Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2021/1121 E. 2025/1012 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1121
Karar No
2025/1012
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2021/1121 KARAR NO : 2025/1012

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16.12.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/152 E., 2020/795 K.

Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Rüzgâr Enerjisi Santralini işletmekte olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında 06.02.2012 tarihli, 53 MW gücündeki RES katkı payı anlaşması imzalandığını, daha sonra 57 MW olarak revize edildiğini, davalının taraflarca imzalanan RES katkı payı anlaşmasının 3. maddesine ve bu anlaşmanın dayanağı olan yönetmeliğin 9. maddesine aykırı olarak RES katkı payı hesaplayıp işbu davaya konu faturayı düzenlediğini, bu hesaplamanın anlaşma öncesinde davalıya sunulan teklif mektubundaki ifadeye dayandırıldığını, taraflar arasındaki RES katyı payı anlaşmasının her türlü ihtilafta öncelikli olduğunu, müvekkilinin RES katkı payı anlaşmasını anlaşmada belirtilen hesap yöntem ve usulleri içerisinde kabul ettiğini ve imzaladığını, davalının yıllar sonra yorumla ortaya koyduğu tek yanlı hesap yönteminin RES katkı payı anlaşma metnine yansıtmış olması halinde böyle bir sözleşmenin müvekkili tarafından kabulü ve imzalanmasının söz konusu dahi olmayacağını, müvekkili şirketin faturanın ödeme süresi içinde yasal hesaba göre ödemesi gerekilen itiraz edilmeyen KDV dahil 8.798.039,20 TL'yi davalıya ödediğini, tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları sözleşme hükümlerine öncelik verilmesi gerektiği konusunda Ankara bölge Adliye Mahkemesince yerleşik kararlar verildiğini iddia ederek, TEE2019015800050 numaralı KDV dahil 15.839.809,30 TL bedelli faturanın KDV dahil 7.041.770,10 TL'lik kısmından müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine ve icra takibine tevessülünü önlemek bakımından belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, davacı ile müvekkili arasında RES katkı payı anlaşmaları akdedildiğini, davacı tarafından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2019 tarihli ve 2017/1503 esas, 2019/120 karar sayılı kararına atıf yapılarak "RES katkı payı hesaplamasına ilişkin teklif mektubu ile RES katkı payı sözleşmesi hükümlerinin çeliştiği, önceki tarihli teklif mektubunun sonraki tarihli anlaşma hükümlerini tamamladığının ve eki olduğunun düşünülemeyeceği" ileri sürülmüş ise de bu iddia ve yorumun hukuku aykırı olduğunu, davacının hukuka aykırı gerekçelerle verilen ve henüz kesinleşmeyen kararın emsal olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, yarışma yönetmeliğinin bütünlüğü içerisinde ek olarak bulunan teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşma arasında yaptırım gücü açısından bir karşılaştırma yapılmasının doğru olmadığını, davacı şirket tarafından taahhütname, teklif mektubu formu ve anlaşma içerikleri önceden bilindiğini, bu şartlarda yarışmaya katılım sağlanarak teklif verildiğini, dava dilekçesinde basiretli tacir gibi davrandığı belirtilen davacı şirketin imzaladığı teklif mektubunu verirken teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin basiretli davranma yükümlülüğünün gereği olduğunu, yönetmelik ve anlaşmanın ilgili maddelerindeki formülde de bir çarpan olarak yer alan TÜFE'nin dava konusu anlaşmanın yıllara yayılan bir anlaşma olması nedeniyle verilen teklif rakamının yıllar içinde yaşanan ekonomik değişimler karşısında güncellemesi için öngörüldüğünü savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; açılan ihaleye verdiği teklifi kabul edilerek RES santrali kurma ve işletme hakkı kazanan davacının davalı şirket ile RES Katkı payı sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından santralin kurularak işletmeye başlandığı, davalı tarafından sözleşme kapsamında KATKI PAYI faturası düzenlenerek davacıdan tahsilinin istendiği, davacının itirazî kayıt ile kısmen ödeme yaparak yapılan tahsilatın sözleşme ve yönetmeliğe aykırı olup fazla talep edildiği iddiasıyla fazla talep edilen kısım yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti talebiyle derdest davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, her yıl yapılacak güncelleştirmede esas alınacak RES Katkı Payı hesaplaması birim fiyatının teklif mektubuna göre mi yoksa RES Katkı payı sözleşmesine göre mi yapılacağı noktasında toplanmaktadır. Türk Borçlar Hukukuna göre sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestisi ilkeleri bulunmakta olup bu ilkelere göre sözleşmenin aynen uygulanması esastır. Sözleşme öncesi yapılan teklifler icap mahiyetinde olup sözleşme imzalandıktan sonra artık icaplar değil sözleşme hükümleri geçerlidir. Taraflar arasında düzenlenen RES Katkı Payı anlaşmasının 3.maddesinde katkı payının nasıl hesaplanacağı açık bir şekilde düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme aynı zamanda yönetmeliğe de uygundur. Yani sözleşme yasa ve ahlaka da aykırı olmadığı için geçerli olup tarafların anayasası sayılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözleşme ve yönetmeliği göre RES Katkı Payı hesaplama formülü toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr X E x TÜFE olup buna göre sözleşmede belirtilen davacının kWh başına ödemeyi taahhüt ettiği kuruş cinsinden katkı payı bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi çarpılması sonucu bulunacak miktarın katkı payı olarak alınması gerekir. Sözleşme ve yönetmelikte enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda davalı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı sözleşmeden önceki teklif mektubunda belirtilen kriterlere göre hesaplama yapılarak davacıdan talepte bulunulması sözleşme ve mevzuata aykırı olduğundan sözleşmedeki hesaplamaya göre fazladan talep edilen 7.041.770,10 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, RES katkı payı anlaşması gereğince, yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturalarının hesaplanması gerektiğini, davacı şirketin, taahhütmane, teklif mektubu formu ve anlaşma içeriklerini önceden bildiğini, bu şartlarda yarışmaya katılım sağlayarak teklif verdiğini, teşekküllerince, RES şirketleri tarafından yapılan katkı payı ödemelerinin, teklif yılı üzerinden kümülatif TÜFE güncellemelerini yansıtacak şekilde hesaplanması yönteminin, zamana yayılan borçlanmalarda herkes tarafından uygulanan, kabul edilen, akla, mantığa ve genel teamüllere uygun bir hesaplama yöntemi olduğunu, yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu, bu kapsamda faiz talebi, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen faiz türünün haksız olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki RES katkı payı anlaşması nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısmından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/152 E., 2020/795 K. sayılı dava dosyasında verdiği 16.12.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 481.023,32 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 120.255,83 TL harcın düşümü ile kalan 360.767,49 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 20.11.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1121, K. 2025/1012, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-23-hukuk-dairesi-2021-1121-e-2025-1012-k-d07d8f860b14