Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/25 E. 2021/135 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/25
Karar No
2021/135
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/685 KARAR NO: 2024/1952 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2021 NUMARASI: 2020/25 E. - 2021/135 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... San.ve Tic. Aş arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketi dava dışı şirkete olan borcuna istinaden 30/06/2017 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelle ve ... nolu emre yazılı çeki ... San.ve Tic. A.ş.'ye verdiğini, çekin ticari hayatın içindeki yeri ve amacına uygun olarak dava dışı ...'in ilgili çeki dava dışı ... San.ve Tic. Ltd. Şti'ye ciro ettiğini, ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nin elinde bulundurduğu esnada davaya konu borca ilişkin çek ve dava dışı şirkete ait başkaca çeklerin kendi iradesi dışında elinden çıktığını, bu sebeple dava dışı şirket tarafından 08/085/2016 tarihinde İstanbul 10. Astm'nde çek iptali için dava açıldığını, dava dışı şirketin talebi doğrultusunda teminat karşılığında dava sonuna kadar çekin ödenmeden men edilmesine karar verildiğini ve ilgili bankalara bu yönde yazıldığını, çek bedelinin mahkeme veznesine depo edildiğini, çek bedelinin depo edilmesine rağmen yine aynı mahkemeden kötü niyetli alacaklı tarafından ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, huzurdaki haklı davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından haciz baskısı ve tehdidi altında ödenen 17.630,50-TL'nin ödeme tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu senette meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, davacı taraf borca ve imzaya dair herhangi bir itirazı olamakla birlikte çekin diğer borçlu ... Tic. Ltd.Şti adına onun rızası hilafına elden çıktığını ve ödeme yasağı konulan çeke dayalı icra takibi yapılamayacağına ilişkin olsa da bu durumun alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını, davacı tarafın iddialarının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacının haksız davasının reddini, İİK m.170/3 c.3 uyarınca davacı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın % 10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından çek bedelinin İstanbul 10. ATM'nin 2016/815 E. sayılı dosyasından verilen tevdi mahalli talebinin kabulüne dair ara karardan sonra ancak çekin ibraz tarihinden önce depo edildiği, ödeme yasağı karan alan dava dışı hamilin kendi iradesiyle hareket ettiği ve düzenleyenin çeki elinde bulunduran herkese karşı bu üçüncü kişinin “ödeme yasağı almak için mahkemeye başvurmayacağı” şeklinde kanuni bir borç altına girmediği, davacı keşidecinin basiretli tacir gibi davranarak çekin ibraz tarihinden önce çek bedelini Mahkeme veznesine depo ettiği, takibin başlatılmasına ve ikinci kez ödeme yapmasına davacının sebebiyet vermediği, buna göre davacının haciz baskısı altında ödediği miktar nedeniyle istirdat talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacı tarafından takip dosyasında ödenen 17.630,50 TL nin ödeme tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın kabulüne, davacı tarafından takip dosyasında ödenen 17.630,50 TL nin ödeme tarihi olan 20/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ...bank Şişli Şubesine ait 30/06/2017 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000 TL bedelli emre yazılı çekin tahsili amacıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/711 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, ve devamında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davaya konu olan çekin dava dışı ... Ltd. Şti'ye ciro edildiğini ve çekin onların elindeyken dava dışı diğer çekler ile birlikte davaya konu olan çekin de kilitli kasadan çalındığını, ve ... San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 E. dosyası ile çekin iptali davası açıldığını, şirketin talebi doğrultusunda teminat karşılığında dava sonuna kadar çekin ödemeden men edilmesine karar verildiğini, bu yönde ilgili bankalara yazı yazıldığını, davacı tarafın süreçten haberdar edilmesi sonucunda davacı tarafın talebi ile dava konusu çekin bedelinin mahkeme veznesine depo edildiğini, dava konusu çekin ciro yoluyla teslim alındığını meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, kambiyo senedine dayalı takibin usulüne uygun başlatıldığını müvekkilin çek bedelinin ödenip ödenmediğini bilmediğini, davacı tarafın herhangi bir imzaya itirazda bulunmadığını, İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2017 tarihli ara kararı gereği çekin bedeli olan 50.000 TL'yi mahkeme veznesine depo edildiğini beyan ettiğini, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alındığında davalı müvekkil tarafından başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğunu, sunulan bilirkişi raporunda depo bedelinin 30/06/2017 tarihinde ödendiğine dair belge sunulduğunu, davalı müvekkil tarafından çekin ibraz edildiği tarihin ise yine 30/06/2017 tarih olduğunu, müvekkilin dava konusu olan çeki ibraz ettiği tarih ile davacı tarafın depo bedeli olarak dava konusu çekin bedelini ödediği tarihin aynı olduğunu, davalı müvekkil tarafından başlatılan icra takibinde davacıdan tahsil edilen bedelin hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu istirdat davasıdır. Davacı tarafından icra takibine konu çekte keşideci olduğunu, çekin dava dışı ... Ltd elinde iken çalındığını ve bu kişi tarafından İstanbul 10.ATM 2016/815 Esas sayılı dosyada 30/06/2017 tarihinde Tevdi Mahalli Kararı verildiğini ve bu karar istinaden çek bedelinin 03/07/2017 tarihinde mahkeme veznesine yatırıldığını hakkında başlatılan icra dosyasında 03/07/2017 tarihli haciz esnasında çek bedelinin tevdi mahalli kararına istinaden yatırıldığını beyan ettiğini kendisinden takip tarihinden sonra fazladan talep edilen 17.630,50 TL' yi 20/07/2017 tarihinde ödediklerini belirterek ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece görevsizlik kararı verilen dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu çekin incelenmesinde, keşidecisinin dosyamız davacısı ...., lehtarın dava dışı ... San. ve T&. A.Ş. olduğu, düzenleme tarihinin 30/06/2017 tarihi olarak belirtildiği, çekin Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinin 1. fıkrasında sayılan unsurları taşıdığı, ciro silsilesinin tam olduğu, çekin arkasındaki “iş bu çek için İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/815 E. sayılı dosyasından ödeme yasağı konulmuş olduğundan işlem yapılamamıştır. 30.06.2017” şeklindeki şerh ve TTK'nın 808.maddesinde yer alan "Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hâli; a) Resmî bir belge, “protesto” ile, b) Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla, c) Bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla, sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde dava konusu çekte meşru hamil olarak gözüken davalı ...’ın keşideci olan dosyamız davacısına karşı başvuru hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/815 Esas sayılı dosyasında dava dışı 3. Kişi tarafından çek iptali davası açıldığı, davamız davacısı tarafından tevdi mahalli talebinde bulunulduğu ve mahkemece 16/06/2017 tarihinde tevdi mahalline karar verildiği ve davacı tarafından 16/06/2017 tarihinde ilgili tutarın mahkeme veznesine depo edildiği, 03/07/2017 tarihinde icra takibinin başlatıldığı görülmüştür. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından çek bedelinin İstanbul 10. ATM'nin 2016/815 E. sayılı dosyasından verilen tevdi mahalli talebinin kabulüne dair ara karardan sonra çekin ibraz tarihinden önce depo edildiği, davacı keşidecinin basiretli tacir gibi davranarak çekin ibraz tarihinden önce çek bedelini Mahkeme veznesine depo ettiği, takibin başlatılmasına davacının sebebiyet vermediği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2021 tarih ve 2020/25 E., 2021/135 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.204,33-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 301,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 903,24‬-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/25, K. 2021/135, T. 30.06.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-25-e-2021-135-k-42b02b5d7e99