Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/250 E. 2021/224 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/250
- Karar No
- 2021/224
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/387 KARAR NO : 2024/880 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2021 NUMARASI : 2020/250 E. - 2021/224 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2020/250 E. - 2021/224 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ..., ... ve ... ibareli pek çok marka bulunduğunu, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, somut olayda 556 sayılı KHK 8/1-b, 8/4 ve 8/5. maddelerinin koşullarının oluştuğunu, dava konusu kararın davacının haklı itirazının reddine karar verilmiş olması nedeni ile hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2017-M-334 sayılı kararının iptali ile davalı şirketin 2015/74286 sayılı marka başvurusunun tescil edilmiş ise tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b koşullarının davalının marka başvurusunda yer alan tüm emtia yönünden oluştuğu, davacının markaları tanınmış olmakla birlikte iltibas tehlikesi davalının marka başvurusunda yer alan tüm emtia yönünden gerçekleştiğinden tanınmışlığın iltibası arttıran etkisinin dışında sonuca bir etkisinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/5 koşullarının oluşmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'nın 2017-M-334 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2015/74286 kod nolu "...+ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, öncelikle yerel mahkeme kararının, mahkeme kararının gerekçe kısmında belirtilen fotograf vs. yer alaması nedeni ile bozulduğunu, ancak yeni kararda bozma öncesi verdiği kararın kapsamını aşacak şekilde karar verdiğini, bozulan ilk kararda davaya konu markanın sadece 18. ve 25. sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verdiği halde yeni kararda sınıf ayrımı yaparak ve davacı talebi aşılarak hüküm kurulduğunu, bu markaların benzer olduğunu söylemenin “...” harfini sadece davacının kullanabileceği sonucunu doğuracağını, eksik inceleme yapıldığını, her bir marka için ayrı ayrı değerlendirme yapıldığında birbirlerinden farklı olduğunu, yeni bir heyetten yeni rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasında yer alan şekil unsurunun tertip tarzının, yarım ... harfi şeklinin farklı konumlandırılışının, siyah çerçeve içerisinde yer alan beyaz renkli şekil unsurunun farklı oluşunun ve yine taraf markalarının genel görünümlerinin de farklı oluşunun, ortalama tüketiciler nezdinde anılan markaların karıştırılmayacağını, ayrıca davacıya ait markaları taşıyan ürünlerin fiyatlarının yüksek oluşu sebebiyle, tüketicilerin daha dikkatli ve seçici hareket ettikleri göz önüne alındığında, başvuru markasında yer alan şekil unsurunu gördüklerinde, davacı markaları ile karıştırmayacaklarını, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas doğmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "...", "..." ve "..." ibareli markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu işareti gördüğünde bunun davacının markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu, ayrıca, mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, kaldırılmış olması nedeniyle mahkemece yeni kurulan hükmün ilk hükümden farklı olabileceği, diğer yandan zaten dava konusu marka başvurusu kapsamında 18. ve 25. Sınıflar dışında başka bir sınıfın bulunmadığı, davacının talebinin de tüm sınıflara ilişkin olduğu, bu nedenle de mahkemece davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...