Bölge Adliye Mahkemesi · Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/827 E. 2024/668 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/827
- Karar No
- 2024/668
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/827 KARAR NO : 2024/668 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/02/2022 (Karar) NUMARASI : 2019/476 Esas, 2022/79 Karar DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalının tasfiye olan ... Limited Şirketinin ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketin borçları için dava dışı şirket 245.000,00-TL bedelli ...Bankasından kredi kullandığını, bu kredinin müşterek borçlusu, müteselsil kefilleri ise müvekkil ve davalı olduğunu, müvekkil söz konusu kredinin 190.000,00-TL'lik kısmını kendi bireysel çabalarıyla ödediğini, davalının sorumluluğunda olan kısım için kendisine ihtar çekildiğini, ancak ödemediğini, müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatları dolayısıyla 190.000,00-TL'lik alacağın 95.000,00-TL olan kısmı için davalıya rücu etme zarureti doğduğunu, daha önce mahkememize 2016/... Esas numaralı dosyasına yapılan yargılamada aynı alacak için 9.000,00-TL değerinde kısmi olarak açılan davanın kabul olduğunu, davalı kararı, davanın reddolması gerektiğinden istinaf ettiğini, müvekkilinin ise istinaftan feragat edilmesini istediğini, huzurundaki dava iş bu sebeple bakiye kalan alacak için açıldığını, bütün bu sebeplerin bir arada değerlendirilerek 86.000,00-TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiziyle beraber tahsil edilerek taraflarına ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; talep konusu alacak ... şirketinin ticari kredisinden kaynaklandığını, şirketin bu borcunu davacının ödemediğini, şirket kasasında, şirket hesabında yapmış olduğu ödemeyi kendisinin ödediği iddiası ile dava ikamesi mümkün olmadığını, kendi cebinden bu krediyi ödemiş olsa dahi bunu şirket ortağından değil ancak şirketten talep edebilmesi gerektiğini, şirket ortaklarının sorumluğunun kamu borçları ile sınırlı olduğunu, müvekkil tarafından şirketin tasviye sürecinde ödemiş oldukları mablaları davacıdan tahsil edebilmek mahkememizin 2018/... Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporunda; şirketin giderlerinin ortaklardan talep edilme imkanı bulunmamakta olduğunun belirtildiği açıkça net olduğunu, bu nedenlerden dolayı davanın reddini, yine şirket borcunun davacı tarafından ödendiği kabul edilse dahi bu alacağın muhatabının müvekkil olamayacağından müvekkile karşı davacının bir talep hakkı bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Mahkememizce tarafların iddia ve beyanlarında geçen delilleri toplanmış, taraf beyanları, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas - 2018/...Karar sayılı dosyası iş bu dosyamız arasına alınmıştır. Dava, rucuen tazminat taleplidir. Davacı vekili; tarafların tasfiye olmuş ... Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, şirket adına ...Bankası AŞ.'den 245.000,00TL bedelli kredi kullanıldığını, bu krediye davalı ile birlikte müteselsil kefil olduklarını, kredinin 190.000,00TL'sinin kendisi tarafından ödendiğini, müşterek ve müteselsil borçlu olarak ödediği tutardan 95.000,00TL tutardan davalının sorumlu olduğunu, daha önce mahkememizde görülmüş olan davada 9.000,00TL değerinde kısmi dava açtıklarını, iş bu davanın kabul olduğunu ileri sürerek bakiye 86.000,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 20/10/2015 tarihli ihtarname incelenmiş ihtarnamenin davamızın konusu ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili; talep edilen tutarın şirketten istenmesi gerektiğini, şirket ortaklarının sorumluluğunun kamu borçlarıyla sınırlı olduğunu, şirket giderlerinin ortaklardan talep edebilme imkanlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizde görülmüş olan 2016/... Esas sayılı dava dosyası incelenmiş, davacısının ..., davalısının ... olduğu, davacının talebinin mahkememiz dosyası ile aynı olduğu davacının dava dilekçesini 9.000,00TL üzerinden harçlandırdığından davanın 9.000,00TL üzerinden kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edildiği, davacının istinaf talebinden vazgeçmesi üzerine yüksek mahkemece davalının yapmış olduğu istinaf üzerinden değerlendirme yapılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın kesinleşmiş olduğu görülmüştür. ...Bankası ile ... Eğitim Merkezi Ltd.Şti arasındaki 04.10.2013 tarihli 150.000,00TL tutarlı genel ticari kredi sözleşmesi incelenmiş, krediye ...'ün ve ...'nın 172.500,00TL limitle kefil oldukları görülmüştür. Mahkememiz 2016/... Esas sayılı dosyasında ...bankasından söz konusu krediye ilişkin ödemelerin kimler tarafından yapıldığına dair dekont bilgileri sorulmuş gelen yazı cevabı ekindeki dekonttan dava dışı ... Ltd.Şti. hesaplarına 04.11.2015 tarihinde ... tarafından 190.000TL aktarıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, sunulan tüm belgeler ile dosyamız arasına alınan mahkememiz 2016/... Esas sayılı dosyası değerlendirilmiş, dava dışı şirket adına çekilen kredinin 190.000,00 TL'sinin davacı tarafından ödendiğini sabit olduğu, iş bu tutarın 9.000,00TL'sinin davacıya ödenmesine dair kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, iş bu dava dosyasının bakiye tutar için açıldığı anlaşılmış, davacının dava konusu edilen tutar nedeniyle davalıyı temerrüde düşürmediği görüldüğünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek" gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, şirketin borçlarının davacı ... tarafından ödenmediğini, bir an için şirketin bu borcunu davacının ödemiş olduğu kabul edilse dahi şirket borçlarından ortakların sorunlu olmadığını, hal böyle olmasına rağmen şirketin borçlarından müvekkilinin sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, yerleşik içtihatlar çok açık olmasına rağmen mahkemece buna aykırı şekilde karar verildiğini, TTK 'nın 573/1 maddesinde bu hususun açıkça düzenlendiğini, buna göre şirket ortaklarının sadece taahhüt etmiş oldukları şirket sermayesinden sorumlu olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, genel ticari kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olan davacının kefalet nedeniyle alacaklı bankaya ödemiş olduğu miktarın yine bu kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olan davalıdan tahsiline yönelik rücuen tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, tarafların ortak oldukları şirket limited şirket olduğundan şirketin borçlarından şahsen sorumlu olunmayacağı ancak dava dışı ortak oldukları şirketin banka ile akdedilen genel ticari kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının olduğu, bu nedenle davalının davacı ile birlikte kefil olduğu kredi sözleşmesinden 6098 sayılı TBK'nun 587. maddesi uyarınca sorumlu olmasına göre (Bknz. Y.11.H.D.,2020/5099 E.- 2021/4421 K.); kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 5.874,66-TL karar harcından peşin alınan 1.700,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.174,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.