Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/138 E. 2022/70 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/138
- Karar No
- 2022/70
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1175 KARAR NO:2025/40 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:17/03/2022 NUMARASI:2020/138 E. - 2022/70 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 1937 yılında Tokyo'da kurulan, yarı iletken, mikromekatronik ve hassas saat teknolojisi geliştiren ve pazarlayan dünyanın en eski ve sektörde bilinen Japon menşeli elektronik parça üreticisi ve pazarlayıcısı olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tescilli "..." ibareli marka tescilleri bulunduğunu, taraflarınca yapılan araştırmalar kapsamında, Türkiye'de davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı markanın 9, 14, ve 34. sınıftaki emtiaları ile ...tescil numaralı markanın 35. sınıftaki emtialarda tescilli olduğunu, ancak davalı tarafça bu markaların kanununda belirtildiği süre içerisinde kullanılmadığını iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın 9, 14, ve 34. sınıftaki emtiaları ile ... tescil numaralı markanın 35. sınıftaki emtialarda kullanmama nedeniyle iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin markalarının ulusal ve uluslararası tanınmış statüye sahip olduğunu, müvekkili şirketin 1964 yılından itibaren saat sektöründe hizmet verdiğini, müvekkilinin iptali istenen "..." ibareli markayı taşıyan ürünleri ithal etmiş olduğu ve yine ihraç etmiş olduğu ürünlerinde kullandığını, davacının markanın kullanılmadığına ilişkin iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu "güç kaynakları; aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları" dışındaki tüm emtia ve hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, -Yine davalı adına tescilli... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için güç kaynakları: piller, aküler, anot ve katotlar dahil bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) " hizmetleri dışındaki tüm emtia ve hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Müvekkili Şirket adına tescilli ... ibareli 10 adet markası bulunduğunu, iptali istenen davalı markalarının, Müvekkili Şirkete ait ... marka başvurularına tescil engeli oluşturduğunu, Türkiye'de tescilli bulunan dava konusu markalardan ... tescil sayılı markanın 9. Sınıfta, 14. Sınıfta ve 34. Sınıftaki emtiaları ile ... tescil sayılı markanın ilgili emtialarla ilişkili hizmetler yönünden 35. Sınıfta tescilli olmakla birlikte kullanılmadığını, davalıya ihtar çekildiğini, dosya kapsamında yapılan yargılama süresince dosya aralarında sektör uzmanının bulunmadığı bir Bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, dosya içeriğinde davalı tarafından markanın tescil olduğu sınıflarda Türkiye'de ciddi kullanımı ispatlar hiç bir delil bulunmayan hukuka aykırı 09/07/2021 havale tarihli rapora dayanarak dava konusu 2001/01266 tescil numaralı “...” ibareli görseli ihtiva eden marka ile ... tescil numaralı “...” ibareli görseli ihtiva eden Markanın, bu yönde hiç bir delil olmamasına rağmen yurt dışından ithal edilerek toptan satışının yapılmakta olduğu “yabancı marka kol saatleri pillerinde” ciddi olarak kullanıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne verildiğini, ancak tüm mal ve hizmetler ile emtialar yönünden iptali gerektiğini, -ek raporda itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı tarafından dosyaya sunulan markanın sahipliği daha kötü niyetli olarak davalı şirkete devredilmeden davalı şirkete üstelik yurtdışı şirketlerden kesilen 2019 tarihli başka malların faturaları bilirkişilerce haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak kullanım ispatı olarak değerlendirildiğini, süresinde sunulmayan faturalar incelendiğinde bu faturalarda farklı farklı saat markalarının yazmakta olduğunu, faturalarda hiç bir şekilde ... ibaresi geçmediğini ve birbirinden farklı saatlere ait bu faturaların pillerle ilgili fatura olmadığını, tutar bilgilerinin de birbirinden farklı olduğunu, faturaların ... markasını ihtiva etmemesinin bu yönüyle ... markasının kullanımıyla bir ilişkisi olmadığını, markanın Türkiye'de ticari etki oluşturacak şekilde kullanıldığının ispatının gerektiğini, bilirkişilerce yurtdışı menşeeli bir şirketin Türkiye'de bulunan davalıya satmış olduğu saatlere ait üzerinde ... hariç çok farklı şeyin yazdığı, hiç bir şekilde ... markası açıklaması vs. geçmeyen faturaların markanın Türkiye'de ciddi kullanımı olarakdeğerlendirilemeyeceğini, ibraz edilen faturalarda marka adının geçmemesi ve geçiyorsa bile fatura konusunun markanın tescilli olduğu mallar yönüyle bir kullanımı ispatlar nitelikte olması gerektiğini, Davalı tarafından usulüne uygun olarak sunulamamış deliller de ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti etmekten çok uza olduğunu, faturaların hiç birinde ... ibaresi geçmediğini. -Ankara ... Noterliği kanalıyla 09.03.2020 tarihinde, davalı şirket yetkilisi olan markanın önceki sahibi ...'e ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 16.03.2020 tarihinde davalı tarafa tebliğinden hemen bir gün sonrasında 17.03.2020 tarihinde, marka, markanın önceki sahibi ve davalı şirket yetkilisi ... tarafından kendi şirketi ve huzurdaki davanın davalısı ...'ne kötü niyetli olarak devredildiğini, usule aykırı şekilde sunulan gerçekliği tartışmalı faturaların içerisinde ... ibaresi geçmemekle beraber, davalı tarafından başkaca hiç bir delil, belge, broşür, tanıtım materyali de dosyaya sunulamadığını, -dava konusunun davalı adına tescilli ... markalarının davalı tarafından Türkiye'de ciddi olarak kullanılmadığı oluşturmakta olup, yurt dışı firmaların yabancı marka kol saatlerinin toptan satışını yapıp yapmaması ile davalarının bir ilişkisi olmadığını, davalı tarafından gerçekliği dahi ispatlanamamış faturaların kullanım ispatı olarak değerlendirilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu,-davalı ticari defter ve belgeleri yerinde incelemede bulunmak suretiyle incelemiş iseler de, taraflarının iştiraki olmadan incelendiğini, bu incelemede dosyaya ibraz edilen faturaların ticari defterlere işli olup olmadığının dahi kontrol edilmediğini, nereden ve nasıl anlaşıldığı belli olmayan bir şekilde saatler üzerinde pillerin olduğu ifade edildiğini, bu husus hiç bir şeyi ispatlamayacak olmakla beraber herhangi bir görsel, kayıt vs. de yapılmadığını, bir tutanak da tutulmadığını, HMK. M.278'e aykırı inceleme yapıldığını, hukuka ve usule aykırı hazırlanan Bilirkişi Heyeti Raporları hükme esas teşkil edemeyeceğinden, davalı tarafından da markanın ciddi kullanımını gösterir herhangi bir delil dosyaya sunulmadığından kararın kaldırılması gerektiğini,-Raporda bilirkişilerin açıkça Kanun'un amir hükmüne aykırı şekilde dava tarihi olan 16.06.2020 tarihi ve bu tarihten üç ay öncesi olan 16.03.2020 tarihi aralığındaki üç adet irsaliyeyi hukuka aykırı olarak incelemeye aldığını ve kullanım ispatının sağlandığına yönelik kanaat açıkladıklarını, bu tarihlerde yapılan bir kullanımın içeriği ne olursa olsun kullanım ispatı olarak değerlendirilemeyecek tarih aralığında olduğunu, üstelik bu tarihin de davalı şirketin markayı devraldığı şirket yetkilisi ...'e yukarıda anıldığı üzere ihtarname tebliğ edildikten sonra olduğunu, -raporun çelişkili olduğunu, bilirkişiler her ne kadar isabetli bir şekilde davalının söz konusu markaları yeni devir aldığı bu sebeple 5 yıllık sürenin devir tarihinden sonra başlayacağı yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi gerektiğini raporlarında belirtmiş iseler de, raporda değerlendirilen tüm faturaların kök raporun 3-a ve 3-b maddesinde görüleceği üzere, ya davalının markayı kötüniyetle devir almasından öncesine ya da kanunen dikkate alınmaması gereken dava tarihinden üç ay öncesine rastlayan süre içerisinde olduğunu, bu çerçevede davalının daha markaya sahip değilken davaya konu markayı kullandığını iddia ettiğini, bu faturaları dikkate alacak ise geriye dönük olarak tüm faturaların dikkate alınması ve markanın hangi aralıklarda kullandığını araştırılması gerektiğini, bilirkişilerce kullanım ispatı olarak değerlendirilen kullanımların hukuka aykırı kullanımlar olduğunu, davalı şirketin bu dönemde markayı kullanım hakkı olduğuna ilişkin türk patent sicilinde ne bir lisans kaydı olduğunu, ne de davalı faturaların ait olduğu dönemde markayı kullanım hakkı olduğuna yönelik başkaca bir delili olduğunu, incelenen faturaların davalı tarafça dosyaya sunulmadığını, bilirkişilerce de birer örneğinin rapor kapsamına alınmaksızın kök raporun 3-b maddesinde "Mal Satışına İlişkin Mal Satış Faturası Örnekleri" arasında kullanım belgeleri olarak incelendiğini, ayrıca faturaların açıklama kısımlarında "...", ..." gibi başkaca marka saatlerin satıldığını o markaları ihtiva eden saat kutularının alındığını gösterir ibareler yer aldığını, bu hususun açıkça "..." ibaresinin "Güç kaynakları: Aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları..." malları ya da “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için güç kaynakları; piller, aküler, anot ve katotlar dahil bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." hizmetleri açısından kullanıldığını ispatlamamaktayken raporun esas alınmasının aykırı olduğunu,-davalının ... markalı ürünleri neden Türkiye'de ve yurtdışında bulunan şirketlerden temin ettiğinin anlaşılamadığını, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların saatçi olduğu için saat alıp, saat satımına ilişkin olduğunu, eğer bu faturalar pil faturası ise de davacı 4 milyon TL tutarında pil aldığını ve yalnızca 3 fatura ve tarih itibariyle dikkate alınamayacak 3 tane servis fişini mi dosyaya kullanım ispatı olarak sunabildiğini , sunulu faturalarda "..." markasının hiçbir surette satışının ispatlanamadığı, ücretsiz saat pili değişiminin ve kol saatinin içinde tüketiciye hediye edilen pilin ekonomik bir faaliyet olmadığı için marka kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğini,-Markanın kullanmama nedeniyle iptali, tescil tarihinden itibaren başlayacak şekilde 5 yıl içinde ciddi biçimde kullanılmaması ya da beş yıl kesintisiz ara verilmesi durumlarında uygulanan bir hüküm olup, davalının markayı kendi yönetim kurulu başkanından ihtarname tarihinden bir gün sonrasında devralmış olduğu da sabit olduğundan davalı tarafından da 2019 yılı öncesinde hiç bir delil dosyaya sunulmamış olduğundan ötürü, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan incelemenin tescil tarihi esas alınarak yapılması, tescil tarihinden itibaren markanın tescilli olduğu sınıfların tümünde 5 yıl içinde kullanılıp kullanılmadığı ve dava tarihine kadar 5 yıllık herhangi bir süreçte kesintisiz ara verilip verilmediğinin incelenmesi ve bir an için markanın 2019 yılından sonra kullanıldığı kabul edilse dahi, gerekçeli kararda davalının kullanım ispatında dikkate alınması gereken ilk tarihin hiç belirlenmediğini, davalının markayı yeni devraldığına yönelik savunmasına itibar edilmemesine rağmen nereden belirlendiği belli olmayan davalının markanın sahibi de olmadığı faturalar kapsamında kullanıma dayanak olarak belirlendiğini, İlkDerece Mahkemesi dosyası kapsamında davalı tarafından davaya konu markaların SMK hükümleri uyarınca tescil olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden kullanıldığı ispat edilmemiş olup, markaların her ikisinin de kullanılmaması nedeniyle tamamen iptaline karar verilmesi gerekmekteyken, eksik ve hatalı incelemeyle düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın kısmen reddine karar verilmesi hukuken yerinde olmadığından, kısmen red olan kısmı için kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi, davalı adına tescilli ... tescil sayılı "..." markasının tescil kapsamında bulunan, 9. Sınıfta, 14. Sınıfta ve 34. Sınıfta tescilli olduğu tüm emtiaları ve ... tescil sayılı "..." markasının tescil kapsamında bulunan, 35. Sınıfta tescilli olduğu hizmetler yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkilinin ... markası ile saat sektöründe yatırımlarını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır iptali istenen ... markasını ithal etmiş olduğu yine ihraç etmiş olduğu ürünlerde kullandığını, dava konusu ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu "güç kaynakları; aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları" emtialarında ciddi ve kesintisiz kullanımının bulunduğu yine ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için güç kaynakları: piller, aküler, anot ve katotlar dahil bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) " hizmetleri bakımından ciddi ve kesintisiz kullanımının bulunduğunun bilirkişi raporunda açıkça belirtildiğini, esas itibarıyla, markanın çekirdek unsurunun kullanılmasının kullanma zorunluluğunu karşılamaya yeterli kabul edildiğini, Müvekkili şirket tarafından markanın yeni alındığını, Marka tescil tarihinden itibaren beş yıllık süre henüz dolmadan dava açıldığını, bu durumunda, dava şartı yerine gelmediğinden davanın reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli 2001/01266 tescil numaralı markanın 9, 14, ve 34. sınıftaki emtialar yönünden ve ... tescil numaralı markanın 35. sınıftaki emtia yönünden kullanmama nedeniyle iptali taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 09, 14 ve 34. sınıflarda, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ise 35. sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle taraflarca istinaf edilmiştir.Bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 09/07/2021 havale tarihli raporda sonuç olarak, dava konusu ... tescil numaralı “...” ibareli görseli ihtiva eden marka ile ... tescil numaralı “...” ibareli görseli ihtiva eden markanın, yurt dışından ithal edilerek toptan satışının yapılmakta olduğu “yabancı marka kol saatleri pillerinde” ciddi olarak kullanıldığı, markaların tescilli oldukları sair mal ve hizmetler bakımından ciddi ve kesintisiz bir markasal kullanımın tespit edilemediği, bu halde, ... tescil numaralı "..." ibareli görselini içerir davalı yan adına tescilli markanın “Güç kaynakları: Aküler, güneş pilleri, piller, bataryalar, kesintisiz güç kaynakları...” emtiaları bakımından iptal koşullarının oluşmadığı, ... tescil numaralı "..." ibareli görselini içerir davalı yan adına tescilli markanın “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için güç kaynakları; piller, aküler, anot ve katotlar dahil bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri bakımından iptal koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine mahkemece alınan 11/02/2022 havale tarihli ek raporda sonuç olarak, kök raporda izah etmeye çalışılan ve kök raporda yer verilen görüşlerin değiştirilmesini gerektirir herhangi bir durumun tespit olunamadığı belirtilmiştir. Markanın tescilinden itibaren sahibi tarafından fiilen kullanılması yükümlüğü söz konusu olup kullanmama yaptırama bağlanmıştır. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir.Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsar. SMK 26/4 maddesine göre; "Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir. Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;Davalı taraf 17/03/2020 tarihinde markayı devraldığını, dava tarihinin 16/06/2020 olduğunu, dava açma süresinin başlamadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddini talep etmiş ise de, markanın devri halinde yeni bir kullanma süresi başlamayacak olup, eski marka sahibi dönemi ile birlikte değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre markanın ilk tescil tarihi ile süre hesaplanacağından, davalının sürenin başlamadığına yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı, ayrıca davanın kabulüne yönelik verilen diğer hizmetler yönünden kullanımın kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı istinaf sebeplerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf istemine ilişkin olarak;Somut olayda, bilirkişi raporu incelendiğinde, markanın devir alma tarihinini 17/03/2020 tarihi olduğu, dava tarihinin 16/06/2020 tarihi olduğu ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için inceleme yapıldığı, dava tarihinden geriye 5 yıllık süredeki tüm faturalara dayanılabileceği, bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ancak ... ibaresinin ürün markası olarak kullanılmadığı, bu süre içinde markanın devir olmasının inceleme yapılacak faturalara ilişkin kapsamı daraltmadığı, davalının marka devir öncesi faturalara da kullanım ispatı yönünden dayanabileceği, dosyaya sunulu yabancı firmalara ait yetki belgeleri, mal alış ve satış faturaları ile sevk irsaliyelerinin tetkikinde; davalı şirketin, Hong Kong menşeili ... Limited ve ...Limited. şirketlerinden ithalatını yaptığı yabancı marka kol saatlerinin toptan satışı faaliyetinde bulunduğu, söz konusu yabancı firmalara ait yetki belgelerinde; firma olarak birçok markaya saat ve saat yedek parça ihracatı yaptıkları, davalı tarafça; ... A.Ş.'ne sattıkları pil, saat ve saat mekanizmalarında genellikle istenildiği gibi “...” marka piller kullandığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerce incelemeye alınan 25/03/2020 tarihli 2.250,00 TL bedelli saat pili faturası, 27/04/2020 -21/05/2020-18/06/2020 tarihli ücretsiz pil değişimine ilişkin sevk irsaliyelerinin, davanın açıldığı 16/06/2020 tarihinden önceki 3 aylık süre içerisinde olduğu ve SMK 26/4 maddesi gereğince dikkate alınamayacağı, ciddi markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, faturalarda ki kullanımın da 09-14-34-35. Sınıflarda kullanımı ispat yönünden yeterli olmadığı gibi, kullanım şekli itibariyle saat üzerindeki kullanım ile pil ürünü üzerindeki kullanımı arasında farklılık bulunduğu, Mal Satışına İlişkin Mal Satış Faturası Örnekleri" arasında kullanım belgeleri olarak açıklama kısımlarında "...", ..." gibi başkaca marka saatlerin satıldığını o markaları ihtiva eden saat kutularının alındığını gösterir ibareler yer aldığı, "..." ibaresinin dava konusu emtia ve hizmetler açısından kullanıldığının ispatlanamadığı, davalının markası ciddi şekilde tescilli olduğu emtialarda kullandığı ispat edilemediğinden davalı markasının kullanmama nedeniyle iptal koşullarının tamamen oluştuğu, davanın tümden kabulünün gerektiği, davacı tarafın dava açmakta haklı olduğu, tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince kurulan hükmün dosya kapsamı ve hukuka uygun olmadığı, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına , davanın kabulüne; davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2020/138 E., 2022/70 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ...başvuru numaralı marka ile davalı adına tescilli ... başvuru numaralı markanın, tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 561,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 139,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.255,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 111,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 331,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025