Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/1616 E. 2023/1393 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1616
Karar No
2023/1393
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1616 Esas

KARAR NO: 2023/1393

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/03/2020

NUMARASI: 2018/844 Esas, 2020/282 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ 14/12/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/05/2015 tarihinde BookLogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumların yapıldığını, fatura bedellerinin ödenmemesi, sözleşme hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirket tarafından online rezervasyon sistemi için kullanıcı adı ve şifreleri, linkleri davalı şirkete gönderildiği, aktivasyon işlemleri yapıldığı ve sistemin kullanıma hazır hale getirildiği, bu sistem ile davalı otele yaptırılan rezarvasyon sonucu davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan 18/07/2016 tarihli ve 10,95 Euro bedelli faturanın davalı şirkete gönderildiği ancak davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığı, davalının 10,95 Euro asıl alacak ve 12,45 Euro işlemiş faiz olmak üzere 23,40 Euro borçlu olduğunun hesap edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, cezai şart istemi sözleşmenin feshi şartına bağlı olduğu, davacı tarafından takip öncesinde davalıya gönderilmiş bir fesih bildiriminin olmadığı, bu nedenle cezai şart istemi koşullarının oluşmadığı, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin tek faturaya dayandığı anlaşılmakla, fatura bedelinin 10,95 Euro olmasına karşın, cezai şart bedelinin 3.000,00 Euro olmasının ve sözleşmenin 10.maddesinde cezai şart hükmünün sadece servis sağlayıcısı olan davacı lehine düzenlenmiş olmasının haksız şart mahiyetinde olduğu gerekçesiyle cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin cezai şart talebini, haksız şart ve sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir ihbarın olmaması gerekçesi ile reddetmesinin kanuna aykırı olduğunu, tarafların tacir olduğu ve tacirler arasında yapılan sözleşmelerde tarafların eşit konumda olduğu, tüketiciler için düzenlenen haksız şartın tacirler arasında uygulanamayacağını, tacirler arasında serbest iradeleri ile yapılan sözleşmedeki hükümlere mahkemenin haksız şart olarak müdahale etmesinin TTK.'undaki düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu, TBK hükümlerinin tacirlere uygulanmayacağını, taraflar arasında yapılan sözleşme şartlarına davalı şirketin uygun olarak davranmadığını, sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, TTK.18/II. Maddesinde, tacirlerin bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünde olduğunu, TTK. 22. Maddesinde, tacir sıfatını haiz borçlunun, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemeyeceğinin düzenlendiğini, Mahkemenin, davacı tarafından sözleşmenin feshi konusunda davalı tarafa bildirim yapılmadığı bu nedenle cezai şart talep edemeyeceği gerekçesinin de yine yerinde olmadığını, Sözleşmesinin 10. Maddesinde cezai şartın kararlaştırıldığını, davalı şirketin sözleşmeye uygun davranmayarak şirketin çalışmalarına engel olduğunu, sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyen, gerekli bilgileri kurulan sisteme girmeyen ve fatura bedelini ödemeyen davalı tarafın sözleşmenin fiili olarak feshine sebep olduğunu, taraflar arasında mevcut bu durumun ayrıca tespiti mahiyetinde ayrı bir ihtar çekme yükümlüğünün davacıya yüklenemeyeceğini, bu şekilde bir yorumun davacının yeniden fesih ihtarı göndermesi ve akabinde yeniden davaların açılması anlamına geleceğinden usul ekonomisine de açıkça aykırı olduğunu, gerek davacı gerekse davalının mevcut durumda sözleşmenin devam etmesi yönünde bir iradeleri olmadığını belirterek Mahkemenin fazlaya ilişkin istemin reddi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalıya verilen hizmetin bedelinin ödenmemesi nedeniyle hizmet bedeli ve cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile fatura ve cezai şart alacağına istinaden 10,95 Euro asıl alacak,12,52 Euro işlemiş faiz, 3.000,00 Euro cezai şart alacağı olmak üzere toplam 3.023,47 Euro üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emri davalı borçluya 07.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 12.06.2018 tarihinde borcun aslına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davacı vekili de 20.09.2018 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, sözleşme hükümleri uyarınca webhotelier rezervasyonları komisyon bedeline ilişkin takip konusu olan 11.07.2016 tarihli KDV dahil toplam 10,95 Euro bedelli fatura ile davalı otelin edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğinden bahisle cezai şart olarak 3.000 Euro alacaklı olduğunu iddia etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Cezai şart isteminin sözleşmenin feshi şartına bağlı olduğu, davacı tarafından takip öncesinde davalıya gönderilmiş bir fesih bildiriminin olmadığı, bu nedenle cezai şart istemi koşullarının oluşmadığı, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin tek faturaya dayandığı anlaşılmakla, fatura bedelinin 10,95 Euro olmasına karşın, cezai şart bedelinin 3.000,00 Euro olmasının ve sözleşmenin 10.maddesinde cezai şart hükmünün sadece servis sağlayıcısı olan davacı lehine düzenlenmiş olmasının haksız şart mahiyetinde olduğu kanaatine varılarak cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından cezai şart talebinin haksız şart ve sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir ihbarın olmaması gerekçesi ile reddetmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle istinaf edilmiştir.Taraflar arasında 29.06.2015 tarihli "Booklogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin süresi başlıklı 7.maddesinde, bu sözleşmenin geçerlilik süresinin imza tarihinden itibaren 1 yıl olduğu, bu süre sonunda eğer taraflardan herhangi birinin sözleşme sona erme tarihinden 90 gün öncesine kadar noter kanalı ile bildirimde bulunmaması halinde, sözleşmenin iki sene daha uzayacağı, bu sözleşmenin bu şekilde devamlılığını sürdüreceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde, " Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık hallerinden dolayı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına otel başı 3.000,00 EUR cezai şart ödemekle yükümlü olduğu" kararlaştırılmıştır.Cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmeye göre 6098 sayılı TBK'nın 179. maddesinde üç ayrı cezai şart türü düzenlenmiştir. Bunlar; seçimlik, ifaya eklenen ve dönme (veya fesih) cezasıdır. Sözleşmeye aykırı davranılması halinde, diğer bir deyişle, sözleşme hiç yerine getirilmediğinde veya eksik yerine getirildiğinde ödenmek üzere kararlaştırılmış ise, bu seçimlik ceza niteliğindedir. Borçlu, asıl borcu ifa etmemiş veya eksik ifa etmişse, alacaklı, aksi kararlaştırılmamışsa borçludan sözleşmeye dayanarak ya akdin ifasını veya seçimlik cezanın ödenmesini isteyebilir. (TBK m. 179/1) Somut olayda, davacı, sözleşmenin 10.maddesine dayalı olarak cezai şart istemektedir. Madde metni incelendiğinde, sözleşmenin erken feshi ile davalının haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının sözleşmedeki borçlarına aykırılık hallerinden dolayı davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi halinde cezai şartın istenebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça, sözleşmenin tek taraflı ve haklı olarak fiili olarak feshedildiği ileri sürülmüş ise de takip tarihinden önce sözleşmenin feshine ilişkin sözleşmenin 7.maddesinde öngörülen noter kanalı ile bir fesih bildirimi ibraz edilememiştir. Bu itibarla dava, itirazın iptali davasıdır ve icra takibinde istenen alacak kalemi ve miktarı ile sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür. Takip tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği davacı tarafça ispatlanamadığı dolayısıyla sözleşme hükümleri uyarınca cezai şartın, sözleşmenin feshedilmesine bağlandığından davacının, cezai şarta ilişkin alacağını talep edemeyeceği anlaşılmış, Mahkemece verilen kararın bu yönüyle hukuka uygun olduğu görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/844 Esas, 2020/282 Karar sayılı ve 12/03/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.14/12/2023

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1616, K. 2023/1393, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2020-1616-e-2023-1393-k-156c52631f94