Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2020/1517 E. 2024/913 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1517
- Karar No
- 2024/913
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/1517 KARAR NO : 2024/913
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/02/2020 NUMARASI : 2017/91 Esas 2020/134 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 02/05/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2024
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/91 Esas ve 2020/134 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında alım satım akdi bulunduğu, yetkili ve görevli icra müdürlüğünün İzmir İcra Müdürlükleri olduğunu, İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/15859 takip sayılı dosyası ile takibe konulan faturaların verilmesinin nedeninin müvekkilinin davalı borçluya mal satması olduğunu, bu meyanda taraflar arasındaki alım satım akdine itiraz edilmediğini, davalı borçlunun müvekkil şirkete de takibe dayanak faturaları bu borcu için verdiğini, söz konusu takipte yetkili ve görevli icra müdürlüklerinin İzmir İcra Müdürlüğü olduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve yersiz ve kötüniyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, icra takibinde takibe dayanak olarak cari hesaba dayalı ödenmeyen alacak gösterildiğini, cari hesaptan bakiye olarak davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlunun hukuki dayanaktan yoksun cevaplarını kabul etmediklerini, dava dilekçesini tekrar etmekle beraber, delilleri ve ticari defterlerinin incelenmesinin akabinde cari hesaba dayalı olarak takibe koydukları alacaklarının mevcut olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2016/15859 esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2016/15859 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... A.Ş, borçlusunun ... A.Ş olduğunu, 23.297,61TL asıl alacak üzerinden 12/12/2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 26/12/2016 tarihli dilekçesi ile borcun tamamına ve yetkiye itiraz ettiği görülmüştür. Dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 29/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacının incelemeye sunduğu 2014-2015 yıllarına ait yevmiye ve envanter defterlerinin, 6102 sayılı TTK’nun 64/3 maddesi uyarınca ve VUK. 221 ve 222 maddeleri uyarınca açılış onayının yasal süresi içinde yaptırıldığı, 2016 yılında e-defter kapsamında olduğu, 1. Sıra nolu elektronik defter genel tebliğinde hüküm altına alındığı üzere açılış onayı yerine geçen Ocak ayı beratının süresi içinde alındığı, 6100 sayılı H.M.K 222 maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere 6102 sayılı T.T.K 64/3 maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2014-2015 yılları yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, 2016 yılına ait kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı beratının süresi içinde alındığı, taraflar arasında hem mal alımı hem de mal satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu, davacının davalıya mal sattığı hem mal alışı yaptığı, mal alışlarının takip edildiği 320 satıcılar hesap bakiyesinin takip tarihi itibariyle 67.182,00TL olduğu, mal satışlarının takip edildiği 120 alıcılar hesap bakiyesinin ise 90.182,00TL olduğu, mal satışlarının takip edildiği 120 alıcılar hesabında alacaklı olduğu 90.479,61 TL bakiyeden, 320 satıcılar hesabında borçlu olduğu 67.182,00TL’yi mahsup ederek kalan davacı alacağı olan 23.297,61 TL üzerinden takip başlattığı, davalı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle 7.374,10 TL davacı alacağının bulunduğu, davacı yevmiye defterinde 14/01/2016 tarih 399 yevmiye nolu 497103 ft no ve 15.923,31 TL tutarındaki davacının davalıya düzenlediği iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer kayıtların birebir aynı olduğu, taraflar arasındaki bakiye farkının bu faturadan kaynaklandığı, bu faturanın davalıya tebliğine ve davalının bu faturayı davacıya iadesine ilişkin herhangi bir belgenin dosya içerisinde bulunmadığı” şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alındığı, 29/06/2018 tarihli ek raporda özetle, “iade faturasına konu malların düzeltme yapılmadan önce 14/01/2016 tarih 265746 nolu sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği açık olup, davalının dilekçe ekinde bulunan 04/02/2016 tarihli e-mail yazışmasının son bölümünde “not: gönderilen fatura hatalı kesimden dolayı işleme geçmemiştir. İade edilmek üzere tarafınıza kargo ile gönderilecektir” notunun bulunduğu ve düzeltme öncesi faturanın iade edildiği ancak malların davacıya geri iadesine ilişkin bir not bulunmadığı, davacının beyan dilekçesi ekinde bulunan düzeltilmiş fatura dikkate alındığında faturanın davalı tarafça davacıya iadesinin gerçekleştiğini, düzeltilmiş faturanın tekrar davalıya gönderildiğine dair bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı ancak iade faturasına dayanarak irsaliyede malların davalıya tesliminin gerçekleştiği, bu durumda Sayın Mahkemenizce davacı defterlerinde kayıtlı olan, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ancak içeriği malların 14/01/2016 tarih 265746 nolu sevk irsaliyesi ile davalıya teslimi açık olan 14/01/2016 tarih 497103 numaralı 15.923,31 TL tutarındaki faturanın kabul edilmesi haline davacının davalıdan 23.297,61 TL alacaklı olacağı ve takibin de bu tutar üzerinden başlatıldığı, Sayın Mahkemenizce içeriği malların teslimi davalıya yapılan ancak düzeltilmiş iade faturasının davalıya teslimine ilişkin belge bulunmayan faturanın kabul edilmemesi halinde 7.374,10 TL davacı alacağının olacağı” şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin 21/03/219 tarihinde verdiği dilekçeler ve ekinde belgelerin incelenmesi için bilirkişiden ek rapor alındığı, alınan bila tarihli ek raporunda özetle, “12/02/2016 tarihinde davacı tarafça davalıya gönderilen 04/02/216 tarihli yazısına cevaben başlıklı mail belgesi incelenmesi, “14/01/2016 tarih 265746 numaralı sevk irsaliyemiz ile tarafınıza iletilen ürünler müşteriden iade olarak alınmış olup buna istinaden tarafınıza iade faturamız ile geri gönderilmiştir. Birim fiyatları ile ilgili olarak ise talebiniz üzerine alım faturalarınızda yer alan TL birim fiyatları kullanılacaktır.“konuyla ilgili olarak fatura üzerinde yer alan hurda ibaresi ve birim fiyatlar tarafımızca düzenlenmiş fatura üzerinde düzeltilip onaylanarak yazımız ekinde gönderilmektedir” denilmek suretiyle bu yazı ekinde düzeltilmesi yapılan iade faturasınn davalıya yazı ekinde gönderildiği anlaşılmaktadır. 14/01/2016 tarih 497103 numaralı 15.923,31 TL tutarlı faturasının mailde bahsi geçtiği üzere 465AH 28/10/2013/A78090 ve 375Ah 06/03/2014/A78131 nolu alım faturalarındaki birim fiyatlar üzerinden düzeltilip düzeltilmediği konusunda yapılan incelemede, iade faturası 1. sırada yer alan 51 adet Traksiyoner Hücre, sulu şarjlı ürünün birim fiyatının 166,53 olarak değiştirildiği, bu ürünün birim fiyatının davalı tarafça davacıya düzenlenen 28/10/2013 tarih A78090 nolu faturadaki birim fiyatın dikkate alınarak deştirildiği, iade faturası 2.sırada yer alan 30 adet Traksiyoner Hücre, sulu, şarjlı ürünün birim fiyatının 166,71 olarak değiştirildiği, bu ürünün birim fiyatının davalı tarafça davacıya düzenlenen 06/03/2014 tarih A78131 nolu faturadaki birim fiyatın dikkate alınarak değiştirilmiş olacağı tespit edilmiştir. Davacı vekilinin sunduğu dilekçenin son sayfasında bahsettiği hukuki konular ile davaya konu düzeltilen iade faturasına konu malların birim fiyatlarına ilişkin tespitler uzman alanım değildir. Ancak düzeltilen iade faturasındaki birim fiyatların davacının davalıdan alım yaptığı faturalardaki birim fiyatlarına göre düzenlendiği tespit edilmiş olup bu rapordaki tespitlerime ek olarak daha önce dosyaya sunduğum kök rapor ve ek raporumdaki tespit ve görüşlerimde bir değişiklik olmamıştır” şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Dava, İİK. 67.madde gereğince 1 yıllık yasal süresinde açılmıştır. Mahkememizce İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın takipte icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça cari hesaptan kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz taraf ticari defterleri göz önüne alındığında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 23.297,61 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davacının 7.374,10 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, aradaki farkın 15.923,31 TL'lik iade faturasından kaynaklandığı, bu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak iade faturasına dayanak irsaliyedeki malların davalı şirket yetkilisine teslim edildiği anlaşılmakla, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 23.297,61-TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu...'' gerekçesi ile; Davacının davasının kabulü ile; İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2016/15859 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 23.297,61.TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin salt malların davalıya teslim edilmiş olması sebebiyle davalıya gönderilmediği sabit olan düzeltilmiş fatura bedeli üzerinden müvekkili davalının sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, düzeltilme şerhli sevk irsaliyesi ve faturanın müvekkiline ne elden ne de yazılı bir belge ile verilmediğini, ayrıca taraflar arasındaki hukuki ihtilafın iade edilen ve düzeltilmeyen 15.923,31.TL bedelli faturanın müvekkiline göre hurda faturası olarak düzenlenmesi ve fiyatın da hurda fiyatı olması gerektiğini, davacının akülerin çalışır olduğu ve müşteriye yeni akü verildiği iddiası sebebiyle bu olguların doğruluğunu, malların hurda sayılmayacağını, ayıplı mal, iade ve garanti kapsamı gibi hususlar ile düzeltilmiş faturanın davacı elinde olması sebebiyle davacının cari hesaba dayalı alacak isteminde haklı olduğunu ispat etmesi gerekirken ispatlayamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, iade malların davalı şirkete teslim edilmesine, davalı tarafından borcun ödendiğinin ispatlanmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2020 tarih ve 2017/91 Esas 2020/134 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.591,45.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 398,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.193,45.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.