Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2025/541 E. 2025/761 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/541
Karar No
2025/761
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/541 Esas KARAR NO: 2025/761 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/91 Esas, 14/02/2025 tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/05/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ve tedbir talebinde özetle; Müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... esas unsurlu ve ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... esas unsurunu müvekkilinin herhangi bir izin ve icazeti olmaksızın davalı yan tarafından kullanılarak müvekkilin 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan marka haklarına tecavüz eden, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabete neden olan ...'nin işbu eylemlerinin tespiti, durdurulması, önlenmesi. ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi ile diğer talepleri hakkında karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; Davacı firmanın kuruluşunun davalı yanın kuruluşundan daha sonraki bir tarih olduğunu, bu nedenle davacı tarafından davalı yanın ... markasına ve ticaret unvanına karşı dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının markalarını devraldığı ... ile yapmış olduğu devir sözleşmesinin “hiçbir geçerliliği” olmadığını, davacının, davalı yanın kullanımından eski tarihli marka sahibi olmasının mümkün olmadığını, davacının çok eski tarihlerde markayı kullandığını ispat etmesinin gerektiğini, Davacının davalı yanın ... markasına karşı ikame etmiş olduğu davanın reddedildiği ve davada davalı yanın “... ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olduğunun” kabul edildiğini, Davalı yanın markalarının 1960 yılından bu yana kullandığı, ... ibaresinin davalı şirket Murisleri tarafından kullanılan bir ünvan olduğu, davalı yanın ortaklarının ... adı ile bilinmesi nedeni ile bu ismin kullanıldığı, Müvekkili markası ile davalı markasının farklı anlamlar içerdiğini, Davacı markasının geko olarak okunan ve kertenkele anlamına gelen taklit bir marka olduğu, davalı markasını ise şirket ortaklarının soyadının yerel söylenişi olduğu, -Davacının eski tarihli markalarının davacıya ait olamayacağı, olsa dahi marka için herhangi bir faaliyette bulunulmadığı, -Davacının marka depolamak amacı ile marka tescil ettirdiği, -TÜRKPATENT sicilinde ... ibareli onlarca markanın yer aldığı, davalı yanın markalarına aşamalarda itiraz edilmediği, Taraf markalarının benzer olmadığı, Davacının markalarını ciddi anlamda kullanmadığı, markaları ile ilgili imalat, üretim veya satış yapmadığı ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacağını belirterek haksız davanın reddin karar verilmesini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/120 Esas sayılı dosyasında "..." ibaresi üzerinde motorlu ve kara taşımacılığı sınıflarında önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu hususunun karara bağlandığını, söz konusu kararın henüz kesinleşmediğini, huzurdaki davada sessiz kalma yolu ile hak kaybı gerçekleştiğini, müvekkilinin ticaret siciline tescil tarihinin davacının dayanak markalarından önceki tarihli olduğunu beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin 14/02/2025 Tarihli duruşmasında ihtiyati tedbir talebi değerlendirilerek; "...Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 300.000,00 TL teminat karşılığında, davacıya "..." esas unsurlu markalarına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen, davalı yana ait ürün, katalog, broşür, tanıtım materyali, etiket, ambalaj, tabela ve tüm tanıtım malzemelerine el konularak yed-i emine teslimine karar vermek gerekmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih, 2020/120 esas, 2021/268 karar sayılı kararı dosya arasına alınmış, tetkikinde; davacı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.aleyhine marka hükümsüzlüğü, marka iptali davası açıldığı yargılama sonunda; "Davacının davalı adına tescilli dava konusu ..., ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne dair talebi yönünden davasının REDDİNE, Davacının davalı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı markaların kullanmama nedeniyle iptaline dair talebi yönünden davasının KISMEN KABULÜNE, Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 37.sınıftaki "inşaat hizmetleri, inşaat araç ve gereçlerinin iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" dışındaki tüm hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, Davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 37.sınıftaki "inşaat hizmetleri, inşaat araç ve gereçlerinin iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" dışındaki tüm hizmetleri ile 35. sınıftaki "reklamcılık. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için basılı evraklar; basılı yayınlar. Motorlu kara taşıtları ve bu taşıtlar için motorlar, parçalar(motorsikletler, mobilet dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ve "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için metalden olmayan binalar, yapılar. Adi metaller ile bunların alışımları ve yarı mamülleri. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme veya inşaat amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar(metalden portatif merdivenler dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri dışındaki bütün hizmetler ve emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline," karar verildiği görülmüştür.İncelenen dosyada davalı yanın fiili markasal kullanımlarına dayanak marka tescilinin hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmiş olması, buna mukabil söz konusu dosyanın henüz kesinleşmemesi karşısında tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi ile aleyhine tedbir kararı verilen tarafın zararlarının önüne geçilmesi, buna mukabil, tescilli sınai hak sahibi tarafın bu tescilden kaynaklı haklarının korunması gayesi ile 300.000,00 TL karşı teminat ile tedbirin uygulanmamasına karar vermek gerekmiş;-SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 300.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile,-Davacıya "..." esas unsurlu markalarına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen, davalı yana ait ürün, katalog, broşür, tanıtım materyali, etiket, ambalaj, tabela ve tüm tanıtım malzemelerine tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, -Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına, 1 haftalık süre içerisinde teminat yatırılmadığı takdirde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, -İhtiyati tedbir kararının uygulanabilmesi için Bakırköy Nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün görevlendirilmesine, -İcra Müdürlüğünce kararın infazında karışıklığa neden olunmaması bakımından bir marka vekili bilirkişinin hazır bulundurulmasına, -Somut olayda SMK 159/2-c ve HMK 395. maddesi kapsamında ters teminat koşulları oluştuğundan iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde 300.000,00 TL karşı teminatın davalı yanca yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbirin uygulanmamasına," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde; ... HOLDİNG markasının müvekkil şirketinin öncelik hakkı kendisinde olan tescil markası olup işbu işbu markanın devralan firma tarafından şirket unvanı olarak kullanılması hukuka aykırı olduğunu, Davacı taraf, markalarının 30/12/2022 tarihli sözleşme ile ...'ne devrolunduğunu beyan ettiğini, Ancak ... HOLDİNG davalı müvekkil şirketin tescilli markası olduğunu, müvekkilinin tescil başvuruların kötü niyetli olmadığı ve müvekkiline öncelik hakkı tanıdığı mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davacının, müvekkili şirketin tescilli marka / ticaret unvanına ve marka haklarına karşı tecavüz teşkil eylemleri sebebiyle Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/292 Esas sayılı dosyası ile tecavüzün durdurulması, maddi manevi tazminat ve sicilden terkin talepleriyle ihtiyati tedbir istemli olarak ... aleyhine dava ikame edildiğini, Davacı tarafından sunulan belgelerin ... TEKSTİL markasının ciddi kullanımını işaret etmesi için yeterli olmadığını, müvekkilinin memleketi sebebiyle ... olarak tanınmakta ve bilinmekte olduğunu, Müvekkili şirketinin kuruluş yılı 2011 iken davacı şirket 2016 tarihinde kurulduğunu, markaları da daha eski tarihlerde tescilli olduğunu, markanın tescil tarihlerinden çok daha önceki tarihlerde de fiili olarak kullanıldığını, Davacı şirketin ve markalarının tanınırlığı olmadığını, Tescil edilen markaları fiilen kullanmadığını, Davacının markası/ markaları yabancı markalardan taklit edilmiş markalar olduğunu, ... ibaresi ve kertenkele şekil ile birlikte kullanılmakta olduğunu, kertenkele anlamında ... tamamen farklı ve kertenkele resmi baskın olduğunu, Müvekkili şirket markalarında ise ... ibaresinin kullanılması tamamen özgün, yerli ve kendi tarihsel nedenlerine dayandığını, gekko - geko olarak okunduğunu, ayniyet olmadığını, taklit marka/markalar kullanan davacının davası dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2020/120 Esas sayılı dosyasında verilen karar temyiz incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, işbu dosya ile öncelik hakkımız hüküm altına alınmış olduğunu, Davacı markalarının tanınmış olduğuna ilişkin olarak bir karar olmadığını, delil de olmadığını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/120 E. sayılı dosyasında verilen 2020/120 E., 2021/168 K. ve 09.12.2021 tarihli kararının gerekçesi; “...Hükümsüzlüğü talep edilen 2017/85049 tescil nolu marka yönünden yapılan değerlendirmede ise, bu marka 35. Sınıftaki mal ve hizmetler kapsamında tescillidir. Davacının hükümsüzlük iddiasını dayandırdığı önceki tarihli 151467 ve ... tescil nolu markası 25. Sınıfta , ... ve ... tescil nolu markaları 36 ve 39. Sınıflarda tescillidir. Yukarıda değinildiği üzere, davacı markalarının tanınmış olmadığı, davalı tescilinin kötü niyetli olmadığı, davacının dayanak markalarıyla davalı markaları arasında tescil sınıflarının farklı olup, 35. Sınıftaki emtialar yönünden kısmı benzerlik nedeni söz konusu ise de, davalının bu markasının ... tescil nolu markası nedeniyle ilgili hizmet yönünden kazanılmış hakkı teşkil ettiğinden markaya yönelik hükümsüzlük talebinin de reddi gerekmiştir…” şeklinde olduğunu, "..." ibaresi üzerinde motorlu ve kara taşımacılığı sınıflarında önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu hususunun kesinleştiğini, Davada sessiz kalma yolu ile hak kaybı gerçekleştiğini belirterek 14.02.2025 Tarihli tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin 14.02.2025 Tarihli ara kararının kaldırılması istemine yöneliktir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalı vekili, aşamalardaki savunmalarında ... markası yönünden müvekkilinin tescilli markalarının koruma tarihinin daha eski olduğunu, önceye dayalı hak sahipliği olduğunu ve sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kullanmama definde bulunmuş olup, bilirkişi raporunda davalının hangi markalarının değerlendirildiğinin denetime elverişli şekilde açıklanmadığı, davalının ... esas unsurlu marka kayıtlarına dosyada rastlanmadığı, bu aşamada mevcut delillere göre davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin 14/02/2025 Tarihli ara kararının kaldırılmasına, Dairemizce ihtiyati tedbir istemi yönünden HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2- İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin değerlendirilmesine ilişkin 14/02/2025 Tarihli ara kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına,-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden peşin harcın talebi halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 5.550TL posta ve fotokopi masrafı olmak üzere toplam 7.233,10TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/05/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/541, K. 2025/761, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2025-541-e-2025-761-k-fad7924f90d8