Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/265 E. 2021/523 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/265
Karar No
2021/523
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/66 KARAR NO : 2024/501 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2022 ve aynı tarihli ek karar (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022 Tarihli Ek Karar) NUMARASI : 2020/9 Esas - 2022/150 Karar ASIL DAVA DAVACI : TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1-... (T.C. NO: ...) - ... : 2 -... - ... - ... : 3 -ŞERBETÇİOĞLU AYAKKABICILIK TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/01/2020 BİRLEŞEN DAVA :Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/265 E. - 2021/523 K. DAVACI : TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1-... (T.C. NO: ...) - ... : 2 -... - ...- ... : 3 -ŞERBETÇİOĞLU AYAKKABICILIK TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/07/2020 KARAR TARİHİ : 18/03/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 18/04/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesini bir diğer davalı borçluları müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, taahhütlerin yerine getirilmemiş olması nedeni ile şubece hesapların kat edildiğini, bu durumun dava dilekçesi ekinde sunulan ihtarname ile gösterilmiş olduğunu, borçtan sorumlular hakkında Kocaeli 8. Noterliği'nin 2019/117173 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde davalıların haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiklerini, yapılan itiraz sonrasında icra takibinin durdurulduğunu, araculuculuk sürecinde herhangi bir sonuç alınamadığını, yetkiye ilişkin itirazların yersiz olduğunu, davalı borçlu şirket ile müvekkili banka arasında imzalanana kredi sözleşmesini diğer davalıların müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, buna karşılık davalıların bankaya herhangi bir borçları olmadığını iddia etmelerinin iyi niyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, sözleşme gereği tarafların her türkü anlaşmazlıklarda banka defter ve belgelerindeki kayıtların delil olacağını, bunlara itiraz edilemeyeceğini kabul ettiklerini, bu nedenle davalıların haksız olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/117173 Esas sayılı takip dosyasında yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve borcun ferilerine ilişkin yapılan itirazın takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi üzerinden iptaline, icra takibinin bu miktar ve temerrüt faiz oranı üzerinden devamına, davalıların haksız itirazı sebebi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip yapan banka tarafından şablon bir dava açıldığını, alacaklı bankanın kötü niyetli olarak alacağını kısımlar haline bölerek dava açtığını, bunun kötü niyetli olduğunu, davanın bu şekilde açılmasının heyet önünde karar verilmesini engellemeye çalışıldığını göstermekte olduğunu, derdestliğin dava şartı olduğunu, davanın başka mahkemeler önünde eklentiler ile açılması imkanının mevcut olduğunu, dava açılırken tüm dilekçe ile yazılı delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, her finansal ve ekonomik kriz ortamında olduğu gibi bu kriz ve pandemi ortamında da bankaların yaygın ekonomik güçlerini kullanmak sureti ile hak aramak eylemi ile bağdaşmayacak şekilde tacizkar taleplerde bulunduğunu, kredi dosyası ve dayanaklarını celp etmeden karar vermekte ve vatandaşın yapmış olduğu hesap kat itirazlarının görülmemekte olduğunu, sanki kesinleşmiş alacak varmış gibi davaların açılmakta olduğunu, bu dosyada bunların olmaması için emek vereceklerini, söz konusu uyuşmazlığı incelemekte mahkemenin yetkisiz olduğunu, burada yetkili olan mahkemelerin Düzce Mahkemeleri olduğunu, ayrıca dava şartı olan arabuluculuk müessesinin de doğru çalışmadığını, tüm bu nedenlerle; haksız ve yersiz davanın reddine, yetki ve esas açısında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkil banka ile Şerbetçioğlu Ayakkabıcılık Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesini bir diğer davalı- borçlular ... ve ...'nin borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, taahhütlerin yerine getirilmemiş olması nedeni ile şubece hesapların kat edildiğini, bu durumun Düzce 1. Noterliği'nin 31/10/2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara bildirildiğini, borçtan sorumlular hakkında Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/154134 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine borçluların itiraz ettiğini bu nedenle takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/154134 Esas sayılı icra dosyasında yapılan itirazların iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalıların dava dilekçesini tebellüğ etmesine rağmen yasal süre içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmedikleri ancak süre uzatım dilekçesinde derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini talep ettikleri tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı KABULÜNE, -2020/9 Esas sayılı asıl dava dosyası kapsamında davalıların Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/117173 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin; -Ticari kredili mevduat borçları için 93.558,34 TL asıl alacak, 3.100,50 TL işlemiş faiz, 155,03TL BSMV, 135,50 TL masraf ve 606,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 97.555,37 TL üzerinden ve asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek %28,80 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte devamına, -Çek kredileri yönünden dava değeri aşılmamak üzere talep ile bağlı kalınarak takibin 2.444,63TL asıl alacak üzerinden ve bu meblağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek %66,00 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte devamına, -Alacak likit olduğundan 100.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, -2020/265 Esas sayılı birleşen dava dosyası kapsamında davalıların Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2019/154134 Esas sayılı takip dosyasının yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin, 242.790,15 TL asıl alacak ve 2.209,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 245.000,00 TL üzerinden ve asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek %48 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte DEVAMINA, Alacak likit olduğundan 245.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalılar vekilinin adli yardım talepli istinaf talebine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 06/09/2022 tarih 2022/1606 Esas sayılı dosyasında Adli Yardım Talebinin Reddine dair karar verilmiş, ilk derece mahkemesi 24/03/2022 ek kararı (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022 Tarihli) ile "Davalılar vekili tarafından gerekli masraf ve harçların yatırılmadığı anlaşıldığından, tüm davalılar yönünden İstinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına, " dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Ön inceleme duruşması yasaya uygun olarak ifa edilmemiş, dava şartı olan arabuluculuk süreci hukuka uygun bir biçimde ifa edilmemiştir. İlk derece mahkemesi bu husustaki itirazlarımı gerekçeli olarak karar bağlamadığı için bize göre eksik bir karardır HMK 297. maddeye aykırıdır. Ayrıca dava şartları da kamu düzeniyle ilgilidir. Arabuluculuk süreci hukuka uygun yerine getirilmemiştir. Yetki itirazına gerekçeli kararda yer verilmemiştir. Usulüne uygun olarak tebliğ edilen bir hesap kat ihtarı söz konusu olmadığı için ve faiz, faiz oranı, bileşik faiz asıl alacak ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğu için ispat yükü davacıdadır. Kefalet hususunda yanlış hukuki nitelendirme yapılmıştır. Ortada Non Liquid, yargılamaya muhtaç olan bir dosya vardır ve bundan dolayı icra ve inkar tazminata hükmedilmiş olması hukuka aykırıdır. Ayrıca icra takibinde talep edilmeyen hususların ve vergilerin itirazın iptali davasında yer almasına hukuken imkan yoktur" beyanı ile yerel mahkeme kararının davalılar lehine kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili ilk derece mahkemesinin 24/03/2022 tarihli (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022 Tarihli) ek kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; "İstinaf isteminin reddi de bir karar olduğu için HMK 297. Maddede yazılı olan mecburi unsurları içerir bir şekilde olmalıdır. Dosyanın ilk gönderim aşamasınhda zaten şirket tarafından gerekli harç ve giderler yatırılmıştı. Ayrıca muhtıra üzerine de birleşen dosya açısından muhtırada yazılı olan harç ve giderler yatırılmıştır. Uyap siteminden de kontrolünü arz ederim" beyanı ile kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; "öncelikle; davalılar ... ve ... adli yardım talebinde bulunmuşlardır, istinaf harcının ödenmemesini teminen davalılarca yapılan adli yardım taleplerinin kabulü mümkün değildir ayrıca icra takip dosyalarından da görüleceği üzere borçlular adına kayıtlı mal varlığı bulunmakla birlikte davalılarca adli yardım taleplerini destekler nitelikte bir evrak da sunulmamıştır. Esasa ilişkin olarak; Müvekkilim Banka ile davalı-borçlu Şerbetçioğlu Ayakkabıcılık Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesini diğer davalı-borçlular ... ve ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalılar, lehlerine verilen ek cevap süresine rağmen davaya süresi içinde cevap vermemişlerdir. Bu nedenle yasal süre 13.07.2020 tarihinde, vekil vasıtası ile sunulan cevap dilekçesindeki hiç bir hususun HMK. 357 gereği şu aşamada kabulü mümkün değildir. Davalılar tarafından yapılan ve cevap dilekçesi içerisinde ileri sürülmesi gereken İstinaf Mahkemesince re'sen incelenmesi mümkün olmayan hiç bir hususun incelenmemesi gerekmektedir. Davalı borçlular ön inceleme duruşmasına gelmedikleri gibi hiç bir duruşmaya katılmamış, tamamına mazeret sunmuşlardır. Davalılar arabuluculuk sürecinin hukuka uygun olmadığını, vekile bildirim yapılması gerektiğini bu nedenle istinaf taleplerinin kabulünü talep etmektedir. Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiştir. Tarafların yetki sözleşmesi yapmasında herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin E. 2016/14598 K. 2017/7866 T.11.12.2017), davaya konu icra takipleri yetkili yerde açılmıştır. TBK m. 586 gereği müteselsil kefilleri takip koşulları oluşmuştur. Tüm bu hususları ve müvekkilim Bankanın davalılardan alacaklı olduğunu kanıtlar sair tüm evraklar dosyada mübrezdir. Denetime elverişli 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olup Uyap Avukat Portal'dan tespit edildiği kadarıyla 15.02.2022 tarihli dilekçe ile ek süre talep edilmişse de davalılarda işbu rapora karşı ek süre içinde herhangi bir itiraz sunulmamıştır. Mahkemelere, tarafları duruşmaya çağırmadan dahi karar verme hakkı tanıyan basit yargılama usulünde, ön incelemenin mazeretlerine rağmen ertelenmediği hususunun ileri sürülerek istinaf taleplerinin kabulünü istemek izahtan varestedir" beyanı ile davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/9 Esas - 2022/150 Karar sayılı 24/03/2022 tarihli karar ve aynı tarihli ek karar (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022 Tarihli Ek Karar) ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalılar aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın haksız olup olmadığı, davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının ne olduğu noktasında toplandığı ve davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir. Birleşen dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı banka ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı ve alacaklı olması durumunda alacak miktarının ne olduğu noktasında toplandığı ve davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Eldeki davada; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından hesapların kat edildiği, yine, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/117173 Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalılarınca itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, yine, davacı tarafından aynı davalılara karşı kredi sözleşmesinin bir diğer kısmı yönünden bu kredinin ödenmemesi üzerine Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/154134 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan bu takibe de davalılarca itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, başvuru sonrası davalılarca yatırılması gereken istinaf harçlarının tam ve eksiksiz yatırılmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine dosyadaki bu eksikliğin giderilmesinin istenildiği, bunun üzerine ilk derece mahkemesince 24/03/2022 (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022 tarihli) ara karar ile davalılar vekili tarafından gerekli istinaf masraf ve harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, tüm davalılar yönünden istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına şeklinde karar verildiği, verilen karara davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 1- İlk derece mahkemesince verilen 09/11/2022 tarihli ek karar yönünden yapılan incelemede; Eldeki davada, ilk derece mahkemesince 24/03/2022 tarihinde asıl dava ve birleşen davanın kabulüne şeklinde karar verildiği, verilen kararın davalılar vekilince istinaf kanun yoluna adli yardımlı talepli olarak konu edildiği, dairemizce yapılan incelemede; Dairemiz 06/09/2022 tarih 2022/1606 Esas sayılı dosyasında "davalılar vekilinin adli yardım talebinin reddine" dair verilen karara yapılan itiraz üzerine dosyanın bir üst mahkeme olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderildiği ve üst mahkeme tarafından yapılan inceleme neticesinde; 28/09/2022 tarih 2022/4 D.İş-2022/4 sayılı kararı ile "davalıların adli yardım talebinin reddi kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddine" şeklinde karar verilmesi üzerinde dairemiz 2022/1606 Esas 2022/1703 Karar 03/10/2022 tarihli "eksik harçların yatırılmasını" içerir geri çevirme kararı ile dosya ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine ilk derece mahkemesince davalılara eksik istinaf harcının tamamlamasını içerir 11/10/2022 tarihli muhtıra gönderildiği, muhtıra sonrası ilk derece mahkemesince 24/03/2022 (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022) tarihinde tüm davalılar yönünden eksik istinaf harcının tamamlanmaması nedeniyle istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmalarına şeklinde karar verildiği görülmüş; ancak yapılan incelemede asıl davada davalı şirketçe 12/12/2022 tarihinde gerekli istinaf harcının yatırıldığı, yine, birleşen dosyada ise davalı ... tarafından 24/10/2022 tarihinde gerekli istinaf harcının yatırldığı anlaşılmıştır. Eldeki davada; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince 24/03/2022 (Uyap kayıtlarına göre 09/11/2022) tarihinde verilen ek kararın asıl dosya davalısı Şerbetçioğlu ... Şirketi ile birleşen dosyada davalı ... yönünden yerinde olmadığı bu nedenle de verilen ek kararın belirtilen bu kişiler yönünden kaldırılması gerektiği anlaşılmış ve anılı bu kişiler yönünden asıl dava ve birleşen davaların esasına girilerek istinaf incelemesi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. 2-Asıl dosya davalısı Şerbetçioğlu ... Şirketi ile birleşen dosyada davalı ... yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Dosya arasına alınan 08/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının bankadan kullanmış olduğu kredili mevduat hesabı ve çek karnesi kredilerinden dolayı Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/117173 Esas sayılı icra dosyasında davalı müşterek borçlunun müteselsil kefil sıfatı ile ve kefalet limitleri içerisinde icra takip tarihi olan 28/08/2019 tarihi itibariyle talep olunabilecek alacak miktarının, 96.063,55 TL (talep olunan 96.063,55 TL), 5.019,02 TL işlemiş faiz, (talep olunan 4.789,03 TL), 201,56 TL BSMV (talep olunan 239,42 TL) olmak üzere toplam 101.254,13 TL (talep olunan 101.092,03 TL, masraf ve ihtiyati haciz vekalet ücreti hariç) olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosya arasına alınan 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının bankadan kullanmış olduğu taksitli ticari kredilerinden dolayı Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/154134 Esas sayılı icra takip dosyasında davalı müşterek borçlu müteselsil kefil ve kefalet limitleri içerisinde icra takip tarihi olan 25/12/2019 tarihi itibariyle talep olunabilecek alacak miktarının; 241.688,34 TL asıl alacak (talep olunan 241.688,34 TL), 14.615,81 TL işlemiş faiz (talep olunan 16.226,28 TL), 730.83 TL BSMV (talep olunan 811,31 TL) olmak üzere toplam 257.064,98 TL (talep olunan 258.726,13 TL masraf ücreti hariç) olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosya arasına alınan 28/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl ve birleşen dosyalarının aynı kredi sözleşmesinin farklı kalemlerine dayandığı tespit edildiğinden, her iki dosya birlikte incelenerek önceki raporlar, banka kayıtları ve ilgili mevzuatlar tatbik edilerek ve ayrı ayrı tespitler yapılmak sureti ile her iki takip dosyası yönünden takip tarihleri itibari ile davacı bankanın alacak hesaplarının yeniden belirlenmesi göreviyle tarafına verilen dosyalar kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davacı bankadan temin edilen belgelerin incelenmesi ve mevzuat kapsamında değerlendirilmesi sonucunda; davacı banka ile davalı şirket arasında 24/01/2017 tarihinde 100.000,00 TL tutarlı genel nakdi ve gayri nakdi sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmış, belirtilen kredi sözleşmesi limitinin sonraki tarihlerde yapılan artırımlarla son olarak 04/06/2018 tarihi itibariyle 400.000,00 TL'sine yükseltildiği, eldeki dosyada mevcut sözleşme suretinin incelenmesinde tespit edildiği, belirtilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin diğer davalılar ... ve İmran Şerbetçi 'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzalarını içerdiği her iki kefilin de kefalet limitinin 400.000,00 TL olduğu, kefalet tutar ve tarihleri ile kefalet türünün müteselsil olarak el ile imzalanmış olduğunun görüldüğü, sözleşmelerin kefaletlerle ilgili eş rızası bölümlerinin boş olduğu görülmüş ancak eldeki dosyada mübrez davalı asıl borçlu firmanın T.C. Düzce Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ile tasdiki imza sirküleri dayanağı ticaret sicil gazetesi suretinin incelenmesinde her iki kefilin de asıl borçlu firmanın ortağı oldukları görülmüş, 6098 sayılı TBK'nın 584 maddesi kapsamında eş rızasının alınmasına gerek bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre her iki kefilin de kaydedilen kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılmış kredilerden müteselsil kefil sıfatları ile ve kefalet limitleri ile sorumlu oldukları düşünülmüş, taraflarınca yapılan hesaplamalar sonucunda davacı bankanın asıl ve birleşen dava konusu icra takip tarihi itibariyle alacak tutarları söz konusu icra takiplerine konu kredi hesapları detayında rapordaki tabloda gösterilmiş, taraflarında yapılan hesaplamalar sonucunda söz konusu icra takibine konu kredilerden kaynaklanan davacı banka alacağı 23.08.2019 takip tarihi itibariyle toplam 103.401,07 TL olarak tespit edildiği, davacı bankanın takip talebinde ayrıca 135,50 TL masraf, 506,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti talebinin bulunmakta olduğu, 135,50 TL masraf tutarının baro pulu, başvuru harcı, dosya bedeli, peşin harç ve vekaletname harcından oluşan, dava ve mahkeme masrafları niteliğindeki tutarların toplamı olarak davacı banka kayıtlarına işlenmiş olduğunun görüldüğü, davacı bankanın takip talebinde asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren kredili mevduat hesapları için %28,80 tanzim edilen çek yapraklarından kaynaklanan alacağı için %66 oranında işleyecek temerrüt faizi ile BSMV'sini talep ettiğinin görüldüğü, talep edilen temerrüt faiz oranının taraflar arasındaki sözleşme şartları ve mevzuata uygun olduğunun anlaşıldığı, taraflarınca tespit edilerek tabloda gösterilen asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren işletilebileceği, BSMV'si ile talep edilebileceğinin düşünüldüğü, birleşen dava konusu Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/154134 Esas sayılı icra takibine konu kredi alacakları, davacı bankanın birleşen dava dosyasına konu taksitli ticari kredilerden 18/12/2019 takip tarihi itibariyle olan alacağının raporda tablo şeklinde belirtildiği, davacı bankanın takip talebinde ayrıca 135,50 TL masraf talebinin olduğu, söz konusu tutarın 17/12/2019 tarihi itibariyle banka kayıtlarına baro pulu, başvuru harcı, dosya bedeli, peşin harç ve vekaletname harcından oluşan dava ve mahkeme masrafları niteliğindeki tutarların toplam olarak işlenmiş olduğunun görüldüğü, davacı bankanın takip talebinde asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %48,00 oranında işleyecek temerrüt faizi ile BSMV'sini talep etmiş olduğu, talep edilen faiz oranının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, taraflarınca tespit edilen asıl alacak tutarının takipte talep edilen tutardan fazla olması nedeni ile talep aşımına neden olunmaması bakımından ibraz takibinde belirtilen asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işletilebileceği, BSMV'si ile birlikte talep edilebileceği şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Eldeki davada, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 2020/9 E. sayılı asıl davada davacı banka tarından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredili mevduat alacağı ile çek kredisi bedelinin talep edildiği, birleşen 2020/265 E. sayılı dosyada ise aynı kredi sözleşmesinden kaynaklanan taksitli ticari kredi bedelinin talep edildiği, toplanan delillere göre, davacı bankanın Düzce Şubesi ile davalı Şerbetçioğlu Ayakkabıcılık Tic. San. Ltd. Şti. arasında 24.01.2017 ve 100.000,00 TL bedelli genel nakdi ve gayrı nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi limitinin muhtelif tarihlerde artırıldığı, son olarak 04.06.2018 tarihinde 400.000,00 TL olarak belirlendiği, kredi sözleşmesine davalı kefiller ... ve ...'nin kredi tutarı kadar limitle müteselsil olarak kefil olduğu, borca uygulanan faiz tür ve oranlarının sözleşmede usul ve yasalara uygun olarak belirlendiği, asıl borçlu tarafından bakiye borcun ödenmediği, hesap özetlerine göre kredi şartlarına uyulmadığı, 2 adet çekin zorunlu karşılık bedellerinin karşılanmadığı ve devre sonu faizlerin ödenmediği, bunun üzerine davacı banka tarafından hesaplar kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname çıkarıldığı, ihtarname tebliğinden 7 gün sonra davalıların temerrütlerinin gerçekleştiği, esasen hesabın kat edilmesiyle birlikte borcun muaccel hale geldiği, davacı bankanın asıl dava ile 100.000,00TL talep ettiği, birleşen davada 245.000,00 TL talep ettiği anlaşılmakla, bilirkişinin usule uygun hesaplama ile belirlediği tespite göre takip tarihi itibarıyla davacı bankanın asıl davada ticari kredili mevduat borçları toplam 97.555,37 TL, çek kredileri yönünden toplam 6.090,00 TL (Talep aşımı nedeniyle hükümde talep miktarı gözetilerek karar verilmiştir) alacaklı olduğu, birleşen davada toplam 258.861,43 TL alacaklı olduğu sabit görüldüğünden, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece her iki dava dosyasındaki dava değerleri gözetilerek asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne, sözleşmede yer alan faiz oranlarının tahsilatta uygulama bulmasına ve davalıların likit olduğu belirlenen takip alacakları bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davalıların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalıların istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-a)Asıl dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.664,00 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.669,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.995,00 TL (istinaf eden her bir davalı için ayrı ayrı) istinaf karar harcı ile; b)Birleşen dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 16.735,95 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 4.185,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.550,95 TL istinaf karar harcının davalılardan (istinaf eden her bir davalı için ayrı ayrı) alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İİlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/03/2024 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/265, K. 2021/523, T. 04.06.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-265-e-2021-523-k-196d606ac7df