Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/381 E. 2020/708 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/381
- Karar No
- 2020/708
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/717 KARAR NO: 2024/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2020 NUMARASI: 2020/381 Esas - 2020/708 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024 Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki kapsamında 26/03/2018 tarihli, 50.000,00 TL bedelli tutarındaki faturayı kesmiş ve davalıya tebliğ edildiğini, davalının fatura ve içeriklerine hiçbir itirazı olmamasına rağmen 50.000,00 TL' yi ödemediğini ve taraflarına İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın süresinde faturaya itiraz etmemesi ne rağmen süreyi uzatmak amacıyla haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili tarafından davacı tarafın dayandığı faturanın bedeli ödendiğini, bedelin ödendiği Konya ... Noterliğinde düzenleme şeklinde akdedilen sözleşme ile yani kesin delil niteliğinde resmi bir senetle sabit olan faturaya dayanılarak icra takibi yapılması, akabinde de borca itiraza rağmen dava yoluna gidilmesi nedeniyle davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, bu nedenle de davacı tarafı aleyhine İİK gereğince davaya esas tutarın % 20' si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini beyanla davacının mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davacı ile davalı arasında Konya ... Noterliği'nin 06/03/2018 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile iş makinasının satışı konusunda anlaştıkları, iş makinasının davalıya teslim edildiği, davacı tarafça iş makinasının bedeli olarak fatura kesildiği ve faturanın ödenmediği iddiasıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu ve davacı tarafından itiraz iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelde iş makinası bedelinin ödenip ödenmediği hususuna ilişkin olduğu, Konya ... Noterliği'nin 06/03/2018 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmede davacının iş makinasının bedelinin tamamını aldığının yazılı olduğu ve resmi belge niteliğindeki sözleşmede davacı temsilcisinin imzasının bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 204/1 maddesi gereği resmi belgeler sahteliği sabit oluncaya kadar kesin delil teşkil ettiğinden davalının satış bedelini ödediğini kesin delille ispat ettiği, davacı tarafça ticari defterlerin incelenmesi talep edilmiş ise de takdiri delil niteliği taşıyan ticari defterler ile resmi belgenin aksi ispat edilemeyeceğinden ticari defter incelemesi yapılmamış, davacı temsilcisinin Konya ... Noterliği'nin 06/03/2018 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmede satış bedelini aldığını açıkça belirtmesine rağmen satış bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapılmasından davacının kötü niyetli olduğu bu kapsamda kötü niyet tazminatının yasal koşulunun oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğunu, bu sebeple alacağın temelinin mahkemece yanlış değerlendirildiğini, araç satış sözleşmesinde yer alan bedelin sonradan ödeneceğine dair fatura kesilmiş olup, faturanın davalı tarafın da kabulünde olduğunu, bu aşamadan sonra fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususunda değerlendirme yapılmadan hüküm tesisinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, deliller toplanmadan, tahkikat aşamasına geçilemeyeceğini, mahkemenin delilleri toplamadan hüküm tesis ettiğinden kararın HMK'ya açıkça aykırı olduğunu, mahkemece hukuki dinlenilme haklarının açıkça ihlal edildiğini, davalı taraf, faturaya itiraz etmediğinden ödeme yaptığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/381E. 2020/708 K. sayılı kararının İstinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 50.000 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 08.07.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu iş makinesi bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Dosya kapsamına göre davacı ile davalı arasında Konya .... Noterliği'nin 06/03/2018 tarih ve ... yevmiye nolu İş makinası satış sözleşmesi imzalandığı, satış sözleşmesine göre satıcı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin nitelikleri yazılı iş makinasını KDV dahil 50.000 TL bedel karşılığı ...'e satarak teslim ettiği, ...'in devir bedelinin tamamen ödeyerek teslim aldığı, davaya ve icra takibine dayanak 26.03.2018 tarih ve ... no.lu faturanın davacı şirket tarafından ... adına KDV dahil 50.000 TL bedelli olarak düzenlendiği, fatura içeriğinin özellikleri yazılı iş makinası olduğu ve fatura içeriği iş makinası ile noter satışına konu iş makinasının özelliklerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda taraflar arasında düzenlenen noter satış senedinde dava konusu iş makinesi bedelinin tamamen ödendiği ve iş makinesinin teslim edildiğinin yazılı olduğu, resmi noter senedindeki 50.000 TL bedelin alındığına dair davacı tarafın beyanının aksinin HMK'nın 201.maddesi gereği aynı kuvvete sahip yazılı delille ispat etmesi gerektiği ancak davacının bu yöne ilişkin yazılı delili bulunmadığı, bunun yanısıra davacının noter senedine karşı HMK'nın 204. Maddesinde yer alan sahtelik konusuna ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi dava ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı da gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davacı tarafça noterde yapılan satışın muhasebeleştirilmesi amacıyla fatura düzenlenmesi, bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması halinde dahi noter satış sözleşmesinin resmi belge olması karşısında sonuca etkili olmadığı gibi mahkemece usul ekonomisine uygun olarak deliller toplanmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali olarak da nitelendirilemez. Bu nedenle davacı vekilinin davanın esasına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan borçlu aleyhine takip başlatan alacaklının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da şarttır. Somut olayda davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için gereken şartların oluşmadığı gözetildiğinde davanın reddi ile birlikte davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 54,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 603,88 TL'den mahsubu ile fazla yatan 549,48 TL'nin davacı tarafa iadesine,4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca arabulucuya ödenmesi gereken 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024