Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/210 E. 2021/66 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/210
- Karar No
- 2021/66
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/329 KARAR NO: 2024/370 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/02/2021 NUMARASI: 2020/210 E. - 2021/66 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ... ve .. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... A.Ş. ile 31.05.2016 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme kapsamında bir adet biçerdöverin kiralandığını, kiralanan malın fatura değerinin 112.615 Euro olduğunu, kiralanan mal için beş değişik tarihte ödeme yaptıklarını, ancak davalı şirketin kendilerine gönderdiği Beyoğlu .... Noterliğinin 07.08.2018 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, davalının kendileri aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, bu icra dosyasına toplam 121.754,00 TL ödeme yaptıklarını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018 / 1011 Esas; 2019 / 856 Karar sayılı dosyası ile de sözleşme konusu malın iadesine karar verildiğini ve sözleşme konusu malın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin sözleşme konusu malı üçüncü kişiye sattığını, davalının satış rakamı konusunda kendilerine bilgi vermediğini, satıştan sonra davalı şirketin kendileri aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu m. 33'e göre sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın kiralayan tarafından kiracıya ödeneceğinin yazılı olduğunu, bu nedenle davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde, sözleşme konusu malı 18.02.2019 tarihinde üçüncü kişiye 148.148,15 TL ve KDV karşılığında sattıklarını, satış sonrasında gelen paranın 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu m. 33'e göre davacıların borçlarına mahsup edildiğini, bakiye borç için ayrıca takip yaptıklarını, satış sonucunda elde edilen paranın davacıların vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile kendilerinin bunu aşan zararını karşılamaya yetmediğini, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun davalı şirket ile imzalanan senetlerden 3. numaralı senet bedelinin ödendiği , davalı şirketçe , İstanbul .... icra müdürlüğünün ... esas numaralı dosyası üzerinden yürütülmekte olan 24.830,10 euro tutarında ve TL karşılığı 156.779,73 olan , 3 . numaralı senet için başlatmış olduğu icra takibine karşı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti olduğunu, müvekkillerinin, davalı şirket ile 1 adet 2016 model, biçerdöver konusunda 31/05/2016 tarih ve 122612 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre ekipman fatura bedeli 111.500,00 €, % 1 KDV ve tahmini masraf toplamı 4.270,00 € olmak üzere toplamda 116.885,00 € olarak 60 ay vadeli olacak şekilde 5 senet şeklinde imzalandığını, 0 numara; 20.000,00 € + KDV ( bu tarihe ilişkin müvekkili tarafından imzalanmış bir senet mevcut olmadığını, tarafların 60 ay vadeli olacak şekilde 22.192,42 Euro+KDV bedelli toplamda 5 senet imzaladıklarını ve imzalanan senet bedellerinin toplamının 116.885,00 Euro olduğunu, 20.000,00 Euro peşin olarak ödendiğini, kiralanan aracı kullanmaya başladıktan 1 yıl sonra sonra davalı firmaya peşinat olarak 20.000,00 Euro ,6/08/2017 tarihinde 5.000,00 Euro,12/09/2017 tarihinde 7.260,00 Euro, 12/09/2017 tarihinde 6.075,00 Euro,14 /09/2017 tarihinde 3.640,00 Euro,19/09/2017 tarihinde 1.645,00 Euro ödeme yapıldığını, ödeme planında 2018 yılı için belirlenen 22,414,33 Euro olmak üzere toplam 66.034,13 Euro'nun ödendiğini, buna rağmen müvekkillerin, malı kullanmaya başladıktan sonra davalı firmanın Beyoğlu ... Noterliği 07.08.2018 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname gönderdiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasına 121.754,00 TL ödeme yaptığını ve dosya borcunu kapattığını, mahkemece dava dosyasının dışına çıkıldığını, müvekkile ait diğer borç senetlerinin de dosya kapsamına dahil etmek suretiyle dava konusunun genişletildiğini, yekün bir halde hüküm kurulduğunu, iş bu duruma muvafakatlerinin bulunmadığını, davalı şirkete ait diğer borç senetlerinin dava kapsamı dışında olduğunu, müvekkili aleyhine, davalı şirketçe başlatılmış olan icra takibine karşılık müvekkilin borçlu olmadığını , 156.779,73 TL tutarındaki takibe karşılık borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini mahkeme kararının kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında düzenlenen 31.05.2016 tarihli ... Sözleşme Numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamındaki malın davacı kiracıya teslim edildiğini, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davacı ... 22 haziran 2016 ila 22 haziran 2021 tarihleri arasında toplam 132.556,78-Euro finansal kiralama bedeli ödeme yükümlülüğü altında girdiğini, ancak ödeme planı kapsamında yapması gereken ödemelerde gecikmelere sebebiyet verildiğini , Haziran 2018 kira ödemesinin yapılmaması üzerine 60 gün ödeme önelli fesih ihtarnamesi keşide edildiğini ve verilen süre içerisinde ödemenin yapılmaması sonucu sözleşmenin münfesih hale geldiğini, kiralama konusu biçerdöverin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1250 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararı uyarınca icrai yolla geri alındığını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1011 Esas ve 2019/856 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile kiralanın iadesine karar verildiğini, 6361 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca , davacının iddiası üzerine sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği ancak satış bedelinin sözleşmeden doğan borçları karşılayıp karşılamadığının belirlenmesiyle anlaşılabilir olduğunu, davacının dava dilekçesinde, ilgili yasanın 33. maddesine dayanarak müvekkil şirketin sözleşme konusu biçerdöveri ne kadara sattığına dair bir bilgilendirme yapmadığını ve kötü niyetli icra takibi başlatarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürüp, daha sonra müvekkil şirkete borçlu olduğunu anlayınca istinaf dilekçesinde davacının borçlu olduğunu ortaya çıkaran sözleşmeden doğan tüm borçların incelenmesini "dosya dışına çıkma" ve "dava konusunu genişletme" olarak adlandırarak sadece 3 numaralı senet bakımından bir inceleme yapılması gerektiğinin ileri sürülmesi açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu savunmuş ve davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72.maddesine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacılar vekili, davalı ile aralarında faktoring sözleşmesi bulunduğunu, davalının sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme konusu malın iadesine ilişkin karar üzerine teslim edilen malın üçüncü kişiye satıldığını, satıştan sonra kendileri aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını , 6361 sayılı Kanunu m. 33'e göre borçlarının kalmadığını beyanla eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında, faktoring sözleşmesinin feshedildiği, sözleşme konusu malın kiralayan davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından 3. Kişiye satıldığı hususları ihtilaflı değildir. Uyuşmazlık sözleşme konusu malın satışından elde edilen bedelin kiracının borcundan mahsup edilip edilmediği , satış bedelinin kiracının borcu ile varsa davalı kiralayanın bunu aşan zararlarını karşılayıp karşılamadığı ve sonuç olarak malın satışına rağmen davacıların temel ilişki kapsamında bakiye borcunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6361 sayılı kanununun 33. maddesine göre; "Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi ile 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca kiracı tarafından feshi hâllerinde, kiracı malı iade ile yükümlüdür. İade edilen malın üçüncü kişilere satılması hâlinde sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından düşük olması durumunda aradaki fark kiracı tarafından kiralayana ödenir. Sözleşmede aksi bir değer kararlaştırılmadıkça iade edilen malın satış bedelinin, vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki fark kiralayan tarafından kiracıya ödenir. İade alınan malın üçüncü kişilere finansal kiralama yöntemiyle kiralanması hâlinde de aynı esaslar uygulanır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Dosya kapsamına göre, finansal kiralama sözleşmesinin feshi ile davacıların vadesi gelmiş borçlarının yanında vadesi gelmemiş borçlarının da muaccel hale geldiği, sözleşme konusu malın davalıya teslim edildiği ve 18.02.2019 tarihinde üçüncü kişiye 160.000,00 TL bedel karşılığı satıldığı , alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıların vadesi gelmemiş borçlarının 31.908,56 Euro miktarında olduğu, mahkemece satış tarihindeki Euro kuru üzerinden hesaplama yapılarak raporda tespit edilen 31.908,56 Euro borcun 190.813,18 TL'ye karşılık geldiğinin hesaplandığı, satış bedelinin vadesi gelmemiş borçları karşılamadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, Davalı tarafından davacılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 24.830,10 EURO karşılığı 156.779,73 TL alacağın tahsili amacıyla 24/06/2016 tanzim ve 21/06/2019 vadeli senede dayalı icra takibinin 22/11/2019 tarihinde başlatıldığı görülmektedir. Davacı sözleşmeden doğan ve takip konusu edilen borcun ödendiğini beyanla menfi tespit kararı verilmesini talep etmektedir. Finansal Kiralama Sözleşmesine bağlı kesinleşen ödeme planına göre kira ödemelerinin 22.06.2016 20.200,00 -EURO peşinat, 22.06.2017 22.414,33 - EURO, 22.06.2018 22.414,33 - EURO, 21.06.2019 22.414,33 - EURO, 22.06.2020 22.414,33 - EURO, 22.06.2021 22.414,33 - EURO şeklinde ödeneceğinin tespit edildiği, davacı kiracının peşinatı ödediği, 2017 tarihli 1. Kira bedelini ödediği, 2018 tarihli kirayı kısmen ödediği, sonraki ödemelerin vadesi gelmeden sözleşmenin feshedildiği, İstanbul 9. İcra müdürlüğü takip dosyası ile vadesi gelmiş alacakların takibe konu edildiği ve tahsil edilen tutarın davalı kayıtlarına işlendiği, yine malın satışı ile elde edilen bedelin kayıtlara tahsilat olarak girildiği ve bakiye borçtan mahsup edildiği ve vadesi gelmiş faturalı borç kalmadığı, eldeki dava konusu takipte ise, fesih ile muaccel hale gelen kalan bakiye borç yönünden takip yapıldığı, takip konusu bononun finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle ,ödeme planına uyumlu olarak düzenlendiği ve sözleşme kapsamında, sözleşmeden kaynaklanan kira bedellerinden doğan kira borçlarının ifası amacıyla verildiği, davanın borcun ödendiğinden bahisle bononun bedelsiz kaldığı temel ilişki kapsamında borçlu olunmadığı iddiasına dayalı olduğu gözetildiğinde davalının fesih edilen finansal kiralama sözleşmesi uyarınca muaccel hale gelmiş alacağının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre, satılan malın fiili satış bedeli ve davacının yaptığı ödemeler mahsup edildikten sonra davacıların takip tarihi itibariyle takip konusu senet miktarından fazla borçlu oldukları tespit edildiğinden davacıların temel ilişki kapsamında borçlu oldukları davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2021 tarih ve 2020/210 E., 2021/66 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024