Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1329 E. 2022/1466 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/1329
Karar No
2022/1466
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1329 Esas

KARAR NO: 2022/1466 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

NUMARASI: 2017/289 Esas - 2019/364 Karar

TARİH: 16/09/2019

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 19/10/2022

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin deniz taşımacılığı alanında uzman ve tanınmış bir şirket olduğunu, davalı ile aralarında bir müddettir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalının Çin'den ithal ettiği plastik cam ve saklama kapları vs gibi bir takım emtianın 16/10/2014 tarihinde aracı firma olarak deniz yolu ile taşımacılığını üstlendikten sonra emtianın 20/11/2014 tarihinde ambarlı gümrüğüne indirildiğini, geminin limana indiğinin ve taşımanın bitirildiğinin söylenmesine rağmen davalının taşıma ve demuraj bedellerini ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, deniz taşımasına konu konişmentoyu ile ilgilerinin bulunmadığını, dolayısıyla deniz taşımacılığına ilişkin fatura nedeniyle de borçlu olmadıklarını, taraflar arasında geçmişteki bir takım taşıma işleri nedeniyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacıya sehven fazla ödeme yapıldığını ve davacının gönderdiği ihtarnamelere binaen de fazla yapılan ödemenin iadesinin istenildiğini, takibe konu taşıma ve faturalar ile ilgileri bulunmamasından dolayı davacının iddiasını yazıl delil ile ispat etmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/09/2019 tarih ve 2017/289 Esas - 20196/364 Karar sayılı kararında; " .... Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, ana veya ara konşimentoda davacının taraf olmadığı, dosya kapsamında mevcut davacı tarafından dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarında davalı ile demuraj ödemelerinin konuşulduğu, davalı tarafından bir miktar ödeme yapıldığı, ancak davacının iddia ettiği IMP1400385 nolu konişmentonun dosya kapsamına sunulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava konusu faturanın davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının davasının ispatlayamadığı görülmekle, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir...."gerekçesi ile, 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin ara ve ana konşimentoda taraf olmadığı ancak dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından sunulan yazışmalarda davalı ile demuraj ödemelerinin konuşulduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin bir miktar ödeme de yaptığı ancak ... numaralı konşimentonun dosyaya sunulmadığını ve dava konusu faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde mevcut olmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar verdiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde davalı firmanın müvekkili şirkete demuraj borçlusu olduğunun tespit edildiği yönünde kanaat bildirildiğini, müvekkili şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2002 tarih, 2002/19-753 E. 2002/661 K sayılı gereği defterlerin usulüne uygun tutulmadığından bahisle delil olarak değerlendirilmediği durumlarda; ileri sürülen alacağın varlığı dayanak belgelerle ispatlanabiliyorsa bu hususun hüküm altına alınması gerektiğinin mütalaa edildiğini, Dosyada müvekkili şirketin taşıma işine aracılık yaptığı ve zamanında ilgili gümrükten emtianın alınmamış olması sebebiyle de demuraj talebinde haklı olduğunun dosyada mevcut yazışmalar, cari hesap ekstreleri, ihtarnameler, ilgili gümrük müdürlüğünün yazısı ve davalı tarafından müvekkili şirkete yapılan 20.000 TL tutarındaki kısmi ödemeden açıkça anlaşıldığını, davalı tarafın 20.000 TL tutarındaki kısmi ödemeyi sehven yaptığı yolundaki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin ana ve ara konşimentolarda yer almamasının sebebi taşıma işine aracılık etmesi olduğunu, ana ve ara konşimentolarda ... Dış Tic.A.Ş. İsimli firmanın yer aldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten taşıma ve demuraj bedellerini tahsil edemeyince ... Dış Tic.A.Ş. İsimli firmaya ödeme yapamadığını, bunun üzerine adı geçen şirket taşıma ve demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsili için İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 2016/514 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın davacı lehine sonuçlandığını, bu davanın incelenmesini talep ettiklerini,İleri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne veya bozularak dosyanın yargılama yapılmak üzere yerel mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, navlun faturasından kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı tarafça, davalının Çin'den ithal ettiği plastik cam ve saklama kapları vs gibi bir takım emtianın aracı firma olarak deniz yolu ile taşımacılığını üstlendiğini ve ... Dış Ticaret A.Ş. İsimli firma aracılığıyla taşınıp gemi 20/11/2014 tarihinde Ambarlı Limanına girdikten sonra bu hususun ''varış ihbarı '' ile davalıya bildirildiğini, davalının Çin'den ithal ettiği emtiaların bedelini Çin Firmasına ödemediğini, ardından bu firma ile aralarındaki problemleri bahane ederek emtiaları gümrükten almadığını ve taşıma mukabili ödemesi gereken navlun bedelini de ödemediği ileri sürülerek, navlun alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı tarafça taşıma ilişkisi inkar edilmiştir. Dava, itirazın iptali davası olup icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı alacaklı tarafından davaya konu icra takibinde 26.11.2014 tarih 097247 seri numaralı 16.750,00 USD tutarlı navlun faturasının tahsili talep edilmiş ve demuraj alacağının icra takibine konu edilmediği anlaşılmıştır.Davalı tarafça, navlun faturasına konu taşıma hizmetinin alınmadığı beyan edilip, taşıma ilişkisi inkar edildiğinden, hizmetin verildiğinin ispat külfeti davacıya aittir.HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi gözetildiğinde; Dava ve icra takibine dayanak davacı tarafından davalı adına düzenlenen 26/11/2014 tarihli navlun faturasında ve davacı tarafından davalıya gönderilen 24/11/2014 tarihli varış ihbarında konşimento numarasının IMP14-00385 olarak yazılı olduğu, davacının navlun faturası ve varış ihbarına konu ettiği ... numaralı konşimentoyu dosyaya ibraz etmediği, dosya arasında bulunan Ara ve Ana Konşimento kapsamındaki taşımaya davacının taraf olmadığı, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davaya ve icra takibine dayanak 26.11.2014 tarih ... seri numaralı 16.750,00 USD tutarlı navlun faturasının davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tesbit edildiği, bu durumda davacının, icra takibine dayanak navlun faturasından kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili şirketin, davalı şirketten taşıma ve demuraj bedellerini tahsil edemeyince ... Dış Tic.A.Ş. İsimli firmaya ödeme yapamadığını, bunun üzerine adı geçen şirketin taşıma ve demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsili için İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/514 Esas sayılı dosyası ile hakkında dava açıldığını, davanın davacı lehine sonuçlandığını belirtip bu dosyanın incelenmesini talep etmiş isede , istinafa konu davanın yargılama aşamasında davacı tarafça istinaf dilekçesinde bildirilen dava dosyasının incelenmesine yönelik talebi olmadığı ve delil olarakta gösterilmediği, ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmüş olup HMK. 357/1-son cümlede belirtildiği üzere ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü uyarınca davacı vekilinin bu dosyanın incelenmesine yönelik talebi HMK. 357/1-son cümle gereği dairemizce değerlendirilmemiştir.Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/10/2021 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/1329, K. 2022/1466, T. 19.10.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-1329-e-2022-1466-k-dde55d6cf608