Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/86 E. 2021/354 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/86
- Karar No
- 2021/354
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/98 KARAR NO : 2024/399 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2021 NUMARASI : 2020/86 E. - 2021/354 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarih ve 2020/86 E. - 2021/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmaya “marka kullanımı, İngilizce test raporu, belge kullanma, teknik hizmet, muayene- deney-inceleme, İngilizce deney raporu, inceleme, maktu belge, inceleme hizmeti elektriksel kalibrasyon” hizmetleri sunduğunu, müvekkili Kurumun vermiş olduğu hizmetlere ilişkin borçlu davalı adına toplam 22 adet fatura kesildiğini, davalının borcunu ödemediğini, davalı aleyhine Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5711 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun süresi içerisinde herhangi bir yasal mesnet göstermeksizin borca itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durdurduğunu, davacı Kurum tarafından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, somut olayda, davacı Kuruma ait garanti markası ve yeterlilik belgelerinin kullanımı hususunda taraflar arasında muhtelif tarihli sözleşmelerin imzalandığı, yapılan bu sözleşmeler uyarınca davacı tarafından faturaların tanzim edildiği, söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, faturanın hukuken değer ifade edebilmesi için ilgili kişiye ulaşmış olmasının gerektiği, faturayı gönderenin bu durumu ispatlamasının da fatura bedelini isteyebilmesi için önemli olduğu, ancak yasalarımızda faturanın tebliğinin şekle bağlı kılınmadığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/7613 E.- 2016/190 K. sayılı kararına göre faturanın tebliğinin yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabileceği, ancak uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılmasının uygun olduğu; faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığının belirlenmesinin gerektiği, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği; dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda; davacı Kurum ile davalı şirket arasında 28.07.2016 tarihli TSE Belge ve Marka Kullanma Sözleşmesi (Ürün Belgelendirme) Sözleşmesi, 17.09.2013 tarihli Marka Kullanma Şözleşmesi, 08.02.2016 tarihli TSE Belge ve Marka Kullanma Sözleşmesi (Ürün Belgelendirme) ve 02.02.2015 tarihli TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi ve Markası Kullanma Tip Sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, dava konusu faturaların dayanağı olan diğer sözleşmelerin dosyaya sunulmadığı, davacı Kurum ile davalı şirket arasında imzalanmış olan dava konusu faturalara ilişkin dosyaya sunulmayan eksik sözleşmelerin de dosyaya kazandırılması gerektiği, davacı Kurum tarafından davalı şirket adına düzenlenen muhtelif tarihli faturalar ve üst yazıları 09.07.2020 tarihli yazı ekinde gönderilmişse de; fatura suretlerinin okunaklı olmadığı, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin bulunmadığı, itirazın iptali istemi konularında inceleme yapılabilmesi için dava konusu icra takibine konu edilen faturaların okunaklı suretleri, fatura dayanağı olan ve dosyaya sunulmayan eksik sözleşmeler ile faturaların davalı şirkete tebliğine ilişkin belgelerin davacı Kurum'dan istenerek dosyaya kazandırılması gerektiği, davacı kuruma yazılan müzekkereye rağmen bu eksikliğin giderilmediği, bu kez davacı vekiline bu belgeleri tamamlaması için kesin süre verildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde bu belgeleri dosyaya ibraz etmediği, davacının dava konusu alacağa ilişkin faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini ispatlayamadığı, dolayısıyla iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı adına toplam 22 adet fatura kesildiğini, fatura bedellerinin ödenmediğini, davalının başlatılan takibe de itiraz ettiğini, 04.03.2020 tarihli dava dilekçesi ekinde davalı şirkete kesilen faturaların sunulduğunu, 22.12.2020 tarihli rapora beyan dilekçesi ekinde faturaların tebliğine ilişkin evraklar ile TSE ücret çizelgesi, sözleşmeler ve hizmet yeterlilik belgelerinin de sunulduğunu, müvekkili kurum tarafından 01.03.2021 tarihinde UYAP sisteminden gönderilen müzekkere cevabında istenen tüm belgelerin sunulmuş olduğunu, müvekkilinin haklılığını kanıtlamasına yetecek tüm bilgi ve belgelerin mevcut olduğunu, davanın eksik inceleme sonucu reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının iddiasını kanıtlamaya yönelik belgelerin verilen kesin süreye rağmen sunulmadığı, bu durum karşısında mahkemece davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 29/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...