Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1954 E. 2020/1954 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/1954
- Karar No
- 2020/1954
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1954 - 2025/1184
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1954 KARAR NO : 2025/1184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/09/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/576E., 2019/822K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi gereğice, davalı alt işveren bünyesinde çalışan dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan dava sonucunda verilen mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine ilamın icraya konulması sonucu davacı tarafça icra dosyasına 35.964,79 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri uyarınca dava dışı işçinin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 35.694,79 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen süresinde davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasındaki beyan ve dilekçelerinde davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...asıl işveren olan davacının alt işveren olan davalılar ile birlikte dış ilişki itibariyle dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan asıl ve alt işverenlerin birbirlerine karşı sorumluluğunun belirlenmesi yönündeki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği, ( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/24537 Esas 2014/18698 Karar sayılı ilamı) davacı ile davalı ile akdedilen sözleşmelerin incelenmesinde, sözleşmelerin 8. maddesinde iş akdinin sona ermesi halinde işçilik alacaklarından davalı alt işverenin sorumlu olduğu yönünde hüküm bulunduğundan; davacının davalının hizmet dönemlerine tekabül eden işçilik alacaklarının tamamını rücu edebileceği, davalının son işveren olması nedeniyle ihbar tazminatının tamamından sorumlu olduğu, iş mahkemesi dosyasında işbu davadaki davalı da davalı olduğundan icra masraflarından ve işlemiş faizden de davalının sorumlu olduğu,bu ilkeler esas alınarak hesaplama yapan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya rücu edebileceği miktarın 10.667,16 TL olduğu, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğinden, davalının sorumlu olduğu tutara dava tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiği, tarafların sıfatı gereği avans fazi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçinin taşeron şirketler arasında iş yeri ile devredildiği için dava dışı işçinin tüm kanuni haklarından son işvereninin sorumlu olduğunu, bu sebeple dava dışı işçiye ödenen tüm meblağdan davalı şirketin mesul olduğunu, ayrıca Ankara 10. İş Mahkemesi tarafından 23.10.2015 tarihinde tesis edilen 2014/449 E, 2015/1223 K. sayılı kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 22. Hukuk Dairesince verilen 21.06.2018 tarih ve 2015/33834 E. 2018/15597 K. sayılı karar ile kesinleştiğini, anılan kararda davalı ... Şirketinin de müvekkiliyle beraber tüm alacak kalemleri kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, kesin delil niteliğindeki mahkeme kararına aykırı nitelikteki bilirkişi raporunun kabul edilmesinin ve bu rapor doğrultusunda karar tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/576E., 2019/822K. sayılı dava dosyasında verdiği 23/09/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 12/12/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Başkan Üye Üye Katip