Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/732 E. 2021/462 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/732
Karar No
2021/462
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1639 KARAR NO:2024/1607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/06/2021 NUMARASI:2019/732 E. - 2021/462 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu .... Şti. arasında imzalanan 19.01.2015 tarihli, 150.000 EURO bedelli kefalet taahhütnamesi gereği adı geçen firma lehine müvekkilince verilen kefalet ile ... AŞ tarafından .... Şti.lehine ticari krediler kullandırıldığını, davalı borçluların da söz konusu kredi kefalet taahhütnamelerinde müteselsil kefil sıfatı ile yer aldıklarını ve borcun tamamından sorumlu olduklarını, borçlunun borcunu ödememesi üzerine borçlu davalılar aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müteselsil kefillerin itiraz dilekçelerinde her ne kadar kefilliklerinin geçersiz olduğunu, müteselsil kefilliğin kendilerine bildirilmemiş olduğunu, kredide kefil olunan tutarın TBK'ya göre belirli olmadığını belirtmişlerse de, bu itirazlarının kötü niyetli olduğunu, davalıların kefaletinin mevzuata uygun olarak tesis edildiği, borçlu müteselsil kefillerce asıl borçluya ihtar gönderilmediği beyan edilmiş ise de, Ankara ... Noterliğinin 23.01.2019 tarih ve ...yevmiye sayılı kat ihtarnamesi ve ekli hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu.... Şti.'nin ... AŞ ile akdettiği sözleşmelerden doğan taahhütlerini yerine getirmediğini, ödemelerini zamanında yapmadığını, müvekkili şirket tarafından verilen 19.01.2015 tarihli, 150.000 EURO bedelli kefalet taahhütnameleri gereği icra dosyasında yer alan ödeme dekontundan da görüleceği üzere, 413.344,18 TL'nin müvekkili şirket tarafından bankaya ödendiği, davalıların cevap dilekçelerinde yer verdiği, şirket ortaklığının devredilmiş olması nedeniyle borcun ve kefaletin sona erdiği itirazının yerinde olmadığını, zira kefalet taahhütnamelerinde, kefaletin şirket ortaklığı süresince geçerliği olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığını, ayrıca davalıların rehinlerin paraya çevrilmeden kefile başvurulamayacağı ve TBK'nın 586.maddesi uyarınca kefile başvurma şartlarının oluşmadığı yönündeki itirazlarının da yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; kefalet borcunun asıl borca bağlı fer'i nitelikte bir borç olduğunu, asıl borcun herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda asıl borca bağlı olan kefalet borcunun da sona ereceğini, müvekkillerinden ... ve ...'nın şirket hisselerini 31.05.2016 tarihinde ...'nın ise 07.06.2016 tarihinde devrettiğini, bu devirlerin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, TBK'nın 202.maddesi uyarınca bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devredilmesi halinde şirket borçlarından devredenin borçlu devralanla birlikte iki yıl müteselsilen sorumlu olacağı, devir tarihinin ilanından iki yıl geçtikten sonra devredenin herhangi bir sorumluluğunun kalmayacağını, somut olayda şirket devrinin 31.05.2016 ve 07.06.2016 tarihlerinde gerçekleştiği, devredenler bakımından sorumluluğun devir işleminin sicil gazetesinde ilanından itibaren iki yıl olduğu, devir aşamasında mevcut olan asıl borca bağlı olan kefalet borcunun da devir tarihinin ilanından itibaren iki yıl sonra asıl borca bağlı olarak sona ereceğini, bu bakımdan müvekkilleri ... ve ...'nın 31.05.2018 ...'nın ise 07.06.2018 tarihinden itibaren kefalet borcundan sorumlu olmayacaklarını, alacaklı görünen firmaya iş bu davaya konu olan icra dosyasından müvekkillerinin borcu bulunmadığını, davacı ile borçlu şirket arasında yapılan sözleşmede borçlu şirketin borcunun tam olarak belirtilmediğini, dolayısıyla kefalet sözleşmesiyle teminat altına alınan alacağın muaccel ve belirli olmadığı, bu nedenle itiraza konu olan borcu kabul etmediklerini, dosyada rehne müracaat edilmeden takibe başlanmasının emredici kanun maddesine aykırı olduğu, TBK'nın 586.maddesinde öngörülen kefile başvurma şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini ve %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 511.167,40 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların icra takibine itiraz ettikleri ve takibin durduğu görülmüştür.Mahkememizce Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, ibraz edilen 12/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sözleşme ve kefaletlerin imza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildği ve davacı ... tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı kefiller hakkında TBK madde 586/1 uyarınca icra takibi yapılmasının şartlarının oluştuğu, davalılar tarafından ticari işletme rehni paraya çevrilmeden, takip yapılamayacağı iddia edilmiş ise de söz konusu rehnin davalı kefillerin borcunun teminatını oluşturmadığı, fiilen uygulanan akdi faiz oranları esas alınarak icra takip tarihi yapılan hesaplamada; 14/01/2019-01/02/2019 arası akdi faiz 3.893,70 TL olarak belirlenmiş olduğundan davacının bu kaleme ilişkin talebinin 3.959,84 TL'lik, 01/02/2019-05/07/2019 tarihleri arası temerrüt faizi 65.801,10 TL olarak belirlenmiş olduğundan davacının bu kaleme ilişkin talebinin 33..098,44 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, takibin yürütülmesi ve takipte asıl alacağa yıllık %37,68 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, ... tarafından bildirilen ... Bankası faiz oranları esas alınarak icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada belirlenen faiz tutarları, davacı talebinden daha yüksek olduğundan bütün kalemler yönünden icra takibinde istenen tutarların esas alınması ve temerrüt faizinin yıllık %57 olarak uygulanması gerektiği bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı ... tarafından verilen 19/01/2015 tarihli kefalet taahhütnamesi ile dava dışı ... Ltd Şti'ne kullandırılan krediye davalıların müteselsilen kefil oldukları, kredi ... tarafından Ankara ... Noterliğinin 23/01/2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, ... Bankasının talebi üzerine verilmiş olan kefalet nedeniyle adı geçen bankaya 14/01/2019 tarihinde 413.344,18 TL ödendiği, işlemiş faizi ile birlikte 23/01/2019 tarihi itibariyle 417.270,95 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalılara 25/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, dava dışı ... Ltd Şti'nin bankalardan kullandığı veya kullanacağı kredilere ... A.Ş tarafından verilmiş ve verilecek kefalet ile 3.gerçek veya tüzel kişi şirketlere ... A.Ş'nin kefaleti ile doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılacak krediler için ...t oluşturmak üzere 550.000 TL'lik limitle ticari işletme rehninin düzenlendiği, davalıların kefaletinden doğacak borçların teminat altına alınmadığı, bu nedenle davalıların doğan borçtan sorumlu oldukları, davalılar tarafından Kefalet akdi üzerindeki el yazısına ve imzaya itirazda bulunulmadığı, kefalete ilişkin şekil şartlarına uyulmamasından dolayı kefalet akdinin geçersiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. TBK'nun 583'ncü maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın gösterilmesi ve kefalet tarihinin belirtilmesi, ayrıca kefilin, sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini, müteselsil kefillik durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelecek herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesine kendi el yazısı ile yazmış olmasının gerektiği, TBK.nun 584. Maddesinde; eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızası ile kefil olabileceği, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu düzenleme konusu yapılmış, TBK.nun 584.maddesine 28/03/2013 tarih 6455 Sayılı Kanunun 77.maddesi ile ek düzenleme getirilerek “bazı hususlar için eşin rızasının aranması kıstası” kaldırılmıştır. Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle davalıların dava dışı şirketin ortakları olduğu tespit edildiğinden TBK.nun 584.maddesinde 28/03/2013 tarih 6455 Sayılı Kanunun 77.maddesi ile yapılan değişiklik kapsamında kefil olabilmeleri için eş rızasına gerek bulunmadığından davalıların TBK.nun 583.maddesine uygun şekilde genel kredi sözleşmesinin kefili oldukları, kefalet taahhütnamesinin 5.maddesinde bankanın sözleşmenin ilgili hükmüne istinaden fona müraacat etmesi halinde temerrüdün oluşmasına kadar ... A.Ş nin kredi faizi temerrüt tarihinden itibaren ... A.Ş tarafından ticari kredilere uygulanan en yüksek temerrüt faizi oranı üzerinden hesap edilecek temerrüt faizi hususunun hüküm altına altına alındığı,... tarafından bu hükme istinaden akdi faizin yıllık %38 temerrüt faizinin ise %57 oranında uygunlandığı, ancak dava konusu krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranının aylık %1,57 oranında olduğu, yerleşik yargı kararları uyarınca aylık %1,57 oranından, yıllık %18,84 oranında akdi faiz , %37,68 oranında da temerrüt faizi uygulanması gerektiği,... Bankası tarafından bildirilen faizlerin fiilen uygulanan faiz olmadığı, davalıların şirketteki ortaklıklarını devretmelerinin kefalet akdinden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmadığı, hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından;Tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptaline, takibin 474.109,12-TL üzerinden devamına, asıl alacak 404.414,32-TL ye takip tarihinden itibaren %37,68 oranında temerrüd faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taraflarca belirnebilir likit alacağa itiraz edildiğinden %20 tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 474.109,12-TL üzerinden devamına, asıl alacak 404.414,32-TL'ye takip tarihinden itibaren %37,68 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 94.821,82 TL (%20) tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, reddedilen kısımlar yönünden kararın istinaf edildiğini, davanın kısmen reddedilen kısmının asıl alacağa takibe kadar işlemiş akdi faiz ve temerrüt faizinden kaynaklandığını, taraflar arasında akdedilen kefalet taahhütnamesinin 5.maddesinde "BANKA'nın, Sözleşmenin ilgili hükmüne istinaden fona müracaat etmesi halinde; temerrüdümüzün oluşumuna kadar ... Bankası A.Ş. kredi faizi, temerrüt tarihinden itibaren ... Bankası A.Ş. tarafından Ticari Kredilere uygulanan en yüksek faizi oranı üzerinden hesap edilecek temerrüt faizini ödeyeceğimizi taahhüt ve beyan ederiz." ifadelerinin yer aldığını, davalılar tarafından ... Bankası tarafından uygulanan faiz oranlarının kabul edildiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan ... Bankası mail çıktısından da anlaşılacağı üzere ... Bankası tarafından bildirilen TL'ye uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranının %38, TL'ye uygulanan temerrüt faiz oranının ise %57 olduğunu, her ne kadar hükme esas alınan 12.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu faiz oranlarının ... Bankası tarafından fiilen uygulanan faiz olmadığı belirtilmişse de mail cevabından anlaşılacağı üzere söz konusu faiz oranları fiilen uygulanan faiz oranları olduğunu, kaldı ki bilirkişinin söz konusu faiz oranlarının fiilen uygulanan faiz oranları olup olmadığının tespitini yaparken dayandığı bir bilgi ve belgenin de raporda belirtilmediğini, dolayısıyla raporun bu anlamda denetime elverişsiz olduğunu, yine dava konusu krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranının aylık %1,57(yıllık %18,84, temerrüt faizinin ise %37,68) olarak uygulanması gerektiğini de bilirkişi raporunda belirtirken hiçbir bilgi ve belge sunmadığını, bilirkişinin söz konusu faizleri neye dayanarak tespit ettiğinin rapordan anlaşılamadığını, raporun bu yönüyle de denetime elverişsiz olduğunu, söz konusu raporun faize ilişkin kısmına itiraz edildiğini, rapora itiraz dilekçesinde de ... Bankası tarafından mailde belirtilen faiz oranlarının doğru olup olmadığının tespiti için ... Bankası'na müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığını, kaldı ki mail çıktısından da anlaşılacağı üzere söz konusu faiz oranlarının fiilen uygulanan faiz oranları olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3490 Esas, 2020/5302 Karar sayılı kararı ile ticari nitelikte olan sözleşmelerdeki faiz hesaplamalarında TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin uygulanamayacağına açıklık getirildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olan davacı ... tarafından ödenen borcun kredi kefalet taahhütnamesi uyarınca kefile rücu talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil davalı takip borçluları aleyhine 404.414,32 TL asıl alacak, 7.853,54 TL işlemiş faiz, 98.899,54 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 511.167,40 TL alacak yönünden 05.07.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 05.07.2019 faiz başlangıç tarihli 7.853,54 TL tutarındaki (14.01.2019 ve 01.02.2019 arası işlemiş %38 akdi faiz, 058.07.2019 faiz başlangıç tarihli 98.899,54 TL tutarındaki (01.02.2019 - 05.07.2019 arası işlemiş %57 temerrüt faizi, 05.07.2019 faiz başlangıç tarihli 404.414,32 TL tutarındaki (T.S: %57,00) (19.01.2015 tarihli, 150.000,00 Euro bedelli kefalet taahhütnamesinin gösterildiği, ödeme emrinin 10.07.2019 ve 16.07.2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalılar tarafından 16.07.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı ... Bankası AŞ tarafından dava dışı .... Şti.'ne 20.04.2015 tarihinde aylık %1,57 faiz oranı ile 144.000,00 EURO kredi kullandırıldığı, krediye davacının15.04.2015 tarihli 150.000,00 EURO limitli kredi geri ödeme kefalet mektubu nedeniyle müteselsil kefil olmayı taahhüt ettiği, dava dışı şirket tarafından davacıya verilen 19.01.2015 tarihli kefalet taahhütnamesini davalıların müteselsil kefil olarak 150.000,00 EURO limitli olarak imzaladıkları, buna istinaden dava dışı asıl kredi borçlusu .... Şti.'ne davacı ... garantörlüğünde (kontr-garanti) kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı şirketin dava dışı ... Bankası AŞ'ne olan kefalet taahhüdü gereği dava dışı bankanın davacıya 10.01.2019 tarihli başvurusu üzerine davacı tarafından 14.01.2019 tarihinde 413.344,18 TL'nin '' .... Şti.tazmin ödemesi '' açıklaması ile ödeme yapıldığı, davacının ödediği bu miktarı müteselsil kefil olan davalılardan rücuen tahsil etmek için icra takibi başlattığı, borçluların itirazı üzerine eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.Davacı taraf takip talebinde; 404.414,32 TL asıl alacak, 7.853,54 TL işlemiş faiz, 98.899,54 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 511.167,40 TL alacak talebinde bulunmuş, ödeme tarihi olan 14.01.2019 tarihinden temerrüt tarihi olan 01.02.2019 tarihine kadar akdi faiz oranını %38, temerrüt tarihi olan 01.02.2019 tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faiz oranını ise %57 olarak talep etmiştir.Taraflar arasındaki kefalet taahhütnamesinin 5.maddesinde "BANKA'nın, Sözleşmenin ilgili hükmüne istinaden fona müracaat etmesi halinde; temerrüdümüzün oluşumuna kadar ... A.Ş. kredi faizi, temerrüt tarihinden itibaren ...A.Ş. tarafından Ticari Kredilere uygulanan en yüksek faizi oranı üzerinden hesap edilecek temerrüt faizini ödeyeceğimizi taahhüt ve beyan ederiz." hükmün yer verilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 12.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise; dava konusu krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranının aylık %1,57 oranında olduğu, yerleşik yargı kararları uyarınca aylık %1,57 oranından, yıllık %18,84 oranında akdi faiz, %37,68 oranında da temerrüt faizi uygulanması gerektiği, ... Bankası tarafından bildirilen faizlerin fiilen uygulanan faiz olmadığı kanaatinin bildirildiği, mahkemece de raporun benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir.Davacı vekili dava dilekçesi ekinde sunduğu ve ... Bankası AŞ'den email yoluyla alındığını belirttiği belgeye göre akdi faizin %38, temerrüt faizinin ise %57 olduğunu iddia ederek kararı istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki kefalet taahhütnamesinin 5. maddesinde dava dışı bankanın davacıya müracaat etmesi hâlinde; temerrüt tarihine kadar ... AŞ'nin kredi faizinin, temerrüt tarihinden itibaren ... AŞ'nin ticari kredilere uyguladığı en yüksek faizi oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak bilirkişi tarafından dava dışı bankanın asıl borçluya uyguladığı akdî faiz oranı üzerinden bir hesaplama yapıldığı, davacı vekilince de rapora bu sebeple itiraz edildiği, buna rağmen... AŞ'den fiilen uygulanan faiz oranlarının sorulmadığı, davacı vekilinin bu itirazına ilişkin mahkemece bir araştırma yapılmadığı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece, kefalet taahhütnamesinin 5. maddesinde belirtildiği üzere ... AŞ'den fiilen uygulanan faiz oranları sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.11.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/732, K. 2021/462, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-732-e-2021-462-k-8f111e91ea16