Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/2068 E. 2023/1798 K. – Çek İstirdadı
Konu: Çek İstirdadı
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/2068
- Karar No
- 2023/1798
- Karar Tarihi
- Konu
- Çek İstirdadı
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2068
KARAR NO: 2023/1798
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2019
NUMARASI: 2019/520 E. - 2019/796 K.
DAVANIN KONUSU:Çek İstirdadı
Taraflar arasındaki çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında bu firmadan olan alacağına karşılık keşidecisi ... olan, 28/02/2018 tarihli, 15.000,00 TL bedelli ... seri nolu ... Tavşanlı Şubesine ait çekin ciro edilerek müvekkili şirket tarafından alındığını, çekin müvekkilince ciro edilmeden 20/10/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle diğer başka çeklerle dava konusu çekin de çalındığını, çek hakkında açılan çek iptali davasında İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/934 Esas, 2018/1430 Karar sayılı kararı ile çekin iptaline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, çekin son yetkili hamilinin davalı değil müvekkili olduğunu, davalının yetkisiz şekilde çeki elinde bulundurduğunu, davalının kötüniyetli olarak haksız kazanç elde etmek için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile söz konusu çeki takibe konu ettiğini ileri sürerek, çekin istirdadı ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm yapılan açıklamalar çerçevesinde; somut olayda, icra takibine konu çekin icra takibinden önceki bir tarihte zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, zayi nedeniyle iptal kararının kesinleştiği, kambiyo senedi vasfının aksi ispat edilinceye kadar ortadan kalktığı, iptaline karar verilmiş çek nedeniyle başlatılan icra takibine karşı icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabileceği, dava dilekçesinde yer alan itirazların tamamının icra mahkemesinde de ileri sürülebileceği, kaldı ki, İstanbul 25.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/565 E. Sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurulduğu, takibin iptalinin icra mahkemesi tarafından da verilebileceği, dosyanın mevcut durumunda çekin kambiyo vasfı taşımadığının aksine dava tarihi itibariyle bir belge dosya içerisinde yer almadığından, kambiyo hükmü taşımayan çekin istirdadını talep edilmesi açısından davacı tarafın hukuki yararının mevcut olmadığına kanaat getirildiğinden davacının davasının 6100 sayılı yasanın 114/1 -h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan, HMK. 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-h maddesindeki hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle aynı Kanun'un 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilince alacağına karşılık alınan dava konusu çekin çalınması sebebiyle açılan çek iptali davasında 24.10.2017 tarihinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/934 Esas sayılı dosyasında çekin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davaya konu çekin böylece kambiyo senedi hükmü kalmadığını, davalının basiretli tacir gibi hareket etmediğini, ödeme yasağı olduğunu bilinmesine rağmen çeki takibe koyarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilince davaya konu çek cirolanmadan müvekkilinin kasasından çalınması suretiyle elinden çıktığını, çekin iptaline karar verilmesine rağmen davalının kambiyo senedi vasfını kaybetmiş çek için kambiyo takibi yaptığını, çekin arkasındaki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/565 Esas, 2020/382 Karar sayılı dosyasında imzaya ve borca itiraz edildiğini, itirazlarının kabul edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, cironun sahte olması sebebiyle çekin ciro zincirinin koptuğunu, ciro zinciri koptuğundan davalı şirketin davaya konu çekte hak sahibi olmadığından davaya konu çekin müvekkiline istirdadı gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdadına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, ... Tavşanlı Şubesine ait, keşidecisi ... olan, 28/02/2018 tarihli, 15.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu çekin ciro edilerek kendisine alacağına karşılık verildiğini, ancak çek elindeyken meydana gelen hırsızlık olayında çalındığını, çek iptali davası sonunda çekin iptaline karar verildiğini, ancak çeki eline geçiren davalının kendisi aleyhine takip başlattığını, söz konusu çekte son yetkili hamilin kendisi olduğunu ileri sürerek, çekin istidadına karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamının incelenmesinde; sunulan tahsilat makbuzuna göre, davacının, dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nden ticari ilişki nedeniyle keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti ..., lehtarı .... San. Tic. Ltd. Şti.olan, ... seri nolu, 28/02/2018 vade tarihli, 15.000,00-TL bedelli ... Tavşanlı/Kütahya şubesine ait dava konusu çeki aldığı, daha sonra çekin çalınması üzerine davacının çekin iptali talebinde bulunduğu, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/934 Esas, 2018/1430 Karar sayılı ilamı ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, iptal kararının 01/02/2019 tarihinde kesinleştiği, davalı şirket tarafından davacı ile diğer cirantalar ve keşideci aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dava konusu bu çek hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından İstanbul 25.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/565 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu çek üzerindeki imzaya itiraz edildiği, mahkemenin 04/03/2020 tarihli ve 2020/382 Karar sayılı kararı ile davacı hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacının kambiyo hükmü taşımayan çekin istirdadını talep etmesinde hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine dayalı çek istirdadı istemine ilişkin olup bu davada TTK'nın 790. maddesi gereği, ispat yükü çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının, davalının kötüniyetle çeki iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir.Somut olayda, davacının ticari ilişkisi sebebiyle aldığı dava konusu çekin çalınması sonucu zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda çeklerin iptaline karar verildiği, ancak davaya konu çekin davalının elinde bulunduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının yetkili hamili olduğunu öne sürdüğü çekin iptaline ilişkin olarak kesinleşmiş mahkeme kararı mevcut olsa da; davaya konu çekin davalının elinde bulunduğu, bu suretle çekin son yetkili hamili olduğunu iddia eden davacının sırf çekin iptal edildiği yönündeki mahkeme kararına dayalı olarak hamilden talepte bulunamayacağı, ancak davalı hamilin çekin iktisabında ağır kusurlu ya da kötüniyetli olması halinde çeklerin istirdadına karar verilmesini isteyebileceği nazara alındığında davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, mahkemece, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde davanın görülerek sonucuna göre bir karar verilmesi için istinafa konu kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemeseine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.11.2023