Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/2049 E. 2023/1696 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/2049
- Karar No
- 2023/1696
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2049
KARAR NO: 2023/1696
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2017
NUMARASI: 2015/150 E. - 2017/276 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı Honour yönünden kabulüne, davalı Norasıa yönünden reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın davalının sorumluluğunda ... isimli gemiyle Çin'den İstanbul'a getirildiğini, taşınan emtianın tuzlu su ile ıslanarak hasarlanmış bir şekilde sigortalıya teslim edilmiş olduğunu, sigortalı tarafından zarara sebebiyet veren davalıya hasara ilişkin hasar ihbarnamesi gönderildiğini, taşınan emtianın ıslanarak zarar gördüğü için hasar sebebi ve miktarının müvekkili şirketçe yaptırılan ekspertiz incelemesinde detaylıca incelendiğini ve saptanmış olduğunu, uzman raporları ve yaptıkları silver nitrate testinde ıslaklığın deniz suyundan meydana geldiği ve taşınan emtianın 1249 adedinin ıslanmak suretiyle hasarlandığının tespit edildiğini, yaptırılan hasar ekspertiz incelemesi ve faturalar sonucunda sigortalı emtiada 15.311,20-TL'lik hasar meydana geldiğinin görüldüğünü, bu zararın 12.683,00 TL'sinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına 06/09/2010 tarihinde ödenmiş olduğunu, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına göre müvekkili şirketin sigortalısının yerine kaim olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirketçe intikal ettiğini, olay ve hasar sebebiyle 3.şahıslara karşı dava ve talep hakkının sigortalı tarafından müvekkili şirkete temlik edilmiş olduğunu, bu kapsamda İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... LTD'ye İzafeten ... AŞ vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin (Çinde kurulu ...) aracılığı ile Çinin Shanghai Limanından yüklenmek üzere ... Limited şirketine boş konteyner rezervasyonu yapıldığını, bu rezervasyon bilgisinin ihracatçı firmaya bildirilmiş olduğunu, söz konusu boş konteynırın Çindeki ihracatçı firma tarafından kendi imkan ve organizasyonu ile boş olarak teslim alındığını, kendi fabrika adresine kendisi tarafından nakliyesi yapılmış ve yine kendi fabrikasında kendisi tarafından yüklenmiş ve dolu olarak ... Limited şirketine ait gemiye yüklenmek üzere yine kendisi tarafından Shanghai Limanınan teslim edilmiş olduğunu, taşıyan sıfatı ve sorumluluğunun ... Limited şirketinin Türkiye temsilcisi ... AŞ şirketine ait olduğunu, söz konusu taşımaya ilişkin sorumluluk, şart ve miktar olarak yüklemenin yapıldığı ... numaralı konişmento hükümlerine tabi olduğunu ve yüklemeye ilişkin düzenlenen konşimento üzerinde İngilizce ifadesi “...” ve “...” olan “Yükleyici Yükledi, Saydı ve Mühürledi” ve “…adet kg İçerdiği Söylenmiştir” ibarelerinin yazılı olduğunun açık bir şekilde görülebildiğini, uluslararası konteyner taşımalarında, konteyner içerisine yüklenen mal cinsinin, kap sayısının, ağırlığının, ambalaj şeklinin ve yüklenen mala ait diğer bilgilerin ne olduğu bilgisinin 3. şahıslar tarafından bilinmesi mümkün olmadığından konşimento içeriğindeki bilgiler, yükleyicinin yazılı talimatı ile istediği şekilde ve adette düzenlenmekte olduğunu, konteynırlara fabrikalarda, yükleyiciler tarafından yapılan yüklemelerin nitelik, nicelik ve evsafının taşıyıcı ve organizatörler tarafından bilinmemesi nedeniyle taşıyıcı ve komisyoncu veya organizatör firmaların yukarıdaki ibareleri konşimento üzerine yazdıklarını, konteyner içerisine yüklenen malların gerçek niteliği ve niceliği, kalitesi ve diğer özelliklerinin sadece tahliye limanında konteyner mührünü kıran tarafça (gümrük memuru) görülebildiğini, müvekkili şirketin ve acentesinin konteyner içerisine yüklenmiş olan malın, değeri, ambalajı, yükleme şekli, istif şekli, adedi, ağırlığı, kalitesini bilmesinin mümkün olmadığını, bu hizmetin ayrı bilgi ve uzmanlık gerektiren tamamen ayrı bir iş kolu olduğunu (Uluslararası Gözetim Hizmetleri) ve ayrı bir ücretlendirmeye tabi olduğunu, kesilen navlun faturasının sadece konteynerin Shanghai’dan İstanbul’a taşınma işlemi bedeli olduğunu, başka hiçbir hizmetin dahil olmadığını, konteyner içerisine yüklenen emtianın sorumluluğunun konteynere herhangi bir zarar gelmediği durumlarda yükleyicinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin de kendisine ... AŞ tarafından bu taşımaya ilişkin olarak gönderilen navlun faturasını zamanında ödediğini, yine ... Ticaret – ...’a navlun faturası düzenleyerek tahsilatı yaptığını, ... AŞ acenteliğine bağlı ... gemisi ve ... seferi ile (... gemisine aktarma yapılmış) 23/06/2010 tarih ve ... numaralı konşimento ile adlarına gelen 8845 adet ürünün 1249 adetlik kısmının malın gerçek alıcısı “... Ticaret – ...” tarafından hasarlı (tamamen ıslak ve dağılmış koliler) olduğunun tespit edildiğini ve hasarın tazminin, söz konusu yüklemeyi sigortalayan sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkilden talep edildiğini, söz konusu hasarın balast tankı menhol kapaklarından ve/veya balast tank iskandil/taşıntı borusundan dolan suyun ambar tabanına istiflenmiş olan söz konusu konteynırların içerisine dolması ve alt sıradaki istifli kolileri ıslatması sonucu meydana geldiğinin belirlenmiş olduğunu, kiralanan konteynırların tamamen su geçirmez olması gerekirken, kaplardaki lastiklerin eskimiş ve yıpranmış olmasından dolayı, gemi ambarına sızan deniz suyunu konteyner içerisine sızdırmasına neden olduğunu, müvekkili ve acentesinin sadece taşımanın yapılmasını sağlayan aracı firma olup, ortaya çıkan hasarın engellenmesi yönünde aktif bir rol oynamasının, engelleyebilmesinin, olaya müdahale edebilmesinin fiziken mümkün olmadığı gibi hukuken de mümkün olmadığını, taşıyanın sorumluluklarını düzenleyen TTK’nda açıkça belirtilen, geminin ve/veya kiralanan konteynerin yola, denize ve yüke elverişli olmamasından kaynaklanan ve taşınmak üzere teslim alınmış yüke gerekli özen mükellefiyetinin gösterilmemiş olmasının neticesinden kaynaklandığını ve bu sebeple hasar tazminatının taşıyan diğer davalının sorumluluğunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ltd.'e izafeten ... AŞ vekili, savunmasında özetle; davacı ve sigortalısı ile davalı ... AŞ'nin taşıma anlaşması yaptığını, asıl taşıyanın bu davalı olduğunu, ... AŞ'nin taahhüt ettiği taşımanın deniz kısmını müvekkili ... Ltd. Şirketine yaptırdığını, davacı ve sigortalısı ile deniz taşıması yönünden alt taşıyan olan müvekkili arasında akdi ve ticari bir ilişkinin olmadığını, davalı müvekkilinin kendisi ile akdi ilişkisi olmayan ...-... İş Ticaret'ten navlun ücreti talep edemeyeceği gibi ...-... Ticaretin de akdi ilişkisi bulunmayan müvekkilinden eşyanın kendisine teslimini isteyemeyeceğini, sözleşmelerin nisbiliği prensibi gereği, alt veya asıl eşya taşıma sözleşmelerinin birbirinden bağımsız olduğunu, zarar gördüğünü iddia eden ... – ... Ticaret'in davalı ... AŞ ile yaptığı asıl taşıma sözleşmesine dayanarak o sözleşmeye taraf olmayan müvekkili ... Ltd.Şirketine değil ancak asıl taşıyıcı ... AŞ'ye başvurabileceğini, taşınan yükün Haydarpaşa Limanından tahliyesini müteakip davalı taşıyan adına acentesi ... AŞ tarafından yükün 04.08.2010 günü alıcısı ... AŞ'ye teslim edildiğini, teslim sırasında yükte herhangi bir hasar bulunduğunun beyan edilmediğini, yükün teslimi ile alt taşıma anlaşmasının sona erdiği ve davalı müvekkilin sorumluluğunun kalmamış olduğunu, taşıyanın gemisinin yüke ve yola elverişli olduğunu, nitekim eksper raporunun 2.sayfasında konteynerlerde delik/yırtık bulunmadığının beyan edildiğini, müvekkili ... Ltd. Şirketinden deniz taşımasını talep eden ... AŞ'nin yüklemeden önce eşyanın değerini müvekkiline bildirerek eşyanın değeri üzerinden navlun ödememiş ve eşyanın değerinin konşimentoya yazılmamış olduğunu, davaya esas alınan ekspertiz raporunun yeterli olmadığını, hasara uğradığı belirtilen emtianın ağırlığının beyan edilmemiş olduğunu, davacının kg. başına 2 SDR’ı aşan taleplerinin taşımanın tabi olduğu ve Lahey sözleşmesi hükümlerine aykırı olup hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava; davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir.Taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri, konişmento, nakliyat abonman sigorta poliçe örneği, ödeme belgesi, hasar dosyası, navlun faturası dosyaya sunulmuştur. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta AŞ olduğu, borçlularının ... Ltd'ye izafeten ... A.Ş ile ... Ltd'ye izafeten ... A.Ş olup borçlular aleyhine 12.683 TL asıl alacak ve 603,15 TL işlemiş faiz açısından takip açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar vekili hak düşürücü ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; icra dosyasındaki itirazın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davalı alacaklı vekiline tebliğe gönderilmediği nazara alındığında hak düşürücü süre itirazının ve emtianın 03.08.2010 tarihinde tahliye edilip davaya konu icra takibinin ise 23.12.2010 tarihinde başlatılmış olduğu görülmekle zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava, cevap, ibraz edilen deliller, celp olunan kayıtlar incelenmek suretiyle davalı tarafın aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleşip gerçekleşmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespitinin belirlenmesi yönünden rucüen tazminat istemiyle açılan davada bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, mahkememizce yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, ... Ltd.’nin akdi taşıyan olarak sorumluluğunun bulunduğu dolayısıyla yetkili temsilci olan ... Loj. A.Ş.’ye izafeten dava açılabileceği, ... Limited’in fiili taşıyan olarak sorumluluğunun bulunmadığı, Davacı sigorta şirketinin halefıyetinin koşulları oluştuğu ancak bu miktarın arta para olarak 12.211 TL için sigorta himayesi kapsamında rücu imkânı bulunduğu bildirilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, davanın konusunun taşınan yükte meydana gelen zarardan doğan sorumlulukta rücunun mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı, alanında uzman bilirkişilerce yapılan teknik incelemede, konteynırların su geçirmez olması gerekirken, bakım eksikliğine bağlı olarak konteynır kapaklarındaki sızdırmazlığı sağlayan lastiklerin deformasyonu neticesinde, gemi ambarına dolan korozif deniz suyunun konteynır içlerine sızarak metalden mamul emtiayı paslandırmak sureti ile hasarların gerçekleşmiş olduğu kanaatine ulaşıldığı, davalıların hukuki sorumluluğu açısından, 1 nolu davalının ... Ltd.’ye izafeten ... Loj. A.Ş. olduğu, ...’un yetkili temsilcisi olduğu hususunun dosya içerisindeki bilgi ve beyanlardan anlaşıldığı, Honour tarafından düzenlenen konişmento ve ... tarafından düzenlenen navlun faturasından, ...’un taşıma işini taahhüt ettiği ve akdi taşıyan sıfatının bulunduğunun anlaşıldığı, teknik incelemede de ...’un kusurlu olduğu tespit edildiğine göre, akdi taşıyanın meydana gelen zarardan doğan sorumluluğunun bulunduğu, taşıma işleminin dosya içerindeki bilgi ve belgelerden ... Limited (...) tarafından gerçekleştirildiği, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere ... A.Ş.' nin ise Norasia’nin yetkili temsilcisi olduğu ve kendisine izafeten dava açılabileceği, olay tarihinde eTTK' nun yürürlükte olduğu, ... Ltd.’nin akdi taşıyan olarak sorumluluğunun bulunduğu dolayısıyla yetkili temsilci olan ... Loj. A.Ş.’ye izafeten dava açılabileceği, diğer davalı ... Ltd. Şti.’ne izafeten ... A.Ş. ile davacı ve sigortalısı arasında akdi bir ilişkinin olmadığı, bu durumda diğer davalı ... Ltd. Şti.’ne izafeten ... A.Ş.’ne atfı kabil kusur izafe edilebilmesinin mümkün olmadığı, davacı sigorta şirketinin halefıyetinin koşulları oluştuğu ancak bu miktarın ana para olarak 12.211 TL için sigorta himayesi kapsamında rücu imkânı bulunduğu, fazla kalan kısmın hatır ödemesi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davalı ... Ltd'ye izafeten ... AŞ'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin adı geçen borçlu açısından asıl alacak 12.211,00 TL ve 580,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.791,7 TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı ... Ltd'ye izafeten ... AŞ'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya içeriğinden ve gerekçeli karardan fiili taşıma işinin davalı ... tarafından yapıldığının anlaşıldığını, kaldı ki bu davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de "asıl taşıyan ... AŞ.'dir. ... AŞ taahhüt ettiği taşımanın deniz kısmını müvekkili ... Ltd. Şirketine yaptırmıştır" şeklinde beyanda bulunulduğunu, dolayısıyla taşıma işinin deniz taşıması kısmının fiilen ... Ltd. tarafından yapıldığı hususunun ihtilafsız olduğunu, ancak her ne kadar fiili taşımanın bu davalı tarafından gerçekleştirildiği ortada olsa da sigortalı ile bu davalı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın hatalı olarak reddine karar verildiğini, davaya konu hasarlanmanın, deniz taşıması sırasında meydana geldiğini, taşımanın deniz taşıması kısmının ise ... Ltd. şirketince gerçekleştirildiğini, dolayısıyla meydana gelen hasardan bu davalının da sorumlu olduğunu, beyanları saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek üzere; davalının fiili taşıyan olarak nezaret yükümlülüğü gereği taşıyacağı konteynerları kontrol etmek ve sağlamlığından emin olarak teslim almak zorunda olduğunu, bu bakımdan da davalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödeme yapan davacının ödediği bedelin rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalısı ... Ticaret-...'un dava dışı ... Ltd.şirketinden zemin krikosu, hidrolik kriko, makas krikosu emtiasının denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Çin'den İstanbul'a nakliyesi esnasında hasarlandığını, bu nedenle poliçe kapsamında sigortalısına 06/09/2010 tarihinde 12.211,00 TL ödeme yaptığını, söz konusu zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ilamsız icra takibi başlatmış, davalıların itirazı üzerine eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas (Kadıköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, davalı borçlu ... LTD'ye İzafeten ... Loj.AŞ ile davalı borçlu ... Ltd.'e izafeten ... AŞ'ne 22/12/2010 tarihinde 12.683,00 TL asıl alacak ve 603,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.286,15 TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmediği, bu nedenle davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamının incelenmesinde; 18/05/2010 tarili ticari mal faturasının satıcı dışı ... Ltd tarafından, dava dışı sigortalı alıcı sigortalısı ... Ticaret-... adına düzenlendiği, kriko emtiasının toplam 64.544,60 USD bedel üzerinden satıldığı, sigortalının dava dışı satıcıdan aldığı kriko emtiasının denizyolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, davalı borçlu ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olan 23/06/2010 tarih ve ... numaralı nakliyeci konişmentosunda, göndericinin Çin'de mukim ... Ltd., gönderilen alıcının ... Ticaret-... olduğu, emtianın muhtelif kriko, ağırlığının brüt 43.992.00 olduğu, teslimat acentesinin ... AŞ olduğu, yükleme limanının Shangahaı, teslim limanının Hayrdapaşa limanı olduğu, ... Ltd.tarafından düzenlenen 23/06/2010 tarihli ... numaralı limandan limana aktarmalı sevkıyat konişmentosunda ise göndericinin ... Ltd., alıcının ... AŞ olduğu, bu konişmentoda ''yükleyici tarafından yüklenmiş, istiflenmiş, sayılmış ve mühürlenmişti. Navlun alıcı tarafından ödenecektir.23/06/2010 günü yüklenmiştir.'' ibaresinin bulunduğu, ... sayılı, 02/08/2010 tarihli ve 4.423,00 USD bedelli navlun faturasının davalı ... AŞ tarafından dava dışı ... Ticaret-... adına düzenlendiği görülmektedir. Bu bilgilere göre davalı ... Ltd'nin konişmetoyu düzenlediği, navlun faturasını düzenleyen ... Loj.AŞ'nin de bu şirketin acentesi olduğu, buna göre somut olayda bu davalının akdi taşıyan olduğu, davalı ... Ltd'nin ise fiili taşıyan olduğu, ... AŞ'nin de bu şirketin acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı ... Ltd.’nin akdi taşıyan olarak sorumluluğunun bulunduğu dolayısıyla yetkili temsilcisi olan ... Loj. AŞ’ye izafeten dava açılabileceği, diğer davalı ... Ltd. Şti.ne izafeten ... AŞ ile davacı ve sigortalısı arasında akdi bir ilişkinin olmadığı, bu durumda diğer davalı ... Ltd. Şti.ne izafeten ... AŞ’ne atfı kabil kusur izafe edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı ... Ltd. Şti.'nin fiili taşıyan olduğunu ve onun yönünden de davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taşıma yapılan konteynerlerin su geçirmez olması gerekirken bakım eksikliğine bağlı olarak konteyner kapaklarındaki sızdırmazlığı sağlayan lastiklerin deformasyonu neticesinde gemi ambarında dolan korozif deniz suyunun konteyner içlerine sızarak metalden mamul emtiayı paslandırmak suretiyle hasarın meydana geldiği, bu kapsamda kiraladığı konteynerlerin uygunluğunu taşıma öncesinde kontrol etmeyen, bu yönüyle tedbirli taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek hasarın meydana gelmesinine sebebiyet veren davalı ... LTD.'ye izafeten ... AŞ'nin hasarın meydana gelmesinde akdi taşıyan olarak ve sözleşme ilişkisi nedeniyle kusurlu olduğu, fiili taşıyan olan diğer davalının dava dışı sigortalı ile arasında akdi ilişki bulunmadığı, haksız fiile göre sorumlu olabileceği, teknik incelemede ise fiili taşıyan bu davalının bir kusurunun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. Taşımanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1061.maddesi ''Taşıyan, malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermekle mükelleftir. Teslim alındıkları andan teslim edildikleri ana kadar geçen müddet içinde malların zıyaı veya hasarı yüzünden doğacak zararlardan taşıyan mesuldür; meğer ki, zıya veya hasar, tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamı ile dahi önüne geçilemiyecek sebeplerden ileri gelmiş olsun.''hükmünü içermektedir. Bu bilgilere göre somut olayda davalı akdi taşıyan ... şirketinin sorumluluğunun TTK'nın 1061 ve devamı maddesi hükümlerine, davalı fiili taşıyan ... şirketinin sorumluluğunun ise 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve eksper raporunda emtianın taşındığı konteynerlerde delik ve yırtık bulunmadığı, konteynerin geminin ambarına dolan deniz suyunu konteyner kapaklarından sızarak emtialara zarar verdiği, taşıma yapılan konteynerlerin su geçirmez olması gerekirken bakım eksikliğine bağlı olarak konteyner kapaklarındaki sızdırmazlığı sağlayan lastiklerin deformasyonu neticesinde gemi ambarında dolan korozif deniz suyunun konteyner içlerine sızarak metalden mamul emtiayı paslandırmak suretiyle hasarın meydana geldiği tespit edilmiştir. Buna göre somut olayda deniz taşımasını gerçekleştiren davalı Norasia şirketinin deniz taşıması sırasında kusurlu bir eyleminin bulunmadığı ve sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.10.2023
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.