Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2020/175 E. 2024/970 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/175
- Karar No
- 2024/970
- Karar Tarihi
. T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N . T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
. İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/606E., 2019/816K. DAVACI :....
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davacının davalının talep ettiği testleri yaptığını, hizmet verdiğini, bunun karşılığında irsaliyeli fatura tanzim edildiğini, davalı borçlunun fatura bedelinin büyük bir kısmını ödediğini, bakiye kısmı ödenmediğinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının yetki itirazının usulüne uygun olarak yapılmadığını ve geçersiz bir itiraz olduğunu, yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, testlerin teslim edilmediğini, davacı firmanin sözleşme dolayısıyla üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı firmanin dava konusu testleri teslim etmiş olsa dahi zamanında teslim etmediğini, icra takibine itiraz ettikten sonra davacı yan ile iletişime geçilerek testlerin tesliminin talep edildiğini, testleri teslim etmeden icra takibi başlatan davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile % 20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmistir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Dosyada mevcut bilirkişi raporunda özetle; Davacı Şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı,davacının tivari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından kesilen faturanın ticari deflerine işlenerek kayıt altına alındığı ve ilgili dönemde BS Formu ile bağlı olduğu Vergi Dairesine beyan edildiğinin tespil edildiği , davacının ticari defterlerine göre davalıya 17.03.2018 tarihli 1 adet 23.482,00.-TL tutarında fatura düzenlediği, karşılığında davalı firmadan farklı tarihlerde toplam 16.238.00.-TL tutarında ödeme aldığı ve buna göre davacının davalıdan (23.482,00-16.238,00=7.244,00.-TL) 7.244,00TL alacaklı olduğu tespit edildiği , Davalı Şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin yasal suresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığının tespit ediydiği , ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasında ki ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından kesilen faturanın davalı şirkel defterlerine işlenerek kayıt altına alındığı ve ilgili dönemde bağlı olduğu Vergi Dairesine BA Formu ile beyan edildiğinin tespit edildiği,davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirket tarafından davalıya 17.03.2018 tarihli 1 adet 23.482,00.-TL tutarında fatura düzenlediği, karşılığında davacıya 11.238,00,-TL tutarında ödeme yaptığı ve buna göre davacıya (23.482,00-11.238,00= 12.244,00.-TL tutarında borçlu olduğu tespit edildiği , davacı kayıtlarında bulunan 09.02.2018 tarihli 5.000,00Tl bedelli ödemenin davalı kayıtlarında yer almadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 7.244,00TL alacaklı olduğu , davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 12.244,00TL borçlu olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de dosyada mevcut meil yazışmalarından ve tarafların ticari defter ve kayıtlarından taraflar alarısda ticari ilişki bulunduğu davacı şirketin davalı tarafın talep ettiği testleri yaparak buna ilişkin olarak 17.03.2018 tarihli, 23.482,00.-TLbedelli bir adet fatura kestiği , davalı tarafından faturanın kabul edilerek ticari defterlerine işlendiği ve BA farmunda bildirildiği, bu faturaya ilişkin kısmi ödeme yapıldığı ve tarihi belli olmayan tutanak ile testlerin davalı tarafa teslim edildiği, davacının davalıdan 7.244,00TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: testlerin ne zaman teslim edildiği hususunun araştırılmadan varsayımsal olarak hüküm kurulduğunu, davacının test sonuçlarının teslimini icra takibi yaptıktan sonra ve dava açmadan hemen önce yaptığını, sadece testlerin teslim edilmiş olmasının davacının haklı olduğunu göstermeyeceğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/606E., 2019/816K. sayılı dava dosyasında verdiği 22/10/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 494,83 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 44,40 TL'nin 450,43 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4- HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 03/07/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2024
.