Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/2 E. 2021/97 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/2
- Karar No
- 2021/97
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/823 KARAR NO : 2024/981 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2021 NUMARASI : 2020/2 E. - 2021/97 K. DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/04/2021 tarih ve 2020/2 E. - 2021/97 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/44991 sayısı ile gerçekleştirdiği “...” ibareli marka başvurusunun 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca bir kısım mal ve hizmetle bakımından reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin 2008 yılından bu yana 12 yıldır kullandığı markalarının, marka olarak algılanır bulunmamasının yorumunun hatalı olduğunu, “...” markalarının 2008 yılından beri müvekkili şirkete ait ve herkesçe maruf ... işletmelerinde imal edilen ..., muhallebi ürünlerinin adı olduğunu, “... ...” isimli pastanenin internet sitesinde yer alan menü içeriğinden de görülebileceği üzere bu isimli bir tatlı çeşidinin bulunmadığını, davalının “...” ibaresinin bir tatlı çeşidi olduğu yönündeki tespitlerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ilk kez 2008 yılında tescil ettirdiği markasının popüler hale geldiğini, ancak bu durumun ürünün kendisini bir tatlı cinsi haline getirmediğini, müvekkilinin 12 yıldır tescilli markası varken, Kurumun bu markayı yok etmeye çalıştığını ileri sürerek 2019-M-9632 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvurunun ayırt edici bir stilize unsur veya şekli unsur ihtiva etmediği, salt ''... ...'' kelime unsurundan ibaret olduğu, başvuruya konu markada yer alan "... ..." ibaresinin Amerika’da ünlü bir fırın olan ... fırının, son dönemlerde ülkemizde ve diğer ülkelerde popüler olan bir tatlı çeşidinin ismi olduğu ve piyasada yaygın bir şekilde kullanılan bir ibare olduğu, belirtilen nedenlerle başvuru konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, başvuruya konu mallar/hizmetler açısından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu kanaatine varıldığından, başvurunun "SINIF 30: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, ..., muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, ..., muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) SINIF 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mallar/hizmetler bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b,c) tescil engeli taşıdığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Kuruma ait mal ve hizmet sınıfı listesinde bu isimde bir tatlı bulunmadığını, ... isimli bir tatlı çeşidinin bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından gerekli inceleme yapılmadığını, bu markayı 14 yıldır müvekkilinin aralıksız kullandığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, jenerik bir marka olarak kabul edilse dahi yıllarca müvekkili tarafından ayırt edici hale getirildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun ''... ...'' kelime unsurundan ibaret olduğu, başvuruya konu markada yer alan "... ..." ibaresinin Amerika’da ünlü bir fırın olan ... fırının, son dönemlerde ülkemizde ve diğer ülkelerde popüler olan bir tatlı çeşidinin ismi olduğunun ve piyasada yaygın bir şekilde kullanılan bir ibare olduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, başvuru konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, başvuruya konu mallar/hizmetler açısından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...