Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/320 E. 2022/167 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/320
Karar No
2022/167
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2200 - 2025/161 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2200 KARAR NO : 2025/161 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2022 NUMARASI : 2020/320 E. - 2022/167 K. DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLLERİ DAVALI-KARŞI DAVACI DAVANIN KONUSU : Asıl Dava, Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması, Kaldırılması İle Marka Hakkı İhlalinden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat, Karşı Dava, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2022 Tarih ve 2020/320 Esas - 2022/167 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 2004 yılından bu yana dikkati geliştirme, hafıza geliştirme, zeka geliştirme, düşünce becerilerini geliştirme ve tangram kitapları gibi kitapları “...” adı altında yayınladığını, müvekkilinin 2017/86761 sayılı tescilli markasının bulunduğunu, “..." markasının Türkiye çapında yüksek tanınırlığa ulaştığını, müvekkilinin aynı zamanda iki yüzün üzerinde kitap yazdığını ve bu kitapları da aynı marka ile internet ortamında satışa sunduğunu, müvekkilinin ayrıca "... ..." markalarını aldığını, davalı ... firması tarafından ortaokul ve imamhatip ortaokullarında 5.sınıf ders kitabı olarak dağıtılan "..." isimli kitapta müvekkiline ait markayı tamamı ile izinsiz olarak kullanıldığını, bu kitabı alıp okullarda dağıtan kurumun ise diğer davalı Bakanlık olduğunu, davalı tarafın benzer hatta birebir aynı adla kitap basmasının, müvekkilinin ... markası ile sürdürdüğü faaliyetlerinden yararlanma amacı taşıdığını, davalı tarafın yine ... Yayıncılık adı altında başka kitap ve basılı eser ürettiğini ve bunları eğitim kurumlarına sattığını öğrendiklerini, tazminat taleplerini SMK m.151/2-b bendine göre davalının taklit marka ile elde ettiği net kazanç üzerinden talep ettiklerini ileri sürerek, davalı firmanın kullandığı logonun, müvekkilinin tescilli markasına iltibas yaratacak derecede benzer olduğundan, tüm basılı kitap ve yayınlarda (ders kitabı, test kitabı, yaprak test, soru bankası vs.) kullanılmasının engellenmesine, müvekkil markasına tecavüz oluşturan markanın (... yayıncılık+görsel), bulunduğu tüm basılı kitap ve ürünlere tedbiren elkonulmasına ve tüm ürünlerin toplatılmasına, davalının ticari defterleri ve davalı ...'nda bulunan veriler incelenerek, müvekkil markasına iltibas yaratan markayı ihtiva eden ürünler üzerinden elde edilen kazancın hesaplanarak müvekkili lehine şimdilik 10000,00 TL maddi tazminata ve 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, 19/01/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 249.614,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, davacının "..." ibareli markasının zayıf bir marka olduğunu, ticaret hayatında birçok kişi tarafından kullanıldığını, davacının soyadını marka olarak tescil ettirdiğini, “...” kelimesini içeren her markanın davacı markalarını çağrıştıracağının kabul edilemeyeceğini, somut olayda da taraf markaları arasında bariz farklılıklar bulunduğunu, markaların işaret, yazı stili ve küçük harflerin kullanılması yönüyle de birbirinden ayrıldıklarını, 41. sınıf hizmetlerin ilgili tüketicilerinin dikkatli ve seçici kimseler olduklarını, müvekkilinin 2015 yılında kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana ...'na kitaplar hazırladığını, müvekkilinin bu nedenle “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin yalnızca Bakanlık’a satılmak üzere ders kitapları hazırladığını, bu nedenle tarafların ilgili tüketicilerinin farklı olduğunu, müvekkilinin davacı yanın iddia ettiği tanınmışlıktan yararlanma gibi bir amacının bulunmadığını, ...’nın yalnızca "..."nı satın almış olduğunu, müvekkili şirketin basılan tek kitabının bu kitap olduğunu, kitabın da para ile satılmadığını, Bakanlıkça okullarda okutulduğunu, "..."nın ve "..." kitabının müvekkili şirket tarafından yayınlanmadığını, ilgili kitabın ... firmasına ait olduğunu ileri sürerek, karşı davalarının kabulü ile davacının 2017/86761 sayılı markasının SMK m.5/1-a, b, c, d ve e maddeleri ve ayrıca SMK m.6/3 ve 6/6 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Bakanlığın herhangi bir yayınevinin isim ve logosuna ait tasarrufu bulunmadığı gibi yayınevleri tarafından kullanılan isim ve logoların benzer veya taklit olup olmadığına dair incelemede bulunma yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, yayınevleri arasında yapılan yetki devir sözleşmelerinin tarafının bakanlık olmadığını, yetki devri ile ilgili tüm iş ev işlemlerin taraf yayınevlerinin sorumluluğunda olduğunu, ... ders kitabı olarak okutulan ve yazarları ..., ... ve ... olan ... ... Yayıncılık Matbaa A.Ş.’ye ait “...” isimli kitabın 03.01.2019 tarihinde başvurusunun yapıldığını, daha sonra 18.04.2019 tarihinde ... Matbaacılık Ltd. Şti. ile ... firması arasında yapılan devir sözleşmesinden dolayı Aralık 2019 tarih ve 2747 Ek sayılı Tebliğler Dergisinde ... Matbaacılık adı ile yayınlandığını, ayrıca devir sözleşmesi ile ... kitaplarının da telif haklarını ... Matbaacılık firmasına devredildiğini, nihai olarak Bakanlığın yayınevlerinin isim ve logoları üzerinden bir inceleme yapmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşı davada hükümsüzlüğü istenen 2017/86761 sayılı "Şekil+... ......" ibareli markanın 41.sınıfta tescilli olduğu, SMK m.5 hükmünde düzenlenen mutlak tescil engellerinden herhangi birini içinde barındırmadığı, davalı-karşı davacı yanın SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahipliği iddialarını destekler mahiyette sunduğu delillerin yalnızca 5 adet gider pusulasından ibaret olduğu, başkaca hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, sunulan kurumlar vergisi beyannamelerinin davalı-karşı davacı yanın markasal kullanımlarını gösterir nitelikte değerlendirilebilir deliller olmadıkları, gerçek hak sahipliğine dayalı bir üstün haktan bahsedilmesi için gerekli şartların somut olayda meydana gelmediği, davalı- karşı davacı yanın ticaret unvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibare ile dava konusu markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin birebir aynı olduğu, dolayısıyla işaretler arasında mutlak bir benzerliğin mevcut olduğu görülmekte ise de davalı-karşı davacı yanın, ticaret unvanını, dava konusu marka başvuru tarihinden önce, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetlerle aynı veya benzer mal ya da hizmetler üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle, davalı-karşı davacı yanın ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının bulunmadığı, asıl davada ileri sürülen marka hakkı ihlali iddiasından kaynaklı hukuki istemlere ilişkin değerlendirmede, davalı ...'nın dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar bakımından hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'nın ticari amaçlı olarak herhangi bir markasal kullanım faaliyetinde bulunmadığı, marka hakkına tecavüz oluşturacak eylemlerin 6769 sayılı SMK m.29 hükmünde düzenlendiği, davalı ...'nın ticari amaçlı olarak "..." esas unsurlu kitap basımı yapmadığı veya yaptırmadığı, davaya konu edilen “...” kitabının bakanlık tarafından öğrencilere ticari amaç güdülmeksizin ücretsiz olarak dağıtıldığı, davacı yanın iddialarının temelinde yer alan eğitim kitabının ... olarak okutulan “...” kitabı olduğu, davalı yanın “...” ibaresini markasal nitelik arz edecek mahiyette kullanıma konu ettiği, davalı-karşı davacı şirketin, ... olarak okutulan “...” ders kitabında markasal olarak kullandığı "Şekil+... yayıncılık" ibareli marka ile davacı-karşı davalıya ait 2017/86761 sayılı "Şekil+... ......" ibareli marka arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde iltibas oluşturacak derecede benzerlik olduğu, bu nedenle davalı-karşı davacı şirket eyleminin 6769 sayılı SMK m.29/1-a ve m.7/2-b hükümleri uyarınca davacı-karşı davalıya ait tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, dava dilekçesi ekinde kapak görsellerine yer verilen “..."nın ilk kez 2020 yılı eğitim – öğretim döneminde okullarda okutulmak için basıldığı, bu kitabın doğrudan ... tarafından yazıldığı ve yazarlarının da Bakanlığın kendi hocaları olduğu, kitap üzerinde “...” şeklinde bir logonun mevcut olmadığı, yalnızca ...’nın logosu olduğu, "..." isimli kitap ile ilgili olarak da davalı Bakanlık bünyesinde herhangi bir resmi kayda rastlanılmadığı, sonuçta "..." ve "..." isimli kitaplar üzerinde "..." esas unsurlu markasal kullanım bulunduğu iddiasının sübut bulmadığı, davalı ... ... Yayıncılık Matbaacılık A.Ş’nin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında davaya konu üründen/kitaptan herhangi bir satış yaptığının tespit edilemediği, Ankara 62. Noterliği'nin 30.05.2019 tarih ve 26444 Yevmiye nolu devir sözleşmesine göre, dava konusu olan “...” adlı ders kitabı ile diğer iki ders kitabını basma, yayma, dağıtma, M.E.B ihalelerine katılarak satışa sunma gibi eser sahipliğinden kaynaklı mali haklarını 29.05.2019 tarihinden başlayarak 5 yıl süre ile davalı ... ... Yayıncılık Matbaacılık A.Ş. tarafından dava dışı ... Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti.’ne devredildiği ve bu devir işleminin de Bakanlık bünyesinde de belirtildiği, dava dışı ... Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri Ltd. Şti.'nin ticari kayıtlarına göre dava konusu kitaptan satışlarda bulunduğu tespit edilmişse de, dava dışı bu şirketin, iş bu davanın tarafı olmadığı, 6769 sayılı SMK m.151/2-b hükmü uyarınca talep edilen maddi tazminat isteminin hesaplanmasında, dava dışı bu şirketin elde ettiği net kazanç miktarının dikkate alınamayacağı, davacı yanın, dava dışı şirketin markasal kullanım nedeniyle elde ettiği kâra ilişkin bir talebi varsa, bu hususun, ancak dava dışı şirkete yöneltilecek bir dava ile ileri sürülmesinin mümkün olduğu, buna göre davalı-karşı davacı şirketin "..." esas unsurlu davaya konu kitap basım işinden elde ettiği net kazanç tespit edilemediğinden, davacı-karşı davalının ileri sürdüğü maddi tazminat isteminin 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmüne göre değerlendirilmesinin gerektiği, davacı-karşı davalının yanın markasal kullanımı, davalı-karşı davacı şirketin marka hakkı ihlali oluşturan eylemlerinin niteliği, dava konusu markanın davaya konu emtialara kattığı ekonomik değer ve tarafların durumu dikkate alınarak davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıdan 25.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunabileceği, tarafların mali, sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu ürünlerin niteliği, tarafların kusur oranları, sıfatları, davacı-karşı davalının uğradığı maddi zararın boyutu, tarafların işgal ettikleri makam ve 4721 sayılı TMK m.4 hükmünde ifadesini bulan hak ve nesafet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davalı-karşı davacı şirketin marka hakkı ihlali oluşturan eylemleri nedeniyle, 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçesiyle, davacının, davalı ...'na yönelttiği istemlerin reddine, davacının, davalı ... ... Yayıncılık Matbaacılık Anonim Şirketi'ne yönelttiği davanın kısmen kabulü ile davalı firmanın kullandığı "... Yayıncılık+Şekil" ibareli logonun, davacının 2017/86761 sayılı markasına iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğu anlaşıldığından, bu logonun ders kitabı, test kitabı, yaprak test, soru bankası vb basılı kitap ve yayınlarda kullanılmasının engellenmesine, davalı şirket nezdinde bulunan ve davacıya ait 2017/86761 sayılı markaya tecavüz oluşturan, üzerinde "... Yayıncılık+Şekil" ibareli logo bulunan basılı kitaplara el konmasına ve toplatılmasına, 31/08/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun bu kararın icrası aşamasında kararın eki niteliğinde sayılmasına, 25.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu kitabı alıp okullarda dağıtan kurumun ... olduğunu, yeterince araştırma yapılmadan yüzbinlerce kitabı öğrencilere dağıtan Bakanlığın marka hakkı ihlalini kolaylaştırdığını, bu nedenle sorumlu tutulmasının gerektiğini, davaya konu kitabın Türkiye genelinde Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokullarında tüm öğrencilere dağıtımımın yapıldığı gözetildiğinde, elde edilen haksız kazancın 25.000 TL'nin çok üzerinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tek bir kitap ile sınırlı inceleme yapıldığını, belirlenen %7,32'lik karlılık oranının gerçeği yansıtmadığını, ... dışında da dava konusu kitabın satışta olduğunu, takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı-Karşı Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili Şirket'in davacıya ait markanın tescil tarihinden önce 2015 yılında kurularak faaliyetlerini aktif biçimde sürdürdüğünü, ticaret unvanının çekirdek unsurunun "..." ibaresi olduğunu, bu nedenle karşı davanın önceye dayalı hak sahipliği ve ticaret unvanlarına dayalı olarak kabulü ile davacının 2017/86761 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, davacıya ait "..." markasının zayıf marka niteliğinde olup somut olayda iltibas tehlikesinin bulunmadığını, 41.sınıf hizmetlerin tüketicisinin bilinç seviyesinin yüksek olduğunu, müvekkilinin dava konusu kullanımdan net kazanç elde ettiği tespit edilmediğinden maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin yalnız ...'e satılmak üzere ders kitabı hazırladığını, davacı markalarının tanınırlığından yararlanmasının söz konusu olmadığını, kitabın para ile satılmadığını, dava konusu markanın 41.sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu kullanımın 16.sınıfta gerçekleştiğini bu nedenle emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, davacı markasının SMK'nın 5/1-a, b, c, d ve e maddeleri bakımından ayırt edici niteliğinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili Kurum yönünden reddedilen marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulması ve kaldırılması talebi ile maddi ve manevi tazminat talepleri üzerinden müvekkili idare lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve müvekkili lehine reddilen her talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir. GEREKÇE: 1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün durdurulması, kaldırılması ile marka hakkı ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı dava marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı-karşı davacı şirketin, ortaokul ve imam hatip ortaokulu 5.sınıf İngilizce ders kitabı olarak okutulan “...” ders kitabında markasal olarak kullandığı "Şekil+... yayıncılık" ibareli marka ile davacı-karşı davalıya ait 2017/86761 sayılı "Şekil+... ......" ibareli marka arasında asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden yüksek dereceli benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu olduğu, davalı-karşı davacı şirketin dava konusu marka kullanımının 6769 sayılı SMK m.29/1-a ve m.7/2-b hükümleri uyarınca davacı-karşı davalıya ait tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, "..." ve "..." isimli kitaplar üzerinde "..." esas unsurlu markasal kullanım bulunduğu iddiasının ispat olunmadığı, davalı-karşı davacı şirketin davaya konu kitap basım işinden elde ettiği net kazanç tespit edilemediğinden, davacının marka hakkı ihlalinden kaynaklanan 6769 sayılı SMK m.151/2-b hükmüne dayalı maddi tazminat istemi bakımından, 6098 sayılı TBK m.50/2 hükmüne göre davacı-karşı davalının markasal kullanımı, davalı-karşı davacı şirketin marka hakkı ihlali oluşturan eylemlerinin niteliği, dava konusu markanın davaya konu emtialara kattığı ekonomik değer ve tarafların durumu değerlendirilmek suretiyle 25000,00 TL takdir edilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, yine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlale konu ürünlerin niteliği, tarafların kusur oranları, sıfatları ile hakkaniyete göre takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın da yerinde olduğu, asıl davacının 2017/86761 sayılı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin karşı dava yönünden davalı-karşı davacının SMK m.6/3 kapsamında gerçek hak sahipliğine dayalı üstün hak iddiasının ispat edilemediği, davalı-karşı davacının, ticaret unvanını, dava konusu marka başvuru tarihinden önce, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetlerle aynı veya benzer mal ya da hizmetler üzerinde kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının da somut olayda oluşmadığı, karşı davanın konusu olan 2017/86761 sayılı "...+şekil" ibareli marka yönünden SMK'nın 5.maddesinde düzenlenen mutlak tescil engellerinin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm, davacı-karşı davalı vekili ile asıl davada davalı vekilinin asıl davaya ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Asıl dava, davalı Şirket ile davalı ... aleyhine marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılmış, mahkemece ...'nın ticari amaçlı olarak herhangi bir markasal kullanım faaliyetinde bulunmadığı, ticari amaçlı olarak "..." esas unsurlu kitap basımı yapmadığı veya yaptırmadığı, davaya konu edilen “...” kitabının bakanlık tarafından öğrencilere ticari amaç güdülmeksizin ücretsiz olarak dağıtıldığı gerekçesiyle davalı ...'na yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki 6769 sayılı SMK'nın 29/1-c maddesinde, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri dağıtmak eyleminin de marka hakkına tecavüz sayıldığı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacı markasıyla iltibas oluşturacak şekilde marka kullanımı bulunan “...” kitabının davalı ... tarafından dağıtılması eyleminin de SMK'nın 29/1-c maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz eylemine vücut verdiği gözetilerek, asıl davada davalı ... yönünden de tazminat ve tecavüzün durdurulması taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Asıl davada davacının ... aleyhine ileri sürdüğü talepler marka hakkına tecavüzün durdurulması ile maddi ve manevi tazminata ilişkin olup mahkemece ... aleyhine açılan davanın tümüyle reddine karar verildiğine göre, ... lehine her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, davalı ... vekilinin istinaf başvurunun bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekili ile davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı ... ... Yayıncılık Matbaacılık Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 08/06/2022 gün ve 2020/320 Esas - 2022/167 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, A)Asıl Davada 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 4-Davalı firmanın kullandığı "... Yayıncılık+Şekil" ibareli logonun, davacının 2017/86761 sayılı markasına iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğu anlaşıldığından, bu logonun ders kitabı, test kitabı, yaprak test, soru bankası vb basılı kitap ve yayınlarda kullanılmasının ENGELLENMESİNE, 5-Davalı taraf nezdinde bulunan ve davacıya ait 2017/86761 sayılı markaya tecavüz oluşturan, üzerinde "... Yayıncılık+Şekil" ibareli logo bulunan basılı kitaplara EL KONMASINA ve TOPLATILMASINA, 31/08/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun bu kararın icrası aşamasında kararın eki niteliğinde sayılmasına, 6-25.000,00- TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 7-20.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, B-Karşı Davada 8-Karşı davanın REDDİNE, 9-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maddi olmayan talepler yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu, maddi-manevi tazminat yönünden 3.073,95-TL nispi olmak üzere toplam 3.689,35‬-TL karar ve ilam harcından davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 6.195,72-TL peşin ve ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.506,37‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı karşı davalıya iadesine, 10-Karşı davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile kalan 561,00-TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Asıl davada, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden marka tecavüzü yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 12-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 13-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 14-Asıl davada davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 15-Asıl davada davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 16-Karşı davada, davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 7.375,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalı'ya verilmesine, 17-Davacı-karşı davalı tarafından yargılama sırasında yapılan 1,050,00-TL bilirkişi ücreti, 397,20-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 173,00-TL tebligat ve posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.840,9‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 920,45-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı-karşı davalının üzerinde bırakılmasına, 18-Davacı karşı davalı tarafından yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, mahsup edilen 3.689,35‬-TL peşin ve ıslah harçlarının davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 19-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin karşı dava yönünden değerlendirilerek davalı karşı davacı uhdesinde bırakılmasına, 20-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 21-Davacı-karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 80,70-TL harcın talebi halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 22-Harçlar Kanunu uyarınca davalı-karşı davacıdan alınması gereken 3.689,35‬-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 1.383,90‬-TL’nin mahsubu ile bakiye 2.305,45-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 23-Davalı ... karar ve ilam harcından muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 24-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/320, K. 2022/167, T. 29.05.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-320-e-2022-167-k-7263c71fea31