Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/370 E. 2023/1931 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/370
Karar No
2023/1931
Karar Tarihi

T.... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2020/370 KARAR NO : 2023/1931

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02.10.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/743E., 2019/782K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : ... VEKİLİ : Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili şirketin, Mardin'de meydana gelen elektrik kesintilerinin azaltılması amacıyla ...'nde elektrik üretmek amacıyla Doğalgaz kombine çevrim santrali kurulması amacıyla çalışmalar yapıp bu kapsamda Elektrik Piyasasında Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından müvekkili şirkete 11.08.2011 tarihinde EÜ/3354-5/2037 sayılı Elektrik Üretim Lisansı verildiğini, müvekkili şirketin de diğer izin ve onay süreçlerini tamamlayıp 2014 yılında projenin inşaat aşamasına gelindiğini, bu amaçla İngiltere'de bulunan ...'nin sökülüp Türkiye'ye getirilerek Mardin ilinde yeniden kurulmasının planlandığını, bu amaçla müvekkili şirket ile dava dışı ... Ltd. arasında sözleşme imzaladığını, müvekkili ile davalı ... arasında 18.09.2015 tarihinde zorunlu olarak "Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını ve müvekkili şirketin sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeye başladığını, Sistem Kullanım Anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerin askıya alınması talebinin davalı tarafından reddedilmesine karşı yaşanan terör olayları ve Suriye'de yaşanan iç savaşın ülkemize olumsuz etkileri nedeniyle kendi kusuru olmaksızın üretim yapamadığını, müvekkilinin davalıdan herhangi bir hizmet almamasına rağmen bugüne kadar davalıya 2.000,000,00 TL'den fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak davalı ... tarafından mücbir sebep hükümlerinin uygulanması bakımından yaratılan muarazanın önlenmesini ve müvekkili şirketin iflasının engellenmesi ve telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilebilmesi bakımından öncelikle teminat istenmeksizin tedbir taleplerinin kabulüne, tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinin davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak davalı ... tarafından mücbir sebep hükümlerinin uygulanması bakımından yaratılan haksız muarazaanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Yargıtay'ın da terörizmi genellikle, Türkiye’nin doğusunda senelerdir var olması ve bu nedenle öngörülemez olması koşulunu sağlamadığı gerekçesi ile bir mücbir sebep hali olarak kabul etmediğini, dava konusu santrale ilişkin 20.05.2016 ve 10.06.2016 tarihlerinde kısmi geçici kabullerin yapılması santralin çalışabilir durumda olduğunu gösterdiğini, kaldı ki Teşekkülünce düzenlenen ilk sistem kullanım faturasının da son geçici kabulünün yapıldığı tarihten sonra düzenlendiğini, ayrıca davacı vekilince dava dilekçesinde iddia edildiği gibi ...'nin, Teşekkülünce tahakkuk ettirilen borçlarının tamamını ödemediğini, ...'nin 17.11.2017 tarihi itibariyle Teşekkülüne karşı taksitlendirme protokolü kapsamında Kasım-Aralık 2017 ile Ocak-Temmuz 2018 tarihlerinde ödeyeceği toplam 336.930,96.-TL ile vadesi geçtiği halde ödemediği Temmuz-Eylül dönemlerine ait toplam 447.251,87.-TL cari dönem olmak üzere toplam 784.182,83.-TL sistem kullanım bedeli borcu bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce, taraflar arasında Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın anlaşma kapsamında davacı iddiasına göre bölgede yaşanan terör olayları ve Suriye'deki iç savaşın ülkemize etkilerinden dolayı davacının kurulması planlanan elektrik üretim santralini tamamlayamamasının objektif olarak imkansız kılıp kılmadığı, bu suretle anlaşma kapsamında davacının yükümlülüklerinin askıya alınması suretiyle davacının muarazanın men'ini talep etmekte haklı olup olmadığı tespit edilmiş olmakla, bu tespit kapsamında davacısının .... A.Ş. davalısının ... A.Ş.olan Ankara 14. İdare Mahkemesinin 2017/3154 esas, 2018/1345 karar sayılı ilamı ile; davacı ...Ş. tarafından ... mevkiinde 213 MWm/205 MWe gücünde kurulması planlanan ... ile ilgili olarak, davalı ... ile imzalanan sistem kullanım anlaşmasının askıya alınması isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 13/10/2017 tarih ve 38889 sayılı işlemin, hukuka aykırı olduğu, sistemin kurulumunu yapan yabancı firmanın terör nedeniyle sahayı terk ettiği, kurumu sağlayacak başka bir ekip oluşturulamadığı, anılan anlaşmanın gereklerinin mücbir sebeple yerine getirilemediği iddia edilerek dava açıldığı, mahkemece yapılan tespitte mücbir sebeplerden dolayı yükümlülüğünü yerine getiremeyen taraf; mücbir sebebe yol açan koşulları, mahiyetini ve tahmini süresini açıklayan mücbir sebep bildirim raporunu, mücbir sebebin süresi boyunca yükümlülüklerini yerine getirememe durumunu ortadan kaldırmak için aldığı önlemleri ve güncel bilgileri içeren raporları diğer tarafa gönderir." kuralına yer verildiği, Mardin Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından davalı Genel Müdürlüğe gönderilen 26/09/2017 tarihli yazı ile sınırlarında hendek/barikat olaylarının meydana geldiği ancak söz konusu tesisin merkez ilçesinde bulunduğu, o bölgede birçok fabrika ve tesisin olduğu, bu fabrika ve tesislerin hiçbirinde terör nedeniyle herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı, üretimlere ve çalışmalara ara vermeden aktif olarak devam edildiği, anılan tesis ve fabrikaların bulunduğu ilçede tesisin çalışmasını ve üretimini olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir durumun terör olayının meydana gelmediğinin bildirildiği, bu tespite istinaden mücbir sebep olarak söz konusu iddiaların kabul edilebilmesi için davacı tarafından gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşı olayın önlenemeyecek, kaçınılamayacak ve öngörülemeyecek olması gerektiği ancak mevcut şartların gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/06/2018 tarih ve E:2017/3154, K:2018/1345 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin istenildiği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 07/03/2019 tarih ve 2018/2238 Esas -2019/512 Karar sayılı kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ile davacı tarafından Mardin İl Emniyet Müdürlüğünün 26/09/2017 ve 4673 sayılı yazısı ve buna istinaden verilen Ankara 14. İdare Mahkemesi'nin E:2017/3154, K:2018/1345 sayılı kararı ile davacının sistem kullanım bedelini ödememesi gerektirecek mücbir sebeplerin bulunmadığı anlaşılmakla söz konusu tespit ve karara konu eylem ve deliller dışında mahkememize sunulmuş başkaca bir delil, bilgi ve belge sunulmadığı gözetilerek davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yalnızca idare mahkemesi kararı göz önüne alınarak karar verildiğini, idari yargıda açılan davanın eda davası niteliğinde iptal davası olduğunu, iki davadaki talepler ve sonuçların birbirinden farklı olduğunu, dava konusu olayda mücbir sebep koşullarının meydana geldiğini, bölgede birçok terör olayının meydana geldiğini, bu olayların basına dahi intikal ettiğini, bu durumun öngörülebilir olduğunun ve bu nedenle üretime engel teşkil etmeyeceğinin kabulünün mümkün olmadığını, İngiltere Dışişleri Bakanlığı tarafından 06.07.2016 tarihinde yayınlanan bildiri üzerine, ... firmasının bu bildiriyi gerekçe göstererek sahadaki bütün ekipleri çektiğini, proje sahasını terk ettiğini, projenin kurulumunun teknik özellikleri nedeniyle projeye ilişkin yazılım vb. diğer işlemlerin de yalnızca bu şirket tarafından gerçekleştirilebileceğini, teknik bilirkişi incelemesinin bu iddialarını açıklığa kavuşturacak olmasına rağmen mahkemece dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında terör olayları nedeniyle, mücbir sebep iddiasına dayalı muarazanın önlenmesi ve tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/743E., 2019/782K. sayılı dava dosyasında verdiği 02.10.2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL'den peşin olarak yatırılan 44,40 TL'nin düşümü ile kalan 225,45 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 30.11.2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30.11.2023

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/370, K. 2023/1931, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-370-e-2023-1931-k-43a130d2c63b