği anlaşılmaktadır.150.000 TL tutarında "İşletme Katkı Payı" bedelinin sözleşme kapsamında davalıya ödendiği, davalının da bu tutarda fatura düzenlediği görülmekle taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davanın tamamen kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 54,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davacı vekilinin yatırdığı 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri 43,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/09/2020 tarih, 2018/444 Esas ve 2020/434 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Açılan davanın KABULÜNE, İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2018/11655 esas sayılı dosyasındaki itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 10.246,50 TL harçtan başlangıçta alınan 1.811,63 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.434,87 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.811,63 TL peşin harç ve 54,40 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 221,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderleri iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/120, K. 2024/1054, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2021-120-e-2024-1054-k-0cd478883523