Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/226 E. 2020/286 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/226
- Karar No
- 2020/286
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/791 KARAR NO : 2024/994 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2020 NUMARASI : 2020/226 E. - 2020/286 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2020/226 E. - 2020/286 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, "..." esas unsurlu ticaret unvanının da 05.03.1976 tarihinde tescil edildiğini, davalının "..." markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan 2015/72834 sayılı “...” markasının 29, 35 ve 40. sınıflardaki tescil başvurusuna karşı itirazlarının TPE'nin 08.05.2017 tarih ve 2016-M-9299 sayılı YİDK kararı ile haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren başvuru sahibinin, müvekkilinin Türkiye çapında gıda sektöründe tanınmış markasından haberdar olmamasının imkânsız bulunduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve 2015/72834 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, herhangi bir benzerlik ve karıştırma riskinin bulunmadığını, iş alanı ve logoların benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2015/72834 kod numaralı "...+şekil" ibareli marka başvuru kapsamında tescil talep edilen ve tescile bağlanan malların, 29, 35 ve 40. sınıfta yer alan mallar ve hizmetler olduğu, 35. sınıfta mağazacılık hizmetleri kapsamında 29 ve 30. sınıfta yer alan mallar ile 31. sınıfa dahil olan malların yer aldığı, dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar açısından 29, 35 sınıfların tamamının ve 40 sınıfta yer alan 40/04 gıdaların işlenmesi hizmetleri, 40/05 hayvan kesim hizmetleri, 40/19 grupta baskı hizmetleri, ciltcilik hizmetlerinin aynı ve benzer düzeyde ilişkili olduğu, 40. Sınıfta kalan diğer hizmet ve mal gruplarının ise farklı olduğu, dava konusu markalarda ibare olarak bulunan "..." ve "..." ibareleri taraf markalarının emtia grupları yönünden tanımlayıcı bulunmadığı, davalının markasında yer alan harflerin üçünün aynen kullanımının, markaların esaslı unsurları arasında işitsel benzerliği ortaya çıkardığı, "..." markasında yer alan şekil unsuru ve emr ibaresinin tali kalması nedeni ile iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı, davacı şirkete ait ve "unlu mamül" konusunda tanınmış olduğu kabul edilen “...” ibareli markalar ile davalı şirket tarafından tescil başvurusu konusu markanın benzer olduğu, davacının “...” asıl ibareli markalarının özellikle “unlu mamül” için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrası anlamında tanınmış marka olmasının, davalı şirkete ait farklı mallarda tescili istenen benzer işaret için tescil engeli oluşturmayacağı, davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı emtia listesinde davacı şirkete ait emtia listesine benzer olmayan mallar ile davacı markasının kapsamındaki "unlu mamül" emtiasının birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, YİDK kararının farklı mal ve hizmet grupları yönünden iptaline ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, kötü niyet iddiasının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, TPE YİDK nın 08/05/2017 tarih 2016-M-9299 sayılı kararının 29, 35 sınıfların tamamı 40 sınıfta "40/04 gıdaların işlenmesi hizmetleri", "40/05 hayvan kesim hizmetleri", "40/19 grupta baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri" yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 2015/72834 sayılı ...+Şekil ibareli markanın 29, 35 sınıfların tamamı 40. sınıfta "40/04 gıdaların işlenmesi hizmetleri", "40/05 hayvan kesim hizmetleri", "40/19 grupta baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlükle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markaları, davalı markasından farklı esas unsurları ihtiva etmekte olduğu, kullanılan ibareler, şekil ve renk unsurları göz önüne alındığında markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan iltibasa neden olacak düzeyde benzer olmadıklarını, somut olayda markalar ile yaratılan bütünsel algı ve imaj incelendiğinde, aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, aralarında benzerlik bulunmayan davalı markasının, davacılara ait markalara zarar vermeyeceğini ve sulandırmayacağını, bu kapsamda somut olayda KHK’nın 8. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, "..."in et ürünleri ağırlıklı bir Türk lokantası olduğunu, davacının iddia ettiği gibi 29, 35 ve 40.sınıflardaki markalarının tamamında "..." kavramının ön plana çıkmadığını, müvekkiline ait tescilli marka olan "..." ile karıştırılma ihtimalinin de söz konusu olmadığını, markalar arasında karışıklığa sebep olmayacak nitelikte zayıf ve tesadüfi bir benzerlik söz konusu olduğunu, müvekkiline ait markada görsel unsurlar arasında ön planda olan "..." ibaresi ile davacının markalarındaki "..." ibaresi arasında bir harf (t-r) fark bulunduğunu ancak, dava konusu markada yer alan şekil unsurunun önemli bir görsel etki yaratması nedeniyle karıştırılmaya neden olacak düzeyde bir görsel benzerlikten söz etmenin mümkün olmadığını, taraf markalarının faaliyet alanlarının farklılığının işitsel benzerlik iddiası ve değerlendirmelerini çürüttüğünü, başvurular arasında anlamsal farklılık bulunduğunu, davacı bakımından tanınmışlığın özellikle un ve un ürünleri ile ilgili olduğunu, tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığını, tescil başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığını savunarak, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında ortalama alıcı kitlesi nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer alan "..." ibaresi arasında ikinci harflerinden kaynaklanan farklılığın, başvuruyu davacının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, yine başvuruya eklenen şekil unsurunun da markalar arasında ayırt edicilik sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/10/2022 tarih ve 2021/4172 E.-2022/6566 K. sayılı kararında "..." ibaresinin "..." ibaresiyle benzer bulunduğu, markalar arasında mahkemece kabul kapsamına alınan 29,35 ve 40.sınıf mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-'er TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...