Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/151 E. 2021/778 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/151
Karar No
2021/778
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/628 KARAR NO : 2024/803 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2021 NUMARASI : 2020/151 E. - 2021/778 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/12/2021 tarih ve 2020/151 E. - 2021/778 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde ticari ilişki çerçevesinde fatura düzenlendiğini, davalı şirketin söz konusu faturalar çerçevesinde muhtelif tarihlerde davacı müvekkili şirkete USD ve TL üzerinden bir takım ödemeler yaptığını, bakiye 152.782 USD alacak ile bakiye 6.814,41 TL alacak bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine alacakların tahsili amacıyla davalı aleyhine 16.09.2019 tarihinde Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/12163 E. şayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bakiye 152.782,00 USD alacak için takip tarihi olan16.09.2019 itibarıyla TC Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinde 1 USD = 5.6626 TL olmak üzere hesaplama yapıldığını, bu kapsamda asıl alacakla işlemiş faizi için toplam 954.877,36 TL üzerinden takibin başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz ile takibin durduğunu, 08.01.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, itirazın kötü niyetle yapılmış olması nedeniyle atacağın %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının iddia ettiği taşımayı yapmadığını, bu sebeple yapmış olduğunu iddia ettiği işi sübut delilleri ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına borcun varlığını ispata yetmeyeceğini, faturanın bir akit olmayıp, akdin ifasını gösteren bir belge olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının söz konusu faturaları tebliğ etmeden ve alacağa ilişkin ihtarname göndermeden bu itibarla da müvekkili şirketi temerrüde düşürmeden faiz talebinde bulunamayacağını, icra inkâr tazminatı için de borcun likit olmasının gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi ve devamında huzurdaki itirazın iptali davası neticesinde, Yargıtay’ın yerleşik içtihattan uyarınca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, zira davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmamasına rağmen işbu huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiğini ileri sürerek, davanın reddine ve davacı aleyhine asgari %20 nispetinde tazminat yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, defterlerinin incelenmesi için davalı şirketle iletişime geçilmiş ise de, davalı şirketçe verilecek evrak bulunmadığının bildirilmesi üzerine inceleme gerçekleştirilemediği, davalı tarafından ticari defterlerin ibrazından kaçınıldığının kabul edildiği; takip ve dava konusu alacağın taşıma işinden dolayı düzenlendiği, davalı tarafından defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle HMK'nın 222/3 maddesirdeki şartların mevcut olması halinde davacı defterlerinin davacı lehine delil olma vasfının bulunduğu, somut olayda bilirkişinin 27.09.2021 tarihli raporuna göre davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, tasdiklerinin yaptırıldığı, sahibi lehine delil olma vasfının bulunduğu, davacı defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 907.555,63-TL alacaklı olduğu, ancak takip talebinde 871.957,76-TL alacak talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip talebinde belirtilen miktar kadar hüküm verilebileceği, mevcut dosya kapsamına göre davacının takip talebindeki miktar kadar alacaklı olduğunu ispat ettiği, bu nedenle davalının asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, ancak TBK'nın 117. maddesi gereğince davalı takipten önce ihtarname ile temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar faiz talebinde davacının haksız olduğu, bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği, faturaya dayalı alacak likit olduğunda itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/12163 esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 871.957,76-TL asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin asıl alacak miktarı üzerinden devamına, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si olan 174.391,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle faiz talebi yönünden temerrüt şartı bulunmadığını, takip alacağına konu faturaların davalı yana gönderildiğini ve davalı şirket tarafından teslim alındığını, davalı tarafından fatura içeriklerine itiraz da edilmemiş olmakla, basiretli davranması gereken davalı tacirin bu faturalar yönünden temerrüde düşürüldüğünü, bu haliyle takip talebinde yer alan işlemiş faiz alacağı yönünden de davalı yanın itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme dosyasında alınan 27.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin davalı yandan olan asıl alacağının 907.555,63-TL olduğunun tespit edildiğini, itirazın iptaline konu dava değerinin 954.877,36-TL olduğu dikkate alındığında, 27.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan alacak tespitinin hükme esas alınması ve kabul anlamına gelmemekle en aleyhe durumda 907.555,63-TL yönünden davalı yanın itirazının iptaline karar verilmesi gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından 871.957,76-TL yönünden itirazın iptaline ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup takip talebindeki talepler hakkında karar verilmesi gerektiği, davaya konu takip 871.957,76-TL asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili talebiyle başlatıldığından, itirazın iptali talebiyle açılan eldeki davanın 871.957,76-TL asıl alacak yönünden kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın da cari hesap ilişkisine dayalı olarak açılmadığı, alacağın muaccel hale gelmesi ve borçlunun temerrüdünün farklı kavramlar olduğu, davalı şirketin dava konusu alacak nedeniyle temerrüde düşürüldüğünün de ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/04/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/151, K. 2021/778, T. 27.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-151-e-2021-778-k-b74987947273